sliting - Turco Inglés Diccionario

sliting

sliting — Definition

Significado:
yarık, kesik
Pronunciación (IPA):
(AmE /slɪt/ – BrE /slɪt/)
Categoría gramatical:
İsim: slit (slits); Fiil: slit (slits – slit – slitting)

Significados de "sliting" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
slit n. yarık
General
slit n. yırtmaçlı
Annan is wearing a daring French cut with a plunging eye slit.
Annan, derin yırtmaçlı, cesur bir Fransız kesimi giyiyor.

More Sentences
slit n. yırtık
After the fight, Rey had a slit in his t-shirt.
Kavgadan sonra Rey'in tişörtünde bir yırtık olmuştu.

More Sentences
slit v. kesmek (uzunluğuna)
She slit open the cardboard box.
Karton kutuyu keserek açtı.

More Sentences
slit adj. yırtmaçlı
Annan is wearing a daring French cut with a plunging eye slit.
Annan, derin yırtmaçlı, cesur bir Fransız kesimi giyiyor.

More Sentences
slit n. uzun ve dar kesik
slit n. uzun ve dar delik
slit n. kesik
slit n. dar aralık
slit v. yarık açmak
slit v. yırtılmak
slit v. yarılmak
slit v. sökmek
slit v. yırtmak
slit v. yarmak
slit v. daraltmak
slit v. sınırlamak
slit v. kısıtlamak
slit adj. uzun ve dar
slit adj. çekik
slit adj. küçük
slit adj. kesikli
slit adj. çatlaklı
slit adj. açıklığı olan
slit adj. pencereli
Irregular Verb
slit v. slit - slit
Technical
slit n. yarık
slit n. ışık giren dar açıklık
slit n. ışık çıkan dar açıklık
slit n. küçük pencere
slit n. optik fotografik ses kayıt sisteminde görüntü sınırlayıcı açıklık
slit v. boylamasına kesmek
slit v. boylamasına ayırmak
slit v. uzunluğuna kesmek
Computer
slit n. çatlak
Textile
slit n. yırtmaç
Food Engineering
slit n. yarık
slit v. yarık açmak (mukavva)
Marine Biology
slit n. aralık
Astronomy
slit n. gözlemevi gözetleme alanı
slit n. rasathane gözlem penceresi
Linguistics
slit adj. dil ucunda üretilen
Slang
slit n. am
slit n. herkesle düşüp kalkan kadın
slit n. fahişe
British Slang
slit n. kuku
slit n. vajina
Offensive Slang
slit n. amcık

Significados de "sliting" con otros términos en diccionario inglés turco: 49 resultado(s)

Inglés Turco
General
double slit n. çiftyarık
gill slit n. solungaç yarığı
slit skirt n. yırtmaçlı etek
high slit n. derin yırtmaç
deep slit n. derin yırtmaç
slit one's throat v. boğazını kesmek
slit one's wrists in a suicide attempt v. bileklerini keserek intihara teşebbüs etmek
slit one's wrists v. bileklerini kesmek
slit one's wrists in a suicide attempt v. bileklerini keserek intihar etmeye çalışmak
two side slit adj. iki yandan yırtmaçlı
slit-eyed adj. kısık göz
slit-eyed adj. kısık gözlü
Speaking
his throat was slit by a mugger expr. bir soyguncu tarafından boğazı kesildi
Technical
fine slit n. ince silt
slit die n. yarık kalıp
multi-strand slit rolling n. çok ayaklı dilmeli haddeleme
energy-selecting slit n. enerji seçimli ayrık
slit camera radiographic method n. ince yarıklı kamera radyografik metot
slit camera method n. ince yarıklı kamera metodu
slit illumination n. yarık aydınlatma
slit lamp microscope n. yarık lamba mikroskobu
slit selvedge of a touch and close fastener tape n. kenetlenen bandın kesilmiş bir kenarı
slit camera radiographic method n. ince yarıklı kamera radyografik metodu
double-slit experiment n. çift yarık deneyi
Textile
slit pocket n. yırtmaçlı cep
Construction
lookout slit visor n. göz deliği
Marine
slit wall n. yarık kesik duvar
slit caisson breakwater n. yarık keson dalgakıran
vertical slit caisson n. düşey yarıklı keson dalgakıran
slit-type outlet n. yarık çıkış
Medical
biomicroscopic (slit-lamp) examination n. biyomikroskopik muayene
Anatomy
pudendal slit n. vulvada dış dudakların arasındaki yarık
vulvar slit n. vulvada dış dudakların arasındaki yarık
horizontal slit pupil n. yatay yarık göz bebeği
vertical slit pupil n. dikey yarık göz bebeği
Optics
slit lamp n. yarık lamba
Food Engineering
slit vanilla n. yarılmış vanilya
Physics
slit like pores n. yarığa benzer gözenekler
double slit n. çift fant
double slit n. çiftyarık
Marine Biology
pharyngeal slit n. faringeal yarık
slit-shell n. pleurotomaria cinsi kabuklu
Agriculture
slit planting n. banda ekim
History
arrow-slit n. kalelerde ok atmak için açık bırakılan dar, ince, uzun aralık
Military
slit trench n. yatma çukuru
vision slit n. gözetleme mazgalı
slit trench n. boy çukuru
slit trench n. yeraltı siperi
Music
slit drum n. sopa ve ayak kullanılarak çalınan bir perküsyon enstrümanı