ilan ilan - Turco Inglés Diccionario

ilan ilan

Significados de "ilan ilan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tezahüratla ilan etme acclamation n.
ilan notice n.
ilan announcement n.
ilan tahtası board n.
ilan etmek announce v.
ilan etmek declare v.
General
ilan tahtası notice board n.
ilan bulletin n.
ilan panosu billboard n.
ilan annunciation n.
ilan divulgence n.
ilan show card n.
ilan advert n.
ilan declaration n.
matem çanı ile ilan veya davet etme knelling n.
ilan insertion n.
ilan publicity n.
ilan proclamation n.
ilan eden kimse announcer n.
ilan etme announcement n.
ilan tahtası bulletin board n.
ilan ad n.
ilan eden enunciator n.
ilan tahtası board n.
ilan panosu hoarding n.
ilan insert n.
ilan panosu advertisement hoarding n.
ilan avow n.
ilan etme publicity n.
ilan etme promulgation n.
bağırarak ilan etme acclaiming n.
ilan eden kimse promulgator n.
ilan tahtası boarding n.
ilan edilmiş tarife veya fiyatlarda yapılan indirim discount n.
ilan promulgation n.
ilan publication n.
ilan enunciation n.
aziz ilan etme beatification n.
ilan advertising n.
ilan proclaim n.
ilan advertisement n.
ilan etme advertising n.
ilan announcement n.
ilan tahtası hoarding n.
küçük ilan small advertisement n.
ilan sayfaları advertising pages n.
ilan etme indiction n.
posta ile gönderilen ilan mailer n.
ilan tahtası noticeboard n.
ilan tahtası billboard n.
ilan bill n.
savaş ilan etme declaring war n.
ilan etme declaration n.
resmen ilan etme promulgation n.
ilan-ı aşk declaration of love n.
ilan levhası sandwich board n.
ilan etme publication n.
ilan tahtası show board n.
ilan tahtası showboard n.
ilan eden proclaimer n.
adını ve suçunu basında ilan ederek utandırma name and shame n.
ilan edilmemiş bir savaş an undeclared war n.
yasa dışı ilan etme banning n.
ilan eden announcer n.
ilan eden crier n.
ilan eden declarer n.
birbirini seven iki kişinin evlendiklerini ilan etmek için, aile ve sevdikleriyle birlikte, dış ortamda yaptıkları, genellikle yasal olmayan, evlilik töreni handfasting n.
tanıtım amacıyla gönderilmiş küçük ilan stuffer n.
tanıtım amacıyla gönderilmiş küçük ilan handout n.
çerçeveli sade ilan tombstone advertisement n.
kendini uzman ilan etmiş kimse self-proclaimed expert n.
ilan eden kişi advertiser n.
ilan veren kişi advertiser n.
ilan tahtası tackboard n.
kötü ilan etme ban n.
ilan panosu call-board n.
ilan panosu bulletin board n.
ilan panosu notice board n.
ilan panosu callboard n.
ilan etme advertisement n.
ilan advertizement n.
ilan veren kişi advertizer n.
ilan advertizing n.
ilan etme advertizing n.
günahların bağışlandığının ilan edilmesi absolution n.
düzenlemek (ilan, bildiri gibi) redaction n.
ilan sahibi advertiser n.
ilan panosu anchor bed n.
ilan enouncement n.
ilan tahtası sistemi bbs (bulletin board system) n.
ilan edilen şey giving out n.
(bir şeyin kullanıma hazır halde olduğunu ilan eden) açılış seremonisi christening n.
çiftin yasal olarak evlenmeksizin bağlılıklarını ilan ettikleri tören commitment ceremony n.
bazı yeni ingiltere koloni ve eyaletlerinde devlet adamlarının ibadet ve oruç tatili ilan ettiği gün fast day n.
iskoçya'da yazın ibadet ve oruç için devlet adamlarınca ilan edilen yasal tatil fast day n.
halka ilan etme outsetting n.
önceden ilan etmek prenunciation [obsolete] n.
ilan eden kimse publicizer n.
ilan cry [obsolete] n.
kendini söz sahibi ilan eden topluluk society n.
tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu) gavel n.
şövalye ilan edilen knight n.
resmen ilan etme pronouncement n.
kamuya ilan etme promulgation n.
ilan eden kimse pronouncer n.
kanunsuz ilan etme proscript n.
ilan etmek blow the whistle on v.
ilan etmek name v.
ilan etmek enunciate v.
ilan etmek blazon out v.
ilan etmek (göze çarpan bir şekilde) blazon v.
ilan etmek (toplantı/seçim/grev vb'nin yapılacağını) call v.
af ilan etmek proclaim amnesty v.
ilan etmek promulgate v.
ilan etmek publicize v.
bir şeyi ilan etmek make something public v.
ilan etmek preconize v.
ilan etmek publish v.
ilan etmek herald v.
ilan etmek parade v.
ilan etmek blazon abroad v.
ilan yapıştırmak post v.
bağırarak bir şeyi ilan etmek acclaim v.
ilan etmek profess v.
ilan etmek post v.
ilan etmek advertise v.
ilan etmek pronounce v.
herkese ilan etmek blare v.
yasadışı ilan etmek outlaw v.
ilan etmek noisearound v.
suçluyu ilan etmek declare guilty v.
resmen ilan etmek promulgate v.
ilan aracılığıyla eleman aramak advertise for someone v.
tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu) gavel v.
ilan etmek tell the world v.
ilan etmek give out v.
ilan etmek noise abroad v.
iflas ilan etmek declare bankruptcy v.
resmen ilan etmek declare formally v.
ilan etmek announce v.
ilan etmek trumpet v.
ilan etmek trumpet forth v.
ilan etmek make a declaration v.
alkışlarla ilan etmek acclaim v.
boru çalarak ilan etmek trumpet v.
ilan etmek annunciate v.
kanun kaçağı ilan etmek proscribe v.
yapıştırmak (ilan) post v.
ilan etmek make known v.
ilan etmek clarion v.