mülk - Turco Inglés Diccionario

mülk

Significados de "mülk" en diccionario inglés turco : 51 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mülk property n.
What action does it intend to take to ensure that they receive the title deeds to their property as soon as possible?
Mülklerinin tapularını mümkün olan en kısa sürede almalarını sağlamak için ne gibi adımlar atmayı planlıyor?

More Sentences
mülk possession n.
This is a map of British possessions and colonies.
İşte bu İngiliz mülklerinin ve kolonilerinin bir haritasıdır.

More Sentences
mülk premises n.
General
mülk real estate n.
There are many reasons why Lincoln real estate is so attractive to buy or invest in property for sale in Nebraska.
Lincoln gayrimenkulünün Nebraska'da satılık mülk satın almak veya yatırım yapmak için bu kadar cazip olmasının birçok nedeni vardır.

More Sentences
mülk estate n.
Pombal died on his estate at Pombal in 1782.
Pombal, 1782'de Pombal'daki mülkünde öldü.

More Sentences
Trade/Economic
mülk property n.
What action does it intend to take to ensure that they receive the title deeds to their property as soon as possible?
Mülklerinin tapularını mümkün olan en kısa sürede almalarını sağlamak için ne gibi adımlar atmayı planlıyor?

More Sentences
mülk real estate n.
There are many reasons why Lincoln real estate is so attractive to buy or invest in property for sale in Nebraska.
Lincoln gayrimenkulünün Nebraska'da satılık mülk satın almak veya yatırım yapmak için bu kadar cazip olmasının birçok nedeni vardır.

More Sentences
mülk possession n.
This is a map of British possessions and colonies.
İşte bu İngiliz mülklerinin ve kolonilerinin bir haritasıdır.

More Sentences
General
mülk power n.
mülk condo n.
mülk landed property n.
mülk hereditament n.
mülk demesne n.
mülk tangible n.
mülk freehold n.
mülk domain n.
mülk asset n.
mülk tenementum n.
mülk real property n.
mülk ground n.
mülk acres n.
mülk catel [obsolete] n.
mülk tenure n.
mülk astate [obsolete] n.
mülk kelter [dialect] n.
mülk having n.
mülk demean [obsolete] n.
mülk demeane [obsolete] n.
mülk demeanes n.
mülk diggings n.
mülk prop (property) n.
mülk proper [obsolete] n.
Trade/Economic
mülk tangible personal property n.
mülk real property n.
mülk article n.
mülk property reserve n.
mülk asset n.
Law
mülk thing n.
mülk freehold n.
mülk domain n.
mülk dominion n.
mülk real property n.
mülk tenement n.
mülk premises n.
mülk demain n.
mülk demaine n.
mülk fee estate n.
Social Sciences
mülk royal authority n.
Archaic
mülk traffic n.
mülk demayne n.
mülk demeane n.

Significados de "mülk" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
mal mülk property n.
General
mal mülk goods n.
mülk sahibi landlord n.
devre mülk timesharing n.
mülk edinme seisin n.
özel mülk peculiar n.
kişisel mülk personal estate n.
mülk sahibi zemindar n.
doğuştan hak kazanılan mülk appanage n.
mal mülk possessions n.
mal mülk bricks and mortar n.
doğuştan hak kazanılan mülk apanage n.
teminat (borca karşı gösterilen ve bir mülk, tahvil, senet vb'ne dayalı) collateral n.
mülk sahipliği landlordship n.
devre mülk time sharing n.
taşınmaz mülk premises n.
mülk sahibi freeholder n.
devre mülk time share n.
mal mülk sahibi rich person n.
mülk edinme possession n.
gizlice tecavüz eden (hak, mülk) encroacher n.
kiraya verilmiş mülk let n.
mülk sahibi sınıf propertied class n.
kiraya verdiği gayrimenkulden uzakta yaşayıp onunla pek ilgilenmeyen mülk sahibi absentee landlord n.
devlete kalan mülk escheat n.
hindistanda bulunan kalıtsal mülk taluk n.
mülk sahipliği landlordism n.
ikinci mülk second estate n.
mal mülk alma estating n.
satılmaması koşuluyla verilen mülk entail n.
borca karşı gösterilen ve bir mülk senet vb'ne dayalı teminat collateral security n.
yavaşça veya gizlice tecavüz etme (hak, mülk) encroaching n.
hisseler, emlak, mülk, mallar (bir kimsenin veya bir kuruluşun sahip olduğu) holding n.
devre mülk timeshare n.
mülk edinme seizin n.
mülk sahibi proprietor n.
devir ve ferağ edilemeyen mülk entailed property n.
mahlul mülk escheat n.
mal mülk possession n.
mülk sahibi landholder n.
ilave mülk additive property n.
kiralık mülk tenementum n.
miras yoluyla kazanılan mülk fee n.
mülk sahibi land lord n.
mirasla geçen mal mülk hereditament n.
devre mülk sahibi termor n.
komşu mülk sahipleri adjoining landowners n.
mal mülk sahibi a man of property n.
mal mülk estate n.
mülk sahibi landocracy n.
kişisel mülk personal property n.
özel mülk private property n.
mal-mülk property n.
mülk paylaşımı property sharing n.
vasiyetle bırakılan mülk devise n.
yerli mülk sahiplerinden elde edilen vergi gelirlerinin toplanmasından ve ödenmesinden sorumlu olan idari bölge taluk n.
mülk ya da manastırın tapu ve sözleşmelerinin kayıtları chartulary n.
mülk ya da manastırın tapu ve sözleşmelerinin kayıtları cartulary n.
maddi mülk tangible n.
maddi mülk tangible possession n.
mülk sahibi adam younker n.
mahlul mülk excheat [obsolete] n.
mülk sınırı line n.
mal mülk win n.
miras yoluyla geçen mülk parçası heritable n.
mütevazı mülk humblehead [obsolete] n.
mülk sahibinin mülkünü zorla elinden alma gaining control n.
(bir kimse veya mülk üzerindeki) kısıtlama burden [scotland] n.
(bir kimse veya mülk üzerindeki) yükümlülük burden [scotland] n.
(mülk) özel kullanım occupancy n.
okyanusta bulunan mülk oceanfront n.
mülk ihlalcisi claim jumper n.
mısır'da hıdiv veya ailesine ait değerli mülk daira n.
mal mülk graith n.
mülk sahipliği roture n.
mülk sahibi roturier n.
mülk sahibi roturer n.
mülk sahibinin mülkünün değerini artırmak için eklediği kişisel mallar immoveable n.
taşınmaza zarar vermeden kaldırılamayan kişisel mülk immoveable n.
mülk yatırımı impatronization n.
mülk yatırımı impatronisation n.
mülk sahibi tarafından işgal edilen daire ownership flat [new zealand] n.
bağlı mülk connex [obsolete] n.
pazarlık değeri olan mülk veya özellik counter n.
miras kalan mülk inheritance n.
mülk sahipliği inheritance [obsolete] n.
mülk sahibi possessioner [obsolete] n.
(mülk olarak) arazi dirt n.
taşınabilir mülk gear n.
mal mülk gear n.
özel mülk sahibinin talep ve masrafları ile sürdürülen geçiş hakkı private way n.
kişisel mülk plunder n.
yağma ile elde edilen mülk plunderage n.
mülk hediye eden kimse presenter n.
mülk edinen kimse seisor [uk] n.
mülk edinme seisure [uk] n.
mülk edinme eylemi seisure [uk] n.
sahip olunan mal mülk shirt n.
(polonya'da) bir bölge yöneticisine kraliyetin verdiği mülk starosty n.
(koşullara göre değişen) mülk geliri state [obsolete] n.
(monopoly oyununda) büyük kırmızı mülk piyonu hotel n.
inşaat işleri için müteahhitle anlaşan mülk sahibi patron n.
ilk mülk sahibi perquisitor n.
kadim bir hak yoluyla sahip olunan mülk patrimony n.
kiliseye ait olan tarihi mülk patrimony n.
gayrimaddi mülk property n.
mülk edinmek buy property v.
mal mülk sahibi olmak be a man of property v.
mal mülk sahibi biri olmak be a man of property v.
mal mülk sahibi olmak make money v.
(mal, mülk) kaçırmak eloign v.
mal mülk kaptırmak bleed v.
(birinden) mal mülk koparmak bleed v.
(mülk) sözleşmeyle vermek book [obsolete] v.
yatırım olarak mülk satın alıp kiraya vermek buy-to-let [uk] v.
(mülk veya nitelik olarak) sahip olmak claim v.
kanunsuz olarak mülk edinmek convert v.
yavaşça veya gizlice tecavüz edilmiş (hak, mülk) encroached adj.
mal mülk zaptetme ile ilgili dispossessory adj.
mülk sahipliği ile ilgili proprietorial adj.
doğuştan mülk sahibi apanaged adj.
doğuştan mülk sahibi appanaged adj.
taşınabilir ve şahsi (mülk) moveable adj.
mal mülk ile ilgili pelfish adj.
bölge dışında yer alan (özel mülk, nahiye) foreign adj.
mülk sahibi propertied adj.
mülk sahipliği konusunda proprietorial adj.
mülk sahibi landed adj.
mülk sahibi olarak proprietorially adv.
mülk edinerek proprietorially adv.
ev sahibi ve mülk arasındaki ilişkiyi belirten bir edat of prep.
yasal statü, mülk ve mülkiyet ifade eden bir son ek -mony suf.
Phrasals
(mülk) yaklaşık olarak eşdeğer sınırlara sahip olmak march with v.
Colloquial
tekerlekli mülk wheel estate n.
taşınabilir mülk/ev wheel estate n.
beyaz mülk sahiplerini siyahilerin mahalleye taşınacaklarını söyleyerek korkutup evlerini ucuza sattırma blockbusting n.
küçük mülk sahibi blockie [australia] n.
paraya sıkıştığı için mülk satıp paraya çevirmek cash out v.
Idioms
kadının sahip olduğu fakat o yaşadığı sürece kocası tarafından idare edilen mal mülk apron-string hold n.
kadının sahip olduğu fakat o yaşadığı sürece kocası tarafından idare edilen mal mülk apron-string tenure n.
iç güveyisi tarafından idare edilen mal mülk apron-string hold n.
iç güveyisi tarafından idare edilen mal mülk apron-string tenure n.
başa bela mülk a white elephant n.
masrafları çok ve elden çıkarması zor olan işe yaramaz/kullanışsız mülk a white elephant n.
Speaking
burası özel bir mülk this is a private property expr.
Trade/Economic
mülk sahibi gibi yararlanan kimse beneficial owner n.
mal mülk ve menkul kıymetler goods and chattels n.
satılmamak koşulu ile verilmiş mülk mortmain n.
terkedilmiş mülk abandoned property n.
devletin bir mülk üzerinden vergi alacağı tax lien n.