secondary - Turco Inglés Diccionario

secondary

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

secondary — Definition

Significado:
ikincil, tali
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈsɛkənˌdɛri/ – BrE /ˈsɛkəndri/)
Categoría gramatical:
Sıfat: secondary
Sinónimo:
subordinate, minor
Antónimos:
primary

Significados de "secondary" en diccionario turco inglés : 91 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
secondary adj. ikincil
It's a question of secondary importance.
Bu ikincil öneme sahip bir sorudur.

More Sentences
General
secondary adj. ikinci dereceli
Whether a government representative likes these proposals or not is of secondary importance.
Bir hükûmet temsilcisinin bu önerileri beğenip beğenmemesi ikinci derecede önemlidir.

More Sentences
secondary adj. ikinci
Making money was secondary to his ambitions.
Para kazanmak, tutkuları arasında ikinci sıradaydı.

More Sentences
secondary adj. orta
Secondary education is a must for several countries.
Ortaöğretim birçok ülkede zorunludur.

More Sentences
secondary adj. ikincil
It's a question of secondary importance.
Bu ikincil öneme sahip bir sorudur.

More Sentences
Technical
secondary adj. ikincil
It's a question of secondary importance.
Bu ikincil öneme sahip bir sorudur.

More Sentences
Construction
secondary adj. ikincil
It's a question of secondary importance.
Bu ikincil öneme sahip bir sorudur.

More Sentences
Food Engineering
secondary n. ikincil
It's a question of secondary importance.
Bu ikincil öneme sahip bir sorudur.

More Sentences
General
secondary n. sekonder devre
secondary n. muavin
secondary n. delege
secondary n. ikincil şey
secondary n. ikinci dereceli şey
secondary n. başkanlık altındaki bir konumda bulunan kimse
secondary n. yardımcı konumunda bulunan kimse
secondary n. temsilci konumunda bulunan kimse
secondary n. vekil konumunda bulunan kimse
secondary n. vekil
secondary n. temsilci
secondary n. ikincil renk
secondary n. ara renk
secondary n. karışım rengi
secondary adj. orta dereceli
secondary adj. ikinci derecede olan
secondary adj. feri
secondary adj. murahhas
secondary adj. önemsiz
secondary adj. ara (renk)
secondary adj. sonraki
secondary adj. sekonder
secondary adj. tali
secondary adj. ikinci el
secondary adj. elden düşme
secondary adj. kullanılmış
secondary adj. replika
secondary adj. iki ana rengin karışımından elde edilen
secondary adj. vekaletle hareket eden
secondary adj. temsil yetkisiyle hareket eden
Trade/Economic
secondary n. i̇kinci halka arz
secondary n. aracısız arz
secondary n. ikincil dağıtım
secondary adj. ikinci derecede
secondary adj. tali
Law
secondary adj. fer'i
Industry
secondary adj. hammaddeden üretim yapan (sektör)
Technical
secondary n. ikincil bobin
secondary adj. ikinci derecede
secondary adj. yardımcı
Electric
secondary n. ikincil elektrik devresi
secondary n. ikincil bobin
secondary adj. indüksiyon akımından meydana gelen
secondary adj. indüksiyon akımı ile ilgili
secondary adj. indüksiyon akımının devresinden kaynaklı
secondary adj. indüksiyon akımının devresi ile ilgili
Medical
secondary n. metastaz sonucu oluşan tümör
secondary n. sekonder tümör
secondary adj. başka bir hastalıktan kaynaklı
secondary adj. başka bir rahatsızlığa bağlı
secondary adj. ikinci evrede olan
secondary adj. yaralanmanın üzerinden zaman geçtikten sonra ortaya çıkan
Chemistry
secondary adj. molekül içerisindeki iki atom veya grupların değiştirilmesi sonucu oluşan
secondary adj. (amin) bir nitrojen atomuna bağlı sadece iki organik grubu olan
secondary adj. (tuz) iki asidik hidrojen atomunun metal atomları veya elektropozitif gruplarla değiştirilmesiyle bir tribazik asitten türetilmiş
Marine Biology
secondary n. deniz kestanesinin sert kabuğunda yumrucuk
secondary n. sert deniz kestanesi kabuğundaki yumrucuklardan çıkan diken
Astronomy
secondary n. çift yıldızı meydana getiren iki yıldızdan daha düşük kütleli veya sönük olanı
secondary n. uydu
Botanic
secondary adj. gelişim sırasında ilk olmayan
secondary adj. farklılaşmanın sonraki aşamaları ile ilişkili
secondary adj. farklılaşmanın sonraki aşamalarından ileri gelen
secondary adj. büyümenin sonraki aşamaları ile ilişkili
secondary adj. büyüme dokusunun aktivitesi sonucu üretilen
Education
secondary adj. ortaokul ile ilgili
secondary adj. ortaokul düzeyinde
Linguistics
secondary n. uzun bir sözcükte daha zayıf olan ikincil vurgu
secondary adj. dilbilimcilerce tanınan üç veya dört vurgu derecesinden en güçlü ikincisine ait veya ilişkin
secondary adj. en güçlü ikinci vurguyu oluşturan
secondary adj. geçmiş zamanda çekimli
Meteorology
secondary n. ikincil siklon
secondary n. tali siklon
secondary n. sekonder nitelikteki barometrik basınç alanı
Geology
secondary adj. erken maden yataklarından sonra oluşan
Football
secondary n. defans
secondary n. savunma
Ornithology
secondary n. kuş kanadının ön kısmında çıkan tüy
secondary adj. kuş kanadının ikinci bölümüne ait veya ilişkin
secondary adj. kuş kanadının ikinci bölümündeki tüylere ait veya ilişkin
Entomology
secondary n. böcekte ikincil veya arka kanat
Metallurgy
secondary adj. işlemiş
secondary adj. işlem görmüş
secondary adj. doğrudan maden cevherinden elde edilmemiş

Significados de "secondary" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
secondary school n. ortaokul
General
secondary school n. orta ve lise seviyesinde okul
secondary legislation n. ikincil mevzuat
secondary road n. tali yol
secondary education n. ortaöğretim
secondary storage n. ikincil depo
secondary winding n. ikincil dönemeç
secondary producing interval n. ikinci üretim seviyesi
secondary planet n. uydu
post secondary n. lise sonrası
secondary work n. ikincil çalışma
secondary metabolite n. ikincil metabolit
secondary cell n. ikincil hücre
secondary education n. orta öğretim
secondary school n. ortaöğretim kurumu
secondary modern school n. orta dereceli okul
secondary modern school n. ortaokul
secondary school n. orta dereceli okul
secondary question n. ikincil soru
secondary emergency room triage n. sekonder acil servis triajı
secondary endpoints n. ikincil sonlanım noktaları
certificate of secondary education n. orta öğretim diploması/sertifikası/belgesi
secondary research n. ikincil araştırma
secondary school graduate n. ortaokul mezunu
secondary education n. ortaöğrenim
secondary thought n. yardımcı düşünce
secondary school n. ortaöğrenim
secondary sex character n. ikincil cinsiyet karakteri
secondary source n. ikincil kaynak
secondary sex character n. ikincil cinsiyet özelliği
secondary rescue facilities n. kurtarma harekatlarına elverişli unsurların bulunduğu birim ve tesisler
secondary use n. koşullara göre değişebilen kullanım biçimi
secondary use n. gerekli hallerde amaç dışı kullanım
be of secondary importance v. ikinci planda kalmak
become of secondary importance v. ikinci plana düşmek
secondary-aged adj. orta okul çağındaki (çocuk)
Trade/Economic
secondary boycott n. ikinci derecede boykot
primary or secondary legislation n. esas veya tali mevzuat
secondary sector n. ikincil sektör
secondary issue n. piyasada mevcut menkullerin blok satış süreci
secondary debt n. ikincil borç
secondary data n. ikinci el veriler
secondary segment information n. ikincil bölüm bilgisi
secondary reserves n. ikincil rezervler
external secondary data n. dışsal ikincil veriler
secondary reserves n. ikinci derecedeki banka yedekleri
secondary market n. ikincil piyasa
secondary subordinated debt n. ikincil sermaye benzeri borç
secondary markets n. ikincil piyasalar
internal secondary data n. işletme içi ikincil veriler
secondary reserves n. tali yedekler
secondary market n. ikincil piyasalar
secondary storage n. ikinci seviye özbellek
secondary labor markets n. ikincil emek piyasaları
secondary liability n. ikinci derecede sorumluluk
secondary books and records n. ikinci derecede defterler ve kayıtlar
secondary standard n. ikincil standart
secondary calibration n. ikincil kalibrasyon
secondary laboratory n. ikincil laboratuvar
secondary class n. ikinci sınıf
secondary distribution n. ikincil dağıtım
secondary market n. ikinci el piyasa
secondary bank n. ikincil banka
secondary mortgage n. ikinci derecede ipotek
secondary industry n. ikincil sanayi
secondary account n. tali hesap
secondary reserves n. tali ihtiyatlar
secondary occupation n. ek iş
secondary strike n. dolaylı boykot
secondary reserves n. tali banka ihtiyatları
secondary strike n. dolaylı grev
secondary boycott n. ikinci derece boykot
secondary boycott n. tali boykot
secondary liability n. kefil borçluluğu
secondary distribution n. aracısız arz
secondary classification n. ikincil sınıflandırma
secondary obligation n. ikinci derecede borç
secondary obligation n. dolaylı borç
a secondary or additional product n. ikincil ürün
secondary sector n. yan sektör
secondary mortgage market n. ikincil ipotek piyasası
secondary equity offering n. halka açık bir şirketin yaptığı ikinci halka arz
secondary equity offering (seo) n. ikinci halka arz
secondary market offering n. ikincil halka arz
secondary market offering n. ikinci halka arz
secondary equity offering (seo) n. ikincil halka arz
secondary market n. ikincil piyasa
secondary capital n. katkı sermaye
secondary offering n. i̇kinci halka arz
secondary shares n. i̇kinci halka arz
secondary market trading v. ikincil piyasa menkul değer işlemi yapmak
secondary want v. ikincil istek
Law
secondary market n. ikinci el piyasası
secondary liability n. feri mesuliyet
secondary guarantee n. kefile kefil
secondary rights n. tali haklar
secondary guarantee n. kefile kefalet
secondary evidence n. dolaylı kanıt
secondary evidence n. ikinci derece delil
secondary evidence n. dolaylı delil
secondary evidence n. ikinci derece kanıt
secondary easement n. asıl irtifak hakkının kullanımını kolaylaştırıcı ikinci derece irtifak
secondary punishment n. ikinci dereceden ceza
secondary sentence n. tekrar cezalandırma
secondary sentence n. yeniden cezalandırma
secondary sentence n. tekrar mahkum etme
secondary evidence n. ikinci derece beyyine
secondary law n. kanun hükmünde kararname
Politics
europe of the secondary generation n. ikinci nesil avrupası
secondary migration n. ikincil göç
Institutes
general directorate of secondary education n. orta öğretim genel müdürlüğü
directorate general for secondary education n. ortaöğretim genel müdürlüğü
Industry
secondary picketing n. iş yerinden olmayanların grev gözcülüğü
secondary picketing n. grevcilerin bir başka tedarikçi firmayı grev gözcüsü olarak kullanması
Technical
secondary business center n. sekonder iş merkezi
secondary current n. ikincil akım
development of the secondary settlement n. ikinci derece oturmaların gelişmesi
secondary flow n. tali akım
secondary emission n. ikincil yayılma
secondary resistance n. ikincil direnç
secondary gear n. sekonder dişli
secondary storage n. yan bellek
secondary pipes n. ikincil borular
secondary system n. ikincil devre
pulsed secondary air injection n. darbeli ikinci hava enjeksiyonu
secondary injection period n. ikincil püskürtme süreci
secondary discharge canal n. sekonder tahliye kanalı
secondary interstices n. tali boşluklar
secondary elements n. yardımcı elemanlar
secondary wave n. tali dalga
secondary stress n. tali gerilme
secondary structure n. tali yapı
secondary winding n. ikincil sargı
electronic secondary air injection n. elektronik ikinci hava enjeksiyonu
secondary drying n. sekonder kurutma
secondary cell n. ikincil pil
secondary relay n. sekonder röle
secondary heating n. ikincil ısıtma
secondary resistance n. sekonder direnç
secondary canal n. sekonder kanal
secondary emission n. ikincil salım
cvt secondary unit n. tali ünite
secondary impedance n. sekonder empedans
secondary service area n. sekonder yayın alanı
secondary inertia force n. ikincil atalet kuvveti
secondary investment n. tali yatırım
secondary moment n. tali moment
secondary condenser n. sekonder kondenser
secondary air injection n. ikinci hava enjeksiyonu
secondary deformation n. tali deformasyon