long- - Turco Inglés Diccionario

long-

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

Significados de "long-" en diccionario turco inglés : 2 resultado(s)

Inglés Turco
General
long- pref. uzun süreli anlamı veren kombinasyon
long- pref. uzayan anlamı veren kombinasyon

Significados de "long-" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
long-suffering n. cefa
long adj. uzun
General
long iron n. golf sopası
a long haul n. uzun taşıma mesafesi
long cloak n. harmani
a good long time n. hayli uzun zaman
long distance runner n. uzun mesafe koşucusu
long distance flight n. uzun mesafe uçuşu
long horse n. atlama beygiri
long distance communications n. uzun mesafeler arası iletişim
long distance call n. şehirlerarası görüşme
long hand n. el yazısı
long clawed prawn n. nehir karidesi
long jump n. uzun atlama
long story n. uzun hikaye
long leaf pine n. katrançamı
a long face n. ekşi yüz
long range forecast n. uzun süreli hava tahmini
long vehicle n. uzun araç
long stroke engine n. uzun stroklu motor
long nose n. nanik
long tail pair n. uzun kuyruklu çift
long shot n. riskli girişim
horse with long hairs n. kılbarak
long bone n. uzun kemik
long wire n. uzun kablo
a long way to hoe n. zahmetli iş
a long shot n. ufak bir ihtimal
long headed n. önsezi sahibi
long play n. uzunçalar
long hours n. uzun çalışma saatleri
a long time n. uzun müddet
long dozen n. on üç
long time n. uzun süre
long and thin eggplant n. kemerpatlıcanı
long time n. uzun zaman
long shot n. zor iş
a face as long as a fiddle n. suratı iki karış
a long shot n. başarı ihtimali az olup gerçekleşince kazancı çok olan bir iş
long cloak n. harmaniye
long vacation n. ingiltere üniversitelerinin yaz tatili
life-long learning n. yaşam boyu öğrenme
long focus lens n. uzun odaklı mercek
long shot n. geniş plan
long underpants n. tuman
long distance call n. şehirlerarası konuşma
long wave n. uzun dalga
long purse n. cimri
long boat n. şalupa
long ton n. 1016 kilo
long stand off n. uzaktan algılama
long range radar n. uzun menzilli radar
a long haul n. uzun süren zor bir iş
long windedness n. nefesini uzun tutabilme
long saw n. dilme testeresi
a long time n. uzun süre
long playing record n. uzunçalar
long green pepper n. sivribiber
long vocal n. uzun vokal
long last n. en nihayet
long ton n. büyük ton
long sufferance n. sabırlı olma
long distance n. uzun mesafeli
long play n. longpley
long n. uzunluk
long n. uzun ses
long run n. uzun dönem
long conversation n. uzun muhabbet
long list n. uzun liste
long interview n. uzun görüşme
long discussion n. uzun görüşme
long period of time n. uzun süre
long-distance call n. milletlerarası konuşma
long-stay patient n. uzun süredir hastanede yatan hasta
long-distance call n. şehirlerarası telefon konuşması
long-eared owl n. kulaklı orman baykuşu
life-long sport n. yaşam boyu spor
long-range plan n. uzun vadeli plan
long-windedness n. nefesini uzun tutabilme
long-shore current n. kıyı akıntısı
long-distance n. şehirlerarası konuşma
long-time customer n. uzun süreli müşteri
long-playing record n. uzunçalar
long-headed poppy n. gelincik
long-distance driver n. uzun yol sürücüsü
long-legged buzzard n. kızıl şahin
long-tailed duck n. telkuyruk
long-tailed skua n. uzun kuyruklu korsanmartı
long-time sufferer n. çilekeş
long-standing rival n. ezeli rakip
long-playing record n. longpley
long-distance n. uluslararası (telefon konuşması)
long-standing customer n. uzun süreli müşteri
decade-long imprisonment n. on yıllık mahkumiyet
long-tailed shrike n. uzun kuyruklu örümcekkuşu
long-distance call n. şehirlerarası konuşma
long-horned beetle n. tekeböceği
long-term care facilities n. uzun dönemli bakım hizmetleri
long-time pal n. kadim dost
long-tailed tit n. uzun kuyruklu baştankara
long-playing record n. albüm
long-form report n. uzun rapor
long distance signal n. şehirlerarası sinyal
long distance dialling n. şehirlerarası arama
long distance communication n. şehirlerarası iletişim
long-distance communications n. uzun mesafeler arası iletişim
a long wait n. uzun bir bekleme süresi
a long shot n. uzak ihtimal
long duration n. uzun süre
long duration n. uzun süreli
the night of the long knives n. katliam gecesi
long distance n. uzun mesafe
long-distance n. şehirlerarası telefon görüşmesi
long-distance call n. şehirlerarası telefon görüşmesi
long hair n. uzun saç
long jump tray n. uzun atlama tepsisi
the secret of long life n. uzun yaşamın sırrı
long beard n. üzerinde kardinal bellarmine'nin karikatürü bulunan taştan yapılmış içki sürahisi
long-established tradition n. öteden beri süregelen gelenek
long title n. uzun isim
long weekend n. uzun haftasonu
long sightedness n. uzağı görebilme
long sightedness n. uzağı görebilirlik
long beard n. uzun sakal
long time n. uzunca süre
long-term practice n. uzun süreli çalışma
long-term practice n. uzun süreli alıştırma/pratik
long-term effects n. uzun dönemdeki etkiler
long stairs n. uzun merdiven
long ladders n. uzun merdiven
long stairway n. uzun merdiven
long-term effects n. uzun vadeli etkiler
long sleeve t-shirt n. uzun kollu tişört
long term outcome n. uzun vadedeki getiri
long term outcome n. uzun vadede sonuç
long term outcome n. uzun vadeli sonuç
a month-long recess n. bir aylık ara
long walks n. uzun yürüyüşler
a long list n. uzun bir liste
long branch n. uzun dal
long coat n. uzun palto
long lost n. uzun süredir kayıp/ortalıkta görünmeyen
long haul n. uzun mesafe
long-held fears n. uzun süreli korkular
long-term fears n. uzun süreli korkular
long distance relationship n. birbirinden uzakta ilişki yaşama
long distance relationship n. uzak mesafe ilişkisi
long summary n. uzun özet
a long-lost relative n. uzun süredir görülmeyen akraba
long road trip n. uzun yol seyahati