publicity - Turco Inglés Diccionario

publicity

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

publicity — Definition

Significado:
tanıtım, kamuoyu ilgisi
Pronunciación (IPA):
(AmE /pʌbˈlɪsɪti/ – BrE /pʌbˈlɪsɪti/)
Categoría gramatical:
İsim: publicity (uncountable)
Sinónimo:
exposure
Antónimos:
secrecy

Significados de "publicity" en diccionario turco inglés : 23 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
publicity n. tanıtım
We hired a marketing company for the publicity of our new product.
Yeni ürünümüzün tanıtımı için bir pazarlama şirketi tuttuk.

More Sentences
General
publicity n. aleniyet
We must highlight the need for publicity and openness in the Council, as stipulated in paragraph 26 of the report.
Raporun 26. paragrafında belirtildiği üzere Konseyde aleniyet ve açıklık ihtiyacının altını çizmeliyiz.

More Sentences
publicity n. propaganda
I heard Tom hates publicity.
Tom'un propagandadan nefret ettiğini duydum.

More Sentences
publicity n. reklam
A new report on the evaluation of aspartame would lead simply to negative publicity.
Aspartamın değerlendirilmesine ilişkin yeni bir rapor sadece olumsuz reklamlara yol açacaktır.

More Sentences
Trade/Economic
publicity n. reklam
A new report on the evaluation of aspartame would lead simply to negative publicity.
Aspartamın değerlendirilmesine ilişkin yeni bir rapor sadece olumsuz reklamlara yol açacaktır.

More Sentences
publicity n. şöhret
I heard Tom hates publicity.
Tom'un şöhretten nefret ettiğini duydum.

More Sentences
publicity n. tanıtım
We hired a marketing company for the publicity of our new product.
Yeni ürünümüzün tanıtımı için bir pazarlama şirketi tuttuk.

More Sentences
publicity n. ün
The president gained publicity by inviting journalists to extravagant parties.
Başkan, gazetecileri şaşaalı partilere davet ederek kamuoyunda ün kazanmıştır.

More Sentences
Law
publicity n. aleniyet
We must highlight the need for publicity and openness in the Council, as stipulated in paragraph 26 of the report.
Raporun 26. paragrafında belirtildiği üzere Konseyde aleniyet ve açıklık ihtiyacının altını çizmeliyiz.

More Sentences
publicity n. aleniyet
We must highlight the need for publicity and openness in the Council, as stipulated in paragraph 26 of the report.
Raporun 26. paragrafında belirtildiği üzere Konseyde aleniyet ve açıklık ihtiyacının altını çizmeliyiz.

More Sentences
General
publicity n. umuma açık olma
publicity n. alenilik
publicity n. ilan etme
publicity n. ilan
publicity n. tanıtma
publicity n. ilancılık
publicity N. kamuoyu ilgisi
Trade/Economic
publicity n. açıklık
publicity n. duyurum
publicity n. saydamlık
publicity n. tanınma
publicity n. tutundurma
Politics
publicity n. kamusallık

Significados de "publicity" con otros términos en diccionario inglés turco: 63 resultado(s)

Inglés Turco
General
publicity agent n. tanıtımcı
publicity campaign n. tanıtım kampanyası
publicity man n. reklamcı
publicity stunt n. reklam kampanyası
publicity agent n. reklamcı
publicity methods n. reklam yöntemleri
government publicity n. halkın yönetime etkisi
publicity campaign n. reklam kampanyası
publicity meeting n. tanıtım toplantısı
adverse publicity n. olumsuz tanıtım
adverse publicity n. kötü tanıtım
adverse publicity n. olumsuz reklam
publicity stunt n. tanıtım/reklam çalışması
publicity pamphlet n. seçim broşürü
publicity pamphlet n. seçim ile ilgili tanıtım kitapçığı
give something publicity v. açıklamak
give wide publicity to v. geniş yer ayırmak
give wide publicity to v. geniş yer vermek
get publicity v. tanıtım almak
publicity-seeking adj. toplumsal ilgiye yönelik
publicity-seeking adj. dikkat çekmeye çalışan
publicity-seeking adj. ünlü olmaya çalışan
publicity-seeking adj. tanınırlık peşinde olan
publicity-seeking adj. dikkat delisi
in the glare of publicity adv. herkesin gözü önünde
Phrases
there’s no such thing as bad publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
there’s no such thing as bad publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
bad publicity is good publicity expr. kötü de olsa reklam reklamdır
no publicity is bad publicity expr. kötü reklam olmayan reklamdır
no publicity is bad publicity expr. kötü de olsa reklam reklamdır
bad publicity is good publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
no publicity is bad publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
no publicity is bad publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
bad publicity is good publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
Colloquial
publicity hound n. sürekli halkın dikkatini üzerine çekmeye çalışan kişi
publicity hound n. medyatik olmaya çalışan kimse
publicity hound n. reklam meraklısı kimse
Idioms
i̇n a blaze of publicity expr. geniş bir yankıyla (basının ilgisiyle)
there is no such thing as bad publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
there is no such thing as bad publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
Speaking
any publicity is good publicity expr. reklamın iyisi kötüsü olmaz
all publicity is good publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
any publicity is good publicity expr. reklamın kötüsü olmaz
Trade/Economic
publicity right n. reklam hakkı
publicity manager n. reklam müdürü
publicity man n. reklamcı
publicity agent n. reklamcı
publicity campaign n. reklam kampanyası
principle of publicity n. alenilik ilkesi
Law
package and publicity designs n. paketleme ve tanıtım tasarımları
principle of publicity n. alenilik ilkesi
publicity of trial n. duruşmanın aleniyeti
principle of publicity n. açıklık ilkesi
publicity of the proceedings n. yargılamanın açıklığı
publicity of the proceedings n. muhakemenin aleniyeti
right of publicity n. aleniyet hakkı
Politics
government publicity n. hükümet tanıtımı
Institutes
malatya apricot research-development and publicity foundation n. malatya kayısı araştırma-geliştirme ve tanıtma vakfı
Media
publicity agent n. tanıtım ajansı
Advertising
publicity poster n. reklam afişi
Education
public relations and publicity department n. halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü
department of public relations and publicity n. halkla ilişkiler ve tanıtım bölümü
Cinema
publicity still n. (bir filmin çekimi sırasında tanıtım amaçlı çekilen) fotoğraf