girinti - Turco Inglés Diccionario

girinti

Significados de "girinti" en diccionario inglés turco : 29 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
girinti indentation n.
The indentation for MLA format is 0.5 inches.
MLA formatı için girinti 0,5 inçtir.

More Sentences
girinti recess n.
The table perfectly suits the recess.
Masa, girintiye mükemmel bir şekilde uyuyor.

More Sentences
Technical
girinti recess n.
The table perfectly suits the recess.
Masa, girintiye mükemmel bir şekilde uyuyor.

More Sentences
Automotive
girinti recess n.
The table perfectly suits the recess.
Masa, girintiye mükemmel bir şekilde uyuyor.

More Sentences
Medical
girinti indentation n.
The indentation for MLA format is 0.5 inches.
MLA formatı için girinti 0,5 inçtir.

More Sentences
General
girinti depression n.
girinti alcove n.
girinti dent n.
girinti recession n.
girinti indent n.
girinti reentrant n.
girinti re-entrant n.
girinti recession n.
girinti impression n.
girinti impressure [obsolete] n.
girinti indenting n.
girinti indentment [obsolete] n.
Technical
girinti dent n.
girinti cove n.
girinti routing n.
Computer
girinti indent n.
Mechanic
girinti cavity n.
Architecture
girinti cove n.
Construction
girinti bay n.
girinti niche n.
Medical
girinti compression n.
Anatomy
girinti fossette n.
girinti fossula n.
Biology
girinti alveola n.

Significados de "girinti" con otros términos en diccionario inglés turco: 76 resultado(s)

Turco Inglés
General
bir devletin bir başka devletin topraklarının içine doğru girinti yapan toprak şeridi panhandle n.
harf indeksine ait girinti thumb notch n.
bir şeyin orta kısmındaki girinti waist n.
kıyıdaki derin girinti indenture n.
yuvarlak girinti smeuse [obsolete] n.
girinti yapmak recess v.
girinti oluşturmak indent v.
yüzeyinde girinti çıkıntı olmayan smooth adj.
Phrasals
vurup girinti/çukur yaratmak bash in v.
Industry
çarkla ayakkabılara girinti çıkıntı yapan kimse wheeler n.
Technical
sağdan girinti right indent n.
ters girinti negative indentation n.
girinti direnci dent resistance n.
girinti kabuk rolled-in scale n.
girinti tufal rolled-in scale n.
girinti (yüzey) intrusion n.
matbaa harfinin ayakları arasındaki girinti groove n.
seramik tabakların dış kenarlarına girinti açma aleti coggle n.
menteşe yapmak için (kerestede) girinti kesip açmak dap v.
paralel girinti ve çıkıntıları olan corrugated adj.
Computer
sağ girinti right indent n.
sağa girinti right indent n.
otomatik girinti auto indent n.
ilk girinti first indent n.
asılı girinti hanging indent n.
girinti ayarları indent settings n.
girinti düzeyi indent level n.
soldan girinti indent from left n.
girinti konumu indent position n.
sola girinti left indent n.
soldan girinti left indent n.
soldan girinti imi left indent marker n.
sol girinti left indent n.
girinti imi indent marker n.
ters girinti negative indentation n.
normal girinti normal indent n.
sol girinti ayarı için sekme ve gerial tuşunu kullan use tab and backspace keys to set left indent expr.
girinti ekle add indent expr.
girinti yeri indent at expr.
Informatics
asılı girinti hanging indent n.
ters girinti negative indentation n.
sağdan girinti right indent n.
girinti sekmesi indent tab character n.
Architecture
kabartmalı süslemede girinti quirk n.
Construction
mağara ağzına benzeyecek şekilde yapılmış yapay kemerli girinti grotto n.
Medical
antekubital girinti antecubital fossa n.
Anatomy
sylvius yarığının yatay uzantısına paralel bir girinti parallel sulcus n.
Optics
kapalı oral girinti enclosed oral bay n.
Printing
(paragrafın ilk cümlesini) asılı girinti ile yazmak run out v.
Geometry
yatay düzlemde iki çıkıntı arasında yer alan girinti reentrant n.
Zoology
bir köpeğin alnındaki girinti stop n.
(bazı güvercinlerde) gaga ve alın bölümündeki açılı girinti stop n.
Botanic
(yaprak veya taç) bitişik loblar arası girinti sinus n.
açılı girinti çıkıntıları olan angulo-dentate adj.
Archaeology
(eski yeraltı mezarları ve bazı mezar türlerinde) vücudun veya urnenin konulduğu kayaya oyulmuş küçük girinti loculus n.
Religious
bazı kiliselerde rahip ve koronun bulunduğu bölümün kuzey cephesinde yer alan ve eskiden kutsal objelerin muhafaza edildiği sığ girinti sepulcher [us] n.
bazı kiliselerde rahip ve koronun bulunduğu bölümün kuzey cephesinde yer alan ve eskiden kutsal objelerin muhafaza edildiği sığ girinti sepulchre [uk] n.
Geography
deniz veya başka bir su kütlesinin karaya yaptığı körfezden küçük girinti cove n.
denizin karaya girinti yapmış kolu kill n.
suyun karaya yaptığı girinti opening n.
denizin karaya girinti yapmış uzun ve dar bölümü sea-loch n.
Military
birlik hattı ya da tahkimatta düşmanın tersi yöne girinti yapan açı reentrance n.
birlik hattı ya da tahkimatta düşmanın tersi yöne girinti yapan açı reentering angle n.
birlik hattı ya da tahkimatta düşmanın tersi yöne girinti yapan açı reentrant n.
ortaya doğru incelen ve bazen dış kenarlarında girinti ve çıkıntılar bulunan üçgenimsi kollara sahip, eskiden malta şövalyeleri tarafından kullanılan bir haç maltese cross n.
örtülü yol yokuşunda girinti crotchet n.
Sport
sörf tahtasının altındaki girinti concave n.
(kaya tırmanışında) yüzeyde tutunmak için kullanılabilecek girinti incut n.
Baseball
top vurucusunun gard pozisyonunu işaretlemek için yerde yapılan hafif bir girinti blockhole n.
top vurucusunun gard pozisyonunu işaretlemek için yerde yapılan hafif bir girinti block n.
Bookbindery
kitabın kolay çıkarılabilmesi için kapak kenarına yapılan yarım ay biçimli girinti thumb notch n.
kitabın kolay çıkarılabilmesi için kapak kenarına yapılan yarım ay biçimli girinti thumb cut n.
Printery
asılı girinti hanging indention n.
girinti satırın başındaki boşluk indent n.
(paragrafı) asılı girinti ile dizayn etmek hang v.
Ornithology
horoz ibiğindeki içeri doğru girinti thumbmark n.