snaping - Turco Inglés Diccionario

snaping

snaping — Definition

Significado:
şaklamak, kopmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /snæp/ – BrE /snæp/)
Categoría gramatical:
Fiil: snap (snaps – snapped – snapping)

Significados de "snaping" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
snap n. şak
Mother closed her purse with a snap.
Annem çantasını şak diye kapattı.

More Sentences
snap n. çıtçıt
Does this have a zipper or snaps?
Bu fermuarlı mı yoksa çıtçıtlı mı?

More Sentences
snap v. ısırmak
I was petting a small dog when he started snapping at my hand.
Küçük bir köpeği severken elimi ısırmaya başladı.

More Sentences
snap v. kapmak
She should move fast and snap him up.
Aceleyle hareket ederek onu kapmalı.

More Sentences
snap v. parlamak (göz)
He snapped and punched Kevin.
Kevin'e parlayarak onu yumrukladı.

More Sentences
snap v. patlamak
Tom finally snapped.
Tom sonunda patladı.

More Sentences
snap v. çıkışmak
Don't snap at me! It's not my fault.
Hiç bana çıkışma! Bu benim suçum değil.

More Sentences
snap v. koparmak
An alligator snapped his arm off.
Bir timsah kolunu kopardı.

More Sentences
snap v. kırılmak
In severe cases, cracks can form or it can snap apart.
Ağır vakalarda çatlaklar oluşabilir ya da kırılabilir.

More Sentences
snap v. çatırdamak
My neck snapped when I did a headstand.
Amuda kalktığımda boynum çatırdadı.

More Sentences
snap adj. kolay
It's a snap once you get the hang of it.
Alıştıktan sonra çok kolay.

More Sentences
snap adj. ani
I made a snap judgment.
Ani bir karar verdim.

More Sentences
Technical
snap v. kırmak
My neck snapped when my car was hit from behind.
Arabama arkadan çarpıldığı zaman boynum kırıldı.

More Sentences
General
snap n. kapma
snap n. şak sesi
snap n. ağzıyla kapmaya çalışma
snap n. çıt
snap n. şipşak fotoğraf
snap n. anlık şey
snap n. gayret
snap n. kuvvet
snap n. çat sesi
snap n. çıtırdama
snap n. ısırmaya çalışma (köpek)
snap n. çok kolay iş
snap n. ısırma
snap n. kopma
snap n. çarpma sesi
snap n. kolay iş
snap n. çıtırtı
snap n. fermejüp
snap n. gevrek bir bisküvi
snap n. sürpriz
snap n. ani şey
snap n. zencefilli bisküvi
snap n. kopça
snap n. enerji
snap n. parmak şıklatma
snap n. şipşak resim
snap n. az miktar
snap n. ufak miktar
snap n. parça
snap n. zerre
snap n. aniden kapma
snap n. birden yakalama
snap n. aniden kavrama
snap n. bir şeye birden tutunma
snap n. ani hareket
snap n. ani parçalanma
snap n. ani yırtılma
snap n. ani ayrılma
snap n. sert konuşma
snap n. tersleme
snap n. ağza laf tıkama
snap n. delikanlı
snap n. dost
snap v. şaklatmak
snap v. kütürdetmek
snap v. şipşak fotoğraf çekmek
snap v. şap diye ses çıkarmak (sert bir rüzgarda dalgalanan bayrak gibi)
snap v. şakırdatmak (parmaklarını)
snap v. pat diye söylemek
snap v. şaklatmak (kırbacı)
snap v. şaklamak
snap v. havada kapmak
snap v. çat diye kapanmak
snap v. şıklatmak
snap v. çarparak kapamak
snap v. terslemek
snap v. ısırmaya çalışmak
snap v. kızgın bir şekilde söylemek
snap v. ters bir şekilde söylemek
snap v. parlamak (öfke ile)
snap v. aniden hareket etmek
snap v. kıpırdamak
snap v. boşalmak
snap v. rahatlamak
snap v. stresini boşaltmak
snap v. birden kapmak
snap v. birden almak
snap v. çalmak
snap v. yürütmek
snap v. hacılamak
snap v. cebe indirmek
snap v. kendine ayırmak
snap v. kendi kullanımına almak
snap v. terslemek
snap v. lafı ağzına tıkmak
snap v. (konuşmayı) bölmek
snap v. sertçe yanıtlamak
snap v. ikiye ayırmak
snap v. kısaltmak
snap v. yarmak
snap v. aniden belirli bir şekle getirmek
snap v. aniden şeklini değiştirmek
snap v. birdenbire yönünü değiştirmek
snap v. hafifçe vurmak
snap v. hafif darbe uygulamak
snap v. vurarak harekete geçirmek
snap v. doğaçlama yapmak
snap v. anlık sergilemek
snap v. hazırlıksız yakalanmak
snap v. (kurşunu) gelişigüzel atmak
snap v. (hattı) çırpı ipiyle kaydırmak
snap v. (gözler) parıldamak
snap v. (gözler) ışıldamak
snap v. şipşak fotoğrafını çekmek
snap adj. beklenmedik
snap adj. aniden yapılan
snap adj. çat çat eden
snap adj. anlık
snap adv. çat diye
snap adv. şipşak
Colloquial
snap n. çocuk oyuncağı
snap n. kek iş
snap n. tereyağından kıl çeker gibi elde edilen şey
snap n. çantada keklik
snap n. çok basit
snap n. lüp
snap n. şipşak fotoğraf
snap v. delirmek
snap v. çıldırmak
Idioms
snap v. delirmek
snap v. dellenmek
snap v. çıldırmak
snap v. cozutmak
snap v. tozutmak
snap v. balatayı sıyırmak
snap v. kafayı yemek/çizmek
snap v. aklını yitirmek/kaçırmak
snap v. fıttırmak
Technical
snap n. çıt sesi
snap v. kopmak
snap v. çıtlamak
snap v. şapırdamak
snap v. tıkırdamak
snap v. birleşmek
Computer
snap v. (ikonu, pencereyi) hızlıca kaydırmak
snap expr. yasla
snap expr. uydur
Telecom
snap v. (taramak için) dijital cihaz kullanmak
Agriculture
snap v. (mısır, pamuk) saplarını kırarak hasat etmek
Military
snap v. (silah) ateş almamak
snap v. (silah) patlamamak
snap v. (silah) şiddetli ses çıkarmak
snap v. (tabanca) tetiği çekerek boşaltmak
Sport
snap v. (amerikan futbolunda topu) oyun çizgisinin gerisinden oyuna sokmak
Football
snap v. (futbol topunu) elle hızlıca oyuna sokmak
Slang
snap n. çocuk oyuncağı
snap n. çok kolay iş

Significados de "snaping" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
snap at v. çemkirmek
General
cold snap n. aniden gelen soğuk hava
cold snap n. havanın aniden soğuması
cold snap n. ani soğuk
snap decision n. ani karar
snap decision n. çabuk karar
snap shot n. şipşak
snap judgment n. anlık karar/hüküm
snap decision n. anlık karar
snap blade knife n. falçata
snap beans n. taze fasulye
snap off knife n. maket bıçağı
snap off knife n. falçata
snap [obsolete] n. kar payı
snap [obsolete] n. kazanç payı
snap line n. çırpı ipi
snap [dialect] n. çabucak yenen yemek
snap [dialect] n. ayak üstü atıştırmalık
snap-brim n. esnek kenarlı bir şapka modeli
snap [dialect] n. madencinin öğlen yemeği
snip snap n. mancınık
snip snap n. sapan
snip-snap n. kırpıntı
snip-snap n. hazır cevap
snip-snap n. makas kesikleri
snip-snap n. yerinde verilen cevap
snap at v. ısırmaya çalışmak (köpek)
snap off v. kırmak
snap up v. havada kapmak
snap up v. hemen satın almak
snap out v. pat diye söylemek
snap out of something v. üzülmemek için kendini zorlamak
snap at v. terslemek
snap up v. kapmak
have a snap v. kestirmek
snap up v. yakalamak
snap off v. koparmak
snap up v. kapışmak
snap at v. ağzıyla kapmaya çalışmak
snap up v. hemen kabul etmek
snap into the slot v. yuvasına oturtmak
snap one's fingers at v. hiçe saymak
snap finger at someone v. birine parmak şıklatmak
snap shut v. aniden kapamak
make a snap decision v. anlık bir karar vermek
hold a snap election v. erken seçime gitmek
hold a snap election v. erken seçim yapmak
snap on v. kolayca takılıp çıkarılmak
snap (one's) fingers v. parmağını şıklatmak
snap (one's) fingers v. parmak şıklatmak
snap (one's) fingers v. parmağını şaklatmak
snap one's fingers v. parmaklarını şaklatmak
snap at v. çemkirmek
snap up v. aniden araya girmek
snap up v. aniden bölmek
snap up v. müdahale etmek
snap up v. birden kesmek
snip-snap v. kibirlenmek
snip-snap v. makas sesi çıkarmak
snip-snap v. kurumlanmak
snap-on adj. yerine takılan
snap-in adj. birleştirilen
snap-on adj. yerine oturtulan
snap-in adj. yerine takılan
snap-in adj. kolayca takılan
snap-in adj. kolayca oturtulan
snap-on adj. takıp çıkartılan
snap-on adj. çıtçıtlı
snap-on adj. geçmeli
snap-in adj. kolayca bağlanan
snap-on adj. çıtçıtlarla takılan
snip-snap adj. kibirli
snip-snap adj. iğneleyici
snip-snap adj. kurumlu
snip-snap adj. sivri dilli
in a snap adv. çabucak
in a snap adv. hemen
in a snap adv. hemencecik
snip-snap adv. makasla keserek
snip-snap adv. kırparak
snip-snap adv. kurumlanarak
snip-snap adv. kibirli bir şekilde
snip-snap adv. makas ile parçalayarak
oh snap interj. hayda!
oh snap interj. allah allah!
snap [uk] [australia/new zealand] interj. iki kişinin aynı anda söylediği şeyden sonra ifade edilen bir ünleme
Phrasals
snap off v. aniden ısırıp koparmak
snap into (something) v. anında (bir vaziyet) almak
snap off v. pıt/çıt diye yerinden sökmek
snap into (something) v. anında (bir moda) girmesini sağlamak
snap off v. çıt diye kırmak
snap on v. televizyonu, radyoyu, telsizi açmak
snap into (something) v. hızlıca (bir vaziyete) geçirmek
snap something into something v. bir şeyi bir şeye cuk oturtmak
snap into (something) v. anında (bir vaziyet) aldırmak
snap off v. çıkarıvermek
snap on v. kolayca takılmak
snap into something v. bir şeye cuk oturmak
snap on v. elektronik bir aleti açmak
snap into (something) v. hızlıca (bir vaziyete) geçmek
snap onto (something) v. tık diye takılmak
snap on v. şıp diye takılıp çıkarılmak
snap into something v. bir şeye cuk diye oturmak
snap on v. açmak
snap off v. çıt diye kırılmak
snap something in v. bir şeyi bir şeye cuk oturtmak
snap into (something) v. (bir şeye) tam oturtmak
snap on v. şıp diye oturtmak/takmak
snap onto (something) v. kolay takılıp çıkarılmak
snap off v. yerinden söküvermek
snap on v. yerine oturtmak
snap into (something) v. (bir şeye) cuk oturtmak
snap off v. kolayca yerinden sökülmek
snap onto (something) v. tık diye oturtmak/takmak
snap off v. pıt/çıt diye çıkmak
snap something in v. bir şeyi bir şeye cuk diye oturtmak
snap something in v. bir şeyi bir şeye tam oturtmak
snap on v. şıp diye takılmak
snap on v. kolayca takılıp çıkarılmak
snap off v. kapatmak
snap into something v. cuk diye yuvaya girmek/oturmak
snap onto (something) v. yerine oturtmak
snap off v. kolayca kırılmak
snap on v. cuk diye oturtmak
snap something in v. bir şeyi bir şeye şıp diye oturtmak
snap off v. televizyonu, radyoyu, telsizi kapatmak
snap off v. elektronik bir aleti kapatmak
snap into (something) v. (bir şeye) şıp diye oturtmak/takmak
snap off v. pıt/çıt diye çıkarmak
snap something into something v. bir şeyi bir şeye şıp diye oturtmak
snap into something v. bir şeye şıp diye oturmak
snap into (something) v. hemen (bir pozisyona, duruma) geçirmek
snap off v. pıt/çıt diye yerinden sökülmek
snap something into something v. bir şeyi bir şeye cuk diye oturtmak
snap off v. kolayca çıkmak
snap off v. kırıvermek
snap into something v. bir şeye tam oturmak
snap into (something) v. (bir şeye) cuk diye oturtmak
snap onto (something) v. cuk diye oturtmak
snap off v. kırılıvermek
snap something into something v. bir şeyi bir şeye tam oturtmak
snap into (something) v. hemen (bir pozisyona, duruma) geçmek
snap into (something) v. anında (bir moda) girmek
snap (one) out of (something) v. (birini) bir duygu durumundan çıkarmak/kurtarmak
snap out of something v. bir şeyden aniden kurtulmak
snap out of something v. bir şeyden hemen iyileşmek
snap in v. tam oturmak
snap out of something v. bir şeyi atlatmak
snap (one) out of (something) v. (birinin bir şeyini) geçirmek
snap in v. şıp diye oturmak