pamuk - Turco Inglés Diccionario

pamuk

Significados de "pamuk" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
pamuk cotton adj.
Three options are provided for sugar, but only one for olive oil, tobacco and cotton.
Şeker için üç seçenek sunulurken zeytinyağı, tütün ve pamuk için sadece bir seçenek sunulmuştur.

More Sentences
General
pamuk cotton n.
You can use a cotton ball for this.
Bunun için bir pamuk kullanabilirsiniz.

More Sentences
Technical
pamuk cotton n.
You can use a cotton ball for this.
Bunun için bir pamuk kullanabilirsiniz.

More Sentences
Textile
pamuk cotton n.
You can use a cotton ball for this.
Bunun için bir pamuk kullanabilirsiniz.

More Sentences
General
pamuk cottonwool n.
pamuk cottony adj.
Zoology
pamuk cotton gossypium spp n.
Botanic
pamuk bombace n.
pamuk gossypium n.
pamuk genus gossypium n.
pamuk cotton shrub n.

Significados de "pamuk" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
ufak bir çubuğun ucuna takılı hidrofil pamuk swab n.
General
pamuk şekeri fairy floss n.
pamuk (hidrofil) cotton n.
pamuk kurdu bollworm n.
pamuk elyafı raw cotton n.
ilaçlı pamuk swab n.
pamuk bezi cotton cloth n.
pamuk tarlası cotton field n.
ince pamuk fine cotton n.
pamuk (bezi) cotton n.
pamuk prenses snowwhite n.
pamuk ipi cotton n.
pamuk ipliği sewing cotton n.
(yastık dolgusu) pamuk flock n.
pamuk kurdu boll weevil n.
pamuk helva candyfloss n.
pamuk eğirme makinesi jenny n.
yünle karışık pamuk kumaş linsey woolsey n.
pamuk prenses snow white n.
pamuk ipliği cotton n.
pamuk ticareti cotton trade n.
pamuk ipliği yarn n.
pamuk kuyruklu tavşan cottontail n.
tabaka halinde pamuk batting n.
çekirdeğinden ayrılmış pamuk ginned cotton n.
pamuk kadife velveteen n.
pamuk tarağı cotton gin n.
kaba pamuk kumaş dungaree n.
pamuk kozası boll n.
pamuk eğirme makinesi jennies n.
pamuk kelebek cotton butterfly n.
hidrofilli pamuk absorbent cotton n.
hidrofilli pamuk hydrophilic cotton n.
hidrofil pamuk absorbent cotton n.
dokuma pamuk kumaş chino n.
pamuk yumağı flock n.
pamuk şekeri cotton candy n.
pamuk şekeri candy floss n.
ceiba familyasından bir tür pamuk ağacı silk cotton tree n.
pamuk şeker cotton candy n.
pamuk şeker fairy floss n.
pamuk şeker candy floss n.
pamuk helva candy floss n.
pamuk üretim kuşağı cotton belt n.
pamuk işçisi cotton picker n.
pamuk otu cotton grass n.
pamuk çekirdeği yağı cotton oil n.
göbek deliğinde biriken pamuk navel lint n.
göbek deliğinde biriken pamuk belly button fluff n.
göbek deliğinde biriken pamuk dip lint n.
göbek deliğinde biriken pamuk belly button lint n.
göbek deliğinde biriken pamuk navel fluff n.
pamuk toplama cotton picking n.
pamuk şeker fairy floss (australia) n.
pamuk helva fairy floss (australia) n.
pamuk şeker cotton candy (us) n.
pamuk helva candy floss (uk) n.
pamuk helva candyfloss (uk) n.
pamuk helva cotton candy (us) n.
pamuk şeker candy floss (uk) n.
pamuk şeker candyfloss (uk) n.
pamuk, ipek ya da sentetikten yapılmış, baş parmak için ayrı bir bölüme sahip bir çeşit çorap tabi n.
bir pamuk kanaviçe kumaş markası aertex n.
pamuk, ipek ya da sentetikten yapılmış, baş parmak için ayrı bir bölüme sahip bir çeşit çorap tabis n.
(avustralya) pamuk şekeri fairyfloss n.
pamuk şekeri candyfloss n.
makara (ip, pamuk vb.) cotton reel n.
pamuk veya sentetik elyaftan yapılmış dolgu batten n.
piyasa fiyatlarının baz aldığı temel pamuk kalitesi middling n.
(pamuk, yün) kordonları aynı anda çekip kıvırarak ipliğe dönüştürüp masuraya saran makine mule n.
pamuk tarağını çalıştıran atın yörüngesi gin race n.
pamuk tarağını çalıştırmak için gerekli olan beygir gücü türü gin power n.
pamuk tarağını çalıştıran atın gittiği yol gin race n.
kıyafetlerde kullanılan bir tür pamuk polyester karışımı kumaş duchess n.
kıyafetlerde kullanılan bir tür pamuk polyester karışımı kumaş duchesse n.
pamuk topu cotton ball n.
pamuk elyafından yapılmış iplik peeler n.
uzun elyaflı pamuk iplik peeler n.
(mississipi'ye özgü) uzun elyaflı pamuk peeler n.
yağ çıkarılması için sıkıştırılan pamuk çekirdeği miktarı crush n.
açık dokunmuş ince pamuk kumaş super n.
ham pamuk cotton n.
pamuk tohumunda lifler çıkarıldıktan sonra kalan ince tüyler fuzz n.
pamuk tiftiğini ayıklamak lint v.
pamuk doldurup dikmek quilt v.
pamuk toplamak pick cotton v.
pamuk doldurup dikmek quilted v.
(pamuk lifini) döverek açıp ip haline getirmek scutch v.
pamuk şeker yemek eat cotton candy v.
pamuk gibi very soft adj.
dövülmüş (pamuk) scutched adj.
pamuk gibi cottonous adj.
pamuk gibi cottony adj.
pamuk gibi ultrasoft adj.
pamuk gibi beyaz cottony-white adj.
pamuk gibi olmuş soft adj.
pamuk gibi supersoft adj.
pamuk dolgu batting N.
Colloquial
pamuk zenginleri cottonocracy n.
hayatım pamuk ipliğine bağlı my life is hanging by a thread expr.
Idioms
pamuk ipliğine bağlı bir plan a house of cards n.
pamuk ipliğine bağlı borrowed time n.
pamuk ipliğine bağlı şey candle in the wind n.
pamuk ipliğiyle bağlı olmak hang on by one's eyelids v.
pamuk ipliğine bağlı olmak be on a knife edge v.
pamuk ipliğine bağlı olmak hang on by a thread v.
pamuk ipliğine bağlı olmak hang on by a hair v.
pamuk ipliğine bağlı olmak hang by the eyelids v.
pamuk ipliğine bağlı yaşamak exist on borrowed time v.
pamuk ipliğine bağlı olmak hang by a hair v.
pamuk ipliğine bağlı olmak have one foot in the grave and the other on a banana peel v.
pamuk ipliğine bağlı yaşamak be living on borrowed time v.
pamuk eller cebe pass the hat (around) v.
pamuk ipliğine bağlı on borrowed time adj.
pamuk kadar yumuşak soft as a baby's bottom adj.
pamuk gibi soft as a baby's backside adj.
pamuk kadar yumuşak soft as a baby's backside adj.
pamuk gibi soft as a baby's bottom adj.
pamuk gibi as soft as a baby's bottom expr.
pamuk ipliğine bağlı on thin ice expr.
pamuk kadar yumuşak as soft as silk expr.
pamuk kadar yumuşak as soft as a baby's bottom expr.
pamuk kadar yumuşak soft as a baby's backside expr.
pamuk kadar yumuşak as soft as down expr.
pamuk kadar yumuşak as soft as velvet expr.
Speaking
hayatı pamuk ipliğine bağlı his life hangs by a thread expr.
her şey pamuk ipliğine bağlı everything's a bit touch and go expr.
pamuk eller cebe now it's time to pay up expr.
pamuk eller cebe cough it up expr.
Trade/Economic
pamuk balyası makbuzu cotton note n.
pamuk endüstrisi cotton industry n.
satışa hazır pamuk balyası running bale n.
pamuk balyası bale n.
Industry
ham pamuk veya yünü açıp temizlemekte kullanılan bir dizi döner sivri uçlu tekstil makinesi willying machine n.
açma veya ditme makinesi ile yün, pamuk temizleme işlemi willying n.
piyasa fiyatlarının baz alındığı temel pamuk kalitesi middlings n.
pres işlemi uygulanırken balya altında yer alan uçların döndürülmesi ile pamuk balyalarını saran metal bantları birbirine bağlayan parça returner n.
pamuk atma makinesi ile ilgilenen tekstil işçisi lumper n.
pamuk fabrikası işçisi mill worker n.
çırçır makinesinde pamuk atığı toplama aleti clearer n.
pamuk üretiminde kullanılan kutu şeklinde bir makine cotton sled n.
pamuk balyalama tesisi cotton press n.
pamuk, ipek, keten gibi tekstil ürünlerini döverek temizleyen makine batting machine n.
pamuk, ipek, keten gibi tekstil ürünlerini döverek temizleyen makine scutching machine n.
pamuk tohumu yağının kalite kontrolünde uygulanan bir test becchi's test n.
Insurance
kalan malların satılmasını sağlamak üzere pamuk balyalarından ayrılan hasarlı malzeme pickings n.
Technical
pamuk çekirdeği cottonseed n.
pamuk çekirdeği küspesi cottonseed meal n.
pamuk yağı cottonseed oil n.
pamuk fabrikası cotton factory n.