kroket - Turco Inglés Diccionario

kroket

Significados de "kroket" en diccionario inglés turco : 5 resultado(s)

Turco Inglés
General
kroket croquet n.
My grandparents enjoy playing croquet.
Büyükannem ve büyükbabam kroket oynamayı sever.

More Sentences
Gastronomy
kroket croquettes n.
You know what I love about these very green croquettes?
Bu yemyeşil kroketlerin nesini seviyorum biliyor musun?

More Sentences
kroket croquet n.
My grandparents enjoy playing croquet.
Büyükannem ve büyükbabam kroket oynamayı sever.

More Sentences
Medical
kroket crooket n.
Gastronomy
kroket croquette n.

Significados de "kroket" con otros términos en diccionario inglés turco: 36 resultado(s)

Turco Inglés
General
balık kroket ve patates kızartması satılan dükkan fish-and-chip shop [uk] n.
(topu) kroket sahasının dışına çıkarmak peg out v.
kroket oyunu croquet N.
Gastronomy
tavuklu kroket chicken croquettes n.
balık kroket fish finger n.
balık kroket fish sticks n.
patates kroket tater tots n.
patates kroket potato ball n.
kıymanın veya balığın etrafına sarılmış domuz pastırmasından oluşan bir kroket kromesky n.
öğütülmüş nohut veya bakladan yapılan, salata ve tahinli lavaşla servis edilen baharatlı küçük bir kroket falafel n.
öğütülmüş nohut veya bakladan yapılan, salata ve tahinli lavaşla servis edilen baharatlı küçük bir kroket felafel n.
patates kroket tater tots n.
sotelenmiş kroket oyster n.
balık kroket fish cake n.
balık kroket ve patates kızartması fish and chips n.
balık kroket fish stick n.
balık kroket fishfinger n.
balık kroket fishcake n.
Sport
kroket benzeri bir oyun trugo [australia] n.
(bilardo, kroket) arka arkaya bir dizi başarılı atış break n.
kroket kalesi hoop n.
tüm kalelerden geçen kroket topu rover n.
tüm kalelerden geçen kroket topu rover ball n.
tüm kalelerden geçen kroket topunu kullanan oyuncu rover n.
kroket topu croquet ball n.
kroket topuna vurmak için kullanılan sopa croquet mallet n.
kroket oyununda kendi topunu kullanarak başkasının topunu uzaklaştırma croquet n.
kroket aletleri croquet equipment n.
(kroket) maçı almak için topun çarptırılması gereken kazık peg n.
(kroket oyununda) iki topun farklı yönlere gönderildiği vuruş split shot n.
(kroket oyununda) iki topun farklı yönlere gönderildiği bir vuruş split n.
(kroket oyununda) iki topun farklı yönlere gönderildiği vuruş split stroke n.
(kroket) topu kaleden geçirmek run v.
(kroket) topu başka topla vurarak istenen yere yönlendirmek drive v.
kroket oyununda kendi topunu kullanarak başkasının topunu uzaklaştırmak croquet v.
(kroket) topu kaleden geçirmek peel v.