ne? - Turco Inglés Diccionario

ne?

Significados de "ne?" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ne? what? interj.
General
ne? what? interj.
ne? ey interj.
Colloquial
ne? what (in) the devil? expr.
ne? what (in) the dickens? expr.
ne? wharra [uk] expr.
Slang
ne? what the deuce? expr.
ne? what (in) the hell? exclam.
ne? what the devil? exclam.
ne? what the hell? exclam.
ne? nani? (what?) exclam.

Significados de "ne?" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ne yapacağını bilmemek not know what to do v.
ne olursa olsun regardless adv.
ne zaman when adv.
ne zaman? when? adv.
her ne kadar although conj.
ne what interj.
General
tahammül (organizma vb'ne özgü) tolerance n.
banılmış ekmek lokması (yemeğin suyuna vb'ne) sop n.
sap (mızrak/ok vb'ne ait) shaft n.
kiralayanın süre esasına dayalı ödeme yaptığı ve kat edilen mesafe ne olursa olsun hiçbir ilave para unlimited mileage n.
dönme (eski durum/alışkanlık/inanç vb'ne) reversion n.
teminat (borca karşı gösterilen ve bir mülk, tahvil, senet vb'ne dayalı) collateral n.
önceden tanışılmayan biriyle eğlence yeri lokanta vb'ne gitme blind date n.
sızma (örgüt/kuruluş vb'ne) infiltration n.
kayıt (kaset/plak vb'ne ait) recording n.
borca karşı gösterilen ve bir mülk senet vb'ne dayalı teminat collateral security n.
gerçek kimliğini gizleyerek girme (örgüt/kuruluş vb'ne) infiltration n.
sıcaklık bakımından ne çok sıcak ne de çok soğuk olan, havanın değişken olduğu iklim kuşağı temperate n.
kıyı (nehir/göl/vb'ne ait) bank n.
çevredeki objeleri görüp ne olduklarını hemen anlama yetisi subitizing n.
donmuşluk (jöle/çikolata vb'ne özgü) firmness n.
bekçi (sahibi yokken malikane/ev vb'ne bakan) caretaker n.
isim (kitap/piyes/film vb'ne ait) title n.
kıyı (göl/deniz vb'ne ait) front n.
ne bulursa okuyan kimse omnivorous reader n.
ne istediğini bilme knowing what he/she wants n.
saygı (hükümdara vb'ne gösterilen) homage n.
masraf ne olursa olsun hand the expense n.
otobüs gibi taşıtlarda bulunan ve yapılan hızı, duraklamaların süresini ve sürücünün ne kadar direks tachograph n.
devamsızlık (işe/okula vb'ne) absenteeism n.
bilet parçası (tiyatro/sinema vb'ne girdikten sonra müşterinin elinde kalan) stub n.
ne erkek ne de dişi olan hayvan neuter n.
ne var ne yoksa all n.
bilgisayar oyunlarında bir oyunun konusunun ve temel oyun mekaniğinin ne kadar iyi tasarlanmış ve oyunda ne kadar verimli bir şekilde uygulanmış olduğunu ifade eden sözcük gameplay n.
ne kar ne zarar etme breaking even n.
çevredeki objeleri görüp ne olduklarını hemen anlama yetisi subitising n.
elimde ne var oyunu handy-dandy n.
kimin ne zaman öleceğine dair tahminlerde bulunulan bir oyun dead pool n.
kimin ne zaman öleceğine dair tahminlerde bulunulan bir oyun death pool n.
sürücüye ne yapması gerektiğini söyleyip duran kişi back-seat driver n.
ne olursa olsun kazanmaya değer yaklaşımı win-at-all-costs attitude n.
ne kadar tartışılırsa tartışılsın bir önemi olmayan, sonuca varılamayan durum moot point n.
ne idüğü belirsiz kimse/şey nondescript n.
ne fiziksel ne de zihinsel olma neutralness n.
bir nesne veya kelimenin ne olduğunu en fazla yirmi soru sorarak tahmin etmeye çalışılan bir oyun twenty questions n.
(bir şeyin) ne kadar az harcandığı underspend n.
ne yapacağı pek belli olmayan kimse unknown quantity n.
ne anlama geldiği anlaşılmayan mesaj, işaret mixed message n.
bilmem ne whoosis n.
ne tür bir eylemin gerekli veya ilgili olduğunu belirtmek için kullanılan en uygun terim word n.
cinsiyeti ne erkek ne de kadın olan kimse hijrah [south asia/india] n.
ne oldum delisi kimse mushroom n.
(yunan mitolojisinde) insanların hayatlarını yöneten ve ne zaman öleceklerini belirleyen üç tanrıça the destinies n.
ne iş olsa yapan kimse roustabout [australia] n.
ne iş olsa yapan kimse rouseabout [australia] n.
ne olduğu belirsiz yığın veya grup rummage n.
bilmem ne omnium n.
evrenin büyüklüğü içinde kendinin ne kadar küçük ve önemsiz bir varlık olduğunu hissetme duygusu occhiolism n.
ne oldum delisi olma pride [obsolete] n.
sovyet sosyalist cumhuriyeti birliği'ne bağlı bir ülke soviet n.
ne oldum delisi davranış parvenuism n.
(kişinin, durumun) ne olacağı future n.
sızmak (örgüt, kuruluş vb'ne) infiltrate v.
gitmek (konser müze vb'ne) take something in v.
elinde ne yaptığını gösterecek hiçbir şey olmamak have nothing to show for it v.
yazı vermek (gazete, dergi vb'ne) contribute v.
kestirmek (ne olduğunu) make out v.
saplanıp kalmak (çamur kum vb'ne) stick with in v.
ne yapacağını bilememek be in a quandary v.
fazla yük koymak (bagaj, küfe vb'ne) overload v.
takmak (kıymetli bir taşı bir yüzük vb'ne) set in v.
işlerin ne durumda olduğuna bakmak see how the land lies v.
katılmak (parti vb'ne) join v.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak one's mind v.
gerçek kimliğini gizleyerek girmek (örgüt, kuruluş vb'ne) infiltrate v.
ülkeye vb'ne zarar vermek do disservice to v.
kitap vb'ne dönüştürmek write something up v.
ne söyleyeceğini öğretmek (tanığa) prime v.
tel takmak (pencereye vb/sinek vb'ne karşı) screen v.
kaydettirmek (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
birinin ne düşündüğünü yüzünden okumak read someone's mind v.
kedi köpek vb'ne su vermek water v.
uygun olmak (bir yere/çevreye/gruba vb'ne) fit in v.
kaydetmek (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
basmak (düğme vb'ne) push v.
ne olduğunu söylemek identify v.
ne istediğini bilmek know one's own mind v.
uygun düşmek (bir yere/çevreye/gruba vb'ne) fit in v.
kendisinin ne demek istediğini anlatmak explain oneself v.
ne diyeceğini şaşırmak be at a loss for words v.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak up v.
ne evet ne de hayır demek equivocate v.
bağlı olmak (hatıra vb'ne) cling v.
yazdırmak (okul/üniversite vb'ne) put someone down for v.
burun takmak (çorap/ayakkabı vb'ne) toe v.
ne düşündüğünü söylemek (bir konuda) commit oneself v.
ne olduğunu tespit etmek identify v.
ne düşündüğünü açıkça söylemek speak out v.
ne olduğunu saptamak identify v.
kaydını yaptırmak (otel vb'ne girince) check in v.
yapmak (çamur/mum vb'ne şekil vererek heykel) model into v.
ne yapacağını bilmemek be at a loss v.
tırmanmak (ağaç/direk vb'ne) skin up v.
tabi tutmamak (bir kimseyi kura/yasa vb'ne) waive v.
boğmak (iltifat/hediye vb'ne) overwhelm with v.
ne olduğunu çıkarmak identify v.
ne mal olduğunu anlamak see through somebody v.
ne olduğunu kestirmek make out v.
ne demek istediğini yeterince anlatmak make one's point v.
ne oldum delisi olmak start to think he's/she's something special v.
davayı avrupa insan hakları mahkemesi’ne götürmek take the case to the european court of human rights v.
gelecekte ne olacağı hakkında çok düşünmek think ahead v.
-in ne olduğunu bilmek be a good judge of v.
karşısındakinin ne dediğini (sonunda) anlamak latch on v.
ne olduğunu anlamaya çalışmak get a fix on v.
ne olduğunu sormak ask what it is v.
ne olduğunu sormak ask what happened v.
ne dediğini bilmemek not know what one is saying v.
ne olursa olsun gerekeni yapıp hakkından gelmek deal with what happens v.
allah ne verdiyse beraberce yemek take potluck v.
ne düşündüğünü açıkça ortaya koymak declare one's self v.
ne bulursa yemek batten v.
uzun süre hız yapmaktan ne kadar hızlandığını fark edemez olmak velocitise v.
uzun süre hız yapmaktan ne kadar hızlandığını fark edemez olmak velocitize v.
ne gerekiyorsa yapmak do everything that needs to be done v.
(koli vb'ne) etket yapıştırmak docket v.
ne istediğini bulmak find v.
ne uzayıp ne kısalmak sit v.
elinde ne varsa geçirmek smite v.
ne var ne yok dökülmek squeak v.
ne uzayıp ne kısalmak stagnate v.
ne yapacağı belli olmaz unpredictable adj.
kulak asmaz (öğüt eleştiri vb'ne) impervious to adj.
ne olumlu ne de olumsuz (cevap vb) noncommittal adj.
ne yaptığını bilen self conscious adj.
galler ülkesi'ne özgü welsh adj.
ne yapacağını bilmez at a loss adj.
ne kadar hor görüldüğünü belirten (birinin/bir şeyin) supercilious adj.
ne yapacağını bilmez halde at a loss adj.
her ne whatsoever adj.
ne oldum delisi parvenu adj.
sudan cumhuriyeti'ne özgü sudanese adj.
ne az ne çok olan moderate adj.
ne iyi ne kötü mediocre adj.
ne düşündüğü belli olmayan inscrutable adj.
ekmek vb´ne kolayca sürülen spread adj.
ne yaptığının farkında olmayan unwitting adj.
ne olduğu saptanamamış unidentified adj.
ne iyi ne kötü tolerable adj.
ne idiği belirsiz ve biraz şüpheli queer adj.