impacting - Turco Inglés Diccionario

impacting

impacting — Definition

Significado:
etki
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈɪmpækt/ – BrE /ˈɪmpækt/)
Categoría gramatical:
İsim; Fiil: impact (impacts – impacted – impacting)
Sinónimo:
effect
Antónimos:
insignificance

Significados de "impacting" en diccionario turco inglés : 51 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
impact n. darbe
The dual back cover protects the back surface against impact.
Çift arka kapak, arka yüzeyi darbelere karşı korur.

More Sentences
impact n. etki
Pollution has a direct impact on climate change.
Kirliliğin iklim değişikliği üzerinde doğrudan etkisi vardır.

More Sentences
impact n. çarpma
No reactor could withstand the impact of a Boeing 747.
Hiçbir reaktör bir Boeing 747'nin çarpmasına dayanamaz.

More Sentences
General
impact n. çarpışma
Brace yourselves for impact.
Çarpışma için kendinizi hazırlayın.

More Sentences
impact n. etkililik
The user’s proximity to your web server has an impact on response times.
Kullanıcının web sunucunuza yakınlığı yanıt süreleri üzerinde etkilidir.

More Sentences
impact n. şiddet
The force of the impact knocked the door down.
Çarpmanın şiddetiyle kapı yerinden çıktı.

More Sentences
impact v. etki
Sleep impacts every area of our lives.
Uyku hayatımızın her alanını etkiler.

More Sentences
impact v. etkilemek
The new policy will impact their profit.
Yeni politika onların kârını etkileyecektir.

More Sentences
impact v. etkili olmak
It is not clear to what extent heavy goods vehicles have an impact on road accidents.
Ağır yük taşıtlarının trafik kazaları üzerinde ne ölçüde etkili olduğu net değildir.

More Sentences
Politics
impact n. etki
Pollution has a direct impact on climate change.
Kirliliğin iklim değişikliği üzerinde doğrudan etkisi vardır.

More Sentences
Technical
impact n. çarpma
No reactor could withstand the impact of a Boeing 747.
Hiçbir reaktör bir Boeing 747'nin çarpmasına dayanamaz.

More Sentences
impact n. darbe
The dual back cover protects the back surface against impact.
Çift arka kapak, arka yüzeyi darbelere karşı korur.

More Sentences
Computer
impact n. etkililik
The user’s proximity to your web server has an impact on response times.
Kullanıcının web sunucunuza yakınlığı yanıt süreleri üzerinde etkilidir.

More Sentences
impact n. etki
Pollution has a direct impact on climate change.
Kirliliğin iklim değişikliği üzerinde doğrudan etkisi vardır.

More Sentences
Informatics
impact n. etki
Pollution has a direct impact on climate change.
Kirliliğin iklim değişikliği üzerinde doğrudan etkisi vardır.

More Sentences
Construction
impact n. darbe
The dual back cover protects the back surface against impact.
Çift arka kapak, arka yüzeyi darbelere karşı korur.

More Sentences
Automotive
impact n. darbe
The dual back cover protects the back surface against impact.
Çift arka kapak, arka yüzeyi darbelere karşı korur.

More Sentences
Linguistics
impact n. etki
Pollution has a direct impact on climate change.
Kirliliğin iklim değişikliği üzerinde doğrudan etkisi vardır.

More Sentences
General
impact n. vuruşma
impact n. vuruş
impact n. vurma
impact n. tesir
impact n. yeni bir fikir, kavram, teknoloji veya ideolojinin gücü
impact n. (ışık) üzerine düşme
impact n. (ışık) vurma
impact v. sıkıştırmak
impact v. pekiştirmek
impact v. paketleyerek veya sıkıştırarak sıkıca sabitlemek
impact v. birbirine bastırmak
impact v. sıkı bir kütle haline getirmek
impact v. bastırıp sıkıştırmak
impact v. doldurmak
impact v. tıkamak
impact v. yığmak
impact v. güçlü şekilde itmek
impact v. üzerinde olumsuz etkiye sahip olmak
impact v. şiddetle çarpmak
impact v. temas etmek
impact v. olumsuz etkiye sahip olmak
impact v. … ile çarpışmak
impact adj. çarpmalı
Trade/Economic
impact n. tesir
Law
impact n. tesir
Technical
impact n. vuru
impact n. darbe şiddeti düzeyi
Computer
impact n. vuruş
Informatics
impact n. vuruş
Mechanic
impact n. şok
Medical
impact n. impakt
Chemistry
impact n. vurma
Geography
impact n. teksas eyaletinde şehir

Significados de "impacting" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
impact phase n. vukubulma aşaması
environmental impact analysis n. çevresel etki analizi
impact area n. etki alanı
non impact printer n. vuruşsuz yazıcı
social impact n. sosyal etki
environmental impact changes n. çevresel etki değişimleri
impact moling n. darbeli yatay kazı
impact pressure n. darbe basıncı
political impact n. siyasi etki
political impact n. politik etki
impact resistance n. darbe mukavemeti
strategic impact n. stratejik etki
positive impact n. olumlu etki
deep impact n. derin darbe
sudden impact n. ani darbe
material impact n. önemli etki
droplet impact n. damlacık etkisi/çarpması
adverse impact n. olumsuz etki
long-range impact n. uzun vadeli etki
impact of changes n. değişikliklerin etkisi
overall impact n. genel etki
widespread impact n. yaygın etki
human impact n. insan etkisi
most powerful impact n. en güçlü etki
impact adhesive n. kaplamalı iki yüzeyi birbirine yapıştıran tutkal
side-impact protection n. araç yan darbe koruyucusu
cultural impact n. kültürel etki
make a lasting impact v. kalıcı etki bırakmak
have an impact v. etki etmek
have an impact v. etkide bulunmak
be exposed to impact v. darbeye maruz kalmak
have an impact on v. etkilemek
have an impact upon v. etkilemek
have an impact on v. etki etmek
have an impact upon v. etki etmek
have an impact upon v. etkisi olmak
have an impact on v. üzerinde etkisi olmak
have an impact on v. etkisi olmak
have an impact upon v. üzerinde etkisi olmak
make tremendous impact v. büyük yankı bulmak
make tremendous impact v. büyük ses getirmek
have negative impact on the markets v. piyasalara olumsuz yansımak
have an impact on v. -e etkisi olmak
feel the impact v. etkiyi hissetmek
have an impact upon v. üzerinde etkili olmak
have an impact on v. üzerinde etkili olmak
impact resistant adj. darbeye dayanıklı
Phrasals
impact on v. üzerinde etkisi olmak
impact on (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerinde etkisi olmak
impact on v. -i etkilemek
impact on (someone or something) v. (birini/bir şeyi) etkilemek
impact upon (someone or something) v. (birini/bir şeyi) etkilemek
impact upon (someone or something) v. (biri/bir şey) üzerinde etkisi olmak
Colloquial
impact-related adj. çarpma etkisiyle alakalı
high-impact adj. yüksek etkili
high-impact adj. büyük etkili
Idioms
have an impact on someone or something v. biri/bir şey üzerinde etkisi olmak
have an impact on someone or something v. birine/bir şeye etkisi olmak
have an impact on someone or something v. birini/bir şeyi etkilemek
have an impact on someone or something v. biri/bir şey üzerinde etkili olmak
have an impact on someone or something v. birine/bir şeye etki etmek
upon impact adv. çarptığı zaman
upon impact adv. çarpma anında
upon impact adv. çarpınca
upon impact expr. çarpışmanın etkisiyle/sonucu
Trade/Economic
impact oriented data n. etki odaklı veri
customs regime with economic impact n. ekonomik etkili gümrük rejimi
impact lag n. gecikmeli etki
impact analysis n. etki analizi
environmental impact study n. çevre etkisini araştırma çalışması
environmental impact assessment n. çevresel etki değerlendirmesi
price impact n. fiyat etkisi
sector impact analysis n. sektör etki analizi
sector impact analysis n. sektörel etki analizi
life cycle impact assessment n. hayat boyu etki değerlendirmesi
organizational impact n. örgütsel etki
business impact analysis n. iş etki analizi
disparate impact n. farklı gruplara eşit şekilde davranıldığı görüntüsü veren tarafsız uygulamaların, gerçekte bir grubu diğerine karşı kayıran veya diğer gruba nazaran mağdur eden etkiler doğurması ve bu olumsuz etkilerin işletme gerekleri ile açıklanamaması
disparate impact n. farklı etki
currency impact n. kur etkisi
Politics
environmental impact assessment practices n. çevresel etki değerlendirmesi uygulamaları
potential impact n. olası etki
transboundary environmental impact n. sınıraşan çevresel etki değerlendirmesi
expected impact n. beklenen etki
environmental impact assessment n. çevresel etki değerlendirmesi
probability-impact matrix n. olasılık-etki tablosu
conference on the world financial and economic crisis and its impact on development n. dünya finansal ve ekonomik krizi ve kalkınma üzerindeki etkileri kongresi
macroeconomic impact n. makroekonomik etki
poverty and social Impact analysis (psIa) yoksulluk ve sosyal etki analizi
Institutes
environmental impact assessment n. çevre etki değerlendirmesi
regulatory impact assessment n. düzenleyici etki analizi
directorate general of environmental impact assessment, permit and inspection n. çevresel etki değerlendirmesi izin ve denetim genel müdürlüğü
Insurance
impact damage n. duran bir cisme hareket eden bir cismin yaptığı hasar
impact area n. yardım finansmanına uygun bölge
Technical
impact ionization n. çarpışma iyonizasyonu
impact load n. çarpma yükü
impact sound insulation n. darbe sesi yalıtımı
impact loss n. darbe kaybı
elastic impact n. elastik darbe
impact factor n. darbe çarpanı
impact drift n. darbeli çektirme
pressure impact n. basınç darbesi
impact factor n. darbe etkeni
impact factor n. darbe faktörü
impact stilling basin n. çarpmalı enerji kırıcı havuz
impact pressure n. çarpma basıncı
impact effect n. darbe tesiri
impact screwdriver n. darbeli tornavida
impact filter n. darbeli filtre
environmental impact n. çevreye saygı
impact drill n. darbeli delici
impact member n. darbe elemanı
impact live load n. hareketli yük çarpma tesiri
impact tube n. darbe tüpü
centre of impact n. orta vuruş noktası
impact absorber n. darbe emici
impact breaker n. vurulu kırıcı
impact pressure n. vuru basıncı
impact formula n. çarpma formülü
center of impact n. mak orta vuruş merkezi
impact drill n. vurulu delici
impact effect n. vuru etkisi
impact breaker n. darbeli kırıcı
impact basin n. çarpmalı dinlendirme havuzu
horizontal impact test n. yatay çarpma deneyi
unnotched impact test n. çentiksiz vurma deneyi
impact screen n. darbeli elek
impact screen n. çarpmalı elek
impact crusher n. çarpmalı konkasör
impact crusher n. çarpmalı kırıcı
impact behaviour n. darbe davranışı
impact test n. darbeye dayanırlık deneyi
impact test n. düşme vuruşu deneyi
impact test n. çarpma deneyi
impact resistance n. çarpma dayanıklılığı
impact test n. darbe testi
impact behaviour n. çarpma davranışı
impact resistance n. çarpma dayanımı
elastic impact n. esnek vurma
notched bar impact test n. çentikli çubuk çarpma deneyi
impact compactor n. vuruşlu kompaktör
impact fracture n. vuruş kırılması
impact sound n. vuruş sesi
impact drill n. vurgulu delici
impact test specimen n. darbe testi örneği
impact test specimen n. çarpma deneyi örneği
impact rupture n. darbe kırılması
impact strength n. çarpmaya dayanırlık
impact effect n. çarpma etkisi
impact ductility n. vuruşa dayanırlık