lodge - Turco Inglés Diccionario

lodge

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

lodge — Definition

Significado:
konaklamak, kulübe
Pronunciación (IPA):
(AmE /lɑːdʒ/ – BrE /lɒdʒ/)
Categoría gramatical:
Fiil: lodge (lodges – lodged – lodging); İsim: lodge (lodges)

Significados de "lodge" en diccionario turco inglés : 68 resultado(s)

Inglés Turco
General
lodge n. kulübe
The hunters will stay at a lodge on the mountain.
Avcılar dağdaki bir kulübede kalacaklar.

More Sentences
lodge n. loca
Her grandfather is a member of the constituent lodge.
Büyükbabası kurucu locanın bir üyesidir.

More Sentences
lodge n. bahçıvan kulübesi
Their gardener lives in the lodge on their land.
Bahçıvanları arazilerindeki bahçıvan kulübesinde yaşıyor.

More Sentences
lodge n. hayvan ini
There is a mother beaver and two babies in the lodge.
Hayvan ininde bir anne kunduz ve iki yavrusu bulunuyor.

More Sentences
lodge v. misafir etmek
The guests are lodged in a local hotel.
Konuklar bölgedeki bir otelde misafir ediliyor.

More Sentences
lodge v. takılıp kalmak
Chicken bones may lodge in the dog's throat.
Tavuk kemikleri köpeğin boğazına takılıp kalabilir.

More Sentences
lodge v. takılmak
Tom lodges with me.
Tom bende takılıyor.

More Sentences
lodge v. kiracı olarak kalmak
When she first went to university, she lodged with a local family.
Üniversiteye ilk gittiğinde bölgedeki bir ailenin yanında kiracı olarak kalmıştı.

More Sentences
Construction
lodge n. kızılderili evi
The man lives an isolated life in a lodge he built in northern America.
Adam, Kuzey Amerika'da inşa ettiği bir Kızılderili evinde izole bir hayat yaşıyor.

More Sentences
General
lodge n. mason locası
lodge n. kızılderili çadırı
lodge n. merkez bina
lodge n. tekke
lodge n. bodrum kat
lodge n. kapıcı kulübesi
lodge n. küçük otel (kırlardaki)
lodge n. barınak
lodge n. rüstik ev
lodge n. kapıcı evi
lodge n. kiracı
lodge n. pansiyon
lodge n. in
lodge n. gizli örgüt
lodge n. hizmetçinin vb kaldığı ek ev
lodge n. müştemilat
lodge n. hayır kurumuna ait yerel şube
lodge n. hayır kurumu şubesinin toplantı salonu
lodge n. hayır kurumu şubesinin üyeleri
lodge v. para yatırmak
lodge v. arzetmek
lodge v. pansiyonda kalmak
lodge v. saplamak
lodge v. barındırmak
lodge v. saplanmak
lodge v. birine oda kiralamak
lodge v. oturmak
lodge v. yatıya kalmak
lodge v. konaklamak
lodge v. kısa süre için kiracı olmak
lodge v. arzetmek (dilekçe vb'ni)
lodge v. sunmak
lodge v. yerleştirmek
lodge v. resmi demeç vermek
lodge v. bildirmek
lodge v. misafir olmak
lodge v. beyanatta bulunmak
lodge v. vurmak
lodge v. vermek
lodge v. -de kalmak (pansiyoner/kiracı)
lodge v. kirada oturmak
lodge v. (geyiği) yuvasına yönlendirmek
lodge v. (geyiği) yuvasına kadar takip etmek
lodge v. (geyiği) yuvasına kovalamak
Trade/Economic
lodge v. (değerli eşyaları) kasaya koymak
lodge v. hapsetmek
lodge v. emanete vermek
Construction
lodge n. kulübe gibi yerlerde yaşayanlar
Woodworking
lodge n. ahşap kırevi
Mining
lodge n. geçişi kolaylaştırmak için genişletilmiş maden kuyusu ağzı
Agriculture
lodge v. (ekinleri) yere sermek
lodge v. (ekinleri) dümdüz etmek
lodge v. (toprak, tahıl) düşmek
lodge v. (toprak, tahıl) yatmak
lodge v. (toprak, tahıl) uzanmak
Education
lodge n. (cambridge üniversitesi'nde) rektör lojmanı
Geography
lodge n. güney carolina eyaletinde yerleşim yeri
lodge n. avustralya başbakanı'nın canberra'daki resmi konutu
Theatre
lodge n. tiyatro locası

Significados de "lodge" con otros términos en diccionario inglés turco: 89 resultado(s)

Inglés Turco
General
dervish lodge n. tekke
hunting lodge n. avcı kulübesi
lodge card n. lodge kart
lodge used by mevlevi dervishes n. mevlevihane
teacher's lodge n. öğretmenevi
grand masonic lodge n. masonlar büyük locası
grand lodge of masons n. masonlar büyük locası
ski lodge n. kayak evi
dervish lodge n. dergah
hunting lodge n. av köşkü
porters' lodge n. bekçi/nöbet kulübesi
sweat lodge n. buhar kulübesi
mevlevi lodge n. mevlevihane
medicine lodge n. kendilerini doğaüstü varlıkları yatıştırmaya adamış kuzey amerika yerlilerinin kurduğu gizli bir topluluk
medicine lodge n. amerikan yerlilerinin ritüel ve tedavi amaçlarla içine girerek terlediği, sıcak taşlara akıtılan suyla ısınan kulübe, barınak veya mağara
lodge gate n. kulübenin yanındaki bahçe kapısı
lodge gate n. kulübe yanındaki giriş kapısı
grand lodge n. masonluk gibi yardımlaşma tarikatlarında baş loca
indian lodge n. kızılderili konutu
indian lodge n. kızılderili evi
sweat lodge n. buhar kulübesinde yapılan arınma ritüeli
lodge with v. evinde kalmak (pansiyoner/kiracı)
lodge a tender v. ihale yapmak
lodge in v. takılıp kalmak
lodge a statement of opposition v. muhalefet şerhi koymak
lodge an appeal v. itiraz etmek
lodge an application v. başvuruda bulunmak
lodge an appeal with the supreme court v. temyiz mahkemesine başvurmak
lodge an appeal with the supreme court v. temyize gitmek
lodge an appeal with the supreme court v. temyize başvurmak
lodge an information v. resmi bir şikayette bulunmak
lodge in v. bir yerde kalmak
Phrasals
lodge something against someone v. birşeyle ilgili suçlamada/şikayette bulunmak
lodge into (something) v. (bir şeyin) içine bir şeyi veya birini sıkıştırmak
lodge into (something) v. (bir şeyin) içine saplanıp kalmak
lodge into (something) v. (bir şeyin) içine bir şeyi saplamak
lodge into (something) v. (bir şeyin) içine tıkılıp kalmak
lodge into (something) v. (bir şeyin) içine sıkışıp kalmak
lodge into (something) v. (bir şeyin) içine bir şeyi kıstırmak
lodge in v. '-e oturtmak
lodge (something) against v. (bir şeyin) önüne takoz koymak
lodge in v. '-e tıkamak
lodge with [uk] v. para yatırmak
lodge in v. '-e tıkmak
lodge (something) into (something) v. (bir şeyi bir şeyin) içine tıkmak
lodge (something) against v. (bir şeye) takoz sıkıştırmak
lodge (something) into (something) v. (bir şeyin) içine (bir şey) sıkıştırmak
lodge something against something v. bir şeyin önüne bir şey koymak/sıkıştırmak
lodge with v. misafir etmek
lodge with v. bir süreliğine birinin evinde konaklamak
lodge with v. '-e şikayette bulunmak
lodge with v. birinde kalmak
lodge (something) against v. birine/bir şeye karşı (bir şikayette/suçlamada) bulunmak
lodge (something) in (something) v. (bir şeyin) içine (bir şey) sıkıştırmak
lodge in v. '-e kıstırmak
lodge something in something v. bir şeyi bir şeye sıkıştırmak
lodge (something) in (something) v. (bir şeyi bir şeyin) içine tıkmak
lodge in v. dar bir yere sıkışmak
lodge something against something v. bir şeyin önüne bir şey dayamak
lodge in v. '-e tıkıştırmak
lodge with v. birini kalması için bir yere yerleştirmek
lodge (something) against v. (bir şeyin) önüne bir şey dayamak/sıkıştırmak
lodge in v. -e sıkıştırmak
lodge with [uk] v. ödeme yapmak
lodge with v. -e suçlamada bulunmak
lodge in v. -e sıkışıp kalmak
lodge with v. birinin evinde kalmak
lodge in v. (belirli bir yerde) yaşamak
lodge against v. karşı beyanatta bulunmak
lodge against v. suçlamada/şikayette bulunmak
lodge in v. para yatırmak
Law
lodge an appeal with the supreme court v. temyiz mahkemesine başvurmak
lodge in court v. mahkemeye vermek
lodge a complaint v. şikayetçi olmak
lodge a complaint v. şikayette bulunmak
Politics
lol (loyal orange lodge) [us/uk/ireland] abrev. protestanlardan oluşan loyal orange order isimli locanın tüm branşlarına atfedilen bir ön ek
Tourism
motor lodge n. otoyol oteli
motor lodge n. motel
Medical
lodge in v. konaklamak
Botanic
winter lodge n. bitkinin kış ayları boyunca uyku halinde kalmasını sağlayan tomurcuk veya koruyucu kılıf
History
sultan's lodge n. hünkar mahfili
Geography
deer lodge n. montana eyaletinde şehir
red lodge n. montana eyaletinde şehir
lodge grass n. montana eyaletinde yerleşim yeri
medicine lodge n. kansas eyaletinde şehir
Hunting
shooting lodge n. avcı kulübesi
shooting lodge n. av sezonunda konaklanan küçük kır evi
Star Wars
hunting lodge n. av locası
rotoksa ridge grand lodge n. büyük rotoksa bayrı pansiyonu