gri - Turco Inglés Diccionario

gri

Significados de "gri" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gri grey n.
Billie liked the jogging suit in grey better.
Billie gri eşofman takımını daha çok sevdi.

More Sentences
gri gray n.
When titanium dental implants are put into place, the gums can appear gray.
Titanyum diş implantları yerleştirildiğinde diş etleri gri görünebilir.

More Sentences
gri grey adj.
The pupils in the first grades are to wear grey uniforms.
Birinci sınıflardaki öğrenciler gri üniforma giyeceklerdir.

More Sentences
gri gray adj.
Are you looking for gray room ideas?
Gri oda fikirleri mi arıyorsunuz?

More Sentences
Computer
gri grey n.
Billie liked the jogging suit in grey better.
Billie gri eşofman takımını daha çok sevdi.

More Sentences
gri gray n.
When titanium dental implants are put into place, the gums can appear gray.
Titanyum diş implantları yerleştirildiğinde diş etleri gri görünebilir.

More Sentences
General
gri drab n.
gri grizzle n.
gri grizzly adj.
gri grayish adj.
gri brindle adj.
gri greyish adj.
gri hueless adj.
gri grisy [obsolete] adj.
gri grizzle adj.
gri russet adj.
gri russety adj.
Dyeing
gri mode n.
Biology
gri canescent adj.

Significados de "gri" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
gri skala greyscale n.
General
gri cevher gray substance n.
gri madde grey matter n.
gri yabani kaz greylag goose n.
gri balina gray whale n.
gri tilki gray fox n.
gri fare kulağı grey mouse ear n.
gri deniz kartalı gray sea eagle n.
alçak, düz alt kısmı ve gri renkli bulut türü stratus n.
gri kurt gray wolf n.
alçak, yoğun, koyu gri renkli ve sıklıkla yağış bırakan bulut türü nimbostratus n.
gri toz gray dust n.
gri yelkovan kuşu sooty shearwater n.
gri keklik gray partridge n.
gri doğan sooty falcon n.
gri kahverengi grayish brown n.
gri yabani kaz greylag n.
gri tilki grey fox n.
gri yayınlar grey literature n.
gri dilbalığı gray sole n.
gri yeşil sarı yellowstone n.
büyük gri kanguru great gray kangaroo n.
gri çam gray alder n.
büyük gri baykuş great gray owl n.
açık gri light grey n.
gri kaz ayağı grey goosefoot n.
gri balıkçıl grey heron n.
gri dil balığı gray flounder n.
gri balina greyback n.
gri mavi gridelin n.
gri saha grey area n.
gri-mavi renk caesius n.
güney-orta asya'da yaşayan sırtı siyah yüzü ise gri tüylü bir maymun türü wanderoo n.
gri düzeyi gray level n.
gri tonlamalı imge gray tone image n.
soluk mavimsi gri renk pearl-gray n.
gri su graywater n.
gri su sullage n.
gri su greywater n.
gri su grey water n.
gri su gray water n.
yeşilimsi gri greenish gray n.
yeşile çalan gri greenish gray n.
gri tüy grey feather n.
kahverengimsi gri brownish-gray n.
beyazımsı gri whitish gray n.
gri tavşan gray rabbit n.
gri yabani kaz graylag n.
gri balina grayback n.
soluk mavimsi gri renk pearl-grey n.
gri parmaklıklı çelik kafes steel cage with grey bars n.
gri kardinal grey cardinal n.
gri yün ceket gray wool jacket n.
kahverengiye çalan gri taupe n.
gri beyaz tattletale gray n.
gri beyaz tattletale grey n.
gri beyaz tattletale gray n.
gri beyaz tattletale grey n.
kahverengiye çalan gri taupe n.
gri beyaz tattletale gray n.
kahverengiye çalan gri taupe n.
gri beyaz tattletale grey n.
soluk yeşil-gri sırlı porselen celadon ware n.
kırmızımsı gri reddish-gray n.
kırmızımsı gri reddish-grey n.
kırmızımsı gri red-grey n.
mücevher olarak da kullanılan gri bir kuvars alençon diamond n.
saçın önündeki belirgin beyaz veya gri saç tutamı blaze n.
gri veya beyaz saç boyası blue n.
yeşilimsi bir gri tonu mouse n.
gri renkli hayvan gallant n.
gri renkli şey gallant n.
kıvırcık ve gri kuzu kürkü crimmer n.
gri yayınlar gray literature n.
gri porsuk kürkü gray [obsolete] n.
gri renkli hayvan gray n.
gri renkli nesne gray n.
gri şey gray n.
gri saçlı kimse grayhead n.
gri renkli nesne grey n.
porsuğun gri kürkü grey [obsolete] n.
gri renkli hayvan grey n.
gri saçlı kimse greyhead n.
gazete sayfasının göze yansıttığı gri renk greyness n.
ortaçağ kostümlerinde süs olarak kullanılan pahalı, gri bir kürk gris n.
orta çağ kostümlerinde süs olarak kullanılan pahalı, gri bir kürk grize [obsolete] n.
orta çağ kostümlerinde süs olarak kullanılan pahalı, gri bir kürk grise n.
gri veya demir kırı renkli hayvan grizzle n.
kuzey amerika'nın kuzeyine özgü gri kabuklu küçük bir söğüt çalısı diamond willow (salix bebbiana) n.
kuzey amerika'nın kuzeyine özgü gri kabuklu küçük bir söğüt ağacı diamond willow (salix bebbiana) n.
koyu bir gri tonu dove n.
genellikle siyah, gri veya kahverengi olup kil ve grafitten üretilen pastel boya conte n.
koyu gri pelican n.
mavimsi açık gri fog n.
hafif maviye çalan koyu gri pewter n.
gri at schimmel [dialect] n.
ahlaki açıdan gri karakter morally grey character n.
gri madde gray matter n.
arduvazımsı gri tonlarına verilen ad slatch n.
gri tonlamalı hale getirmek grayscale v.
gri çizgili lyart adj.
gri çizgili lyard adj.
gri kornealı gözlü walleyed adj.
koyu gri dark grey adj.
koyu gri renkli leaden adj.
koyu gri ve koyu kırmızı dark gray and dark red adj.
koyu gri dark gray adj.
gri-mavi renkte caesius adj.
soluk gri ashen adj.
mavimsi gri bluish-gray adj.
gri jeketli grayback adj.
koyu kahverengimsi gri fuscous adj.
kırmızımsı gri red-gray adj.
gri ila sarımsı bir kahverengi tonuna boyanmış bistered adj.
gri ila sarımsı bir kahverengi tonuna boyanmış bistred adj.
koyu gri black-grey adj.
koyu gri black-gray adj.
açık gri white adj.
mavi-gri renkte bloncket [obsolete] adj.
(saç) gri-maviye çalan blue-rinsed adj.
kahverengimsi bir gri tona sahip mousey adj.
kahverengimsi bir gri tonuna sahip mouse-colored adj.
kahverengimsi bir gri tona sahip mousy adj.
gri elbiseye giyen gray adj.
gri giyimli gray adj.
gri kostümlü gray adj.
gri üniforma giyen gray adj.
gri saçlı grayheaded adj.
gri saçlı greyheaded adj.
gri kıyafet giyen grey adj.
gri saçlı grizzly adj.
gri renkli gryesy [obsolete] adj.
gri ile hafifçe renklendirilmiş off adj.
siyaha çalan gri renkte cinereous adj.
mavimsi gri olan dove-grey adj.
pembemsi gri olan dove-grey adj.
mavimsi gri dove grey adj.
pembemsi gri dove grey adj.
kahverengimsi gri renkte dun adj.
gümüşi gri olan silver-grey adj.
gümüşi gri olan silvery-grey adj.
gümüşi gri olan silvery-gray adj.
gümüşi gri olan silver-gray adj.
koyu mavimsi gri slate adj.
dumanlı gri hoary adj.
açık gri renkli silver adj.
gri görünerek grayly adv.
gri şekilde grayly adv.
gri biçimde greyly adv.
gri olmadan in color adv.