gloss - Turco Inglés Diccionario

gloss

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

gloss — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ɡlɑːs/ – BrE /ɡlɒs/)
Categoría gramatical:
İsim: gloss (glosses); Fiil: gloss (glosses – glossed – glossing)
Sinónimo:
sheen, annotation
Antónimos:
dullness

Significados de "gloss" en diccionario turco inglés : 61 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
gloss n. parlaklık
More gloss can be applied to this matte kitchen counter.
Bu mat mutfak tezgahına daha fazla parlaklık uygulanabilir.

More Sentences
gloss n. perdah
gloss n. parıltı
General
gloss n. parlaklık
More gloss can be applied to this matte kitchen counter.
Bu mat mutfak tezgahına daha fazla parlaklık uygulanabilir.

More Sentences
gloss n. cila
The Commission has tried to give this biased, partisan proposal an ecological gloss.
Komisyon bu taraflı ve partizan teklife ekolojik bir cila vurmaya çalışmıştır.

More Sentences
gloss n. allayıp pullama
The manager was accused of putting a gloss on the company’s poor performance.
Yönetici, şirketin kötü performansını allayıp pullamakla suçlandı.

More Sentences
gloss n. parlatıcı
This new gloss spray will make your evening look more glamourous.
Bu yeni parlatıcı spreyle geceleriniz daha göz alıcı hale gelecek.

More Sentences
gloss n. kisve
The gloss of power is a weapon for the celebrity.
Güç kisvesi ünlüler için bir silahtır.

More Sentences
gloss v. açıklamak
They glossed some law terms on the file.
Dosyadaki bazı hukuk terimlerini açıkladılar.

More Sentences
Technical
gloss n. cila
The Commission has tried to give this biased, partisan proposal an ecological gloss.
Komisyon bu taraflı ve partizan teklife ekolojik bir cila vurmaya çalışmıştır.

More Sentences
gloss n. parlaklık
More gloss can be applied to this matte kitchen counter.
Bu mat mutfak tezgahına daha fazla parlaklık uygulanabilir.

More Sentences
Textile
gloss n. parlaklık
More gloss can be applied to this matte kitchen counter.
Bu mat mutfak tezgahına daha fazla parlaklık uygulanabilir.

More Sentences
Automotive
gloss n. parlaklık
More gloss can be applied to this matte kitchen counter.
Bu mat mutfak tezgahına daha fazla parlaklık uygulanabilir.

More Sentences
Food Engineering
gloss n. parlaklık
More gloss can be applied to this matte kitchen counter.
Bu mat mutfak tezgahına daha fazla parlaklık uygulanabilir.

More Sentences
Librarianship
gloss n. sözlük
The scientist could understand the old text with the help of the gloss.
Bilim insanları eski metni sözlük yardımıyla anlayabildi.

More Sentences
General
gloss n. sahte bir dış görünüm
gloss n. yorum
gloss n. tefsir
gloss n. tevil
gloss n. tahrif
gloss n. dış güzellik
gloss n. haşiye
gloss n. açıklama
gloss n. şerh
gloss n. perdah
gloss n. yanlış ya da yanıltıcı bir dış görünüş
gloss n. dudak parlatıcı
gloss n. yapay güzellik
gloss n. parlak boya
gloss v. açıklayıcı yazı eklemek
gloss v. örtbas etmek
gloss v. parıltılı yapmak
gloss v. yaldızlamak
gloss v. yorumlamak
gloss v. dipnot düşmek
gloss v. yaldızlanmak
gloss v. cilalamak
gloss v. parlatmak
gloss v. parlamak
gloss v. açıklama yapmak
gloss v. yaldız yapmak
gloss v. hakkında kötü konuşmak
gloss v. kötü yorumlarda bulunmak
gloss v. yanlış yorumlamak
gloss v. (sorunları) yanlış değerlendirerek önemsememek
gloss N. kısa açıklama
Law
gloss n. şerh
gloss n. yasalardaki belirli noktaların mahkemece yorumlanması
gloss v. şerhetmek
gloss v. şerh koymak
gloss v. şerh etmek
Technical
gloss n. perdah
Medical
gloss n. glos
Literature
gloss n. şiirin bir kıtasının genişletilmesinden oluşan şiirsel kompozisyon
Linguistics
gloss n. yorum
Librarianship
gloss n. sürekli satır arası çeviri
gloss n. metne ekli zincirleme açıklama veya yorumlar
gloss n. roma hukuku veya sivil hukuk yorumları
gloss n. açıklama gerektiren kelime
Printery
gloss n. glos
gloss n. perdah

Significados de "gloss" con otros términos en diccionario inglés turco: 73 resultado(s)

Inglés Turco
General
full gloss n. ayna gibi
lip gloss n. dudak parlatıcısı
plumping lip gloss n. dudak dolgunlaştırıcı ruj
plumping gloss n. dudak dolgunlaştırıcı ruj
gloss over v. gizlemek
gloss over v. makul göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi)
gloss over v. örtbas etmek
gloss over v. doğru göstermek (bir yanlışı/doğru olmayan bir şeyi)
gloss over v. saklamak
gloss over v. geçiştirmek
gloss over v. önemsiz göstermek
high gloss adj. çok parlak
gloss- pref. konuşma dili anlamı veren ön ek
gloss- pref. dil anlamı veren ön ek
gloss- pref. dile benzeyen bir yapı veya organ anlamı veren ön ek
gloss- pref. dilsel ve anlamı veren ön ek
gl. (gloss) abrev. tefsir
gl. (gloss) abrev. dipnot
gl. (gloss) abrev. yorum
gloss (glossary) abrev. sözlük
Phrasals
gloss over v. üstünü örtmeye çalışmak
gloss over v. önemini azaltmak
gloss over v. göz ardı etmek
gloss over v. örtbas etmeye çalışmak
Idioms
lip gloss n. göz boyama
lip gloss n. şişirme
lip gloss n. gerçeği çarpıtma
lip gloss n. daha mutlu, masum, dertsiz gösterme
lip gloss n. gerçeği saptırma
lip gloss n. abartma
put a gloss on something v. bir şeyi örtbas etmek
put a gloss on something v. bir şeyin üstünü kapatmak
put a gloss on something v. bir şeyi daha olumlu, kabul edilebilir, makul göstermek
gloss over (something) v. (bir şeyi) saklamak
gloss over (something) v. (bir şeyi) örtbas etmek
gloss over (something) v. (bir şeyi) baştan savmak
gloss over (something) v. (bir şeyi) önemsiz göstermek
gloss over (something) v. (bir şeyi) geçiştirmek
gloss over (something) v. (bir şeyin) üzerinden üstünkörü geçmek
gloss over (something) v. (bir şeyi) es geçmek
gloss over (something) v. (bir şeye) yüzeysel yaklaşmak
gloss over (something) v. (bir şeyi) gizlemek
gloss over (something) v. (bir şeyi) göz ardı etmek
gloss over (something) v. (bir şeye) önem vermemek
Technical
rear gloss n. arka cam
gloss agent n. parlatıcı madde
hard gloss paint n. çok parlak vernikli boya
gloss effect n. parlaklık efekti
silk gloss n. ipek parlaklığı
loss of gloss n. parlaklık kaybı
loss of gloss n. matlaşma
high gloss varnish n. tam parlak vernik
low odour gloss n. hafif kokulu cila
high gloss n. yüksek parlaklık
image gloss n. görüntü parlaklığı
surface gloss n. yüzey parlaklığı
specular gloss n. ayna gibi parlaklık
specular gloss n. aynamsı parlaklık
assessment from the change in gloss n. parlaklıktaki değişiklikten değerlendirme
gloss cellulosic paint n. parlak selülozik boya
high-gloss anodised aluminum surface n. eloksal kaplanmış yüksek parlaklı alüminyum yüzey
specular gloss n. ayna parlaklığı
measurement of specular gloss n. speküler parlaklığın ölçülmesi
specular gloss n. yansıtıcı parlaklık
assessment of visual gloss n. görsel parlaklığın değerlendirilmesi
Computer
high gloss film n. çok parlak film
Textile
gloss effect n. parlaklık efekti
Dyeing
gloss varnish n. parlak vernik
gloss paint n. parlak boya
Furniture
surface gloss n. yüzey parlaklığı
Automotive
gloss topcoat n. parlak baz kat boya
high gloss adj. çok parlak
Printing
gloss. (glossary) abrev. sözlük