grasped - Turco Inglés Diccionario

grasped

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "grasped" en diccionario turco inglés : 45 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
grasp v. kavramak
It took us a while to grasp the extent of the tragedy.
Yaşanan trajedinin boyutlarını kavramamız biraz zaman aldı.

More Sentences
grasp n. kavrama
grasp v. sıkı sıkı tutmak
General
grasp n. kavrayış
He had a sound grasp of the issue.
Konuya dair çok iyi bir kavrayışı vardı.

More Sentences
grasp n. pençe
The country is in the grasp of the enemy.
Ülke düşmanın pençesinde.

More Sentences
grasp n. el
He let the control of the company slip from his grasp.
Şirketin kontrolünün elinden kayıp gitmesine izin verdi.

More Sentences
grasp v. anlamak
Some have grasped this already; others will take longer to do so, but it is undoubtedly the case.
Bazıları bunu zaten anladı; diğerleri daha uzun sürebilir, ancak bunun kesinlikle doğru olduğu bir gerçektir.

More Sentences
grasp v. yakalamak
The drowning man grasped at the rope.
Boğulan adam ipi yakaladı.

More Sentences
grasp v. kavramak
It took us a while to grasp the extent of the tragedy.
Yaşanan trajedinin boyutlarını kavramamız biraz zaman aldı.

More Sentences
grasp v. tutmak
She grasped my hand and whispered in my ear.
Elimi tuttu ve kulağıma fısıldadı.

More Sentences
Technical
grasp v. kavramak
It took us a while to grasp the extent of the tragedy.
Yaşanan trajedinin boyutlarını kavramamız biraz zaman aldı.

More Sentences
grasp v. tutmak
She grasped my hand and whispered in my ear.
Elimi tuttu ve kulağıma fısıldadı.

More Sentences
General
grasp n. anlayış
grasp n. sımsıkı tutma
grasp n. anlama
grasp n. kabza
grasp n. idrak
grasp n. tutma
grasp n. kapma
grasp n. yakalama
grasp n. kürek sapı
grasp n. elle kavrama
grasp n. el sıkma
grasp n. sarılma
grasp n. kucaklama
grasp n. zorla tutma
grasp n. sahip olma
grasp n. zapt etme
grasp n. hakimiyet
grasp n. kol mesafesi
grasp n. zorla alma ve elde tutma gücü
grasp n. erişilebilen şey
grasp n. ulaşılabilir olan şey
grasp n. imkan dahilinde olan şey
grasp n. kavrayan el ve kollar
grasp n. elde edilebilirlik
grasp v. avuçlamak
grasp v. kapmak
grasp v. sıkı tutmak
grasp v. -i kavramak
grasp v. -in esasını kavramak
grasp v. -i anlamak
grasp v. -in usulünü öğrenmek
grasp v. idrak etmek
grasp v. bir konuyu kavramak

Significados de "grasped" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
grasp at v. uzanmak
escape from someone's grasp v. birinin pençesinden kurtulmak
be within someone's grasp v. birinin kavrayışı içinde olmak
grasp the nettle v. zor bir probleme çözüm yolu bulmak
be beyond someone's grasp v. birinin kavrayışının dışında olmak
grasp at v. atlamak
get a grasp on oneself v. kendine hakim olmak
be beyond someone's grasp v. birinin elde edemeyeceği bir şey olmak
be beyond someone's grasp v. birinin elinden kurtulmuş olmak
get a grasp on oneself v. kendine gelmek
be within someone's grasp v. birinin elde edebileceği bir şey gibi olmak
be in someone's grasp v. birinin pençesine düşmüş olmak
have a good grasp of v. iyice vakıf olmak
have a grasp of v. vakıf olmak
grasp at v. kapmaya çalışmak
have a grasp of v. hakim olmak (konuya vb)
grasp a chance v. şans yakalamak
grasp at v. tutmaya çalışmak
grasp at v. seve seve kabul etmek
grasp at v. ümit bağlamak
have a good grasp of v. -i iyi kavramak
grasp at v. -e uzanmak
grasp the meaning of something v. mana çıkarmak
grasp someone by v. bileğinden tutmak/yakalamak
Phrasals
grasp at v. havada kapmak
grasp at v. yakalamaya çalışmak
grasp at v. elde etmeye uğraşmak
grasp of v. vakıf olmak
grasp at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) yakalamaya çalışmak
grasp at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) tutmaya çalışmak
grasp of v. iyice kavramak
grasp at (someone or something) v. (birinin/bir şeyin) üstüne atlamak
grasp (someone or something) by (something) v. (birini/bir şeyi bir yerinden) tutmak
grasp (someone or something) by (something) v. (birini/bir şeyi bir yerinden) yakalamak
grasp at (someone or something) v. (birini/bir şeyi) sıkıca tutmak/kavramak
grasp of v. hakim olmak
grasp by v. -'den sıkıca tutmak
grasp (someone or something) by (something) v. (birini/bir şeyi bir yerinden) sıkıca tutmak
grasp by v. -'den tutmak/yakalamak
Proverb
a drowning man will grasp at a straw çaresiz kalan her yolu dener
a drowning man will grasp at a straw denize düşen yılana sarılır
Idioms
grasp at a straw v. kendini kurtarmak için her şeyi yapmak
grasp the nettle v. sorunlarla yüzleşmek
grasp the nettle v. zorluklara göğüs germek
lose one's grasp on v. elinden kayıp gitmek
lose one's grasp on v. kontrolü kaybetmeye başlamak
grasp at straws v. her yola başvurmak
grasp at straws v. her çareye başvurmak
grasp at straws v. her yolu denemek
grasp the nettle v. soruna müdahale etmek
within someone's grasp v. elde edilebilir olmak
get within one's grasp v. elde edilebilir olmak
be within one's grasp v. elde edilebilir olmak
have a sound grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
get a sound grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
have a solid grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
have a good grasp of something v. bir konuyu iyice kavramak
have a solid grasp of something v. bir konuyu iyice kavramak
get a good grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
get a sound grasp of something v. bir konuyu iyice kavramak
have a sound grasp of something v. bir konuyu iyice kavramak
get a solid grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
have a good grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
get a good grasp of something v. bir konuyu iyice kavramak
get a solid grasp of something v. bir konuyu iyice kavramak
grasp at straws v. uçan kuştan medet ummak
have (solid) grasp of something v. iyice kavramak
have a (good/solid/sound/etc.) grasp of/on (something) v. iyice kavramak
have (solid) grasp of something v. tam olarak kapmak
have a (good/solid/sound/etc.) grasp of/on (something) v. tam olarak kapmak
have (solid) grasp of something v. tam olarak idrak etmek
have a (good/solid/sound/etc.) grasp of/on (something) v. tam olarak idrak etmek
have (solid) grasp of something v. iyice anlamak
have a (good/solid/sound/etc.) grasp of/on (something) v. iyice anlamak
grasp in the dark v. ne yapacağını bilmemek
grasp in the dark v. körebe oynar gibi karanlıkta tutunmaya çalışmak
grasp in the dark v. önünü görmeden ilerlemek
grasp in the dark v. belirsizlik içinde savrulmak
relinquish (one's) grasp on (something) (to someone or something) v. (bir şey üzerindeki) kontrolünü (başka birine/bir şeye) bırakmak
relinquish (one's) grasp on (something) (to someone or something) v. (bir şey üzerindeki) kontrolünü (başka birine/bir şeye) kaybetmek
relinquish (one's) grasp on (something) (to someone or something) v. (bir şey üzerindeki) kontrolünü (başka birine/bir şeye) kaptırmak
relinquish (one's) grasp on (something) (to someone or something) v. (bir şey üzerindeki) kontrolünü (başka birine/bir şeye) teslim etmek
relinquish (one's) grasp on (something) (to someone or something) v. (bir şey üzerindeki) kontrolünü (başka birine/bir şeye) vermek
relinquish (one's) grasp on (something) (to someone or something) v. (bir şey üzerindeki) kontrolünü (başka birine/bir şeye) devretmek
have/get a (good) grasp of something v. bir şeyi iyi idrak etmek
have/get a (solid) grasp of something v. bir şeyi iyi idrak etmek
have/get a (sound) grasp of something v. bir şeyi iyi anlamak
have/get a (good) grasp of something v. bir şeyi kavramak
have/get a (sound) grasp of something v. bir şeyi kavramak
have/get a (sound) grasp of something v. bir şeyi iyi idrak etmek
have/get a (good) grasp of something v. bir şeyi iyi anlamak
have/get a (solid) grasp of something v. bir şeyi iyi anlamak
have/get a (solid) grasp of something v. bir şeyi kavramak
have/get a (solid) grasp of something v. bir şeyi kapmak (anlamak)
have/get a (good) grasp of something v. bir şeyi kapmak (anlamak)
have/get a (sound) grasp of something v. bir şeyi kapmak (anlamak)
get a good grasp of (something) v. (bir konuyu iyice) kavramak
get a solid grasp on (something) v. (bir şeyi iyi) anlamak
get a sound grasp on (something) v. (bir konuya tam anlamıyla) hakim olmak
get a good grasp of (something) v. (bir şeyi iyi) anlamak
get a sound grasp on (something) v. (bir şeyi iyi) idrak etmek
get a solid grasp on (something) v. (bir konuya tam anlamıyla) hakim olmak
get a sound grasp of (something) v. (bir konuya tam anlamıyla) hakim olmak
get a good grasp on (something) v. (bir konuya tam anlamıyla) hakim olmak
get a good grasp of (something) v. (bir şeyi iyi) idrak etmek
get a solid grasp on (something) v. (bir şeyi) kapmak (anlamak)
get a sound grasp of (something) v. (bir şeyi iyi) idrak etmek
get a solid grasp of (something) v. (bir şeyi) kapmak (anlamak)
get a good grasp of (something) v. (bir şeyi) kapmak (anlamak)
get a solid grasp of (something) v. (bir konuyu iyice) kavramak
get a solid grasp of (something) v. (bir şeyi iyi) anlamak
get a good grasp on (something) v. (bir şeyi iyi) anlamak
get a sound grasp of (something) v. (bir şeyi iyi) anlamak
get a sound grasp on (something) v. (bir şeyi iyi) anlamak
get a good grasp on (something) v. (bir şeyi) kapmak (anlamak)
get a good grasp on (something) v. (bir konuyu iyice) kavramak
get a sound grasp of (something) v. (bir şeyi) kapmak (anlamak)
get a sound grasp on (something) v. (bir konuyu iyice) kavramak
get a solid grasp on (something) v. (bir konuyu iyice) kavramak
get a good grasp of (something) v. (bir konuya tam anlamıyla) hakim olmak
get a solid grasp on (something) v. (bir şeyi iyi) idrak etmek
get a good grasp on (something) v. (bir şeyi iyi) idrak etmek
get a sound grasp on (something) v. (bir şeyi) kapmak (anlamak)
get a sound grasp of (something) v. (bir konuyu iyice) kavramak
get a solid grasp of (something) v. (bir şeyi iyi) idrak etmek
get a solid grasp of (something) v. (bir konuya tam anlamıyla) hakim olmak
get a (solid) grasp of something v. bir şeyi iyice anlamak
get a (solid) grasp of something v. bir şeyi tam olarak idrak etmek
have a (solid) grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
have a (sound) grasp of something v. bir şeyi iyice anlamak
have a (sound) grasp of something v. bir şeyi tam olarak kapmak
grasp the bull by its/the horns v. elini taşın altına koymak
have a (solid) grasp of something v. bir şeyi tam olarak idrak etmek
have a (good) grasp of something v. bir şeyi tam olarak idrak etmek
have a (solid) grasp of something v. bir şeyi iyice anlamak
get a (sound) grasp of something v. bir şeyi tam olarak idrak etmek
have a (good) grasp of something v. bir şeyi iyice anlamak
get a (sound) grasp of something v. bir şeyi iyice kavramak
grasp the bull by its/the horns v. pabuç bırakmamak
get a (solid) grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
have a (sound) grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
get a (good) grasp of something v. bir konuya tam anlamıyla hakim olmak
get a (good) grasp of something v. bir şeyi iyice anlamak
get a (solid) grasp of something v. bir şeyi tam olarak kapmak
have a (sound) grasp of something v. bir şeyi iyice kavramak
get a (sound) grasp of something v. bir şeyi tam olarak kapmak
have a (solid) grasp of something v. bir şeyi tam olarak kapmak
have a (good) grasp of something v. bir şeyi tam olarak kapmak
get a (solid) grasp of something v. bir şeyi iyice kavramak
get a (good) grasp of something v. bir şeyi tam olarak idrak etmek