height - Turco Inglés Diccionario

height

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

height — Definition

Significado:
yükseklik, boy
Pronunciación (IPA):
(AmE /haɪt/ – BrE /haɪt/)
Categoría gramatical:
İsim: height (heights)
Sinónimo:
altitude
Antónimos:
depth

Significados de "height" en diccionario turco inglés : 37 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
height n. yükseklik
These trees grow to a height of 25 meters.
Bu ağaçlar 25 metre yüksekliğe kadar büyümektedir.

More Sentences
height n. boy
It has advanced search options such as body type, religion, height, and more.
Vücut tipi, din, boy ve daha fazlası gibi gelişmiş arama seçeneklerine sahiptir.

More Sentences
General
height n. doruk
The mayor was killed in an ambush during the height of the insurgency.
Belediye başkanı ayaklanmanın doruğunda bir pusuda öldürüldü.

More Sentences
height n. tepe
We live close to Golan Heights.
Golan Tepeleri'ne yakın bir yerde yaşıyoruz.

More Sentences
height n. irtifa
The plane began to lose height as one of the motors malfunctioned.
Motorlardan biri arızalanınca uçak irtifa kaybetmeye başladı.

More Sentences
height n. boy
It has advanced search options such as body type, religion, height, and more.
Vücut tipi, din, boy ve daha fazlası gibi gelişmiş arama seçeneklerine sahiptir.

More Sentences
height n. yükseklik
These trees grow to a height of 25 meters.
Bu ağaçlar 25 metre yüksekliğe kadar büyümektedir.

More Sentences
height n. yüksek yer
I've always been terrified of heights.
Yüksek yerlerden hep korkmuşumdur.

More Sentences
Technical
height n. yükseklik
These trees grow to a height of 25 meters.
Bu ağaçlar 25 metre yüksekliğe kadar büyümektedir.

More Sentences
Automotive
height n. yükseklik
These trees grow to a height of 25 meters.
Bu ağaçlar 25 metre yüksekliğe kadar büyümektedir.

More Sentences
Math
height n. yükseklik
These trees grow to a height of 25 meters.
Bu ağaçlar 25 metre yüksekliğe kadar büyümektedir.

More Sentences
Meteorology
height n. yükseklik
These trees grow to a height of 25 meters.
Bu ağaçlar 25 metre yüksekliğe kadar büyümektedir.

More Sentences
Military
height n. irtifa
The plane began to lose height as one of the motors malfunctioned.
Motorlardan biri arızalanınca uçak irtifa kaybetmeye başladı.

More Sentences
General
height n. dağ
height n. yükselti
height n. en yüksek nokta
height n. yücelik
height n. zirve
height n. yüksek pozisyon
height n. yüksek nokta
height n. en yoğun etkinlik dönemi
height n. uç örnek
height n. şöhretlilik
height n. yerden çok yüksekte olma
height n. yücelim
height n. boy uzunluğu
height n. yükselme
height n. yükseliş
Technical
height n. en yüksek sınır
height n. herhangi bir şeyin en üst noktası
height n. yükselti
Computer
height n. yük
Marine Biology
height n. ağız yüksekliği
Astronomy
height n. gök cisminin açısal yüksekliği
Linguistics
height n. sesli harfi telaffuz ederken dilin damağa yaklaşma derecesi
Archaic
height n. kibir
height n. kurum

Significados de "height" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
spot height n. bir dağın zirvesi vb gibi harita üzerinde belirlenmiş bir yükseklik
the height of a man n. adam boyu
height of instruments n. alet yüksekliği
average height n. ortalama yükseklik
spot height n. yüksek nokta
mean height n. ortalama yükseklik
height of the water n. suyun yüksekliği
the height of one's career n. kariyerinin zirvesinde
a man of middle height n. orta boylu adam
middle height n. orta boy
a man of middle height n. orta boylarda adam
building height n. bina yüksekliği
height complex n. boy kompleksi
weight-for-height n. kilo-boy oranı
weight-for-height n. boya göre ağırlık
allowed building height n. gabari gabari kotu
dizzy height n. baş döndüren yükseklik
height difference n. boy farkı
height difference n. yükseklik farkı
vertical height n. dikey yükseklik
height order n. boy sırası
width-length-height n. en-boy-yükseklik
height range n. boy aralığı
human height n. insan boyu
standing height n. boy uzunluğu
height [obsolete] n. kendini beğenmişlik
height [obsolete] n. böbürlenme
height [obsolete] n. azamet
height [obsolete] n. üst rütbe
height [obsolete] n. üst tabaka
height [obsolete] n. geminin sahilin dışındaki pozisyonu
height [obsolete] n. enlem derecesi
height [obsolete] n. üst kademe
lose height v. irtifa kaybetmek
grow height v. boy pos almak
grow height v. boyu uzamak
grow height v. boy atmak
height [dialect] v. derinleştirmek
height [dialect] v. miktarını artırmak
height [dialect] v. yoğunlaştırmak
height [dialect] v. etkisini artırmak
height [dialect] v. keskinleştirmek
height [dialect] v. göz alıcı hale getirmek
height [dialect] v. parlatmak
height [dialect] v. yükseltmek
height [dialect] v. güçlendirmek
height [dialect] v. sayısını artırmak
height [dialect] v. vurgulamak
height [dialect] v. büyütmek
height [dialect] v. şiddetlendirmek
height [dialect] v. kapsamını genişletmek
height [dialect] v. daha parlak hale gelmek
medium height adj. orta boylu
medium height adj. orta yükseklikli
of medium height adj. orta boylu
height-adjusted adj. yükseklik ayarlı
in height adj. belirli bir kiloda olan
at its height adv. tepesinde
at its height adv. en yüksek mevkide/tepesinde
at its height adv. en yüksek mevkide
at its height adv. kemalde
at its height adv. son mertebesinde
from a specific height adv. belirli bir yükseklikten
on height adv. bağırarak
on height adv. yüksek sesle
Phrases
at its height expr. zirvesinde
Colloquial
at the height of his career expr. kariyerinin zirvesinde
Idioms
the height of ambition n. tutkunun doruğu
the height of ambition n. en büyük tutku
the height of n. aşırı derecede
the height of (something) n. (bir şeyin) tepesi
the height of (something) n. (bir şeyin) en yüksek noktası
the height of (something) n. (bir şeyin) tepe noktası
the height of (something) n. (bir şeyin) zirvesi
come to a height v. zirveye çıkmak
draw yourself up/rise to your full height v. dik durmak
draw (oneself) up to (one's) full height v. dik durmak
draw yourself up/rise to your full height v. dimdik durmak
draw (oneself) up to (one's) full height v. dimdik durmak
rise to (one's) full height v. dik durmak
rise to (one's) full height v. başını dik tutmak
rise to (one's) full height v. dimdik durmak
to (one's) full height adv. dik durarak
at the height of something expr. (kariyer vb.) tepesinde
at the height of something expr. (kariyer vb.) zirvesinde
at the height of expr. en üst noktasında
at the height of expr. tepesinde
at the height of expr. zirvesinde
at the height of expr. doruk noktasında
at the height of expr. doruğunda
Speaking
we're the same height n. aynı boydayız
I am medium height expr. ben orta boyluyum
I need to know your height expr. boyunun ne kadar olduğunu bilmem gerek
the height of fashion expr. çok modern/moda
we're not the same height expr. aynı boyda değiliz
how can I increase my height? expr. boyumu nasıl uzatabilirim?
I am of medium height expr. orta boyluyum
my mother is slim and of medium height expr. annem zayıf ve orta boyludur
my mother is slim and of medium height expr. annem ince ve orta boyludur
Politics
height at withers n. bel yüksekliği
height at withers n. cidago yüksekliği
Technical
height of rise of the ground water n. yeraltı su seviyesinin yükselme miktarı
relative height n. izafi yükseklik
critical slope height n. kritik şev yüksekliği
relative height of hydraulic jump n. hidrolik sıçramanın izafi yüksekliği
target height n. hedef yükseklik
storey height n. kat yüksekliği
flood height n. sel yüksekliği
crest height n. tepe yükseltisi
maximum height of dam n. maksimum baraj yüksekliği
height of hydraulic jump n. hidrolik camp yüksekliği
wave height coefficient n. dalga yüksekliği katsayısı
suction height n. emme yüksekliği
height of rise of the ground water n. yeraltı su düzeyinin yükselme niceliği
height differences in the model n. modeldeki yükseklik farkları
roughness height n. pürüzlülük yüksekliği
opening height n. açıklık yüksekliği
room height n. mahal yüksekliği
image height n. resim yüksekliği
height adjuster n. yükseklik ayarlayıcısı
height of drop n. düşü yüksekliği
ducting height n. oluk yüksekliği
column height n. kolon yüksekliği
cylinder liner height n. silindir gömleği faturası
height of drop n. düşme yüksekliği
reduced height n. azaltılmış yükseklik
chassis height n. şasi yüksekliği
height of capillary n. kapiler yükseklik
height of capillary rise n. kap iler yükseklik
adjustment of height n. yükseklik ayarı
height of fill n. imla yüksekliği
height of nap n. nap yüksekliği
height control knob n. yükseklik ayarı düğmesi
picture height n. resim yüksekliği
height of hydraulic jump n. hidrolik sıçrama yüksekliği
barometer height n. barometre yüksekliği
overall height n. tüm yükseklik
crest height n. kret yüksekliği
useful height n. faydalı yükseklik
equivalent height n. eşdeğer yükseklik
opening height n. boşluk yüksekliği
capillary height n. kılcal yükseklik
capillary height n. kapiler yükseklik
clearance height n. gabari
basket height extension n. sepet yükseklik uzaması
effective antenna height n. etkin anten yüksekliği
height of the slope n. yamaç yüksekliği
liner height n. gömlek faturası
overall height n. tam yükseklik
height of instrument n. aygıt yüksekliği