duyulan - Turco Inglés Diccionario

duyulan

Significados de "duyulan" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
duyulan earwitness n.
duyulan hearable adj.

Significados de "duyulan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
saygı duyulan respected adj.
General
özlem duyulan eski güzel günler good old times n.
geçmişe duyulan özlem nostalgia n.
gerek duyulan yazılım required software n.
bir şeye duyulan büyük özlem hunger for n.
güçlü olmaya duyulan açlık power hunger n.
güce duyulan açlık power hunger n.
yeniliğe duyulan tutku newfangleness n.
yeniliğe duyulan tutku newfangledness n.
adam öldürmeye duyulan istek olarak görünen bir akıl hastalığı homicidal insanity n.
bir moda akımına duyulan geçici düşkünlük/heves faddism n.
sevgiliye duyulan bitip tükenmez hasret saudade n.
bilinmeyen/aşina olunmayan birşeye karşı duyulan korku fear of the unknown n.
bir ünlüye duyulan aşk celebrity crush n.
uzun süredir ihtiyaç duyulan şey long-felt need n.
uzun süredir duyulan ihtiyaç long-felt need n.
muskalara veya büyülere duyulan güven abracadabrism n.
duyulan şey acroama [obsolete] n.
köpeklere karşı duyulan anormal korku canophobia n.
romantik ilgi duyulan genç kadın lady friend n.
insanlığa duyulan sevgi charity n.
özellikle doğaüstü bir şeye duyulan korku ya da çekingenlik eariness n.
ihtiyaç duyulan miktar enough n.
bilgiye duyulan aşırı sevgi epistemophilia n.
bilgiye duyulan büyük saygı epistemophilia n.
neşeye duyulan aşırı düşkünlük cheromania n.
dışarıya ait olan şeylere duyulan ilgi externalism n.
zaaf duyulan şey weakness n.
deneyim, yargı gücü ve bilgeliği nedeniyle saygı duyulan kadın wise woman n.
devredeki akımda meydana gelen istenmeyen değişimlerden veya tüp gibi aksamların mekanik hareketinden kaynaklı olarak hoparlörde duyulan sesler microphonics n.
önemli insanlara duyulan büyük saygı hero worship n.
kahramanlara duyulan hürmet hero-worship n.
kahramanlara duyulan aşırı hayranlık hero-worship n.
karşı cinsten birine duyulan cinsel çekim heterosexualism n.
kaybedilen şey için sürekli duyulan özlem hole n.
faydası ve otoritesi ile saygı duyulan bir referans yayın holy bible n.
aynı cinsiyete duyulan cinsel çekim homosexualism n.
eksik olana duyulan açlık hunger n.
başkasının şanssızlığı veya başarısızlığından duyulan keyif glee n.
fransız ihtilaline duyulan bağlılık civism [obsolete] n.
ilgi duyulan şey darling n.
şüphe duyulan kimse demirep n.
kaybedilen şey için duyulan keder desiderium n.
özlem duyulan şey desire n.
alanında saygı duyulan kadın grande dame n.
(bir şeyden duyulan) büyük zevk gust (for) n.
hayranlık duyulan şey heartthrob n.
hayranlık duyulan kimse heartthrob n.
kutsal sembollere duyulan düşmanlık iconomachy n.
dini sembollere duyulan sevgi iconophilism n.
ilgi duyulan yerlere bakmaya gitme rubber-necking n.
gururun incinmesi sonucu duyulan kin disdain [obsolete] n.
hayattaki belirleyici bir yılın sonuçlanmasından duyulan memnuniyet closure n.
(e-posta adresinde) eski moda alan adı kullananlara duyulan ön yargı domainism n.
içkiye duyulan istek drought [dialect] n.
içkiye duyulan istek drouth [dialect] n.
aşk duyulan şey druery n.
pişmanlık duyulan durum pity n.
ebeveynine duyulan sevgi filial love n.
vücudun belirli bir kısmına duyulan şehvet partialism n.
av borusundan duyulan avlanma sinyali seek [obsolete] n.
kendinden duyulan tiksinti self-abhorrence n.
kendi kendine duyulan öfke self-indignation n.
kendine duyulan gurur self-pride n.
sevilen kadına duyulan bağlılık service n.
eksiğin giderilmesi için ihtiyaç duyulan ürünler shorts n.
doğaüstü şeylere duyulan inanç preternaturalism n.
dini hususlarda duyulan kuşku skepticism n.
bilinenin gerçekliğine duyulan şüphe skepsis n.
dehşetli şeylere duyulan merak morbid curiosity n.
ihtiyaç duyulan personel staffing n.
ihtiyaç duyulan kadro staffing n.
duyulan üzüntü commiseration n.
(haksızlığa duyulan) öfke indignity [obsolete] n.
duyulan şükranın bir ispatı olarak (bir şeyler) vermek thanksgive [obsolete] v.
duyulan şükranın bir ispatı olarak kendini adamak thanksgive [obsolete] v.
büyük sevgi duyulan hearted v.
ihtiyaç duyulan needed adj.
şüphe duyulan hinky adj.
kolaylıkla duyulan clear adj.
nesillerdir saygı duyulan time honored adj.
güven duyulan confiding adj.
çok saygı duyulan ve korkulan redoubtable adj.
özlem duyulan long-awaited adj.
nesillerdir saygı duyulan time-honored adj.
çok saygı duyulan widely-esteemed adj.
çok saygı duyulan well-respected adj.
yüksek ve duyulan (ses) clarion adj.
gerek duyulan required adj.
sık duyulan often-heard adj.
sık duyulan oft-heard adj.
sık sık duyulan often-heard adj.
sık sık duyulan oft-heard adj.
korku duyulan fearful adj.
korku duyulan fearsome adj.
korku duyulan frightening adj.
nesillerdir saygı duyulan time-honoured adj.
bir zamanlar gurur duyulan once-proud adj.
çok beğenilen/hayranlık duyulan much-admired adj.
aşırı ihtiyaç duyulan much-needed adj.
çok ihtiyaç duyulan much-needed adj.
ihtiyaç duyulan required adj.
bir proje tamamlandıktan sonra ihtiyaç duyulan back-end adj.
her yerden duyulan all-points [us] adj.
saygı duyulan uncontemned adj.
ihtiyaç duyulan faydayı sağlayan utility adj.
arzu duyulan longed-for adj.
arzu duyulan wished-for adj.
arzu duyulan yearned-for adj.
çok saygı duyulan established adj.
başkasından duyulan hearsay adj.
yapmacık duyulan high-sounding adj.
insanlığa duyulan büyük ilgi ve endişe ile nitelenen humanistic adj.
insanlara karşı duyulan nefret veya iğrenme duygusu ile öne çıkan misanthropical adj.
insanlara karşı duyulan nefret veya iğrenme duygusu ile öne çıkan misanthropic adj.
olur olmadık yerde duyulan (güven, sadakat) misplaced adj.
sıkça duyulan rife adj.
belli belirsiz ve devamlı duyulan murmurous adj.
çok sık duyulan overrife adj.
safça duyulan güveni kaybettiren disillusioning adj.
tiksinti duyulan disliked adj.
itibarından şüphe duyulan compromising adj.
herkesçe duyulan famous adj.
özlem duyulan fancied adj.
hasret duyulan fancied adj.
ihtiyaç duyulan featherbed adj.
ihtiyaç duyulan feather-bed adj.
birinci ağızdan duyulan firsthand adj.
zor duyulan slurred adj.
sokaktan duyulan street adj.
net duyulan bir sesle clear adv.
Phrasals
gerek duyulan niteliklere uygun olmak measure up v.
duyulan bir şeyden/varsayımdan yola çıkarak bir hikaye uydurmak weave something from something v.
Phrases
ne güzel sürpriz anlamında, beklenmedik birinin gelişiyle duyulan heyecanı anlatan bir söz If I knew you were coming, I'd have baked a cake expr.
Proverb
bir şeye duyulan ihtiyaç yaratıcılığı/yenilikleri/icatları tetikler necessity is the mother of innovation
Colloquial
ihtiyaç ve lüzum duyulan şey needcessity [usa] n.
gün sonunda yatakta uzanırken duyulan mutluluk hissi bedgasm n.
big mac'e duyulan aşırı istek big mac attack n.
(birine/bir şeye) duyulan saygı respect (someone or something) for (something) n.
birden fazla kişiye aşık olanlara duyulan korku polyphobia n.
harcamaktan duyulan haz squandermania n.
tam ihtiyaç duyulan şey olmak be just the thing v.
hasret duyulan fanciable [uk] adj.
ihtiyaç duyulan şey where it’s at expr.
işte ihtiyaç duyulan bu there we go expr.
ihtiyaç duyulan şey where it's at expr.
tam ihtiyaç duyulan şey just the thing expr.
saygı duyulan kimse gom (grand old man) abrev.
Idioms
sevilen/hayranlık duyulan kişi/yıldız the toast of the town n.
(bir şeye karşı duyulan) heves love affair n.