burun - Turco Inglés Diccionario

burun

Significados de "burun" en diccionario inglés turco : 69 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
burun nose n.
Don't touch your nose with dirty hands.
Kirli ellerle burnunuza dokunmayın.

More Sentences
General
burun hooter n.
He blew his hooter into a tissue.
Burnunu peçeteye sümkürdü.

More Sentences
burun nose n.
Don't touch your nose with dirty hands.
Kirli ellerle burnunuza dokunmayın.

More Sentences
burun cape n.
She said she had been to the Cape of Good Hope.
Ümit Burnu'na daha önce gittiğini söyledi.

More Sentences
burun point n.
They had to swim past the point to reach the beach.
Sahile ulaşmak için burnu yüzerek geçmek zorunda kaldılar.

More Sentences
burun nasal adj.
The doctor gave me a nasal spray.
Doktor bana bir burun spreyi verdi.

More Sentences
Technical
burun nose n.
Don't touch your nose with dirty hands.
Kirli ellerle burnunuza dokunmayın.

More Sentences
Automotive
burun nose n.
Don't touch your nose with dirty hands.
Kirli ellerle burnunuza dokunmayın.

More Sentences
Marine
burun cape n.
She said she had been to the Cape of Good Hope.
Ümit Burnu'na daha önce gittiğini söyledi.

More Sentences
Anatomy
burun nose n.
Don't touch your nose with dirty hands.
Kirli ellerle burnunuza dokunmayın.

More Sentences
Geography
burun cape n.
She said she had been to the Cape of Good Hope.
Ümit Burnu'na daha önce gittiğini söyledi.

More Sentences
burun point n.
They had to swim past the point to reach the beach.
Sahile ulaşmak için burnu yüzerek geçmek zorunda kaldılar.

More Sentences
burun point n.
They had to swim past the point to reach the beach.
Sahile ulaşmak için burnu yüzerek geçmek zorunda kaldılar.

More Sentences
British Slang
burun hooter n.
He blew his hooter into a tissue.
Burnunu peçeteye sümkürdü.

More Sentences
General
burun smeller n.
burun whiffer n.
burun pride n.
burun conk n.
burun arrogance n.
burun olfactory organ n.
burun nozzle n.
burun foreland n.
burun beak n.
burun prominence n.
burun bill n.
burun nese [scottish] n.
burun peak [obsolete] n.
burun pecker n.
burun ord [dialect] [uk] n.
burun sneck [uk] [scotland] n.
burun head n.
burun toe n.
burun prominency n.
burun olfactory adj.
Colloquial
burun honker n.
burun horn n.
burun sniffer n.
Technical
burun nosle [obsolete] n.
burun nozle n.
burun tip n.
Automotive
burun overhang n.
Anatomy
burun jib [obsolete] n.
burun olfactor n.
Marine Biology
burun snout n.
Zoology
burun neb n.
Geography
burun promontory n.
burun bill n.
burun headland n.
burun ness n.
burun hoe [obsolete] n.
burun morro n.
burun rock n.
burun snout n.
Geology
burun foreland n.
Sport
burun nose and throat (ent) n.
burun ear n.
Archaic
burun gnomon n.
burun scaw n.
Slang
burun schnozz n.
burun shnoz [yiddish] n.
burun schnozz [yiddish] n.
burun sneezer n.
burun snitch n.
burun snoot n.
British Slang
burun konk n.
burun snotter n.
burun beezer n.
burun neb n.
burun snotbox n.

Significados de "burun" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
burun kılı nose hair n.
burun çekmek sniff v.
General
burun kanaması nosebleed n.
ucu kalkık basık burun pug nose n.
burun kemiği nasal bone n.
burun kılı vibrissa n.
burun kanaması bleeding of the nose n.
kulak burun boğaz otorhinolaryngology n.
burun kıvırarak geri çevirme spurning n.
burun gibi çıkıntı nose n.
burun kanadı wing n.
burun kıvırma sniff n.
kulak burun boğaz uzmanı ear nose and throat specialist n.
burun boşluğu sinus n.
gaga burun hooked nose n.
burun deliği (su samuru) vent n.
burun (hayvan) snout n.
burun tekerleği nose wheel n.
burun (domuz) snout n.
kemer burun roman nose n.
burun (ayakkabıda) toe n.
burun çekme sniffle n.
burun siniri nose rib n.
gaga burun aquiline nose n.
burun tamponu nasal packing n.
burun damlası nose drops n.
kanca burun nutcracker n.
burun (uçakta) nose n.
burun estetiği nose remodelling n.
burun çekme snivel n.
coğrafyada burun point n.
burun dolgunluğu nasal stuffiness n.
burun kayışı (at) nosepiece n.
ayakkabıda burun toe n.
kanca burun hooknose n.
gagaya benzeyen burun beaklike nose n.
tıkalı burun congested nose n.
tıkalı burun blocked nose n.
yeşil burun cape verde n.
burun kemiği bridge n.
burun direği nasal septum n.
burun deliği nostril n.
burun kılı nostril hair n.
(hayvanlarda) burun deliği vent n.
büyük burun big nose n.
tıkanık/tıkanmış burun blocked-up nose n.
bombe (ayakkabının burun kısmındaki kalıplı parça ) toe box n.
kalkık burun retrousse nose n.
kalkık burun tip-tilted nose n.
kalkık burun upturned nose n.
hokka burun retrousse n.
hokka burun retrousse nose n.
hokka burun upturned nose n.
hokka burun tip-tilted nose n.
ayak burun koruyucusu toeguard n.
ayak burun koruyucusu toe guard n.
hassas burun sensitive nose n.
iyi koku alan burun sensitive nose n.
burun halkası cattle leader n.
burun akması coryza n.
takma burun false nose n.
sahte burun fake nose n.
tıkalı burun bunged up nose n.
dolu burun bunged up nose n.
kemerli burun hook nose n.
kemerli burun aquiline nose n.
kemerli burun beak nose n.
kemerli burun roman nose n.
kemerli burun eagle-like nose n.
burun kılı nasal hair n.
burun akıntısı runny nose n.
burun delikleri nostrils n.
geniş burun kökü broad nasal bridge n.
tıkalı burun stuffy nose n.
burun ağrısı nose pain n.
burun ağrısı nasal pain n.
yamuk burun crooked nose n.
burun köprüsü nasal bridge n.
burun kemiği nose bone n.
gözlük burun pedi nose pad n.
burun akıntısı nose flow n.
hindistanın güney sahilinde burun caliemere n.
yeşil burun adaları'nda yaşayan kimse cape verdean n.
burun siperi nasal n.
burun farkı neck n.
kalkık burun tut-nose [dialect] n.
burun silme emunction [obsolete] n.
güney afrika'da burun bölgesine göç eden öncü afrikaner yerleşimcilerinden biri voortrekker n.
eğik burun hawk nose n.
şahin gagası gibi kıvrık burun hawk nose n.
dağlık burun head n.
şişik ve bazen kırmızı burun bottle nose n.
kemerli burun hooknose n.
boğa burun halkası bullring n.
yüzde ve özellikle burun üzerinde aşırı alkol tüketimi sonucu oluşan kızarıklık rum bud n.
dağlık burun peak [obsolete] n.
dağlık burun ord [dialect] [uk] n.
basık burun pug n.
kayağın burun bölümü shovel n.
burun çekme snifter [dialect] n.
küçük ve kalkık burun snub n.
küçük ve kalkık burun snubbed nose n.
küt burun snub n.
küçük ve kalkık burun snub nose n.
kısa küt burun snub nose n.
kısa küt burun snubbed nose n.
burun çekme sesi snuffling n.
burun çekme sesi snuffle n.
burun farkı ile alınan yarışma squeaker n.
gaga burun beak n.
küçük, şekilli burun pert nose n.
(iskoçya'da) burun mull n.
burun üstü gözlük spectacle n.
burun burmak turn one's nose up at v.
burun kıvırmak flout v.
burun karıştırmak pick v.
(burun) akmak run v.
burun kıvırmak turn up one's nose v.
burun kıvırmak sniff v.
burun takmak (çorap/ayakkabı vb'ne) toe v.
burun kıvırmak turn one's nose up at something v.
burun şişirmek get too big for one's boots v.
burun buruna gelmek come face to face v.
burun bükmek turn up one's nose at v.
burun kıvırmak sniff at v.
burun buruna gelmek almost to collide with v.
burun kıvırarak geri çevirmek spurn v.
burun kıvırmak turn up one's nose at v.
burun sürtmek nuzzle v.
burun kıvırmak make a face v.
burun kıvırmak be displeased with v.
burun bükmek be displeased with v.
burun bükmek show displeasure v.
burun kıvırmak show displeasure v.
burun bükmek make a face v.
burun ile eşmek nuzzle v.
tehlikeyle burun buruna gelmek be exposed to a danger v.
burun tıkamak congest one's nose v.
burun karıştırmak nose-pick v.
burun kıvırmak pooh-pooh v.
burun üstü çakılmak be nose-dived v.
burun üstü düşmek be nose-dived v.
riskiyle burun buruna gelmek face the risk of v.
burun karıştırmak pick one's nose v.
burun kıvırmak harrumph v.
korumak için örtmek (kulak, burun) hold v.
(sörf tahtası) dalgaya burun dalışı yapmak pearl v.
burun çekmek snaffle v.
burun çekmek snifter [dialect] v.
burun buruna gelmek be within striking distance of v.