relief - Turco Inglés Diccionario

relief

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

relief — Definition

Significado:
rahatlama, yardım
Pronunciación (IPA):
(AmE /rɪˈliːf/ – BrE /rɪˈliːf/)
Categoría gramatical:
İsim: relief (uncountable)
Sinónimo:
comfort, alleviation
Antónimos:
distress

Significados de "relief" en diccionario turco inglés : 78 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
relief n. rahatlama
I feel a great sense of relief after taking a long walk.
Uzun bir yürüyüş yaptıktan sonra büyük bir rahatlama hissettim.

More Sentences
relief n. iç rahatlaması
That's a relief.
İçim rahatladı.

More Sentences
relief n. rölyef
relief n. ferahlama
General
relief n. dindirme
If you want allergy relief, try this.
Alerjini dindirmek istiyorsan, bunu dene.

More Sentences
relief n. yardım
Half a million euros was allocated to Libya for disaster relief.
Libya'ya afet yardımı için yarım milyon Avro tahsis edildi.

More Sentences
relief n. rahatlama
I feel a great sense of relief after taking a long walk.
Uzun bir yürüyüş yaptıktan sonra büyük bir rahatlama hissettim.

More Sentences
relief n. çare
Tom sought relief in the bottle, after losing both his job and Mary in the same week.
Tom, aynı hafta içinde hem işini hem de Mary'yi kaybettikten sonra çareyi içki şişesinde aradı.

More Sentences
relief n. hafifletme
If you want allergy relief, try this.
Alerjini hafifletmek istiyorsan, bunu dene.

More Sentences
relief n. destek
Dan needed money and sought financial relief from his father.
Dan'ın paraya ihtiyacı vardı ve babasından ekonomik destek istedi.

More Sentences
relief n. kabartma
A detailed scene of an ancient Greek ceremony was carved in relief.
Eski bir Yunan töreninin ayrıntılı bir sahnesi kabartma olarak oyulmuş.

More Sentences
relief n. kurtarma
The general had planned the relief of the fortress in great detail.
General kalenin kurtarılmasını çok detaylı bir şekilde planlamıştı.

More Sentences
relief n. iç rahatlığı
It is a relief to know he will fully recover from the accident.
Kazadan sonra tamamen iyileşeceğini bilmek içimi rahatlatıyor.

More Sentences
relief n. para yardımı
They've been living on relief since the beginning of the crisis.
Krizin başından beri para yardımlarıyla geçiniyorlar.

More Sentences
relief n. nöbeti devralan kişi
They are sending out a relief crew.
Nöbeti devralması için bir ekip gönderiyorlar.

More Sentences
Trade/Economic
relief n. kurtarma
The general had planned the relief of the fortress in great detail.
General kalenin kurtarılmasını çok detaylı bir şekilde planlamıştı.

More Sentences
Law
relief n. yardım
Half a million euros was allocated to Libya for disaster relief.
Libya'ya afet yardımı için yarım milyon Avro tahsis edildi.

More Sentences
Technical
relief n. tahliye
This valve consists of a small DC solenoid and a direct-acting relief valve.
Bu valf, küçük bir DC solenoidi ve doğrudan etkili bir tahliye valfinden oluşur.

More Sentences
Archaeology
relief n. kabartma
A detailed scene of an ancient Greek ceremony was carved in relief.
Eski bir Yunan töreninin ayrıntılı bir sahnesi kabartma olarak oyulmuş.

More Sentences
General
relief n. yardım (devletin afetzedelere/işsizlere yaptığı)
relief n. ferah
relief n. ara verme
relief n. ilaç
relief n. sıkıntıdan kurtulma
relief n. nöbet değiştirme
relief n. rahatlatma
relief n. bağış
relief n. teselli
relief n. avuntu
relief n. imdat
relief n. nöbeti devralan kimse
relief n. nöbeti alan kimse
relief n. hafiflik
relief n. ferahlık
relief n. rölöve
relief n. boşaltma
relief n. yükünü alma
relief n. yardım (parası)
relief n. dublör
relief n. yedek
relief n. hoş değişiklik
relief n. amirinin yerine geçen otel veya restoran çalışanı
relief n. kontrast nedeniyle belirginlik veya canlılık
relief n. arazide engebe
relief n. nöbetçi grup
Trade/Economic
relief n. bağış
relief n. borç taksidi gibi erteleme
relief n. indirimler
relief n. indirim
relief n. sadaka
relief n. vergi borcunun veya bir cezanın affedilmesi
Law
relief n. dava yoluyla iddia olunan şey
relief n. haksızlığın telafisi
relief n. iane
relief n. mağduriyetin giderilmesi
relief n. sadaka
relief n. tahsisat
relief n. telafi
Politics
relief n. muafiyet
Technical
relief n. torna punta başlığının ortasındaki açıklık
relief n. torna makinesinin bir parçasının açıklık boyutunda yapılan değişiklik
relief n. (alet, gaz, vb.) aşırı basıncın azaltılması
relief n. kesme takımının yüzü ile kesilen parça arasındaki açı
relief n. boşaltma
Printing
relief n. mürekkebin yükseltilmiş baskı yüzeyinden kağıda aktarıldığı tipografik baskı işlemi
relief adj. tipo baskıya ait
relief adj. tipo baskıda kullanılan
History
relief n. feodal mutasarrıfın varisinin mülk üzerindeki hakkının devamı için derebeyine ödediği para
Religious
relief adj. 1761'de iskoçya'da himayenin zulmünden korunma amacıyla kurulmuş relief church ile ilgili ya da ait
Geography
relief n. arazi yüzeyindeki engebe
relief n. bölgede tepe veya zirveler ile ovalar arasındaki yükseklik farkı
relief adj. engebeli
Geology
relief n. mineral yüzeyinin mikroskop altında gözlenen özellikleri
Military
relief n. tahkimatın en yüksek kısmı ile hendek arasındaki seviye farkı
Baseball
relief n. maçın sonlarına doğru giren oyuncunun isabetli atışı
Art
relief n. rölyef
Theatre
relief n. sahne değişimi
Cinema
relief n. dublör

Significados de "relief" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
relief action n. yardım eylemi
social relief n. kamu yardımı
relief map n. yükseltileri basit çizgiler yerine farklı renklerle gösteren harita
public relief n. ayni yardım
international relief n. uluslararası yardım
relief food n. yardım amaçlı yiyecek
disaster relief law n. afetler kanunu
public relief n. aynı yardım
public relief n. kamusal sosyal yardım
relief well n. boşaltma kuyusu
relief map n. rölyef haritası
low relief n. hafif kabartma
public relief n. kamu yardımı
sigh of relief n. rahat bir nefes alma
relief map n. yükseklikleri gösteren harita
sickness relief n. hastalık yardımı
in relief n. kabartma
relief work n. kakmacılık
relief road n. trafiği sıkışık bir alanın etrafından dolaştıran yol
social relief n. kamusal sosyal yardım
disaster relief n. afet yardımı
relief road n. ikinci yol
poor relief n. yoksul yardımı
paupers relief n. yoksul yardımı
relief works n. insani yardımlar
relief works n. yardım çalışmaları
relief works n. insani yardım çalışmaları
war relief n. savaş yardımı
pain relief n. acıyı giderme
disaster relief material n. felaketzedelere yardım malzemesi
relief map n. rölyef harita
relief map n. kabartma harita
relief model n. kabartma model
bas-relief n. yarım kabartma
relief-fund n. atiyye-i seniyye
famine relief n. açlıkla savaşım
relief road n. yan yol
relief fund n. yardım fonu
relief in place n. yerinde değiştirme
relief organization n. yardım kuruluşu
relief supply kit n. yardım paketi
sigh of relief n. rahatlama (hissi/duygusu)
marble relief n. mermer kabartması
relief period n. rahatlama/ferahlama dönemi
relief phase n. rahatlama/ferahlama dönemi
effective relief n. etkili rahatlama
high relief n. yüksek kabartma
disaster relief personnel n. afet yardım personeli
interim relief n. geçici yardım/destek
prime minister's disaster relief agency n. başbakanlık afet ve acil durum yönetimi başkanlığı
relief effort n. yardım girişimi/çabası
relief worker n. yardım görevlisi
relief crew n. kurtarma ekibi
comic relief n. dramatik bir hikaye içinde yer alan mizahi içerik veya karakterler
huge sigh of relief n. derin bir rahatlama
relief [obsolete] n. gıda
relief [obsolete] n. rızk
sense of relief n. rahatlama hissi
throw into relief v. ortaya çıkarmak
bring into relief v. açığa çıkarmak
give a sigh of relief v. oh demek
throw into relief v. dikkat çekmesini sağlamak
stand out in relief v. göze çarpmak
heave a sigh of relief v. derin bir oh çekmek
heave a sigh of relief v. derin bir nefes almak
heave a sigh of relief v. oh çekmek
heave a sigh of relief v. rahat bir nefes almak
breathe a sigh of relief v. rahat bir nefes almak
breathe a sigh of relief v. derin bir oh çekmek
stand out in relief v. dikkati çekmek
stand out in relief v. kontrast oluşturmak
in relief adj. rölyefli
a sigh of relief interj. oh
Phrases
to my great relief expr. allahtan ki (olması beni müthiş derecede rahatlattı)
Colloquial
what a relief! expr. hele şükür!
that's a relief! expr. hele şükür!
Idioms
light relief v. rahatlama
throw something into sharp relief v. bir şeyi net/bariz bir biçimde ortaya koymak
throw something into sharp relief v. keskin biçimde görünür kılmak
put/throw something into (sharp/stark) relief v. iyice belirginleştirmek
go on relief v. bir kurumdan ihtiyaç yardımı almak
go on relief v. (mali) yardım almak
go on relief v. bir kurumdan yoksulluk yardımı almak
bring (something) into sharp relief v. (bir şeyi) net/bariz bir biçimde ortaya koymak
bring (something) into sharp relief v. (bir şeyi) iyice belirginleştirmek
bring (something) into sharp relief v. (bir şeyi) keskin bir biçimde görünür kılmak
bring (something) into sharp relief v. (bir şeyi) net bir şekilde açığa çıkarmak
be on relief v. (ihtiyaç veya fakirlikten dolayı) kamu yardımı almak
be on relief v. (ihtiyaç veya fakirlikten dolayı) maddi yardım almak
throw into sharp relief v. net/bariz bir biçimde ortaya koymak
throw into sharp relief v. iyice belirginleştirmek
throw into sharp relief v. keskin biçimde görünür kılmak
on relief adj. (ihtiyaç veya fakirlikten dolayı) kamu yardımı alan
Speaking
what a relief! expr. dünya varmış!
we need some kind of relief expr. bir şekilde rahatlamalıyız
I breathed a sigh of relief expr. rahatladım
I breathed a sigh of relief expr. derin bir oh çektim
what a relief! expr. oh be dünya varmış!
that's a relief expr. çok şükür
that's a relief expr. dünya varmış
Trade/Economic
duty relief arrangement n. gümrük muafiyet düzenlemesi
tax relief n. vergi indirimi
social relief n. sosyal yardım
child relief n. vergiye tabi gelirden yapılan çocuk indirimi
tax relief n. vergiye tabi gelirden yapılan indirim
temporary relief n. geçici muafiyet
debt relief n. borç ertelemesi
basic relief n. temel indirim
debt relief n. borç yardımı
public relief n. sosyal yardımlar
payment for group relief n. grup vergi indirimi ödemesi
debt relief n. borcun hafiflemesi
unemployment relief n. işsizlik tazminatı
debt relief n. borç erteleme
partial relief n. kısmi muafiyet
start-up relief n. kuruluş istisnası
relief works n. kurtarma işleri
marginal relief n. marjinal indirim
group relief n. grup vergi indirimi
work-relief n. iş hafiflemesi
work-relief n. mali ihtiyaçları dolayısıyla kendilerine iş verilen kişiler
work-relief n. iş yardımı
troubled asset relief program n. sorunlu varlıkları kurtarma programı
claim for relief n. vergi indirimi talebi
tax relief n. vergi tenzilatı
tax relief n. vergi ıskontosu
monetary relief n. parasal rahatlama
monetary relief n. finansal rahatlama
life insurance relief n. hayat sigortasının ücret dışı olan kısmı
relief of debtors n. borçluların ibrası
relief agencies n. yardım kuruluşları
troubled asset relief program (tarp) n. sorunlu varlıkları kurtarma programı
taper relief n. kademeli vergi indirimi
taper relief n. vergilendirilebilir kazanç yüzdesinin her yıl düşürülerek satıcının elde ettiği payın artırıldığı vergi indirimi sistemi
retirement relief n. (eskiden ingiltere'de 50 yaş ve üzerindekilere) iş varlıklarını elden çıkarırken verilen sermaye kazancı vergisinden muafiyet
miras (mortgage interest relief at source) abrev. (eskiden birleşik krallık'ta) kaynağında ipotek faiz indirimi
Law
injunctive relief n. ihtiyati tedbir
ancillary relief n. tedbir nafakası
equitable relief n. parasal olmayan tedbir
tax relief n. vergi indirimi
social relief n. sosyal yardım
prayer for relief n. davacının talebi
petitioner's prayer for alternative relief n. davacı tarafından dava dilekçesinde dava edilen şeyin adım adım talep edilmesi
interpleader relief n. haczettirilen mal için istihkak talebi
claim or relief sought n. iddia olunan şey
relief from judgment or order n. yargılama veya karar sonrası ortaya çıkan haksızlığın giderilmesi
post-judgment relief n. yargılama sonrası karar düzeltme/tashihi karar
prayer (relief and/or damages at the conclusion of a complaint or petition) n. sonuç ve istem
interim relief n. ihtiyati tedbir
relief [scottish] n. miras intikal vergisi