joy! - Turco Inglés Diccionario

joy!

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "joy!" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
joy n. keyif
joy n. neşe
joy n. sevinç
General
joy n. mutluluk kaynağı
joy n. başarı
joy n. keyif
joy felt by parents n. mürüvvet
joy n. çok sevinme
joy n. eğlence
tears of joy n. sevinç gözyaşları
traveller's joy n. şarmaşık
joy n. mutluluk
joy n. memnuniyet
joy n. neşe kaynağı
travellers joy n. şarmaşık
joy n. sevinç
someone's pride and joy n. birinin medarı iftiharı
joy n. haz
joy n. neşe
morning joy n. sabah keyfi
bittersweet joy n. buruk sevinç
kill-joy n. neşe bozan kimse
joy n. zevk
pride and joy n. gurur tablosu
joy of life n. hayat neşesi
joy of living n. yaşam sevinci
screams of joy n. sevinç çığlıkları
joy ride n. araba ile gezme
the joy of living n. yaşama sevinci
joy of living n. yaşama sevinci
joy of life n. yaşam sevinci
joy of life n. yaşama sevinci
morning joy n. sabah neşesi
joy ride n. sonuçlarını gözetmeksizin sadece keyif için yapılan şey
joy n. bir kadın ismi
joy ride n. zevk için araba sürme
tears of joy n. mutluluk gözyaşları
have one's eyes shine with joy v. gözlerinin içi gülmek
jump for joy v. çok sevinmek
be beside oneself with joy v. külahını havaya atmak
leap for joy v. sevinçten havalara uçmak
jump for joy v. göbek atmak
give a lot of joy and health v. cana can katmak
be wild with joy v. göbek atmak
jump for joy v. zil takıp oynamak
jump for joy v. zevkten dört köşe olmak
jump for joy v. zilsiz oynamak
feel great joy v. aşırı sevinmek
jump for joy v. aşırı sevinmek
jump for joy v. sevinçten havalara uçmak
be filled with joy v. sevinç dolu olmak
be full of joy v. sevinçle dolmak
be full of joy v. sevinç dolu olmak
be filled with joy v. sevinçle dolmak
be a source of joy v. neşe kaynağı olmak
be the pride and joy of one's family v. ailesinin gurur kaynağı olmak
be the family's pride and joy v. ailesinin gurur kaynağı olmak
cry out of joy v. sevinçten çığlık atmak
bring joy v. neşe vermek
bring joy v. neşe katmak
bring joy v. neşe getirmek
cry with joy v. sevinçten ağlamak
joy v. tadını çıkarmak
joy [obsolete] v. neşelendirmek
joy [obsolete] v. memnun etmek
joy [obsolete] v. sevindirmek
joy v. keyiflenmek
joy v. zevk almak
joy v. çok zevk almak
joy v. sevinmek
joy v. zevkle dolmak
joy v. mutluluktan kendinden geçmek
transported with joy adj. coşkulu
Phrases
ode to joy n. neşeye/neşelenmeye övgü
for the joy of it expr. keyif için
for the joy of it expr. keyfine
Proverb
a thing of beauty and a joy forever hoş ve güzel şeyler sonsuza dek yaşar
a thing of beauty is a joy forever hoş ve güzel şeyler sonsuza dek yaşar
a cheerful wife is the joy of life neşeli bir eş hayatın mutluluğudur
Colloquial
pride and joy n. gurur kaynağı
joy of missing out n. bir şeyleri kaçırma neşesi
joy ride n. bir yere götürüp öldürme
joy ride n. uyuşturucuya bağlı yoğun mutluluk/coşku
joy ride n. içkili parti/eğlence
joy ride n. yolcunun sağ dönmediği bir seyahat
joy ride n. çilingir sofrası
joy ride n. içki alemi
joy ride n. kuvvetli/yoğun bir uyuşturucu kafası
no joy n. hiç zevk (almama)
no joy n. hiç tat (almama)
no joy n. hiç memnun (olmama)
no joy n. hiç keyif (almama)
no joy n. hiç haz (almama)
wish (one) joy v. (birini) kutlayıp mutluluk dilemek
wish (one) joy v. (birine) mutluluklar dilemek
wish someone joy v. birine iyi dileklerde bulunmak
wish (one) joy v. (birini) tebrik edip mutluluk dilemek
wish (one) joy v. (birini) tebrik etmek
wish someone joy v. birine iyi dileklerini iletmek
for the joy of it expr. şaka olsun diye
no joy expr. şansım yok
no joy expr. henüz bir bilgi yok
no joy expr. zevk almama
no joy expr. bir şey şansı yok
no joy expr. görünürde düşman uçağı yok (askeri havacılık)
no joy expr. görünürde bir uçak yok (askeri havacılık)
joy of missing out expr. yalnız geçirilen zamandan alınan haz/zevk
no joy expr. şu ana kadar başaramadım
joy of missing out expr. yalnız geçirilen zamanın keyfi
no joy expr. şans yok
jomo (joy of missing out) expr. yalnız geçirilen zamanın keyfi
jomo (joy of missing out) expr. yalnız geçirilen zamandan alınan haz/zevk
no joy expr. hoşlanmama
no joy (from somebody) expr. başarısız
no joy (from somebody) expr. (birinden) istediğini alma/elde etme şansı olmama
no joy (from somebody) expr. (birinden) istediğini almakta/elde etmekte başarısız olma
no joy expr. hiç şansı (olmama)
no joy (from somebody) expr. olmadı
no joy expr. şu ana kadar başarısız
no joy expr. şanssız
no joy expr. şansı yok
Idioms
bundle of joy n. bebek
a joy to behold n. büyük haz yaratan şey
a joy to behold n. çok keyif veren şey
a joy to behold n. neşe/mutluluk kaynağı
a joy to behold n. büyük sevinç yaratan şey
a joy to behold n. görenlere neşe/keyif verme
a joy to behold n. bakmaya/seyretmeye doyum olmaz bir görüntü
a joy to behold n. keyif/kıvanç/mutluluk kaynağı
a joy to behold n. gözleri şenlendirme/keyiflendirme
a joy to behold n. sevinç/neşe kaynağı
joy of missing out n. kendiyle baş başa kalmanın keyfi
joy of missing out n. kendi kendine kalmanın keyfi
joy of missing out n. yalnızlığın/tek başınalığın keyfi
joy of missing out n. kendi kendine vakit geçirmenin keyfi
joy of missing out n. tek başına geçirilen zamandan alınan keyif
a bundle of joy n. evin neşesi (yeni doğmuş bebek)
a bundle of joy n. bebek
a bundle of joy n. yeni doğmuş bebek
bundle of joy n. yeni doğmuş bebek
bundle of joy n. evin neşesi (yeni doğmuş bebek)
your pride and joy n. medarı iftiharı
your pride and joy n. gurur kaynağı
your pride and joy n. kıymetlisi
your pride and joy n. mutluluk kaynağı
burst with joy v. sevinçten kabına sığamamak
weep for joy v. sevinçten ağlamak
weep for joy v. sevinç gözyaşları dökmek
weep for joy v. mutluluktan ağlamak
weep for joy v. mutluluk gözyaşları dökmek