engelli - Turco Inglés Diccionario

engelli

Significados de "engelli" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
engelli disabled adj.
The whole subway system will be much more suitable for disabled people at the end of this year.
Bu yılın sonunda tüm metro sistemi engellilere çok daha uygun hale gelecek.

More Sentences
engelli handicapped adj.
All the stairs in the subway are suitable for handicapped people.
Metrodaki tüm merdivenler engelliler için uygundur.

More Sentences
General
engelli disabled adj.
The whole subway system will be much more suitable for disabled people at the end of this year.
Bu yılın sonunda tüm metro sistemi engellilere çok daha uygun hale gelecek.

More Sentences
engelli disturbed adj.
This clinic is for mentally disturbed soldiers.
Bu klinik zihinsel engelli askerler içindir.

More Sentences
Linguistics
engelli blocked adj.
Facebook is blocked in China.
Facebook, Çin'de engellidir.

More Sentences
General
engelli invalid n.
engelli with obstacles adj.
engelli challenged adj.
engelli impedite [obsolete] adj.
engelli differently abled adj.
engelli differently-abled adj.
Idioms
engelli special needs adj.
Medical
engelli afflicted adj.
Linguistics
engelli checked adj.

Significados de "engelli" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
engelli rampası wheelchair ramp n.
General
engelli insanlar the handicapped n.
engelli koşu hurdle race n.
engelli yarış steeplechase n.
engelli yarış hurdle race n.
engelli yarış obstacle race n.
engelli yarışlarda koşması için eğitilmiş at steeplechaser n.
engelli koşuya katılan yarışmacı hurdler n.
sosyal engelli çocuklar children with social disabilities n.
engelli insanlar people with disabilities n.
yüksek engelli 110 metre koşu high hurdles n.
engelli çocuklar children with disabilities n.
alçak engelli 200 metrelik koşu low hurdles n.
engelli (koşu/yarış) hurdle race n.
engelli yarış hurdles n.
engelli koşu obstacle race n.
engelli çocuklarla sosyal hizmet social work with children with disabilities n.
engelli koşu atı jumper n.
engelli at yarışı showjumping n.
engelli koşu steeplechase n.
engelli koşusunda yarışan at bucker n.
engelli atlama show jumping n.
engelli yarış hurdle-race n.
engelli koşu handicap n.
işitme engelli insanların telefon görüşmelerini kolaylaştırmak amacıyla tasarlanmış cihaz text telephone n.
işitme engelli kimseler persons having impaired hearing n.
engelli asansörü elevator for disabled n.
engelli asansörü accessible elevator n.
engelli asansörü accessible lift n.
engelli asansörü lift for disabled n.
engelli kişiler için teknik yardım malzemeleri technical aids for disabled persons n.
engelli tesisleri handicapped facilities n.
engelli tuvaleti disabled toilet n.
engelli tuvaleti toilet for handicapped n.
engelli rampası disabled access ramp n.
engelli rampası handicap ramp n.
fiziksel engelli insanlara karşı önyargı ableism n.
engelli arabası invalid chair n.
engelli arabası disabled chair n.
engelli tuvaleti accessible toilet n.
engelli birey person with disabilities n.
engelli kişi people with disabilities n.
engelli kişi disabled person n.
engelli scooteri mobility scooter n.
görme engelli alfabesi braille n.
görme engelli insanlar visually impaired people n.
engelli öğrenci disabled student n.
engelli kimse lamiger n.
engelli kimse handicapped person n.
fiziksel engelli çocuk oaf [obsolete] n.
zihinsel engelli çocuk oaf [obsolete] n.
engelli bireylere mali destek sağlayan program disability n.
engelli bireylere mali destek sağlayan programın sunduğu ekonomik yardım disability n.
hem işitme hem görme engelli olan kimse deafmute n.
fiziksel veya zihinsel engelli bireyler disabled n.
sosyal yardım kurumu ile ailenin yürüttüğü ortaklaşa engelli bakımı shared care n.
öğrenme güçlüğü çeken, fiziksel engelli veya ruhsal bozukluğu olan kimselere hizmet veren, yerel yönetim sorumluluğundaki merkez social education centre n.
(engelli, yaşlı) yürüteç walker n.
engelli olma disability n.
(abd) engelli maaşı disability n.
engelli odası accessible room n.
engelli koşu yolu steeplechase n.
engelli bireyin ihtiyaçları special needs n.
engelli raporu disability report n.
engelli koşu yapmak hurdle v.
engelli yerine park etmek park in handicapped spot v.
engelli ödeneği almak be on disability v.
engelli ödeneğine tabi olmak be on disability v.
engelli koşuya katılmak steeplechase v.
engelli koşuda yer almak steeplechase v.
duyma engelli hearing impaired adj.
engelli (sakat) handicapped adj.
duyma engelli hard of hearing adj.
duyma engelli somewhat deaf adj.
işitme engelli deaf adj.
işitme engelli hearing impaired adj.
işitme engelli deaf-and-dumb adj.
görme engelli partially-sighted adj.
yürüme engelli walking disabled adj.
konuşma engelli speech handicapped adj.
zihinsel engelli mentally challenged adj.
fiziksel engelli physically-challenged adj.
zihinsel engelli mentally disabled adj.
engelli dostu disabled-friendly adj.
zihinsel engelli intellectually disabled adj.
engelli bireylerin girmesine veya kullanmasına uygun accessible adj.
eklendiği ifadeye engelli, özürlü anlamı veren kelime -challenged adj.
görme engelli visually impaired adj.
görme engelli visually disabled adj.
işitme engelli unhearing adj.
zihinsel engelli witless adj.
işitme engelli eğitiminde el işaretlerini ve alfabesini kullanan manual adj.
zihinsel engelli wooly adj.
(engelli atlayışta) engele dokunmadan yapılan clean adj.
zihinsel engelli impaired adj.
fiziksel engelli impaired adj.
işitme engelli deve [obsolete] adj.
hem işitme hem görme engelli olan deafblind adj.
hem işitme hem görme engelli olan deafmute adj.
duyma engelli deaf adj.
engelli bir şekilde lamely adv.
ingiliz engelli atlama derneği bsja (british show jumping association) abrev.
engelli amerikan gazileri dav (disabled american veterans) abrev.
engelli amerikan gazileri d.a.v. (disabled american veterans) abrev.
Colloquial
engelli alanı disable spot n.
zihinsel engelli mentally retarded adj.
Idioms
engelli kalacak şekilde omurgaya zarar vermek break the back v.
kısmi görme engelli partially sighted adj.
Formal
yerel yönetim bölgesindeki engelli kişilerin listesi handicap register [uk] n.
Trade/Economic
engelli yaşamödeneği disability living allowance n.
engelli yaşam ödeneği disability living allowance n.
engelli personel disabled staff n.
engelli personel disabled employee n.
bedensel engelli işçiler disabled workers n.
engelli opsiyonlar barrier options n.
Law
haksız doğum (sağlık çalışanlarının yetersiz bilgilendirmesi nedeniyle engelli çocuk sahibi olan ailenin bu konuda açtığı dava) wrongful birth n.
engelli bireyler eğitim yasası disabilities education act n.
engelli amerikalılar yasası americans with disabilities act (ada) n.
zihinsel engelli kişi mentally disabled person n.
hukuken engelli barred adj.
hukuken engelli barred by law adj.
Politics
engelli mülteci handicapped refugee n.
engelli mülteci disabled refugee n.
engelli mültecinin tedavisi ve rehabilitasyonu treatment and rehabilitation of a handicapped refugee n.
(eskiden ingiltere'de) kronik hasta ve engelliler yasası uyarınca yerel bir otorite siciline kayıtlı olan (engelli) registered handicapped adj.
işgücü hizmet komisyonunca yeşil kimlik verilerek özel istihdam hakları kazanan (engelli) registered disabled adj.
işgücü hizmet komisyonunca yeşil kimlik verilerek özel istihdam hakları kazanan (engelli) registered handicapped adj.
(eskiden ingiltere'de) kronik hasta ve engelliler yasası uyarınca yerel bir otorite siciline kayıtlı olan (engelli) registered disabled adj.
Institutes
avrupa topluluğunun açık toplumunda bağımsızca yaşayan engelli kişiler programı handicapped people in the european community living independently in an open society n.
engelli çocuklar ve gençler için ulusal bilgi merkezi national information center for children and youth with disabilities n.
engelli ve yaşlı hizmetleri genel müdürlüğü directorate general of services for persons with disabilities and the elderly n.
Insurance
engelli istihdam kartı green card n.
engelli bireylere refakatçi sağlama servisi crossroads care attendant scheme [uk] n.
sigortalının teminat kaybı olmadan prim ödemesini durdurmasına ve kalıcı olarak engelli olması halinde emekli maaşı veya tazminat almasını sağlayan bir madde disability clause n.
Tourism
engelli misafirlere göre tasarlanmış konaklama biçimi special-needs accommodation n.
engelli turizmi accessible tourism n.
Technical
eğik engelli balık geçidi inclined baffle fish ladder n.
engelli çöktürme hindered settling n.
engelli çöktürmeli sınıflandırıcı hindered-settling classifier n.
engelli kişiler için teknik yardımcılar technical aids for disabled persons n.
Computer
erişim engelli access barred adj.
Construction
engelli yardım çağrı sistemi disabled refuge call system n.
Automotive
engelli sürücü disabled driver n.
engelli indirimli araç motability car n.
ikinci el engelli aracı ex-motability car n.
engelli insanları taşımak üzere tasarlanmış motorlu taşıt ambulette n.
yaşlı ve engelli yolcuların otobüse binebilmeleri için kapıya eklenmiş düzenek kneeler n.
Transportation
engelli yolcular passengers with restricted mobility n.
Traffic
engelli otobüsü buggy bus n.
engelli otobüsü low floor bus n.