temelli - Turco Inglés Diccionario

temelli

Significados de "temelli" en diccionario inglés turco : 11 resultado(s)

Turco Inglés
General
temelli for good adv.
Tom needs to retire for good.
Tom'un temelli emekli olması gerekiyor.

More Sentences
temelli essential adj.
temelli fundamental adj.
temelli permanent adj.
temelli well-founded adj.
temelli -based adj.
temelli founded adj.
temelli permanently adv.
Phrases
temelli quite the (most something) expr.
Idioms
temelli for good and all expr.
Politics
temelli full time adj.

Significados de "temelli" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
temelli bir değişim fundamental change n.
temelli olarak costiveness n.
radyal temelli fonksiyon radial basis function n.
bilgi temelli yaklaşım knowledge-based approach n.
toplum temelli örgütler community-based organizations n.
aşk veya sevgi temelli olmayıp çıkar veya uygunluk temelli olan evlilik mariage de convenance n.
jiroskop temelli bir havacılık aleti gyro n.
resim temelli posta pulu pictorial n.
asit ve baz temelli boyalarla boyanabilir olma polychromatophilia n.
inanç temelli kuruluş fbo (faith-based organization) n.
ikamet temelli ayrımcılık postcode discrimination n.
semt temelli ayrımcılık postcode discrimination n.
engel atlama temelli bir at yarışı türü puissance n.
engel atlama temelli bir at yarışı türü puissaunce n.
tutuklulara uygulanan duruş temelli bir tür işkence stress position n.
londra temelli bir kırtasiye firması stationers' company n.
temelli almak keep v.
birşeyi başka bir yere temelli götürmek transplant v.
temelli yerleşmek settle permanently in (a country) v.
slav temelli cyrillic adj.
ırk temelli race-based adj.
iyi temelli well based adj.
sağlam temelli well based adj.
aşk temelli love-based adj.
bilgi temelli knowledge-based adj.
teknoloji temelli technocentric adj.
inanç temelli faith-based adj.
sağlam temelli bulletproof adj.
eşcinsel temelli homocentric adj.
bilgi temelli informed adj.
kullanıcı temelli user-driven adj.
akışkan temelli fluidic adj.
duygu temelli passional adj.
spiral temelli spiraliform adj.
inanç temelli yayılmacı evangelical adj.
okul temelli scholastic adj.
rıza temelli consensual adj.
temelli olarak permanently adv.
temelli olarak for good adv.
temelli olarak for keeps adv.
temelli olarak velhasıl for good and all adv.
ses temelli okuma yöntemi phonics N.
Colloquial
temelli olarak uçuşuna son verilmiş hava aracı hangar queen n.
Idioms
(bir süreliğine veya temelli) içkiyi bırakmak/kesmek go on the wagon v.
(bir süreliğine veya temelli) içkiyi bırakmak/kesmek be on the wagon v.
temelli olarak for good and all expr.
sağlam temelli on a firm footing expr.
temelli olarak in flames expr.
Trade/Economic
kriter temelli sorular criteria based questions n.
tahakkuk temelli muhasebe accrual accounting n.
marjinal ürün temelli gelir dağılımı teorisi marginal product theory of income distribution n.
maliyet temelli fiyat stratejisi cost-based price strategy n.
rekabet temelli fiyat stratejisi competition-based price strategy n.
talep temelli bir fiyatlandırma yöntemi chain-markup pricing n.
talep temelli fiyatlandırma stratejisi demand-based price strategy n.
kar temelli amaç profit-based objective n.
sistem temelli denetim systems-based audit n.
fiyat temelli alışveriş malları price-based shopping goods n.
sıfır temelli bütçeleme zero-base budgeting n.
vergi temelli gelir politikaları tax based income policies n.
bilgi temelli pazarlama knowledge-based marketing n.
bilgi temelli biyo-ekonomi knowledge-based bio-economy n.
kişinin içinde bulunduğu endüstri temelli vergi personal tithe n.
şirketlerle finansal temelli iş yapan tüccar fundamentalist n.
kaynak temelli resource-based adj.
emek temelli labour-based adj.
emek temelli labor-based adj.
Law
ekolojik duyarlılık temelli sabotaj eylemleri ecotage n.
ırk ya da din temelli müessir fiil racially or religiously aggravated assault n.
Politics
etnik temelli nefret inter ethnic hatred n.
ırk temelli nefret racial hatred n.
etnik temelli nefret ethnic hatred n.
etnik temelli kürt açılımı ethnic based kurdish initiative n.
gözden geçirme temelli koşulsallık review-based conditionality n.
dtö (dünya ticaret örgütü) temelli ayrımcı olmayan ticaret sistemi non-discriminatory wto-based trading system n.
dtö temelli ticaret sistemi wto-based trading system n.
siyasi temelli torpil ile ilgili prebendal adj.
Technical
etkinlik temelli maliyetlendirme activity based costing n.
nikel temelli alaşım nickel base alloy n.
algılayıcı temelli bilgisayar sensor-based computer n.
algılayıcı temelli sistem sensor-based system n.
temelli demir külçe kentledge n.
ısıveren-ısıalan temelli atmosfer exothermic endothermic base atmosphere n.
ısıveren temelli atmosfer exothermic base atmosphere n.
ısıalan temelli atmosfer endothermic base atmosphere n.
volfram temelli yüksek hız çelikleri tungsten base high speed steels n.
toryum florür temelli camlar thorium-fluoride-based glasses n.
tdnb temelli gereçler swnt based materials n.
su temelli yapıştırıcılar water-base adhesives n.
silisyum temelli seramikler silicon-based ceramics n.
katran temelli karbon lifi pitch-based carbon fibre n.
gümüş temelli alaşımlar silver base alloys n.
bakır temelli alaşımlar copper base alloys n.
demir temelli alaşımlar iron base alloys n.
demir temelli merdaneler iron-base rolls n.
demir temelli ısı dirençli alaşımlar iron- base heat resisting alloys n.
çinko temelli alaşımlar zinc-base alloys n.
demir temelli yüksek sıcaklık alaşımları high-temperature iron-base alloys n.
grafit temelli karbon refrakter graphite base carbon refractory n.
alüminyum temelli alaşımlar aluminium base alloys n.
magnezyum temelli alaşımlar magnesium base alloys n.
alüminyum temelli dökümler aluminium base coatings n.
alumina temelli destekler alumina-based reinforcements n.
kobalt temelli üstünalaşımlar cobalt base superalloys n.
kurşun temelli alaşımlar lead base alloys n.
kurşun temelli lehim alaşımları lead base soldering alloys n.
çinko temelli yatak alaşımlar zinc-base bearing alloys n.
çinko temelli basınçlı döküm alaşımları zinc base die casting alloys n.
kobalt temelli ısı dirençli alaşımlar cobalt base heat resisting alloys n.
kobalt temelli alaşımlar cobalt-base alloys n.
kobalt temelli yüksek sıcaklık alaşımları high-temperature cobalt-base alloys n.
nikel temelli ısı dirençli alaşımlar nickel-base heat resisting alloys n.
duman külü temelli kalıp tozları fly-ash based mould powders n.
nikel temelli alaşımlar nickel-base alloys n.
krom temelli alaşımlar chromium base alloys n.
nikel temelli üstünalaşımlar nickel-base superalloys n.
nikel temelli yüksek sıcaklık alaşımları high-temperature nickel-base alloys n.
akrilat temelli basınç duyarlı yapışkan acrylate-based pressure sensitiveadhesive n.
pan-temelli karbon lifleri pan-based carbon fibres n.
molibden temelli yüksek hız çelikleri molybdenum base high speed steels n.
odun kömürü temelli atmosfer charcoal base atmophere n.
fiziksel temelli model physically-based model n.
model temelli stereoloji model-based stereology n.
tasarım temelli stereoloji design-based stereology n.
ileri teknoloji temelli ar-ge tesislerinin yer aldığı bölge technopole n.
algılayıcı temelli sensor-based adj.
yağ temelli oil-based adj.
kireç temelli lime-base adj.
Computer
web temelli araç web-based tool n.
c temelli programlama dili c++ n.
piksel temelli görüntü bitmapped image n.
piksel temelli görüntü raster graphic n.
iş temelli job based adj.
internet temelli internet-based adj.
internet temelli web-based adj.
yapay zeka temelli ai-based adj.
Informatics
akıllı bilgi temelli sistem ikbs (intelligent knowledge-based system) abrev.
Telecom
ayrıştırma temelli giriş unbundling based entry n.
(yerel santral taşıyıcısı tarafından sunulan) ağ temelli hizmetler grubu class n.
(yerel santral taşıyıcısı tarafından sunulan) ağ temelli hizmetler grubu custom calling services n.
Architecture
kiralık bir araziye kurulan seyrek taş temelli küçük, ahşap ev chattel house n.
kazık temelli ev pole house [new zealand] n.
kazık temelli binalar ile ilgili earthfast adj.
Marine
yumuşak zemin üzerinde geniş temelli dalgakıran breakwater with wide footing on soft ground n.
Petrol
petrol katranı temelli karbon lifi petroleum pitch-based carbon fibre n.
Medical
ajan temelli sistem multi-agent system n.
toplum temelli tarama population-based screening n.
hücre-temelli terapi cell-based therapy n.
beden temelli uygulamalar body-based applications n.
anlatım temelli tıp narrative-based medicine n.