pruva - Turco Inglés Diccionario

pruva

Significados de "pruva" en diccionario inglés turco : 19 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
pruva bow n.
General
pruva fore n.
The big rock in the shallow water damaged the fore part of the ship.
Sığ sulardaki büyük kaya, geminin pruvasına zarar verdi.

More Sentences
Technical
pruva prow n.
The ship's prow cut through the waves.
Geminin pruvası dalgaları yararak ilerliyordu.

More Sentences
Marine
pruva prow n.
The ship's prow cut through the waves.
Geminin pruvası dalgaları yararak ilerliyordu.

More Sentences
pruva fore n.
The big rock in the shallow water damaged the fore part of the ship.
Sığ sulardaki büyük kaya, geminin pruvasına zarar verdi.

More Sentences
General
pruva foretop n.
Technical
pruva head n.
Marine
pruva nose n.
pruva bow n.
pruva foreship n.
pruva forepart n.
pruva heading n.
pruva stem n.
pruva bows n.
pruva forward n.
pruva snout n.
Literature
pruva prore [obsolete] n.
Archaic
pruva luff n.
Slang
pruva the pointy end n.

Significados de "pruva" con otros términos en diccionario inglés turco: 72 resultado(s)

Turco Inglés
General
pruva rüzgarı headwind n.
pruva ana istralyası forestay n.
pruva rüzgarı head wind n.
pruva direği foremast n.
pruva hattı a line of ships n.
pruva halatı painter n.
pruva korkuluğu pulpit n.
pruva yelkeni foresail n.
geminin üst güvertesinde, pruva direği ile orta direk arasındaki boşluk the booms n.
birleşik donanmalardaki bitişik birim kılavuzlarının pruva direkleri arasındaki mesafe interval n.
ince veya dar (pruva) sharp adj.
Trade/Economic
geminin ön kısmındaki pruva direği foremast n.
Technical
pruva kapısı veya kaportası bow door n.
pruva çanaklığı foretop n.
Automotive
pruva rüzgarı headwind n.
Marine
pruva pupa hattı fore and aft midshipline n.
pruva pervanesi bow thruster n.
pruva direği fore mast n.
pruva ana istralyası headstay n.
pruva yelkeni headsail n.
pruva direği foremast n.
pruva ana istralyası forestay n.
pruva rüzgarı head wind n.
pruva hattı lubber's line n.
pruva halatı painter n.
pruva hattı kalyonu ship-of-the-line n.
pruva hattı gemisi ship-of-the-line n.
pruva gabya çubuğu fore topmast n.
pruva babafingo yelkeni foretop-top gallant sail n.
pruva çanaklığı foretop n.
pruva gabya yelkeni foretop top sail n.
filikanın pruva küreği bow oar n.
filika pruva küreği bow oar n.
pruva küreği bow oar n.
pruva çapası bower n.
pruva direği payandası mainstay n.
pruva lengeri bower n.
pruva açısı kontrol sistemi heading (angle) control system n.
pruva hattı heading line n.
pruva zamanı lubber's time n.
pruva mahmuzu bow spur n.
pruva yelkeninin üst ön köşesi nock n.
pruva direğinde bir veya daha fazla kare gabya yelkeni taşıyan iki direkli yelkenli topsail schooner n.
pruva direği kabasorta olup diğer direkleri sübye armalı olan yelkenli barkantine n.
pruva direği kabasorta olup diğer direkleri sübye armalı olan yelkenli barkentine n.
pruva direği kabasorta olup diğer direkleri sübye armalı olan yelkenli barquentine n.
gemi direğini kaplayan bir pruva yelkeni lapper n.
bağlama kazığından akan veya loca deliklerinden içeriye gelen suyu biriktirmek için geminin pruva kısmına inşa edilmiş havuz benzeri yapı manger n.
pruva ve üst güvertesi suyu yaracak şekilde yuvarlatılmış buharlı gemi whale sucker n.
pruva önü pozisyonu hawse n.
pruva yelkeni headsail n.
pruva yelkeni iskotası headsheets n.
yuvarlatılmış pruva breast n.
pruva hattı lubber's point n.
pruva hattı lubber's mark n.
pruva yelkeni çıkarıldığında kullanılabilen cıvadra running bowsprit n.
geminin üst güvertesinin pruva direğinin önündeki bölümü focsle n.
pruva direğinin donanımı ile ilgilenen denizci foremast hand n.
uşkuna, iki direkli yelkenli veya filikanın üçgen şeklinde olup kıç tarafa en yakın bulunan pruva yelkeni foresail n.
pruva yelkeninde iskota halatı foresheet n.
pruva direğinin alt bölümü foremast n.
ana direğin pruva direğinden uzun olduğu arma schooner rig n.
pruva ile ilgili bow adj.
pruva yelkeni bir tarafa, ana yelkeni diğer tarafa açılmış (sübye armalı gemi) goosewinged adj.
pruva direğinde at the fore adv.
pruva direğinin ilerisine doğru afore the mast adv.
pruva direğinin ilerisine doğru before the mast adv.
pruva içine doğru forward adv.
Military
pruva-pupa hattı fore and aft n.
denizaltılarında kıç ve pruva kanatlarını idare eden asker planesman n.
Archaic
pruva kemeri harping n.
pruva kemeri harpin n.