liman - Turco Inglés Diccionario

liman

Significados de "liman" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
Geology
liman n. nehir ağzına yakın olup büyük ölçüde açık sulardan korunan çamurlu lagün, bataklık veya göl
liman n. nehir ağzı yakınında bulunan çamur veya alüvyon birikmiş alan

Significados de "liman" en diccionario inglés turco : 28 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
liman harbour n.
The galleon landed at the harbour.
Kalyon limana indi.

More Sentences
liman harbor n.
The galleon landed at the harbor.
Kalyon limana indi.

More Sentences
liman port n.
The Pharaon entered the port on the last day of February.
Firavun Şubat ayının son günü limana girdi.

More Sentences
General
liman port n.
The Pharaon entered the port on the last day of February.
Firavun Şubat ayının son günü limana girdi.

More Sentences
liman haven n.
I particularly agree with the need for suitably equipped safe havens.
Özellikle uygun donanıma sahip güvenli limanlara duyulan ihtiyaca katılıyorum.

More Sentences
liman harbor n.
The galleon landed at the harbor.
Kalyon limana indi.

More Sentences
liman harbour n.
The galleon landed at the harbour.
Kalyon limana indi.

More Sentences
Technical
liman port n.
The Pharaon entered the port on the last day of February.
Firavun Şubat ayının son günü limana girdi.

More Sentences
liman haven n.
I particularly agree with the need for suitably equipped safe havens.
Özellikle uygun donanıma sahip güvenli limanlara duyulan ihtiyaca katılıyorum.

More Sentences
Marine
liman harbour n.
The galleon landed at the harbour.
Kalyon limana indi.

More Sentences
liman seaport n.
The bustling seaport handled imports and exports.
Hareketli liman ithalat ve ihracata ev sahipliği yapıyordu.

More Sentences
liman harbor n.
The galleon landed at the harbor.
Kalyon limana indi.

More Sentences
liman port n.
The Pharaon entered the port on the last day of February.
Firavun Şubat ayının son günü limana girdi.

More Sentences
General
liman anchorage n.
liman dock n.
liman harborage n.
liman harbourage n.
liman chuck [dialect] n.
liman scale [obsolete] n.
liman spt (seaport) abrev.
Technical
liman dockage n.
Marine
liman herbergage [obsolete] n.
liman herbergh n.
liman herborough [obsolete] n.
liman the docks n.
liman spt. (seaport) abrev.
Geography
liman hope [scotland] n.
liman hythe [obsolete] n.

Significados de "liman" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
liman işçisi docker n.
General
liman ağzındaki mania boom n.
suriye'de bulunan liman şehir latakia n.
göl kenarında konumlandırılmış liman şehri lakeport n.
kara ile çevrili liman basin n.
liman işçileri dockers n.
liman müdürü master attendant n.
liman ağzı roadstead n.
gümrükten muaf liman free port n.
doğal liman natural harbour n.
liman ücreti groundage n.
serbest liman free port n.
yüzer liman floating dock n.
nehir ağzındaki liman estuarine port n.
liman tesisi harbor structure n.
liman müdürü overseer of a port n.
açık liman free port n.
liman kenti coastal town n.
liman ve planlama dairesi harbor planning department n.
akapulko (meksika'da liman şehri) acapulco n.
liman resmi groundage n.
liman idaresi port administration n.
liman işçisi dockhand n.
liman kenti seaport n.
kıyı ve liman mühendisliği coastal and harbor engineering n.
bir liman veya başka bir merkezin geçiş sağladığı bölge hinterland n.
güney japonya'da bir liman şehri kobe n.
liman gibi kıyıya yakın veya kıyıda bulunan bölge waterfront n.
liman ağzı roads n.
liman işçisi longshoreman n.
liman feneri anchor light n.
uğranılacak liman port of port n.
liman bölgeleri port districts n.
sığınacak liman harbour to shelter n.
liman ağzı mouth of a harbour n.
kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri salonica n.
kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri thessaloniki n.
kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri salonika n.
liman şehri port city n.
kuzey doğu yunanistan'da bir liman şehri thessalonica n.
sığınacak liman safe haven n.
sığınacak liman a place of refuge n.
sığınacak liman safe harbor n.
sığınacak liman safe harbour n.
liman şehri coastal town n.
liman deniz nehir işleri harbour-sea-river works n.
liman kenti port n.
liman yetkilileri port authorities n.
liman tesisi port facility n.
beş liman konfederasyonu cinque ports n.
liman başkanı harbor head n.
liman yunusu porpoise n.
endonezya'da bir liman bandar lampung n.
gündelik çalışan liman işçisi shenango n.
gündelik çalışan liman işçisi chenango n.
suriye'nin kuzeybatısında akdeniz kıyısında antik bir liman kenti olan laodikeia latakia n.
sulawesi adası'nın güneybatısında yer alan makassar liman kentinde ve bu kentin çevresinde yaşayan endonezyalı bir halka mensup kimse makassarese n.
küçük liman hole n.
liman kompleksi port complex n.
liman çevresinde yer alan kara bölgesi portland n.
liman bekçisi port warden [uk] n.
liman tanımlama harfleri port designator n.
liman kodlama harfleri port designator n.
liman işçisi dock labourer n.
ülkenin ana limanı haricindeki liman outport n.
liman işçisi docker n.
(abd'de liman) buffalo buffalo n.
liman işletmek manage a harbour v.
liman yönetmek manage a harbour v.
liman yapmak build a harbour v.
güvenli bir liman bulmak enharbor v.
sığınacak bir liman bulmak enharbor v.
(liman veya kanal) kara ile çevirmek landlock v.
(liman veya kanal) neredeyse kara ile çevirmek landlock v.
buz tutmuş (liman) icebound adj.
liman sınırında harborside adv.
Colloquial
küçük liman hole [us] n.
Idioms
sığınacak herhangi bir liman any port in a storm n.
uğranılacak liman a port of call n.
sığınılacak/güvenli liman a security blanket n.
sığınılacak/güvenli liman security blanket n.
güvenilir liman drug of choice n.
sığınacak bir liman a port in a storm n.
sığınacak liman port in a storm n.
sığınacak liman port in the storm n.
ortalık süt liman the coast is clear expr.
Trade/Economic
liman vergisi keelage n.
malın ithal edildiği liman port of importation n.
geminin malı tesiim edeceği liman port of destination n.
liman kenti port n.
malın boşaltılacağı liman port of discharge n.
malın giriş yaptığı liman port of entry n.
liman vb'nin grev nedeniyle hizmet verememe durumu strikebound n.
doğal ya da yapay liman harbour n.
mal ve geminin gitmekte olduğu liman port of delivery n.
ithalat ve ihracat mallarının gümrük ücretlerine tabi olmadığı liman free port n.
liman resmi port dues n.
liman resmi port charges n.
liman idaresi port authority n.
malın çıkış yaptığı liman port of exit n.
liman masrafları port dues n.
serbest liman free free port n.
liman resmi keelage n.
liman muamele hizmetleri port handling n.
ara liman intermediate port n.
ara liman way port n.
açık liman open port n.
bağımsız liman autonomous port n.
gümrüksüz mal antrepolanan liman bonded port n.
belirtilen liman named port n.
dış liman roadstead n.
güvenli liman safe port n.
iç liman inland port n.
iç liman inner port n.
liman rizikosu harbour risk n.
liman doku wet dock n.
liman yetkilisi harbour authority n.
liman tüzüğü port regulations n.
liman resmi groundage n.
liman başkanı harbor master n.
liman rizikosu harbor risk n.
liman konşimentosu port bill of lading n.
liman başkanı harbour master n.
liman yetkilisi harbor authority n.
liman bölgesi port area n.
liman sağlık dairesi port sanitary authority n.
liman girişi port entrance n.
liman reisi harbour master n.
liman resmi harbourage n.
liman reisi harbor master n.
liman masrafları port of charges n.
liman şehri port of town n.
liman resmi harbor dues n.
liman riski port risk n.
liman resmi harborage n.
tarafsız liman neutral port n.
serbest liman free port n.
liman kargo vinci slewing cargo crane n.
liman kirası moorage fees n.
liman resmi anchorage n.
liman vergisi anchorage duty n.
genellikle liman veya havaalanlarında o ülkenin vergi ve resimlerinden muaf malların perakende satıldığı nokta duty-free units n.
genellikle liman veya havaalanlarında o ülkenin vergi ve resimlerinden muaf malların perakende satıldığı nokta duty-free shop n.
liman makbuzu dock receipt n.
liman memuru master attendant n.
doğal liman natural harbour n.
en yakın liman nearest port n.
en uygun liman most convenient port n.
sığınılacak liman port of refuge n.
liman teamülü custom of the port n.