tabi tabi - Turco Inglés Diccionario

tabi tabi

Significados de "tabi tabi" en diccionario inglés turco : 1 resultado(s)

Turco Inglés
Slang
tabi tabi yeah right expr.

Significados de "tabi tabi" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
tabi subject to prep.
General
kamu hukukuna tabi sözleşme contract governed by public law n.
herhangi bir görevi masa başında yapıp değerlendirmeye tabi tutan kişi desk officer n.
ücrete tabi konuşma toll call n.
denetime tabi tutulmuş devletin tarafı inspected state party n.
tabi kılma subordination n.
sınava tabi tutulmuş examinee n.
incelemeye tabi tutulmuş examinee n.
denetime tabi kurum audited entity n.
tabi kılma subjection n.
tabi kaynaklar şubesi natural resources department n.
vatandaş (hükümdarlığa tabi olan) subject n.
ek ücrete tabi şey extra n.
şişelerin geri dönüşüm işlemine tabi tutulduğu yer bottle bank n.
tabi olma subjection n.
tabi associate n.
vergiye tabi tutma taxability n.
işleme tabi tutma processing n.
yüklemeye tabi subject to load n.
sözleşmeye tabi üretim contract manufacturing n.
tabi olma dependency n.
ücrete tabi ağırlık chargeable weight n.
vergiye tabi kar payları taxable income on shares n.
vergiye tabi gelir taxable income n.
tabi ısıtma natural heating n.
tabi olunan kanun governing law n.
tarifeye tabi olmayan izleyiciler listesi free list n.
denetime tabi tutulan supervisee n.
düşük vergiye tabi hafif yolcu arabası tax cart n.
tabi olan kimse relier n.
tabi olma appendance n.
tabi olma appendence n.
kısıtlamaya tabi olmama unceremoniousness n.
(bir şeyi) başkasına tabi olarak elinde tutan kimse underpossessor n.
incelemeye tabi tutulmuş kimse examinant n.
sınava tabi tutulan kimse examinate [obsolete] n.
tabi olma vassalage n.
granülasyon işlemine tabi tutulmaya hazır yoğun kütle formundaki barut malzemeleri millcake n.
bir kişiye veya kuruluşa tabi olan kimse minion n.
yarışmacıların rastgele kart seçerek elemeye tabi tutuldukları gayri resmi bir dans yarışması monte carlo n.
obje veya malzemelerin döndürülerek cilalama, kaplama, yumuşama, kuruma gibi işlemlere tabi tutulduğu döner varil veya kutu rumble n.
vergiye tabi kimse ditionary n.
tabi olma commendation n.
tabi kılma domage n.
kontrole tabi şey dominion n.
çapraz incelemeye tabi tutulan soru cross-question n.
çapraz incelemeye tabi tutma cross-questioning n.
tabi olmama insubmission n.
tabi olmama insubjection n.
hükümdara veya devlete tabi bölge possession n.
sekonder tespite tabi tutulan şey postfix n.
post fiksasyona tabi tutulan şey postfix n.
belirtilen poliçe hükümlerine tabi bina veya bina bölümü premisses n.
belirtilen poliçe hükümlerine tabi bina veya bina bölümü premises n.
kitabın kütüphane raflarına yerleştirilene kadar tabi tutulduğu işlemler preparation n.
gümrüğe tabi malları veya kaçak eşyaları inceleyen gümrük memuru searcher n.
başka bir kimsenin yerel yargı yetkisine tabi kimse socager n.
tabi olma subscription [obsolete] n.
kontrole tabi madde substance n.
işleme tabi tutmak operationalise v.
tabi olmak be liable to v.
imtihana tabi tutmak test v.
tabi olmak be tied to v.
tabi kılmak subjugate v.
tabi kılmak subject v.
tabi etmek subordinate v.
tabi olmak subject to v.
tabi tutmak subject to v.
tabi olmak be subject to v.
tabi olmak be contingent upon something v.
tabi tutmamak (bir kimseyi kura/yasa vb'ne) waive v.
tabi tutmak put somebody through something v.
tabi olmak be dependent on v.
tabi tutmak put to v.
tabi tutulmak be subjected to v.
menevişleme işlemine tabi tutmak (çeliği) temper v.
tabi olmak depend v.
deneye tabi tutmak experiment v.
sınırlandırmaya tabi tutulmak be limited v.
sınırlandırmaya tabi tutulmak be restricted v.
sınırlandırmaya tabi tutmak limit v.
sınırlandırmaya tabi tutmak restrict v.
sınava tabi tutmak subject somebody to test v.
sınava tabi tutmak test v.
kanuna tabi olmak subject to law v.
radyasyona tabi tutmak expose to radiation v.
teste tabi tutulmak be subjected to a test v.
teste tabi tutulmak be tested v.
eğitime tabi tutmak train v.
sınava tabi tutmak examine v.
teste tabi tutmak test v.
tabi kılmak subordinate v.
değerlendirmeye tabi tutmak evaluate v.
değerlendirmeye tabi tutmak assess v.
onaya tabi olmak subject to approval v.
düzenli aralıklarla ekokardiyografik incelemeye tabi tutulmak be assessed by echocardiography at regular intervals v.
deneye tabi tutmak experimentalize v.
deneye tabi tutmak experimentalise v.
işleme tabi tutmak operationalize v.
teste tabi tutmak put to test v.
engelli ödeneğine tabi olmak be on disability v.
kötü bir muameleye tabi tutulmak be treated badly v.
imtihana tabi tutulmak be tested v.
teste tabi tutulduğunda belirli özellikleri sergilemek test v.
teste tabi tutulmak test v.
(tabi olan birini) serbest bırakmak unsubject v.
bir kimseye veya bir şeye tabi hale getirmek vassal v.
incelemeye tabi tutmak question v.
devlet desteği başvurusunda mali duruma yönelik teste tabi olmak means-test v.
tabi olmak hold down v.
tekrar rutin prosedüre tabi tutmak reprocess v.
(birinin) kontrolüne tabi olmak obey v.
kapsamlı incelemeye tabi olmak ripe v.
çok sayıda kanun ve düzenlemeye tabi tutmak overregulate v.
aşırı baskıya tabi olmak overstress v.
tabi tutmak dose v.
çifte kontrole tabi tutulmak double-check v.
çifte denetime tabi olmak double-check v.
silindir etkisine tabi tutmak cylinder v.
insan denetimi ve hizmetine tabi olmak domiciliate v.
(birini) sınava tabi tutmak fand [dialect] [uk] v.
adli tabip soruşturmasına tabi tutmak crown [dialect] v.
tabi kılmak postpone v.
tabi kılmak postposit v.
tabi kılmak postpose [obsolete] v.
florürlemeye tabi tutmak fluoridize v.
florürlemeye tabi tutmak fluoridise v.
arazinin tüm mirasçılara eşit pay edilmesi geleneğine tabi olmak gavel v.
yoğun sıcaklığa tabi tutmak plote v.
yoğun sıcaklığa tabi tutmak plot v.
evlilik sözleşmesine tabi tutmak precontract v.
işlem öncesi ön durulamaya tabi tutmak prerinse v.
sert eleştiriye tabi tutmak scarify v.
ağır eleştiriye tabi tutmak scourge v.
(kendi malını veya gelirini) dahili sigortaya tabi tutmak self-insure v.
tabi tutmak servant [obsolete] v.
fransa'nın sivil veya kültürel denetimine tabi tutmak frenchify v.
ön teste tabi tutmak pretest v.
(metali) uzun süre ısıl işleme tabi tutmak soak v.
ortak mülkiyet veya kamu mülkiyeti ve denetimine tabi tutmak socialize v.
ortak mülkiyet veya kamu mülkiyeti ve denetimine tabi tutmak socialise v.
tabi olmak subject [obsolete] v.
tabi tutulmak subject [obsolete] v.
tabi tutmak put v.
seçici çiftleşmeye tabi tutmak outbreed v.
karşı döllenmeye tabi tutmak outbreed v.
tabi olmak stoop v.
geçişe tabi olmak passage v.
tabi kılmak propine v.
tabi olan amenable adj.