pump - Turco Inglés Diccionario

pump

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

pump — Definition

Significado:
pompa, pompalamak
Pronunciación (IPA):
(AmE /pʌmp/ – BrE /pʌmp/)
Categoría gramatical:
İsim: pump (pumps); Fiil: pump (pumps – pumped – pumping)
Sinónimo:
inflate, device
Antónimos:
drain

Significados de "pump" en diccionario turco inglés : 43 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
pump n. pompa
I always have an air pump in my car.
Arabamda her zaman bir hava pompası bulundururum.

More Sentences
General
pump n. pompa
I always have an air pump in my car.
Arabamda her zaman bir hava pompası bulundururum.

More Sentences
pump n. babet
Emma carries a pair of pumps in her bag just in case.
Emma her ihtimale karşı çantasında bir çift babet taşır.

More Sentences
pump n. hafif dans/spor ayakkabısı
I bought a new pair of pumps for jogging.
Koşu için yeni bir çift spor ayakkabı aldım.

More Sentences
pump n. (pompalı tüfek) ateşleme
The trainer shouted, 'It's a shotgun, give it a pump!'
Eğitmen, "Bu bir av tüfeği, ateşle onu!" diye bağırdı.

More Sentences
pump v. ağzını aramak
The police pumped the gang member for some answers.
Polis bazı cevaplar alabilmek için çete üyesinin ağzını aradı.

More Sentences
pump v. pompalamak
My job is to pump water for the tourist at the well.
Benim işim turistlere kuyudan su pompalamak.

More Sentences
pump v. pompalanmak
Water pumped from the hole in the hose.
Hortumdaki delikten su pompalandı.

More Sentences
pump v. (pompayla) doldurmak
In some countries, you need to pump gas on your own.
Bazı ülkelerde benzini kendiniz doldurmanız gerekir.

More Sentences
pump v. (kalp gibi) çarpmak
The awkward-looking bean was pumping like a heart.
Garip görünümlü fasulye bir kalp gibi çarpıyordu.

More Sentences
Technical
pump n. pompa
I always have an air pump in my car.
Arabamda her zaman bir hava pompası bulundururum.

More Sentences
pump v. pompalamak
My job is to pump water for the tourist at the well.
Benim işim turistlere kuyudan su pompalamak.

More Sentences
Textile
pump n. pompa
I always have an air pump in my car.
Arabamda her zaman bir hava pompası bulundururum.

More Sentences
Construction
pump n. pompa
I always have an air pump in my car.
Arabamda her zaman bir hava pompası bulundururum.

More Sentences
pump v. pompalamak
My job is to pump water for the tourist at the well.
Benim işim turistlere kuyudan su pompalamak.

More Sentences
Automotive
pump n. pompa
I always have an air pump in my car.
Arabamda her zaman bir hava pompası bulundururum.

More Sentences
Marine
pump n. pompa
I always have an air pump in my car.
Arabamda her zaman bir hava pompası bulundururum.

More Sentences
Food Engineering
pump n. pompa
I always have an air pump in my car.
Arabamda her zaman bir hava pompası bulundururum.

More Sentences
General
pump n. tulumba
pump n. itfaiye aracı
pump n. düz ayakkabı
pump n. şişirme aleti
pump v. pompayla basmak
pump v. şişirmek
pump v. ağız aramak
pump v. hava basmak
pump v. tulumbayla çekmek
pump v. ağzından laf almak
pump v. nefesini kesmek
pump v. pompayla aktarmak
pump v. (pompayla) basmak
pump v. (kan) pompalamak
pump v. pompayla gelmek
Technical
pump n. basaç
pump n. tulumba
Marine
pump n. tulumba
Biochemistry
pump n. basınç
Marine Biology
pump n. basaç
Basketball
pump v. atışı yapmadan evvel topu yukarı kaldırıp aşağı indirmek
Slang
pump n. tabanca
British Slang
pump v. gaz çıkarmak
pump v. osurmak
pump v. yellenmek

Significados de "pump" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
cooling water pump n. devridaim tulumbası
breast pump n. tirle
pump house n. pompa merkezi
circulating pump n. devridaim pompası
gasoline pump n. benzin pompası
pump plunger n. dalma piston
forced pump n. basma tulumba
pump handle n. pompa kolu
suction pump n. emme tulumba
lubricating oil pump n. yağ pompası
vane pump n. kanatlı pompa
lifting pump n. emme tulumba
tyre pump n. lastik pompası
lubricating pump n. yağlama pompası
electrical submersible pump n. elektrikli dalgıç pompa
petrol pump n. benzin pompası
lift pump n. emme tulumba
gas pump n. gaz pompası
exhaust pump n. boşaltaç
lift and force pump n. emme basma tulumba
force pump n. basma tulumba
suction and force pump n. emme basma tulumba
vacuum pump n. boşluk pompası
fuel feed pump n. mazot pompası
lubrication pump n. yağlama pompası
centrifugal pump n. santrifüjlü pompa
vacuum pump n. boşaltaç
pump up n. değişiklik
donkey pump n. donki
grease pump n. gres pompası
pump priming n. teşvik
pump priming n. destekleme
oozing pump n. sızıntı pompası
dirty water pump n. kirli su pompası
pump station building n. pompa istasyon binası
positive-displacement pump n. gel-git pompa
mammoth pump n. mamut pompası
mammoth pump n. pnömatik pompa
fuel dispensing pump n. akaryakıt dağıtım pompası
pump rifle n. pompalı tüfek
pump-rifle n. pompalı tüfek
beer pump n. bira sifonu
gas pump attendant n. (benzin istasyonu) pompacı
petrol pump n. akaryakıt istasyonu
donkey pump n. yardımcı buhar makinesi
johnny pump (in new york city) n. yangın musluğu
fist pump n. yumruklu sevinç gösterisi
flood pump n. sel pompası (itfaiyecilik)
toilet pump n. tuvalet pompası
air pump n. boşaltaç
air pump n. boşluk pompası
garden pump n. bahçe motoru
oil pump n. benzin pompası
d'orsay pump n. ön kısmı yarım ay kesimli olan bir topuklu ayakkabı modeli
d'orsay pump n. d'orsay topuklu ayakkabı
rope pump n. iple çalışan pompa
sucking pump n. emiş pompası
sucking pump n. emme pompası
pump out v. sıvıyı (pompayla) boşaltmak
prime a pump v. çalıştırmadan önce pompanın içine su akıtmak
pump bullets into v. bombardıman etmek
pump up v. pompayla şişirmek
prime the pump v. devlet çeşitli yatırımlarla ekonomiyi canlandırmaya çalışmak
pump air into v. hava basmak
pump air v. hava basmak
pump up v. hava basmak
pump somebody v. ağzından laf almak
pump up v. şişirmek
pump money into v. para sağlamak
pump someone up v. gaza getirmek
pump someone up v. (birisine) gaz vermek
pump up a tyre v. lastik şişirmek
pump up a tyre v. lastiği şişirmek
pump blood v. kan pompalamak
prime a pump v. pompanın havasını almak
prime a pump v. pompanın havasını almak
fang a pump v. çalışması için gerekli suyu tedarik etmek
parish-pump [uk] adj. mahalli
parish-pump [uk] adj. dar görüşlü
parish-pump [uk] adj. yerel kapsamlı
parish pump adj. yalnızca yerel çıkarlara hizmet eden
parish-pump [uk] adj. bakış açısı kısıtlı olan
parish pump adj. mahalli
Phrasals
pump something out of v. emerek vs. çıkarmak
pump something through something v. bir şeyi bir şeye doğru/bir şeyin içine pompalamak
pump someone up (for something) v. birini bir şeye hazırlamak
pump something out v. emerek vs. çıkarmak
pump someone up (for something) v. birine gaz vermek
pump something up v. vücut çalışmak
pump something up v. (rakamları vb) şişirmek
pump up something v. (rakamları vb) şişirmek
pump someone for something v. birini konuşturarak ağzından laf/bilgi almaya çalışmak/ağzını aramak
pump through (something) v. (bir şey) yoluyla para akıtmak
pump through (something) v. (bir şey) aracılığıyla bir sürü insanı doluşturmak
pump through (something) v. (bir şeyden) pompalamak
pump through (something) v. (bir şey) yoluyla pompalamak
pump through (something) v. (bir şey) yoluyla para sağlamak
pump through (something) v. (bir şey) aracılığıyla çok sayıda insanı çekmek
pump out v. sürekli ve çok miktarda üretmek
pump out v. dışarı akmak
pump in v. büyük para akıtmak
pump out v. ucuz/kalitesiz bir şeyi üretip üretip piyasaya sunmak/pompalamak
pump in v. bir sıvı/gaz pompalamak
pump out v. dışarı fışkırmak
pump out v. seri üretim yapmak
pump in v. içine sıvı/gaz pompalamak
pump out v. fışkırmak
pump in v. hava/sıvı basmak
pump out v. yumurtlamak
pump out v. dışarı sızmak
pump in v. yüklü miktarda para akıtmak
pump out v. çok miktarda/sayıda üretmek
pump (something) out of (something) v. (bir şeyi bir şeyden) pompalayarak çekmek
pump somebody full of something v. birini (bir şeye/bir ilaca) boğmak
pump somebody full of something v. birine (bir şeyi/bir ilacı) dayamak
pump for v. (belirli bir süreyle/süre boyunca) pompalamak
pump for v. (belirli bir süredir/süre boyunca) emerek/vakumlayarak çıkarmak
pump (something) into (someone or something) v. (birine/bir şeye bir şey) pompalamak
pump into v. içine pompalamak
pump into v. içine basmak
pump (something) into (someone or something) v. (birine/bir şeye bir şey) basmak
pump (something) out of (something) v. (bir şeyi bir şeyden) emerek/vakumlayarak çıkarmak
pump somebody full of something v. birine (bir şeyi/bir ilacı) basmak
pump for v. sıkıştırıp (bir şey) söyletmeye çalışmak
pump for v. (bilgi) almaya çalışmak
pump (something) into (someone or something) v. (birine/bir şeye) para pompalamak
pump for v. (belirli bir süre boyunca/süredir) pompalayarak çekmek
pump somebody full of something v. birine (bir şey/bir ilaç) vermek
pump for v. (bir şeyi) emerek/vakumlayarak çıkarmak
pump out of v. emerek/vakumlayarak/pompayla çıkarmak
pump for v. (belirli bir süre boyunca) basmak/basıp basıp çekmek
pump for v. (bir şeyi) pompayla çekmek/çıkarmak
pump (something) into (someone or something) v. (birine/bir şeye) para sağlamak
pump through v. aracılığıyla bir sürü insanı doluşturmak
pump through v. -den pompalamak
pump through v. yoluyla pompalamak
pump through v. yoluyla para akıtmak
pump through v. yoluyla para sağlamak
pump through v. aracılığıyla çok sayıda insanı çekmek
Colloquial
the pump n. benzin istasyonları
the pump n. benzinlikler
Idioms
(one's) pump [dated] n. (birinin) kalbi
prime the pump v. canlandırmaya çalışmak
prime the pump v. önayak olmak
prime the pump v. teşvik etmek
fetch a pump v. pompanın su çekmesini sağlamak
be under the pump v. baskısı altında olmak/kalmak
be under the pump v. baskı/baskısı altında hissetmek
be under the pump v. baskı altında olmak/kalmak
be under the pump v. baskısını hissetmek