nose - Turco Inglés Diccionario
Historia

nose

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau


Significados de "nose" en diccionario turco inglés : 26 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
nose n. burun
General
nose v. koku almak
nose v. yavaş ilerlemek
nose v. burnunu sürmek
nose v. ses vb genizden çıkarmak
nose v. koklamak
nose v. koklayarak bulmak
nose n. burun (uçakta)
nose n. burun gibi çıkıntı
nose n. apaçık
nose n. koklama duyusu
nose n. koku alma yeteneği
nose n. burun
nose n.
Technical
nose emzik
nose
nose burun
nose uçağın ön kısmı
nose baş
nose besleyici çanağı
nose çalışma havuzu
Automotive
nose burun
Aeronautic
nose uçak veya başka bir taşıtın çıkıntı yapan ön kısmı
Medical
nose noz
Anatomy
nose burun
Hunting
nose çekirdeğin ucu

Significados de "nose" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
nose dive n. pike
nose hair n. burun kılı
General
nose out v. koklayarak bulmak
follow one's nose v. dosdoğru gitmek
turn up one's nose at v. reddetmek
blow one's nose v. burnunu silmek
poke one's nose into something v. bir işe burnunu sokmak
turn one's nose up at something v. burun kıvırmak
speak through the nose v. genizden konuşmak
nose into v. burnunu sokmak
put somebody's nose out of joint v. gözden düşürmek
turn up one's nose at v. burun kıvırmak
nose out v. az bir farkla yenmek
put one's nose into v. burnunu sokmak
poke one's nose into v. burnunu sokmak
lead by the nose v. parmağında oynatmak
thrust one's nose into v. burnunu sokmak
put somebody's nose out of joint v. burnunu sürtmek
put one's nose into v. karışmak
put one's nose out of joint v. birisini gözden düşürmek
bite someone's nose off v. birine ters cevap vermek
nose out v. kıl payı farkla yenmek
pay through the nose v. kazık yemek
turn up one's nose v. beğenmemek
put someone's nose out of joint v. birinin pabucunu dama atmak
turn up one's nose v. burun kıvırmak
turn up one's nose at v. burun bükmek
turn one's nose up at v. burun burmak
cock up the nose v. kurumlanmak
follow one's nose v. sezgilerine dayanarak hareket etmek
rub somebody's nose in it v. başına kakınç etmek
turn up one's nose at v. beğenmemek
lead someone by the nose v. birinin yuları elinde olmak
poke one's nose into v. karışmak
look down one's nose at v. küçük görmek
put somebody's nose out of joint v. kırmak
nose up v. yükselmek
cut off one's nose to spite one's face v. papaza kızıp oruç bozmak
poke one's nose into everything v. vara yoğa karışmak
put somebody's nose out of joint v. ayağını kaydırmak
brown nose v. dalkavukluk etmek
put someone's nose out of joint v. birinin pabucunu dama attırmak
turn up one's nose at v. hor görmek
keep one's nose clean v. etliye sütlüye karışmamak
nose around v. koklamak
pick one's nose v. burnunu karıştırmak
allow oneself be led by the nose v. sakalı ele vermek
nose around v. koku almak
have a stuffy nose v. genizi tıkanmak
blow one's nose v. sümkürmek
nose out v. kokusunu almak
put one's nose out of joint v. kıskandırmak
cut off one's nose to spite one's face v. pire için yorgan yakmak
look down one's nose at v. hor görmek
thrust one's nose in v. karışmak
poke one's nose in v. burnunu sokmak
make a long nose v. nanik yapmak
put one's nose out of joint v. birisinin ayağını kaydırmak
thrust one's nose into v. karışmak
pay through the nose v. aşırı ödemek
put one's nose out of joint v. birisinin işini bozmak
have a runny nose v. burnu akmak
(one's) nose bleed v. burnu kanamak
thumb one's nose at somebody/something v. naniklemek
pick one's nose v. burnuyla oynamak
congest one's nose v. burnunu tıkamak
congest one's nose v. burun tıkamak
breathe through one's nose v. burnundan nefes almak
win by a nose v. kıl payı kazanmak
brown-nose v. dalkavukluk etmek
nose-pick v. burnunu karıştırmak
nose-dive v. pike yapmak
nose-pick v. burnuyla oynamak
nose-pick v. burun karıştırmak
nose-dive v. aniden düşmek
get your nose out of joint v. alınmak
nose around v. burnunu sokmak
nose about v. burnunu sokmak
nose about v. kolaçan etmek
be nose-dived v. burun üstü çakılmak
be nose-dived v. burun üstü düşmek
nose around v. kolaçan etmek
breathe through the nose v. burundan nefes almak
have blocked nose v. burnu tıkanmak
breathe in through the nose v. burundan nefes almak
breathe in through the nose v. burnundan nefes almak
bleed from one’s nose v. burnundan kan gelmek
pick one's nose v. burun karıştırmak
break someone's nose v. burnunu kırmak
brown-nose v. kıç yalamak
break one's nose v. burnunu kırmak
one's nose to break v. burnu kırılmak
clean one's nose v. burnunu temizlemek
long nose n. nanik
brown nose n. dalkavuk
nose drops n. burun damlası
roman nose n. kemer burun
nose rib n. burun siniri
pug nose n. ucu kalkık basık burun
bleeding of the nose n. burun kanaması
hooked nose n. gaga burun
ear nose and throat specialist n. kulak burun boğaz uzmanı
one who speaks through his nose n. hımhım
nose cone n. uzay roketinin huni şeklindeki ön kısmı
aquiline nose n. gaga burun
nose dive n. ani düşüş
nose remodelling n. burun estetiği
nose wheel n. burun tekerleği
insertion of finger into one's nose n. burnunu karıştırma
insertion of finger into one's nose n. burnuyla oynama
beaklike nose n. gagaya benzeyen burun
blocked nose n. tıkalı burun
congested nose n. tıkalı burun
camel's nose n. küçük ama nihayetinde istenmeyen sonuçlar doğuracak bir durum
brown-nose n. dalkavuk
nose-ring n. hırızma
nose ring n. hızma
nose stud n. hızma
nose bag n. yem torbası
big nose n. büyük burun
blocked-up nose n. tıkanık/tıkanmış burun
upturned nose n. kalkık burun
tip-tilted nose n. kalkık burun
retrousse nose n. kalkık burun
upturned nose n. hokka burun
retrousse nose n. hokka burun
tip-tilted nose n. hokka burun
the nose of the dog n. köpeğin burnu
the dog's nose n. köpeğin burnu
sensitive nose n. iyi koku alan burun
sensitive nose n. hassas burun
aquiline nose n. kargaburun
false nose n. takma burun
fake nose n. sahte burun
bunged up nose n. tıkalı burun
bunged up nose n. dolu burun
aquiline nose n. kemerli burun
roman nose n. kemerli burun
eagle-like nose n. kemerli burun
hook nose n. kemerli burun
beak nose n. kemerli burun
runny nose n. burun akıntısı
ship's nose n. geminin uç kısmı
ship's nose n. gemi burnu
ship's nose n. geminin burnu
stuffy nose n. tıkalı burun
nose pain n. burun ağrısı
crooked nose n. yamuk burun
nose bone n. burun kemiği
nose pad n. gözlük burun pedi
nose pad n. gözlüklerin buruna oturtulan kısmı
nose flow n. burun akıntısı
as plain as the nose on your face adj. besbelli
having a roman nose adj. kargaburun
having a big and long nose adj. burnaz
as plain as the nose on your face adj. apaçık
as plain as the nose on your face adj. gün gibi ortada
as plain as the nose on your face adj. bariz
as plain as the nose on your face adj. açık seçik
nose-heavy adj. burnu ağır
big nose adj. büyük burunlu
by digging with its nose adv. burnuyla deşerek
nose-down adv. baş aşağı
Phrasals
kiss someone on the tip of one's nose birini burnunun ucundan öpmek
nose around for (bir şeyi bulmak için) aramak
nose about for arayıp durmak
nose around for arayıp durmak
nose about for (bir şeyi bulmak için) aramak
nose in to something burnunu sokarak limana girmek veya park etmek
nose something out burnunun ucuna/yönünde giderek çıkmak
nose something out of something burnunun ucuna/yönünde giderek çıkmak
Phrases
under the nose of burnunun dibinde
right in front of me right under my nose gözümün önünde burnumun dibinde
Colloquial
poke one's nose into maydanoz olmak
brown-nose dalkavukluk etmek
brown-nose yağ çekmek
brown-nose pohpohlamak
brown-nose yağ yapmak
brown-nose yaltaklanmak
right under one's very nose gözünün önünde
right on the nose tam kıvamında
on the nose tamı tamına
on the nose onikiden vurma
right on the nose onikiden vurma
on the nose tam isabet
right on the nose tam isabet
smash one’s nose burnunu dağıtmak
a big nose başkalarının işine karışan tip
Idioms
under the nose of gözünün önünde
the camel's nose istenmeyen bir duruma sürüklemesi muhtemel önemsiz bir harekete izin verme durumu
keep one's nose to the grindstone durmadan çalışmak
keep one's nose to the grindstone didinmek
keep one's nose to the grindstone dirsek çürütmek
keep one's nose to the grindstone durup dinlenmeden çalışmak
cut off one's nose to spite one's face papaza küsüp oruç bozmak
as plain as the nose on one's face apaçık
cut off one's nose to spite one's face kasaba küsüp kolunu kesmek
as plain as the nose on one's face açık seçik
be no skin off someone's nose birisinin umurunda olmamak
put someone's nose out of joint birisini rahatsız etmek
go into a nose dive baş aşağı gitmek
as plain as the nose on your face besbelli
have one's nose in the air burnu havada olmak
have one's nose in a book kitaptan başını kaldırmamak
lead by the nose birini parmağında oynatmak
keep one's nose clean etliye sütlüye karışmamak
look down one's nose at tepeden bakmak
be no skin off someone's nose umurunda olmamak
look down one's nose at küçük görmek
look down one's nose at hor görmek
poke one's nose into bir işe burnunu sokmak
put one's nose to the grindstone canla başla çalışmak
put someone's nose out of joint birinin ayağını kaydırmak
stick one's nose into burnunu sokmak
rub someone's nose in it birinin ipliğini pazara çıkarmak
thumb one's nose at someone birine nanik yapmak
can't see beyond the end of one's nose göz gözü görmemek
nose-in-the-air burnu havada
put someone's nose out of joint pabucunu dama atmak
poke one's nose into vara yoğa karışmak
rub someone's nose in it ipliğini pazara çıkarmak
lead someone by the nose parmağında oynatmak
cut off one's nose to spite one's face papaza kızıp oruç yemek
cut off one's nose to spite one's face pire için yorgan yakmak
cut off one's nose to spite one's face gavura kızıp oruç bozmak
cut off one's nose to spite one's face gavura küsüp oruç bozmak
poke one's nose into burnunu sokmak
poke one's nose into lafa karışmak
get up someone's nose birini çok kızdırmak
get up someone's nose birisini sıkmak
get up someone's nose sinirden kudurtmak
get up someone's nose çok öfkelendirmek
get up someone's nose gıcık etmek
get up someone's nose sinirlerini ayağa kaldırmak
get up someone's nose küplere bindirmek
under someone's nose burnunun dibinde
cut off nose to spite face pire için yorgan yakmak
cut off nose to spite face kendini yok yere cezalandırmak
cut off one's nose to spite one's face kendini yok yere cezalandırmak
blow one's nose sümkürmek
brown-nose yalakalık etmek
brown-nose yağ çekerek yakınlaşmaya çalışmak
brown-nose yağ çekmek
brown-nose yalakalık yapmak
brown-nose yalakalanmak
on the nose tam üzerine bastın
on the nose tastamam öyle
on the nose kesinlikle doğru
blue nose sofu
keep one's nose to the grindstone eşek gibi çalışmak
keep one's nose to the grindstone çok çalışmak
follow one's nose içinden geldiği gibi hareket etmek
follow one's nose burnunun dikine gitmek
keep one's nose to the grindstone dur durak bilmeden çalışmak
turn one's nose up at burun kıvırmak
keep one's nose clean başını belaya sokmamak
look down one's nose hor görmek
lead by the nose birine istediğini yaptırmak
thumb one's nose at nanik yapmak
pay through the nose çok fazla para ödemek
under someone's nose burnunun ucunda
rub one's nose in it hatasını başına kakmak
keep nose clean başını belaya sokmamak
with one's nose in the air burnu havalarda
push one's nose into burnunu sokmak
thumb one's nose at küçümsemek
thumb one's nose at burun kıvırmak
turn one's nose up at beğenmemek
pay through the nose dünyanın parasını ödemek
pay through the nose pahalıya mal olmak
rub one's nose in it hatalarını yüzüne vurmak
poke one's nose into karışmak
lead by the nose ipleri elinde tutmak
keep one's nose to the grindstone sürekli çalışmak
thumb one's nose at hor görmek
rub one's nose in it hatasını yüzüne vurmak
stick one's nose into karışmak
push one's nose into karışmak
look down one's nose küçük görmek
under someone's nose gözünün önünde
under someone's nose çok yakınında
keep one's nose to the grindstone gayretle çalışmak
as plain as the nose on your face gün gibi açık
cannot see any further than the end of one's nose işin sonunu düşünmemek
bloody someone's nose cesaretini kırmak
as plain as the nose on your face gün gibi aşikar
cut off one's nose to spite one's face kızgınlıkla kendi kendine kötülük etmek
see no further than the end of one's nose işin sonunu düşünmemek
have a nose for (olaylar konusunda) burnu iyi koku almak
can't see beyond the end of one's nose işin sonunu düşünmemek
cut off your nose to spite your face öfkeyle kalkıp zararla oturmak
cut off your nose to spite your face pire için yorgan yakmak
poke one's nose into salça olmak
have one's nose in a book kitap okumak
have one's nose in a book sürekli kitap okumak
tweak somebody's nose birinin burnunu sürtmek
one's nose is in the air burnu havada olmak
see no further than the end of nose dar görüşlü olmak
see no further than the end of nose burnunun ucundan ötesini görememek
see no further than the end of nose dar düşünceli olmak
see no further than the end of nose dar kafalı olmak
see no further than the end of nose ilerisini görmemek
put the nose-bag on bir şeyler yemek
pope's nose tavuğun kıçı
pope's nose tavuğun arkası
parson's nose tavuğun kıçı
parson's nose tavuğun arkası
put one's nose out of joint gururunu kırmak
have one's nose out of joint gururunu incitmek
put one's nose out of joint planlarını bozmak
get one's nose out of joint gururunu incitmek
have one's nose out of joint hayal kırıklığına neden olmak
get one's nose out of joint planlarını bozmak
get one's nose out of joint hayal kırıklığına neden olmak
have one's nose out of joint gururunu kırmak
put one's nose out of joint gururunu incitmek
have one's nose out of joint planlarını bozmak
get one's nose out of joint gururunu kırmak
put one's nose out of joint hayal kırıklığına neden olmak
poke one's nose in (to something) burnunu başkasının işine sokmak
no skin off someone's nose birisinin derdi olmamak
no skin off someone's nose birisini ilgilendiren bir sıkıntı olmamak
cut off one's nose to spite one's face öfkeyle kalkıp zararla oturmak
be as plain as the nose on somebody's face gün gibi ortada olmak
with one's nose in the air burnu havada
have one's nose in the air kibirli olmak
have one's nose in the air kendini beğenmiş olmak
with one's nose in the air kibirli
stick one's nose up in the air burnu havada olmak
stick one's nose up in the air kibirli davranmak
with one's nose in the air kendini beğenmiş
stick one's nose up in the air kendini beğenmiş olmak
one's nose is in the air burnu havada
pay through the nose for something kazık yemek
look down one's nose at küçümsemek
put the nose-bag on yemek yemek
keep one's nose clean beladan uzak durmak
keep your nose clean pis işlere bulaşmamak
keep your nose clean beladan uzak durmak
keep one's nose clean pis işlere bulaşmamak
can't see beyond the end of one's nose dar fikirli olmak
can't see beyond the end of one's nose dar düşünceli olmak
see no further than the end of one's nose ilerisini görememek
cannot see further than the end of one's nose dar düşünceli olmak
see no further than the end of one's nose dar düşünceli olmak
can't see past the end of one's nose dar görüşlü olmak
see no further than the end of one's nose dar fikirli olmak
cannot see any further than the end of one's nose dar fikirli olmak
can't see beyond the end of one's nose dar görüşlü olmak
can't see past the end of one's nose ilerisini görememek
cannot see any further than the end of one's nose dar düşünceli olmak
cannot see further than the end of one's nose ilerisini görememek
can't see beyond the end of one's nose ilerisini görememek
cannot see any further than the end of one's nose ilerisini görememek
cannot see further than the end of one's nose dar fikirli olmak
brown-nose yalvarıp yakarmak
brown-nose dalkavukluk etmek
pay through the nose çok pahalıya gelmek
pay through the nose kazık yemek
pay through the nose kazıklanmak
pay through the nose bir servet ödemek
get one's nose out of someone's business işine burnunu sokmamak
get one's nose out of someone's business işine karışmamak
take it on the nose katlanmak
take it on the nose sineye çekmek
blood squirting out of his nose burnundan fışkıran kan
rub somebody's nose in the dirt hatasını yüzüne vurmak
rub somebody's nose in the dirt hatasını başına kakmak
powder one's nose (kadınlar için) lavaboya gitmek
powder one's nose (kadınlar için) tuvalete gitmek
give somebody a bloody nose birini hırpalamak
have a nose round etrafa bakınmak
hold one's nose (kokudan) burnunu sıkmak/tutmak
hold one's nose bir şeyi katlanıp yapmak
rub someone's nose in it bir şeyi birinin başına kakmak
under one's nose burnunun dibinde
put someone's nose out of joint birini gücendirmek
keep one's nose to the grindstone çalışıp didinmek
keep one's nose to the grindstone harıl harıl çalışmak
lead someone by the nose zorla/zor kullanarak bir yere götürmek
win by a nose burun farkıyla kazanmak
by a nose burun farkıyla
keep one's nose out of someone's business burnunu sokmamak
keep one's nose out of something burnunu sokmamak
pay through the nose for something bir servet ödemek
stick one's nose into something (başkasının işine) burnunu sokmak
poke one's nose into something (başkasının işine) burnunu sokmak
poke one's nose in to something (başkasının işine) burnunu sokmak
stick one's nose in to something (başkasının işine) burnunu sokmak
put one's nose in (where it's not wanted) (birinin işine) burnunu sokmak
stick one's nose in (where it's not wanted) (birinin işine) burnunu sokmak
rub somebody's nose in the dirt başına kakmak
rub somebody's nose in the dirt başa kakmak
rub somebody's nose in it başına kakmak
rub somebody's nose in it başa kakmak
right under someone's very nose burnunun dibinde/ucunda
rub someone's nose in it başına kakmak
rub someone's nose in it başa kakmak
your nose is out of joint kırgın/üzgün/aşağılanmış hissetmek
nose to tail dip dibe
nose to tail tampon tampona
pay through the nose cebinden çok para çıkmak
follow one's nose bir kokuyu takip etmek
stick one's nose into everything her şeye burnunu sokmak
poke one's nose into everything her şeye burnunu sokmak
rub somebody's nose in it yüzüne vurmak
powder one's nose makyajını tazelemek
it's no skin off my nose beni bağlamaz
happen under one's nose burnunun dibinde olmak
thumb one's nose at riayet etmemek
Speaking
i paid through the nose for it bana çok pahalıya mal oldu
i was joking but she got her nose out of joint şaka yapıyordum ama alındı
my nose is running burnum akıyor
i have a runny nose burnum akıyor
my nose is all stuffed burnum tıkalı
my nose is all stuffed burnum tıkandı
it is no skin off my nose beni alakadar etmez
why are you sticking your nose in? sen neden burnunu sokuyorsun?
why are you sticking your nose in? sen neden karışıyorsun?
it's no skin off my nose beni ilgilendirmez
it's no skin off my nose benim için fark etmez
it's no skin off my nose benim derdim değil
it's no skin off my nose benim için hava hoş
keep your nose out of my business sen kendi işine bak!
keep your nose out of my business işime burnunu sokma!
get your nose out of my business benim işime karışma!
keep your nose out of my business benim işime karışma!
get your nose out of my business sen kendi işine bak!
get your nose out of my business! benim işime burnunu sokma!
get your nose out of my business işime burnunu sokma!
get your nose out of my business! benim işime karışma!
don't stick your nose into/in my business işime burnunu sokma!
don't rub my nose in it başıma kakma
you're right on the nose tam üstüne bastın
keep your nose out of this sen buna burnunu sokma
keep your nose out of this sen buna karışma
don't stick your nose in other people's business başka insanların işine burnunu sokma
don't stick your nose in other people's business başkalarının işine burnunu sokma
don't poke your nose into others' business başka insanların işine burnunu sokma
you have a very cute nose çok hoş bir burnun var
touch your nose burnuna dokun
look at my nose burnuma bak
Slang
put someone's nose out of joint pabucunu dama attırmak
busted nose kırık burun
nose candy kokain
booger in the nose burundaki sümük
booger in the nose burundaki mukus
Technical
approach nose yaklaşım burnu
nose block burun bloğu
plier with nose kargaburun
nose pier orta ayak ucu
hall round nose plier kargaburun
cam nose kam çıkıntısı
nose part burun kısmı
flat nose pliers küt burunlu pense
front bearing nose ön kapak
nose leg burun iniş takımı
approach nose yaklaşım ucu
nose pier ayak ucu
needle nose plier kargaburnu pense
bottom apron nose bar alt apron burun çubuğu
ablative nose of a rocket roketin ergiyen ucu
nose temperature burun sıcaklığı
flat nose pliers yassı ağızlı pense
round-nose chisel yuvarlak ağızlı keski
nose landing gear burun iniş takımı
nose gear ground downlock assembly burun iniş takımını kilitleme mekanizması
nose gear burun iniş takımı
nose gear lockpin burun iniş takımı kilit pimi
cam nose pozisyon kamı
long nose pliers kargaburun
needle nose pliers kargaburun
nose spray paralanma baş parçaları
nose wheel steering system burun tekerleği direksiyon sistemi
nose tire burun lastiği
nose wheel burun tekerleği
nose cone burun konisi
nose plug kör tapa
re-entry nose cone atmosfere dönüş burun konisi
nose fuse baş tapa
nose fuze baş tapa
pointed nose sivri uç
lathe spindle nose torna iş mili ucu
spindle nose iş mili ucu
bainite nose beynit burnu
Telecom
electronic nose elektronik koku algılayıcı
Mechanic
nose radius köşe radyüsü
Construction
nose bushing dayama burcu
Automotive
piston nose piston ucu
needle nose pliers kargaburun pense
insulator nose izolatörlü uç
needle-nose pliers sivri uçlu düz karkaburun
bent needle-nose pliers sivri uçlu eğri kargaburun
flat nose pliers yassı kargaburun
round-nose pliers yuvarlak uçlu kargaburun pense
angle-nose pliers eğri uçlu kargaburun
cam nose kam burnu
nose protector ön koruyucu maske
nose plug kör tapa
parrot nose pliers papağan pense