muhalif - Turco Inglés Diccionario

muhalif

Significados de "muhalif" en diccionario inglés turco : 62 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
muhalif opponent n.
He is an outspoken opponent of the new bill.
Kendisi yeni yasa tasarısının sözünü sakınmayan muhaliflerinden biridir.

More Sentences
General
muhalif dissenter n.
The dissenters were executed by the dictator.
Muhalifler diktatör tarafından idam edildi.

More Sentences
muhalif opponent n.
He is an outspoken opponent of the new bill.
Kendisi yeni yasa tasarısının sözünü sakınmayan muhaliflerinden biridir.

More Sentences
muhalif dissident adj.
Certain States that persecute dissidents are considered to be great democracies.
Muhaliflere zulmeden bazı Devletler büyük demokrasiler olarak kabul edilmektedir.

More Sentences
muhalif opposing adj.
There was no minister opposing the demands of the President.
Bakanlar arasından başkanın taleplerine muhalif yoktu.

More Sentences
muhalif defiant adj.
I was defiant.
Ben muhaliftim.

More Sentences
Law
muhalif opponent n.
He is an outspoken opponent of the new bill.
Kendisi yeni yasa tasarısının sözünü sakınmayan muhaliflerinden biridir.

More Sentences
Politics
muhalif dissident adj.
Certain States that persecute dissidents are considered to be great democracies.
Muhaliflere zulmeden bazı Devletler büyük demokrasiler olarak kabul edilmektedir.

More Sentences
Military
muhalif opponent n.
He is an outspoken opponent of the new bill.
Kendisi yeni yasa tasarısının sözünü sakınmayan muhaliflerinden biridir.

More Sentences
General
muhalif anti n.
muhalif antagonist n.
muhalif critic n.
muhalif objector n.
muhalif adversary n.
muhalif contrarian n.
muhalif renegade n.
muhalif aginner n.
muhalif antagonistic adj.
muhalif discordant adj.
muhalif warring adj.
muhalif dead against adj.
muhalif disaffected adj.
muhalif adverse adj.
muhalif averse adj.
muhalif opposite adj.
muhalif contrary adj.
muhalif dissentient adj.
muhalif adversative adj.
muhalif inimical adj.
muhalif repugnant adj.
muhalif oppositional adj.
muhalif hostile adj.
muhalif contradictory adj.
muhalif adversary adj.
muhalif adversarious adj.
muhalif recusant adj.
muhalif contradictory adj.
muhalif alien adj.
muhalif enemy [obsolete] adj.
muhalif unpeaceable adj.
muhalif malignant [obsolete] adj.
muhalif retrograde [obsolete] adj.
muhalif oppugnant adj.
muhalif dissonant adj.
muhalif counter adj.
muhalif crossgrained adj.
muhalif contrariant adj.
muhalif discordable adj.
muhalif dissenting adj.
muhalif against prep.
muhalif at square [obsolete] expr.
Colloquial
muhalif oppo n.
Trade/Economic
muhalif rival n.
muhalif contrary adj.
Law
muhalif adversary adj.
muhalif contrary adj.
muhalif adverse adj.
muhalif adversarial adj.
muhalif repugnant adj.
Archaic
muhalif concurrent n.
muhalif dissentaneous adj.
muhalif stout adj.

Significados de "muhalif" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
muhalif kimse encounterer n.
muhalif kişi adversary n.
muhalif olmalarına rağmen birlikte çalışmak zorunda olan kişiler frenemy n.
muhalif gazeteci dissident journalist n.
zulüm görmüş muhalif persecuted dissident n.
üzerinde muhalif tanımların olduğu kavram essentially contested concept n.
ılımlı muhalif moderate opponent n.
muhalif olma recusancy n.
muhalif kimse recusant n.
muhalif olma recusance n.
muhalif olma unpeaceableness [obsolete] n.
muhalif fikir heterodoxy n.
muhalif kimse renegat n.
muhalif kimse renegado n.
muhalif kimse objector n.
muhalif kimse opposite n.
muhalif olma oppugnancy n.
muhalif kimse impugner n.
muhalif kimse dissentient n.
muhalif kimseler dissidents n.
muhalif konuma kademeli saldırı salami tactics n.
muhalif kimse disassenter n.
(17. yüzyılda) yerel cemaat kontrolünü savunan muhalif ingiliz grup seeker n.
muhalif kimse snarler n.
muhalif aktivist provocateur n.
muhalif sanatçı provocateur n.
(parlamentoda) muhalif ortaklar pair n.
muhalif kimse repugner n.
muhalif grup splinter n.
muhalif grup split n.
muhalif grup split n.
muhalif grup pair n.
muhalif olmak dissent v.
muhalif bir yazı yazmak/kaleme almak write a contrarian piece v.
muhalif olmak disfavor [us] v.
muhalif olmak disfavour [uk] v.
muhalif olmak dissonate v.
(siyasi örgütlenmeyi) muhalif unsurlardan arındırmak cleanse v.
muhalif olmak disassent [obsolete] v.
muhalif bir tavır takınmak stout v.
muhalif taraf ile anlaşmaya varmak pair v.
muhalif gruplara bölmek split v.
muhalif olan dissentient adj.
-e muhalif adverse to adj.
-e muhalif dead set against adj.
-e karşı muhalif rebelled against adj.
genel görüşe/düşünceye muhalif olan/kafa tutan recusant adj.
muhalif olmayan nonantagonistic adj.
muhalif olmayan unchallenging adj.
birbirine muhalif tarafların ikisinin de zararda olduğu duruma ait veya ilişkin lose-lose adj.
muhalif olan dissentive adj.
muhalif görüşü yansıtan protest adj.
siyaseten muhalif olan protest adj.
muhalif gruba ait splinter adj.
muhalif grup ile ilgili splinter adj.
muhalif düşünen splinter adj.
(grup) muhalif splinter adj.
muhalif grupça onaylanan splinter adj.
muhalif grupça onaylanan splinter adj.
muhalif bir şekilde dissentingly adv.
muhalif bir biçimde defiantly adv.
muhalif bir şekilde defiantly adv.
muhalif bir biçimde discordantly adv.
muhalif bir şekilde adversatively adv.
muhalif bir şekilde dissidently adv.
muhalif bir şekilde inimically adv.
muhalif olarak oppositely adv.
muhalif bir biçimde acock adv.
muhalif bir şekilde remonstratively adv.
muhalif bir şekilde remonstratingly adv.
muhalif bir şekilde remonstrantly adv.
-e muhalif opposite to prep.
-e muhalif in violation of prep.
Colloquial
her şeye muhalif olan çocuk/adam/kişi but-boy n.
(çin'de) muhalif splittist adj.
Idioms
bir hristiyanlık mezhebine muhalif olanların toplantı yeri autem cackletub [obsolete] n.
muhalif vaizlerin yuvası autem cackletub [obsolete] n.
her şeye muhalif rebel without a cause n.
her şeye muhalif a rebel without a cause n.
politikacıların bir siyasi hedef veya amaç için muhalif parti veya üyeleriyle birleşmesi veya iş birliği yapması cross the aisle v.
bir şeye muhalif olmak be dead set against something v.
(birine/bir şeye) muhalif olmak be dead set against (someone or something) v.
bir şeye/bir şey yapmaya muhalif olmak be set against something/against doing something v.
(bir şeye) muhalif olmak be set against (something) v.
bir şeye/bir şey yapmaya muhalif olmak be (dead) set against something/against doing something v.
(birine/bir şeye) muhalif olmak make a dead set at (someone or something) [obsolete] v.
(birine/bir şeye) muhalif dead set against (someone or something) adj.
Trade/Economic
muhalif hisse senetleri dissenting shares n.
muhalif oy dissenting vote n.
Law
edebe muhalif hareketler indecent acts n.
muhalif taraf adverse party n.
kanuna muhalif against the law n.
kanuna muhalif contrary to code n.
kanuna muhalif kişi law breaker n.
muhalif taraf opposing party n.
muhalif ifade counterstatement n.
muhalif fikir dissenting opinion n.
muhalif olmak dissent v.
muhalif kalan dissenting adj.
edebe muhalif indecent
Politics
muhalif görüş dissenter opinion n.
muhalif gösteri counter demonstration n.
muhalif fikir dissenting opinion n.
muhalif bir cephe oluşturma build up opposition block n.
muhalif siyasal parti dissident political party n.
muhalif milletvekili backbencher n.
muhalif milletvekili non-senior mp n.
muhalif oy counter vote n.
muhalif oy vote against n.
muhalif oy verme black-balling n.
muhalif oy blackball n.
suriye devrimci muhalif güçler ulusal koalisyonu national coalition of the syrian revolutionary and opposition forces n.
ılımlı muhalif gruplar moderate rebel groups n.
ayrıldığı siyasi gruba muhalif grup kuran kimse adullamite n.
whig partisi'nin üyeleri abd'de demokrat parti'ye muhalif olan eski bir siyasi parti whiggery n.
abd'de demokrat parti'ye muhalif olan eski bir siyasi partinin üyeleri whiggery n.
abd'de demokrat parti'ye muhalif olan eski bir siyasi partinin hükümeti whiggarchy [rare] n.
abd'de demokrat parti'ye muhalif olan eski bir siyasi parti whig party n.
abd'de demokrat parti'ye muhalif olan eski bir siyasi partinin egemenliği whiggarchy [rare] n.
hükümete karşı yapılan muhalif miting morcha [india] n.
muhalif parti opposing party n.
merkez komünist parti politikasına karşı muhalif yapılanma splittism n.
muhalif olarak oy kazanmak countervote v.
muhalif oy vermek countervote v.
muhalif oy vermek blackball v.
muhalif oy vermek vote against v.
muhalif olmak dissent v.
muhalif taraf ile anlaşmaya varmak pair off [dated] v.
avrupa birliği'ne muhalif olan eurosceptic adj.
devlet otoritesine muhalif olan antistate adj.
Informatics
yarı muhalif öğrenme-öğretme tabanlı optimizasyon quasi-oppositional teaching learning based optimization n.
Psychology
muhalif modeli adversary model n.
History
18. ve 19. yüzyılda ingiltere'de tory'lere muhalif parti whigs n.
abd'de demokratlara muhalif olup varlıklı kimseleri ve mesleki çıkarları temsil eden bir siyasi partinin üyesi whig n.
aristokrasiye karşı olup ticari ve muhalif çıkarları temsil eden toprak sahibi ingiliz soylular ve tüccarlar whigs n.
abd'de demokrat parti'ye muhalif olan eski bir siyasi partinin özelliğini taşıyan whig adj.
abd'de demokrat parti'ye muhalif olan eski bir siyasi parti ile ilgili whig adj.
abd'de demokrat parti'ye muhalif olan eski bir siyasi partiye ait whig adj.
Religious
meşru papaya muhalif olarak gösterilen rakip papa antipope n.
belirli kilise dogmalarına muhalif olan kimse heretic n.
inanca muhalif sectarian n.
resmen tanınmış olan bir kiliseye muhalif olanlar separation n.
Military
algı yönetimi ya da benzer yaklaşımlar bağlamında, birbirine muhalif bireyler, gruplar, istihbarat sistemleri veya yetkililer tarafından elde edilen veri categories of data n.
muhalif askeri kuvvet enemy n.
muhalif askeri kuvvete ait gemi, uçak, araç enemy n.
muhalif kuvveti düşman olarak nitelendirmeye yetkili makam proper authority n.
Ottoman Turkish
mefhum-u muhalif a contrario n.
Archaic
muhalif kimse malignant n.
muhalif kimse discrepant n.
muhalif olan overthwart adj.