hangi - Turco Inglés Diccionario

hangi

Significados de "hangi" en diccionario turco inglés : 1 resultado(s)

Inglés Turco
General
hangi n. açık havada çukur açılarak yapılmış fırın

Significados de "hangi" en diccionario inglés turco : 16 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
hangi which adj.
Which referee is assigned to the match?
Maça hangi hakem atandı?

More Sentences
General
hangi what adj.
What concrete steps has the Commission so far taken to this end?
Komisyon bu amaçla şimdiye kadar hangi somut adımları atmıştır?

More Sentences
hangi whatever adj.
Whatever legislation we enact will remain a paper tiger if we do not enforce it.
Hangi mevzuatı çıkarırsak çıkaralım, eğer onu uygulamazsak içi boş bir tehdit olarak kalacaktır.

More Sentences
hangi whichever adj.
I think that it is also important to highlight this point, whichever country we might discuss.
Hangi ülkeyi tartışırsak tartışalım bu noktanın altını çizmenin de önemli olduğunu düşünüyorum.

More Sentences
hangi which adj.
Which referee is assigned to the match?
Maça hangi hakem atandı?

More Sentences
hangi whatever pron.
It feels exactly the same to be tortured, whatever sort of country you are in.
Hangi ülkede olursanız olun, işkence görmek tamamen aynı hissettirir.

More Sentences
hangi which pron.
Which referee is assigned to the match?
Maça hangi hakem atandı?

More Sentences
hangi what pron.
What size are you looking for?
Hangi bedeni arıyorsunuz?

More Sentences
hangi whf n.
hangi whatsoever adj.
hangi whatsoe'er adj.
hangi whatsomever [obsolete] adj.
hangi whf [obsolete] adj.
hangi wh (which) abrev.
Phrases
hangi no matter which expr.
Archaic
hangi whatso adj.

Significados de "hangi" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
yanmayı başlatan her hangi bir araç incendiary device n.
hangi şehir which town n.
hangi seçeneğin daha iyi olduğu hiç belli olmayan bir durum toss-up n.
geçmişteki her hangi bir ana geri dönüş point-in time n.
hangi film which movie n.
hangi model which model n.
günün hangi saatinde olduğunu göstermesi için güneş saati ile teçhiz edilmiş küçük cep pusulası compass dial n.
rüzgar gülünün rüzgarın hangi yönden estiğini gösteren bölümü fly n.
(muhasebecilikte) girdinin kaynağını ve hangi hesaba girildiğini belirten tanımlama referansı folio n.
hangi okula gittiğini bilmek know what school she's in v.
her hangi neviden of sorts adj.
bir siyasi parti hangi adayı çıkarırsa çıkarsın ona oy veren brass-collar adj.
hangi şekilde in what manner adv.
hangi sıraya göre in what order adv.
her hangi bir yerde in nature adv.
her hangi bir biçimde veya her nasılsa in some way or another adv.
her hangi bir biçimde in some way or another adv.
hangi şehirde in which city adv.
hangi yolla how adv.
hangi şekillerde in what ways adv.
hangi yollarla in what ways adv.
yapılıp yapılmayacağı ve yapılacaksa bunun hangi ölçüde yapılacağı if and to what extent adv.
hangi amaç doğrultusunda whereto adv.
hangi işte whereabouts [obsolete] adv.
hangi yerden whereform adv.
hangi yere whereto adv.
hangi şeyin üzerinde whereon adv.
hangi yerin üzerinde whereon adv.
hangi sebeple forwhy adv.
hangi anlamda how adv.
hangi isimle how adv.
hangi ölçüde olursa olsun howsoever adv.
hangi miktarda how adv.
hangi ölçüyle how adv.
hangi ölçü birimiyle how adv.
hangi akla hizmet how adv.
hangi biçimde how adv.
hangi biçimde how adv.
hangi biri which one pron.
hangi? which? pron.
hangi özellik what pron.
hangi tanım what pron.
hangi şey what pron.
hangi tür what pron.
hangi şeyin içinde wherein pron.
hangi yerden whence pron.
hangi şeyin üzerinde whereon pron.
hangi neden where pron.
hangi sebepten whence pron.
hangi yer where pron.
hangi yerde wherein pron.
hangi yerin üzerinde whereon pron.
hangi nedenden whence pron.
hangi kaynak where pron.
hangi kişi whomever pron.
hangi yazarın whose pron.
hangi ... ise whichever conj.
hangi yerin içinde whereabouts conj.
hangi yerde whereabouts conj.
hangi yerin içine whereinto conj.
hangi yerin yakınında whereabouts conj.
hangi vakit when conj.
hangi zaman when conj.
hangi amaçla why conj.
Phrases
hangi nedenden ötürü olursa olsun whatever the reason might be expr.
hangi nedenden ötürü olursa olsun irrespective of the reason expr.
hangi nedenden ötürü olursa olsun for whatever reason it might be expr.
hangi nedenden ötürü olursa olsun for whatever reason expr.
hangi nedenden ötürü olursa olsun for whatever reason it is expr.
hangi sebeple olursa olsun for whatever reason expr.
hangi şekilde in what way expr.
hangi yolla in what way expr.
hangi amaçla? for what purpose? expr.
hangi oranda in what/which proportion expr.
hangi oranda at what rate expr.
hangi nedenle olursa olsun howsoever caused expr.
hangi aralıklarla? at what intervals? expr.
hangi açıdan bakılırsa bakılırsın for all intensive purposes expr.
hangi açıdan bakılırsa bakılsın to all intents and purposes expr.
hangi açıdan bakılırsa bakılsın for all intents and purposes expr.
hangi açıdan bakılırsa bakılsın to all intents and purposes expr.
hangi açıdan bakılırsa bakılsın for all intents and purposes expr.
Colloquial
hangi tarafta olacağına karar veremeyen fence hanger n.
hangi tarafta olacağına karar verememiş on the fence adj.
hangi cehennemden what/where/who the ˈblazes...? interj.
hangi cehennemden the blazes interj.
hangi cehennemden in blue blazes? interj.
hangi cehennemden in (the) blazes? interj.
hangi cehennemden what the (blue) blazes interj.
hangi açıdan bakılırsa bakılsın for all intents and purposes expr.
hangi açıdan bakılırsa bakılsın for all practical purposes expr.
hangi bakımlardan in what aspects expr.
hangi açılardan in what aspects expr.
hangi yönlerden in what aspects expr.
sizi buraya hangi rüzgar attı? what good wind brings you here? expr.
hangi cehennemdeyim ben? where the hell am I? expr.
hangi cehennemden in blue blazes? expr.
hangi cehennemden what the (blue) blazes expr.
hangi bakış açısıyla bakarsan bak whichever way you slice it expr.
hangi yıldayız/devirdeyiz? ishygddt (I seriously hope you guys don't do this) expr.
kapak, vida gibi şeylerin hangi tarafa çevrildiğinde sıkıldığını ve hangi tarafa çevrildiğinde açıldığını unutmamak için kullanılan hatırlatıcı bir cümle lefty loosey, righty tighty expr.
kapak, vida gibi şeylerin hangi tarafa çevrildiğinde sıkıldığını ve hangi tarafa çevrildiğinde açıldığını unutmamak için kullanılan hatırlatıcı bir cümle righty tighty, lefty loosey expr.
hangi akla hizmet? what were you thinking? expr.
hangi telefondan arıyorsun/arıyorsunuz? what number are you calling from? expr.
seni buralara hangi rüzgar attı? what brings you around these parts? expr.
seni buralara hangi rüzgar attı? what brings you (around) here? expr.
hangi cehennemde? where in sam hill? expr.
hangi cehenneme? where in sam hill? expr.
hangi lanet olası yere? where in sam hill? expr.
hangi lanet kişi? who the hell? expr.
hangi kahrolası kişi? who the hell? expr.
hangi dağda kurt öldü? (well,) dog my cats exclam.
hangi akılla? why, oh why exclam.
hangi akla hizmet? why in god's name exclam.
hangi akla hizmet? why, oh why exclam.
hangi lanet kişi? who in the world exclam.
hangi kahrolası kişi? who in the world exclam.
hangi sebeple/amaçla? why in god's name exclam.
Idioms
(her hangi bir alanda) tek the only game in town n.
(her hangi bir alanda) rakipsiz the only game in town n.
çıkarının hangi yönde olduğunu bilmek know on which side one's bread is buttered v.
hangi kumaştan biçildiğini göstermek show somebody what you are made of v.
rüzgarın hangi yönden eseceğini bilmek see how the wind is blowing v.
rüzgarın hangi yönden eseceğini bilmek know which way the wind is blowing v.
rüzgarın hangi yönden eseceğini bilmek see which way the wind is blowing v.
hangi tarafta/görüşte olduğunu netleştirmek make someone's position clear v.
hangi yolda ilerlediğinin farkında olmak know where (one) is going v.
hangi dünyada/gezegende yaşıyor? what planet is somebody on? v.
çıkarının hangi yönde olduğunu bilmek know on which side your bread is buttered v.
çıkarının hangi yönde olduğunu bilmek know which side your bread is buttered v.
rüzgarın hangi yönden estiğini/eseceğini bilmek know which way the wind blows v.
hangi yolda ilerlediğinin farkında olmak know where you're going v.
hangi yolda yürüdüğünü bilmek know where you're going v.
çıkarının hangi yönde olduğunu bilmek know which side of one's bread is buttered v.
çıkarının hangi yönde olduğunu bilmek know which side of (one's) bread is buttered v.
hangi tarafta/görüşte olduğunu netleştirmek make (one's) position clear v.
hangi tarafta/görüşte olduğunu netleştirmek make position clear v.
rüzgarın hangi yönden eseceğini görmek/anlamak see which way the wind blows v.
(birine) hangi kumaştan biçildiğini göstermek show (someone) what (one's) made of v.
hangi araçla olursa olsun by fair means or foul expr.
hangi akla hizmet what possessed you expr.
hangi akla hizmeten what possessed you expr.
hangi gün vardır ki akşam olmamış the longest day must have an end expr.
hangi açıdan bakılırsa bakılsın to all intents and purposes expr.
hangi cehennemde? where in the world...? expr.
hangi cehennemdeydin? where in the devil have you been? expr.
(biri) hangi gezegenden gelmiş? what planet is (someone) from? expr.
biri hangi dünyada/gezegende yaşıyor? what planet is somebody on? expr.
hangi açıdan bakılırsa bakılsın for practical purposes expr.
hangi yönden/açıdan bakarsan bak however you slice it expr.