edebilmek - Turco Inglés Diccionario

edebilmek

Significados de "edebilmek" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
General
edebilmek can v.
As you can probably gather, I will not be supporting this report.
Tahmin edebileceğiniz üzere, bu raporu desteklemeyeceğim.

More Sentences

Significados de "edebilmek" con otros términos en diccionario inglés turco: 50 resultado(s)

Turco Inglés
General
baş edebilmek be able to cope with v.
baş edebilmek manage successfully v.
doğruyla yanlışı ayırt edebilmek know right from wrong v.
baş edebilmek cope with v.
(içki) etkilerini kontrol edebilmek hold v.
idare edebilmek cut v.
zapt edebilmek contain v.
Phrasals
dahil edebilmek get in v.
(biriyle/bir şeyle) baş edebilmek swing with (someone or something) v.
(biriyle/bir şeyle) mücadele edebilmek swing with (someone or something) v.
(biriyle/bir şeyle) rekabet edebilmek swing with (someone or something) v.
(biri/bir şey) olmadan devam edebilmek go without (someone or something) v.
(biri/bir şey) olmadan idare edebilmek go without (someone or something) v.
Idioms
bir kadın oyuncuyla flört edebilmek için sık sık tiyatroya veya canlı performanslara giden adam stage-door johnny n.
direksiyonu tek elle de idare edebilmek için direksiyona takılan topuz necking knob [dated] n.
direksiyonu tek elle de idare edebilmek için direksiyona takılan topuz necker's knob [dated] n.
idare edebilmek be able to cut something v.
ayırt edebilmek tell which is which v.
ayırt edebilmek know which is which v.
büyük başarı elde edebilmek able to cut it v.
iki şeyi ayırt edebilmek know a hawk from a handsaw v.
(bir alanda) özgürce hareket edebilmek get the run of (some place) v.
(bir alanda) serbestçe hareket edebilmek get the run of (some place) v.
bıkmadan yardım edebilmek have a broad back v.
başkalarından gelen sözlü saldırı ve eleştirileri göz ardı edebilmek have a skin like a rhinoceros v.
başkalarından gelen sözlü saldırı ve eleştirileri göz ardı edebilmek have a hide like a rhinoceros v.
yorulmadan yardım edebilmek have a broad back v.
(birden fazla kişiyi) kafasında ayırt edebilmek keep (two or more people) straight (in one's mind/head) v.
tolere edebilmek have a good head for v.
(birden fazla kişiyi) birbirinden ayırt edebilmek keep (two or more people) straight (in one's mind/head) v.
tolere edebilmek have a head for v.
tolere edebilmek have a strong head for v.
kendini idare edebilmek stand on one's own v.
kendini idare edebilmek stand on its own v.
gördüğü zararı, engelleri, kayıpları, başarısızlıkları tolere edebilmek take a licking and keep on ticking v.
fiziksel/ruhsal sıkıntıya bir yere kadar tahammül edebilmek able to take just so much v.
arada bir iki laf edebilmek able to get a word in edgewise v.
fiziksel/ruhsal sıkıntıya bir yere kadar tahammül edebilmek able to take only so much v.
bir şeyi telaffuz edebilmek get your tongue round/around something v.
bir şeyi telaffuz edebilmek get your tongue round something [uk] v.
birini/bir şeyi idare edebilmek have a way with someone or something v.
ile baş edebilmek have a way with v.
'-i idare edebilmek have a way with v.
biriyle/bir şeyle baş edebilmek have a way with someone or something v.
kişileri birbirinden ayırt edebilmek keep people straight v.
kişileri ayırt edebilmek keep people straight v.
iki şeyi birbirinden ayırt edebilmek know chalk from cheese v.
Trade/Economic
bir girişime hızlıca kar edebilmek için kısa vadeli yatırım yapma carpetbagging n.
Linguistics
bir dilin fonemlerini yazılı kayıtlardan tespit edebilmek için gerekli en küçük birim graph n.
Slang
(bir şeyle) baş edebilmek able for (something) v.