masaya - Turco Inglés Diccionario

masaya

Significados de "masaya" con otros términos en diccionario inglés turco: 108 resultado(s)

Turco Inglés
General
masaya koyma tabling n.
tabla (masaya ait) slab n.
masaya gömülü hokka inkwell n.
kanat (masaya ait) flap n.
(masaya konan) yemek table n.
masaya konulan orta süsü centrepiece n.
masaya konulan orta süsü centerpiece n.
masaya konulan table n.
uşağı masaya çağırmak için kullanılan küçük zil table bell n.
ellerini ve parmaklarını masaya koymuş bir grup insanın bulunduğu masanın sözde ruhlar tarafından hareket ettirilmesi table-turning n.
masaya monte edilen elektrik testeresi table saw n.
masaya et getiren kimse dapifer n.
(zarı) hile yapmak amacıyla dönmeyecek şekilde masaya paralel atma slur [obsolete] n.
tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu) gavel n.
tokmak (toplantıda oturumun açıldığını ilan etmek için başkanın masaya vurduğu) gavel v.
kartları masaya sermek put the cards on the table v.
masaya koymak table v.
masaya yatırmak discuss in detail v.
masaya oturmak sit down at the table v.
masaya oturmak sit round the table v.
masaya oturmak sit at the table v.
masaya oturmak sit around the table v.
masaya yumruğunu vurmak bang one's fist on the table v.
masaya yumruğunu vurmak pounder one's fist on the table v.
masaya yumruğunu vurmak slam one's fist on the table v.
meseleyi masaya getirmek bring the matter to the table v.
meseleyi masaya yatırmak bring the matter to the table v.
masaya koymak table v.
(masaya) yiyecek koymak serve v.
(masaya) yiyecek bırakmak serve v.
masaya oturmak sit in [uk] v.
(zarı) dönmeyecek şekilde masaya paralel atmak slur [obsolete] v.
(yargılama, karar için) masaya yatırmak put v.
çiftlikten masaya farm-to-table adj.
masaya ait mensal adj.
masaya bağlı desk adj.
Phrasals
birini öne, sahneye, masaya çağırmak call up v.
birini öne, kürsüye, masaya çağırmak call someone forward v.
(birini) öne, kürsüye, masaya çağırmak call (one) forward v.
(sofraya, masaya) oturmak sit down to v.
(pokerde) her şeyini masaya yatırmak stack off v.
Colloquial
masaya vurmak hit the table v.
Idioms
tarafları masaya toplamak get someone around the table v.
masaya getirmek bring to the table v.
(sorunu çözmek için) masaya oturmak come to the table v.
sorunu masaya yatırmak come to the table v.
elindeki en büyük kozu masaya sürmek/oynamak pull out the big guns v.
(tartışılmak üzere) masaya gelmek be on the table v.
masaya yatırmak talk something over v.
masaya yatırmak talk over something v.
masaya yumruğunu vurmak table thumping v.
masaya yatırmak put on the table v.
masaya yatırılmak be put on the table v.
anlaşma koşullarını görüşmek için masaya oturtmak bring (someone or something) to the peace table v.
şeytanla masaya oturmak sup with the devil v.
şeytanla aynı masaya oturmak dine with the devil v.
şeytanla masaya oturmak dine with the devil v.
şeytanla aynı masaya oturmak sup with the devil v.
masaya (bir yetenek/beceri) koymak bring (something) to the table v.
kartları masaya sermek put one's cards on the table v.
kartları masaya sermek lay one's cards on the table v.
tarafları masaya toplamak get around the table v.
(bir şeyi) masaya yatırmak lay (something) on the table v.
bir şeyi masaya yatırmak lay something on the table v.
kartlarını masaya sermek put your cards on the table v.
kartlarını masaya sermek lay your cards on the table v.
masaya oturmak sit at table v.
Tourism
yemek yiyen her kişinin kişisel ihtiyaçlarına uygun olarak, yiyeceklerin büyük bir tabakla masaya getirildiği ve müşterinin istediği porsiyonda kendisine verildiği restoran servisi silver service n.
Technical
masaya monte edilen sandalye table mounted chair n.
ince işlerde masaya sabitleme görevi gören 3 ila 6 cm uzunluğunda çelik çubuk toe dog n.
Computer
masaya taşı move to desktop expr.
Mechanic
talaşlı şekillendirme için masaya veya yatağa sabitlemek batten v.
Marine
kötü havada masadakilerin kayıp düşmesini önlemek için masaya konan bariyer fiddle n.
Printing
(mürekkebi) masaya sürmek distribute v.
Food Engineering
ahırdan masaya stable-to-table adj.
Gastronomy
masaya servis a-la-carte service n.
yemek listesinden seçilmişlerin masaya sunulması a-la-carte n.
sapı sayesinde masaya temas etmeyen mutfak bıçağı balance knife n.
Sport
parmakları masaya koyup baş parmağı kaldırarak bilardo sopasını destekleme jigger n.
skor tutmak için üzerine boncuklar geçirilip masaya asılmış tel wire n.
(teniste, badmintonda) hafifçe vurulduğu için fileyi sıyırıp geçtikten sonra masaya düşen top drop shot n.
(pinball) topu masaya gönderen yaylı kısım plunger n.
masaya veya başka topa değen (bilardo topu) frozen adj.
Card
kazanma hamlesiyle masaya kartları açma meld n.
kazanma hamlesiyle masaya açılan kartlar meld n.
kartları masaya açma declaration n.
remi oyununda oyuncunun tüm kartlarını masaya açması rummy n.
sırası gelen her oyuncunun ortadaki dağıtılmamış kartlardan veya bir önceki oyuncunun attıklarından bir kart çekerek aynı takımdan üç veya daha fazla kart toplayıp tüm kartlarını masaya açan ilk oyuncu olmaya çalıştığı bir oyun rum n.
remi oyununda oyuncunun kazanma hamlesiyle tüm kartlarını masaya açması rum n.
kartların kapalı şekilde masaya dizildiği ve oyuncuların çiftleri bulmaya çalıştıkları bir hafıza oyunu concentration n.
samba oyununda masaya yedi kartlık per açarak kazanma samba n.
kartları masaya serme spread n.
(remi oyununda) bütün bir eli masaya serme spread n.
(remi oyununda) masaya açılan el spread n.
kart oyunlarında kart açmak (kazanma hamlesiyle masaya kartları açmak) meld v.
(kartları) masaya açmak declare v.
kartı yüzü açık şekilde masaya koymak play v.
(kartları) pes etme anlamında masaya ters olarak koymak fold v.
(kartları) masaya açmak spread v.
(iskambil oyununda) kartları masaya açmamak stick v.
(değerli kartları elinde tutarak) masaya açılan kartlara eklenmesini engellemek stop v.
(değerli kartları elinde tutarak) masaya açılan kartlara eklenmesini engellemek stop v.
öncesinde kartları masaya açmadan gerekli toplam puana ulaştıran (el) concealed adj.
(remi oyununda) rakibin kazanma hamlesiyle masaya açtığı kartlarına ekleyebileceği atılmış bir kartı almayı ihmal etmesi durumunda kullanılan ünlem rummy interj.
Archaic
masaya yemek yemek üzere oturmak sit at meat v.
Slang
her şeyini masaya yatırmak go all in v.
masaya para koymak (kumar) get down v.
parayı masaya sermek (kumar) get down v.