ilerisinde - Turco Inglés Diccionario

ilerisinde

Significados de "ilerisinde" en diccionario inglés turco : 4 resultado(s)

Turco Inglés
General
ilerisinde ahead adv.
A Clockwork Orange was way ahead of its time.
Otomatik Portakal filmi zamanının çok ilerisindeydi.

More Sentences
ilerisinde ahead of prep.
I'm well ahead of schedule.
Programın çok ilerisindeyim.

More Sentences
ilerisinde up from adv.
ilerisinde before prep.

Significados de "ilerisinde" con otros términos en diccionario inglés turco: 66 resultado(s)

Turco Inglés
General
zamanın ilerisinde kalmak be ahead one's time v.
teknolojinin bir adım ilerisinde olmak be one step ahead of technology v.
döneminin ilerisinde olan forward adj.
yaşıtlarının ilerisinde precocious adj.
Phrasals
ilerisinde olmak be ahead of v.
ilerisinde olmak be ahead v.
Phrases
(birinin/bir şeyin) ilerisinde ahead (of someone or something) prep.
bir şeyin ilerisinde ahead of something prep.
planlarının, programının, takviminin ilerisinde/önünde ahead of something prep.
bir şeyin ilerisinde ahead of something prep.
(birinin/bir şeyin) ilerisinde ahead (of someone or something) prep.
planlarının, programının, takviminin ilerisinde/önünde ahead of something prep.
Colloquial
(bir şeyin) ilerisinde olmak be past (something) v.
ilerisinde olmak be past v.
(bir şeyin) ilerisinde beyond (something) adj.
Idioms
çoğunluğun ilerisinde olmak be ahead of the pack v.
fersah fersah ilerisinde olmak be light years away from something v.
çağının/zamanının ilerisinde düşünmek think ahead of one's time v.
çağının/zamanının ilerisinde olmak be ahead of one's time v.
döneminin ilerisinde olmak be in advance of (someone or something's) time v.
çağının ilerisinde olmak be in advance of (someone or something's) time v.
zamanının ilerisinde olmak be in advance of (someone or something's) time v.
döneminin ilerisinde olmak be in advance of your time v.
zamanının ilerisinde olmak be ahead of of your time v.
döneminin ilerisinde olmak be ahead of of your time v.
zamanının ilerisinde olmak be before of your time v.
çağının ilerisinde olmak be ahead of of your time v.
zamanının ilerisinde olmak be in advance of your time v.
döneminin ilerisinde olmak be in advance of (someone or something's) time v.
zamanının ilerisinde olmak be in advance of (someone or something's) time v.
çağının ilerisinde olmak be in advance of (someone or something's) time v.
çağının ilerisinde olmak be in advance of your time v.
döneminin ilerisinde olmak be before of your time v.
çağının ilerisinde olmak be before of your time v.
çağının ilerisinde olmak be in advance of (someone or something's) time v.
zamanının ilerisinde olmak be in advance of (someone or something's) time v.
çağının/zamanının ilerisinde olmak be before your time v.
çağının/zamanının ilerisinde olmak be ahead of your time v.
çağının/zamanının ilerisinde olmak be in advance of your time v.
takvimin/programın ilerisinde olmak be ahead of the game v.
(birinin/bir şeyin) çağının/zamanının ilerisinde olmak be ahead of (someone's or something's) time v.
zamanının ilerisinde olmak be in advance of (someone's or something's) time v.
döneminin ilerisinde olmak be in advance of (someone's or something's) time v.
çağının ilerisinde olmak be in advance of (someone's or something's) time v.
fersah fersah ilerisinde olmak be light years away from v.
(birinin/bir şeyin) hep bir adım ilerisinde olmak be one jump ahead (of somebody/something) v.
(birinin/bir şeyin) hep bir adım ilerisinde olmak stay one jump ahead (of somebody/something) v.
(birinin/bir şeyin) hep bir adım ilerisinde olmak be one jump ahead (of somebody/something) v.
(birinin/bir şeyin) hep bir adım ilerisinde olmak stay one jump ahead (of somebody/something) v.
(birinin/bir şeyin sürekli) bir adım ilerisinde/önünde olmak keep one step ahead (of someone or something) v.
(birinin/bir şeyin) çağının/zamanının ilerisinde ahead of (someone's or something's) time prep.
(birinin/bir şeyin) çağının/zamanının ilerisinde ahead of (someone's or something's) time prep.
çağının/zamanının ilerisinde ahead of one's time expr.
çağının/zamanının ilerisinde ahead of your time expr.
çağının/zamanının ilerisinde before one's time expr.
çağının/zamanının ilerisinde ahead one's your time expr.
(birinin/bir şeyin) bir adım ilerisinde a step ahead (of somebody/something) expr.
(birinin/bir şeyin) bir adım ilerisinde one step ahead (of somebody/something) expr.
çağının/zamanının ilerisinde ahead of your (or its) time expr.
çağının/zamanının ilerisinde ahead of your (or its) time expr.
Sport
top atıldığında kural dışı bir şekilde hücum çizgisinin ilerisinde olarak off-side adj.
kural dışı bir şekilde topun ilerisinde olan offsides adj.
kural dışı bir şekilde alanın ilerisinde olan offsides adj.
kural dışı bir şekilde çizginin ilerisinde olan offsides adj.
top atıldığında kural dışı bir şekilde hücum çizgisinin ilerisinde olarak off side adv.
Football
top atıldığında kural dışı bir şekilde hücum çizgisinin ilerisinde olarak offside adv.