fall for - Turco Inglés Diccionario

fall for

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "fall for" en diccionario turco inglés : 17 resultado(s)

Inglés Turco
General
fall for v. çok beğenmek
Tom always falls for my jokes.
Tom her zaman benim fıkralarımı çok beğenir.

More Sentences
fall for v. kanmak
I'm not stupid enough to fall for that.
Buna kanacak kadar aptal değilim.

More Sentences
fall for v. aşık olmak
Lara Jean didn't expect to really fall for Peter.
Lara Jean, Peter'a gerçekten aşık olmayı beklemiyordu.

More Sentences
fall for v. kendini kaptırmak
fall for v. bağlanmak
fall for v. aldatılmak
fall for v. bayılmak
fall for v. vurulmak
fall for v. bitmek
fall for v. tutulmak
fall for v. aşka düşmek
fall for v. abayı yakmak
fall for v. birine aşık olmak
fall for v. gönlünü kaptırmak
fall for v. tongaya basmak
fall for v. aldanmak
Colloquial
fall for v. tav olmak

Significados de "fall for" con otros términos en diccionario inglés turco: 108 resultado(s)

Inglés Turco
General
get someone's to fall for it v. dalgaya gelmek
fall for somebody v. aşka düşmek
fall for somebody v. kesilmek
get somebody to fall for it v. dalgaya düşmek
fall for somebody v. aşık olmak (birisine)
ride for a fall v. felakete sürüklenmek
fall for a trick v. oltayı yutmak
fall for it v. çapraza gelmek
fall for a trick v. zokayı yutmak
fall for a trick v. zokaya gelmek
ride for a fall v. deli gibi davranmak
ride for a fall v. saçmalamak
ride for a fall v. çıldırmak
be riding for a fall v. dikkatsizce davranak başarısızlığa davetiye çıkarmak
be riding for a fall v. kendine fazla güvenip tehlikeli bir işe kalkışmak
(for night) to fall v. gece çökmek
Phrasals
fall for (something) v. zokayı yutmak
fall for something/someone v. birine/bir şeye aldanmak
fall for (something) v. (bir şeyi) yutmak
fall for something/someone v. birinin/bir şeyin üçkağıdına gelmek/düşmek
fall for something v. bir şeye sorgusuz sualsiz inanmak
fall for something/someone v. birine/bir şeye kanmak
fall for (something) v. (bir şeye) sazan gibi atlamak/düşmek
fall for something v. bir şeye (aldatmacaya) düşmek
fall for something/someone v. birinin/bir şeyin zokasını yutmak
fall for (something) v. (bir şeye aldatmacaya) düşmek
fall for something v. bir şeye inanmak
fall for (something) v. (bir şeye) sorgusuz sualsiz inanmak
fall for something v. bir şeye sazan gibi atlamak/düşmek
fall for (something) v. (bir şeye) inanmak
Phrases
don't fall for it expr. sakın aldanma
don't fall for it expr. sakın kanma
don't fall for it expr. sakın inanma
Proverb
a man who stands for nothing will fall for anything güçlü bir duruşu/tutumu olmayan her yana çekilir/her şeye tav olur
Colloquial
fall for in a big way v. aşık olmak
fall for in a big way v. bitmek
fall for in a big way v. bayılmak
fall for in a big way v. kesilmek
fall for in a big way v. çok beğenmek
fall for a scam v. kanmak
fall for a scam v. aldanmak
fall for a scam v. kandırılmak
Idioms
riding for a fall n. dikkatsizce davranarak başarısızlığa davetiye çıkarma
riding for a fall n. soruna/probleme davetiye çıkaracak biçimde davranma
riding for a fall n. kendine fazla güvenip tehlikeli bir işe kalkışma
riding for a fall n. kendi sonunu hazırlama
riding for a fall n. belasını arama
fall in for v. almak
ride for a fall v. canına susamak
fall for something hook, line and sinker v. üç kağıda gelmek
ride for a fall v. belasını aramak
ride for a fall v. aranmak
ride for a fall v. kaşınmak
ride for a fall v. bela aramak
fall head over heels for someone v. abayı yakmak
fall head over heels for someone v. gönlünü kaptırmak
take the fall for somebody v. suçu üzerine almak
fall for someone v. aşık olmak
fall for someone v. abayı yakmak
fall for somebody hook line and sinker v. tamamen bağlanmak
fall for somebody hook line and sinker v. abayı yakmak
be heading for a fall v. kendini bırakmak/koyvermek
be riding for a fall v. kendini bırakmak/koyvermek
be headed for a fall v. kendini bırakmak/koyvermek
be headed for a fall v. soruna/probleme davetiye çıkaracak biçimde davranmak
be heading/riding for a fall v. soruna/probleme davetiye çıkaracak biçimde davranmak
fall for something hook line and sinker v. gözü kapalı inanmak
be heading/riding for a fall v. belasını aramak
be headed for a fall v. kendi sonunu hazırlamak
be headed for a fall v. belasını aramak
be heading/riding for a fall v. kendi sonunu hazırlamak
set someone up for a fall v. tuzak kurmak
fall for (someone) hook, line, and sinker v. (birine) körkütük aşık olmak
fall for (something) hook, line, and sinker v. (bir şeye) inanmak
fall for (something) hook, line, and sinker v. (bir şeye aldatmacaya) düşmek
fall for (something) hook, line, and sinker v. (bir şeyi) yutmak
fall for (someone) hook, line, and sinker v. (birine) sırılsıklam aşık olmak
fall for someone hook, line and sinker v. birine deli gibi aşık olmak
fall for someone hook, line and sinker v. birine sırılsıklam aşık olmak
fall for (someone) hook, line, and sinker v. (birine) deli gibi aşık olmak
fall for (something) hook, line, and sinker v. zokayı yutmak
fall for (something) hook, line, and sinker v. (bir şeye) sazan gibi atlamak/düşmek
fall for (something) hook, line, and sinker v. (bir şeye) sorgusuz sualsiz inanmak
fall for someone hook, line and sinker v. birine abayı yakmak
fall for (someone) hook, line, and sinker v. (birine) abayı yakmak
fall for someone hook, line and sinker v. birine körkütük aşık olmak
head for a fall v. belasını aramak
head for a fall v. kendini bırakmak/koyvermek
head for a fall v. soruna/probleme davetiye çıkaracak biçimde davranmak
head for a fall v. kendi sonunu hazırlamak
take the fall (for someone) v. (birinin) suçunun cezasını çekmek
take the fall (for someone) v. (birinin) suçunu üstlenmek
take the fall (for someone) v. (birinin) suçunu üzerine almak
fall for the bait v. tuzağa düşmek
fall for the bait v. tufaya düşmek
fall for the bait v. tongaya basmak
fall for the bait v. tufaya gelmek
fall for the bait v. tongaya düşmek
fall for the bait v. oyuna gelmek
fall for the bait v. faka basmak
Speaking
he is riding for a fall expr. belasını arıyor
I'm not drunk enough to fall for it expr. bunu yiyecek kadar sarhoş değilim
you're that old and you fell for a trick that not even a child would fall for expr. bu yaşa gelmişsin çoluğun çocuğun yemediği numarayı yiyorsun
you're that old and you fell for a trick that not even a child would fall for expr. bu yaşa gelmişsin çoluğun çocuğun yemeyeceği numarayı yiyorsun
Trade/Economic
speculate for the fall v. değer azalması üzerinden spekülasyon yapmak
Slang
ride for a fall v. kaşınmak
fall for it v. aldanmak
fall for it v. kanmak