dry- - Turco Inglés Diccionario

dry-

Significados de "dry-" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
dry- pref. (takson adlarında) ağaç anlamını veren bir ön ek

Significados de "dry-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
dry goods n. manifatura
dry v. kurulamak
dry v. kurutmak
dry v. kurumak
dry adj. kuru
General
a dry speech n. yavan söz
dry point n. asitsiz kullanılan hakkak kalemi
dry air n. kuru hava
dry nurse n. bakıcı
dry stick n. çam yarması
dry cleaner's n. kuru temizleme dükkanı
a dry speech n. tatsız konuşma
dry quart n. abd 1,101 litre
dry rale n. kuru ral
dry n. kuraklık
dry cold n. kuru soğuk
selling dry goods and notions n. manifaturacılık
dry cleaner n. kuru temizleyici
dry bread n. kuru ekmek
dry cleaning n. kuru temizleme
dry firefighting n. kuru maddeyle yangın söndürme
dry valley n. kuru vadi
dry weight n. kuru ağırlık
dry land n. kurak bölge
dry ground n. kuru zemin
dry well n. körkuyu
dish of dry bread and broth n. papara
dry mustard n. hardal tozu
dry cold n. ayaz
dry beriberi n. kuru beriberi
dry cleaner's n. kuru temizleyici
dry rot n. kerestenin içindeki toz gibi çürüklük
dry cough n. kuru öksürük
dry twigs n. çırpı
standardization of dry and dried fruits n. kuru ve kurutulmuş meyvelerin standardizasyonu
dry kiln n. kereste kurutucu fırın
dry nurse n. emzirmeyen dadı
dry wall n. harçsız duvar
dry stick n. hödük
dry fruit roasting machine n. kuruyemiş kavurma makinesi
dry mustard n. toz hardal
dry nurse n. dadı
dry farming n. kuru tarım
dry work n. sıkıcı iş
dry goods n. mensucat
dry dock n. kuru havuz
dry cell n. kuru pil
dry cleaning industry n. kuru temizleme endüstrisi
dry environment n. kuru ortam
dry year n. yağışsız yıl
dry cleaning detergent n. kuru temizleme deterjanı
dry year n. kurak yıl
dry-rot n. yozlaşma
dry-fly n. olta sineği
dry-rot n. çürüme
dry-rot n. çürük
dry voice n. kuru ses
dry humour n. ince düşündürücü mizah tarzı
dry humour n. nüktecilik
dry place n. kuru yer
dry cargo n. kuru yük
dry mix n. kuru karışım
dry leaf n. kuru yaprak
dry zone n. kurak bölge
dry zone n. kurak alan
dry nurse n. emzirmeyen bebek bakıcısı
dry wash n. ütülenmemiş çamaşır
dry milk n. süt tozu
dry cleaning business n. kuru temizleme işi
hot dry deserts n. sıcak ve kuru çöller
hot and dry deserts n. sıcak ve kuru çöller
dry wine n. sek şarap
dry land n. kurak alan
dry humping n. cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks
dry sex n. cinsel birleşme olmadan gerçekleştirilen seks
dry erase board n. kalemle yazılan tahta
picture and draw the well dry n. bir kağıt oyunu
dry roasted peanuts n. kavrulmuş yer fıstığı
pat dry n. nazikçe kurulama
dry cleaning store n. kuru temizleme dükkanı
dry mint n. kuru nane
dry fact n. ilgi çekmeyen bilgi
dry iron n. kuru ütü
dry iron n. buharsız ütü
dry skin n. kuru cilt
dry food n. kuru mama
dry summer n. susuz yaz
dry substance n. kuru madde
dry skin cream n. kuru cilt kremi
dry heaving n. öğürme
dry january n. ayık ocak
united states dry unit n. abd ölçü birimleri sisteminde kabul edilen, kuru ürünlerin ağırlığını belirten ölçü birimi
united states dry unit n. abd kuru birim hacim ağırlığı
united states dry unit n. abd kuru birim ağırlığı
drip-dry n. suyu sıkılmadan kuruyan şey
dry land n. kara toprak
dry [australia] n. yılın yağmursuz mevsimi
dry cleaning n. kuru temizleme ile temizlenenler
dry rot n. yeni ve canlandırıcı faktörlere karşı oluşan dirençten kaynaklanan çürüme ve dağılma
dry n. taverna
dry-salter [uk] n. kimyasal ürün ve boya tüccarı
dry-erase board n. beyaz tahta
dry n. küçük han
dry light n. net ve objektif görüş
dry light n. engellenmemiş saf ışık
dry n. kuruma
dry-erase board n. kalemle yazılan tahta
dry mop n. yer tozu almada kullanılan kuru temizlik bezi
dry rot n. ihmalden kaynaklı bozulma ve zayıflama
dry land n. kuru arazi
dry n. çalışanların giysilerini yıkayıp üstlerini değiştirdikleri bina
dry-erase board n. işaretleme kalemiyle yazılabilen pürüzsüz beyaz yüzey
dry [australia] n. kıraç bölge
dry rot n. çürüme veya zayıflama sebebi
dry [australia] n. çorak alan
dry n. kurak alan
dry n. içki içme isteği
dry mop n. toz paspası
fresh and dry weight n. yaş ve kuru ağırlık
dry shampoo n. kuru şampuan
dry v. kurumak
dry up v. çekilmek
kiln dry v. ocakta kurutulmuş
dry out v. kurumak
become dry v. kurumak
dry v. kurulamak
dry out v. tamamen kurumak
dry up v. kesilmek
dry away v. uzakta kurutmak (bir giysiyi güneş vb'den)
get dry v. kurumak
wipe something dry v. bir şeyi silerek kurulamak
dry up v. kurumak (göl vb)
machine dry v. kurutma makinesinde kurutmak
dry up v. kesmek
drip dry v. sıkmadan askıya asarak kurutmak
dry v. kavurmak
run dry v. kurumak
become dry v. kakırdamak
dry v. kakırdamak
sponge something dry v. bir şeyi süngerle kurulamak
make dry v. kurutmak
dry oneself v. kurulanmak
dry up v. kurutmak
dry up v. tükenmek
dry up v. tüketmek
dry up v. iyice kurutmak
go into dry dock v. havuza girmek
dry up v. kurumak
dry up v. körelmek
dry v. sütü kesilmek