listes - Turco Inglés Diccionario

listes

Significados de "listes" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
liste list n.
Tomatoes weren't on the list you gave me.
Bana verdiğin listede domates yoktu.

More Sentences
General
liste listing n.
The listing of the parliament members is open to the public.
Parlamento üyelerinin listesi halka açıktır.

More Sentences
liste roster n.
The potential client roster available to you is huge.
Kullanabileceğiniz potansiyel müşteri listesi çok büyük.

More Sentences
liste list n.
Tomatoes weren't on the list you gave me.
Bana verdiğin listede domates yoktu.

More Sentences
liste calendar n.
The changes will be announced in our calendar of events soon.
Değişiklikler yakında etkinlik listemizde duyurulacak.

More Sentences
liste roll n.
The professor read the roll of graduates.
Profesör mezunların listesini okudu.

More Sentences
Trade/Economic
liste roll n.
The professor read the roll of graduates.
Profesör mezunların listesini okudu.

More Sentences
Technical
liste list n.
Tomatoes weren't on the list you gave me.
Bana verdiğin listede domates yoktu.

More Sentences
General
liste book n.
liste beadroll n.
liste syllabus n.
liste table n.
liste compilation n.
liste scroll n.
liste register n.
liste inventarii n.
liste bill n.
liste catalogue n.
liste enumeration n.
liste rota n.
liste schedule n.
liste catalog n.
liste ragment n.
liste epilogism n.
liste escrol n.
liste brief [obsolete] n.
Trade/Economic
liste table n.
liste schedule n.
Politics
liste document n.
Technical
liste appendix n.
Computer
liste checklist n.

Significados de "listes" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
bağlı liste linked list n.
kronolojik liste chronology n.
dini liste canon n.
kara liste blacklist n.
liste alanı list area n.
kara liste stop list n.
liste envanteri book inventory n.
sayfa sırasına göre bir kitap veya broşürde yer alan konuları gösteren liste table of contents n.
bilgisayar ekranında yapılabilecek çeşitli seçenekleri sunan liste menu n.
son liste shortlist n.
yedek liste waiting list n.
liste ibrazı submission of the list n.
liste (seçmen) register n.
kara liste black list n.
gözden geçirilmiş liste revised list n.
liste (seçmen vb) register n.
hastalıkların sınıflandırılmış olduğu liste nosology n.
yeni liste frontlist n.
eski liste backlist n.
sıralı liste ordered list n.
kara liste hit list n.
uzun liste long list n.
aralıksız liste compact list n.
güncel liste up-to-date list n.
liste sonuncuları z-listers n.
liste kotarma list handling n.
liste defteri register n.
sırasız liste unordered list n.
kısa liste short list n.
ulusal liste national list n.
alfabetik liste ve konu indeksi alphabetical list and subject index n.
ses getiren liste başı şarkı/parça smash hit n.
ses getiren liste başı şarkı/parça megahit n.
ses getiren liste başı şarkı/parça blockbuster n.
uzun bir liste a long list n.
liste başı (şarkı) chart-topper n.
liste başı kitap best seller n.
uzayıp giden liste ever-lengthening list n.
tam liste complete list n.
liste ya da tabloya ekleme tabling n.
velileri tarafından istismar veya yaralanma riski bulunan çocuklara dair yerel otoritelerin tuttuğu liste nai register n.
sistematik liste nomenclature n.
numaralı liste numbering n.
çeşitli sembollerin anlamlarını gösteren liste key n.
çeşitli sembollerin anlamlarını gösteren liste analytical table n.
liste hazırlama listing n.
liste yapma listing n.
uzun liste longlist n.
yarış pisti (hipodrom) dışındaki bahislerin kayıt altına alındığı liste handbook n.
kısa liste hand-list n.
kabataslak ve kısa bilgiler içeren liste hand-list n.
değerlendirilmek üzere seçilen aday veya nesnelerden oluşan bir liste longlist n.
resmi liste roll n.
tam liste compendium n.
kapsamlı liste dictionary n.
halka açık şirketleri ve hisse fiyatlarını gösteren liste index n.
doğrulanmış resmi liste indenture n.
dikey liste column n.
liste dışı bırakmak exclude from the list v.
liste yapmak itemize v.
liste başı olmak (müzik) top the chart v.
liste hazırlamak compile a list v.
liste hazırlamak make a list v.
liste oluşturmak make a list v.
liste oluşturmak compile a list v.
liste tutmak keep a list v.
liste çıkarmak make a list v.
liste hazırlamak draw up a list v.
liste oluşturmak draw up a list v.
liste hazırlamak prepare a list v.
liste düzenlemek compile a list v.
liste düzenlemek make a list v.
liste düzenlemek draw up a list v.
liste yapmak make a list v.
liste yapmak itemise v.
liste hazırlamak arrange a list v.
liste hazırlamak table v.
liste yapmak table v.
liste halinde sıralamak tabularise v.
kolayca başvurulacak (tablo, liste benzeri) bir forma getirmek reference v.
çeşitli sembollerin anlamlarını gösteren bir liste vermek key v.
(bir şeyi) birden fazla liste ya da gruptaki ilgili elemanlarla eşleştirmek cross-match v.
liste başı olmak chart v.
liste dışı out of list adj.
liste halinde tabular adj.
liste başı (olan) chart-topping adj.
uzayıp giden (liste) ever-lengthening adj.
tablo ya da liste halinde olan tablewise adv.
uzun liste litany N.
Phrasals
(liste) taramak run down v.
bir liste içerisinde saymak list among v.
Colloquial
liste başı number one n.
en beğenilen veya arzulanan insanların isimlerinin bulunduğu bir liste a-list n.
liste dışı adaya verilen oy write-in n.
liste dışı aday write-in n.
rastgele şeylerin sıralandığı uzun liste laundry list n.
kalem kalem liste breakdown n.
madde madde sıralanmış liste breakdown n.
Idioms
kara liste black list n.
upuzun liste a list as long as one's arm n.
kara liste a hit list n.
upuzun liste a laundry list n.
birini rahatsız eden ve onlarsız da gayet mutlu yaşanabileceği kişilerin yer aldığı hayali liste drop-dead list n.
upuzun bir liste a list as long as your arm n.
çok uzun bir liste a list as long as your arm n.
kol gibi bir liste a list as long as your arm n.
piyasa değerlerini belirten liste blue book n.
uzun bir liste saydıktan sonra sonuna kafiyeli/eğlenceli bir bitiriş yapmak için eklenen ifade (the twelve days of christmas şarkısından bir alıntı) and a partridge in a pear tree expr.
kol gibi liste as long as (one's) arm expr.
uzunca liste as long as (one's) arm expr.
çok uzun liste as long as (one's) arm expr.
upuzun liste as long as (one's) arm expr.
ve liste böyle uzar gider continued (on) page 94 expr.
Speaking
liste uzayıp gidiyor the list grows expr.
liste uzar gider list goes on expr.
alışveriş öncesi neden hep bir liste yapıyorsun? why do you always make a list before shopping? expr.
Trade/Economic
liste fiyatı base price n.
navlun oranlarını gösteren liste rate sheet n.
tüm liste fiyatlarının belli bir oranda yükseltilmesine dayanan bir fiyat ayarlama yöntemi surcharge n.
iki ayrı vergi oranlı liste double column tariff n.
kara liste black list n.
perakende satışlarda faturaya eklenen ayrıntıları gösteren liste apron n.
kara liste sertifikası black list certificate n.
kara liste negative file n.
liste fiyatı list price n.
yasal liste legal list n.
resmi liste official list n.
ek liste supplementary list n.
değiştirilmiş liste revised list n.
gözden geçirilmiş liste revised list n.
çevrimiçi satın alma için seçilen ürünlerin ödeme adımına kadar geçici kaydının tutulduğu sanal liste cart n.
kiracıların ve ödeyecekleri kira bilgilerinin bulunduğu liste rental n.
liste halinde gösterilmiş listed adj.
liste halinde tabular adj.
Law
kara listeden daha hafif suçlara yönelik gri liste greylist n.
Politics
meclis ya da kurulun bir günde yapacağı işleri gösteren liste docket agenda n.
meclis ya da kurulun bir günde yapacağı işleri gösteren liste docket n.
liste seçimi list elections n.
liste usulüyle seçim list system n.
çarşaf liste open list n.
blok liste closed list n.
çarşaf liste pr voting n.
liste dışı aday write-in candidate n.
liste dışı adayla ilgili write-in adj.
liste dışı adaya ait write-in adj.
Insurance
liste muhtelif detayların belirtildiği poliçenin bir bölümü schedule n.
değişik riziko türleri üzerinden kabul edilen maksimum sigorta miktarını belirleyen liste line sheet n.
Tourism
yedek liste yolcusu go-show n.
Technical
dizinlenmiş liste indexed list n.
aşağı itimli liste pushdown list n.