toleranced - Turco Inglés Diccionario

toleranced

toleranced — Definition

Significado:
hoşgörü, tahammül
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈtɑːlərəns/ – BrE /ˈtɒlərəns/)
Categoría gramatical:
İsim: tolerance (uncountable)
Sinónimo:
forbearance, acceptance
Antónimos:
intolerance, rigidity

Significados de "toleranced" en diccionario turco inglés : 35 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
tolerance n. müsamaha
I wish here to reiterate our conviction that there can and must be no tolerance for terrorism.
Burada terörizme müsamaha gösterilemeyeceği ve gösterilmemesi gerektiği yönündeki inancımızı yinelemek istiyorum.

More Sentences
tolerance n. hoşgörü
There wasn't much tolerance for differences in her family.
Ailesinde farklılıklara fazla hoşgörü gösterilmezdi.

More Sentences
tolerance n. tolerans
Setting tolerance thresholds for impurities for GM seeds in this particular case is the only way to address the problem.
Bu özel durumda GDO'lu tohumlar için yabancı maddeler için tolerans eşikleri belirlemek sorunu ele almanın tek yoludur.

More Sentences
General
tolerance n. tahammül (organizma vb'ne özgü)
My tolerance of loud music is limited.
Yüksek sesli müziğe tahammülüm sınırlıdır.

More Sentences
tolerance n. dayanma
Your heat tolerance is much better than the rest of us.
Isıya dayanma gücün hepimizden çok daha iyi.

More Sentences
tolerance n. hoşgörü
There wasn't much tolerance for differences in her family.
Ailesinde farklılıklara fazla hoşgörü gösterilmezdi.

More Sentences
Trade/Economic
tolerance n. hoşgörü
There wasn't much tolerance for differences in her family.
Ailesinde farklılıklara fazla hoşgörü gösterilmezdi.

More Sentences
tolerance n. tolerans
Setting tolerance thresholds for impurities for GM seeds in this particular case is the only way to address the problem.
Bu özel durumda GDO'lu tohumlar için yabancı maddeler için tolerans eşikleri belirlemek sorunu ele almanın tek yoludur.

More Sentences
Technical
tolerance n. hoşgörü
There wasn't much tolerance for differences in her family.
Ailesinde farklılıklara fazla hoşgörü gösterilmezdi.

More Sentences
tolerance n. tolerans
Setting tolerance thresholds for impurities for GM seeds in this particular case is the only way to address the problem.
Bu özel durumda GDO'lu tohumlar için yabancı maddeler için tolerans eşikleri belirlemek sorunu ele almanın tek yoludur.

More Sentences
Informatics
tolerance n. hoşgörü
There wasn't much tolerance for differences in her family.
Ailesinde farklılıklara fazla hoşgörü gösterilmezdi.

More Sentences
tolerance n. tolerans
Setting tolerance thresholds for impurities for GM seeds in this particular case is the only way to address the problem.
Bu özel durumda GDO'lu tohumlar için yabancı maddeler için tolerans eşikleri belirlemek sorunu ele almanın tek yoludur.

More Sentences
Telecom
tolerance n. tolerans
Setting tolerance thresholds for impurities for GM seeds in this particular case is the only way to address the problem.
Bu özel durumda GDO'lu tohumlar için yabancı maddeler için tolerans eşikleri belirlemek sorunu ele almanın tek yoludur.

More Sentences
Construction
tolerance n. tolerans
Setting tolerance thresholds for impurities for GM seeds in this particular case is the only way to address the problem.
Bu özel durumda GDO'lu tohumlar için yabancı maddeler için tolerans eşikleri belirlemek sorunu ele almanın tek yoludur.

More Sentences
Automotive
tolerance n. tolerans
Setting tolerance thresholds for impurities for GM seeds in this particular case is the only way to address the problem.
Bu özel durumda GDO'lu tohumlar için yabancı maddeler için tolerans eşikleri belirlemek sorunu ele almanın tek yoludur.

More Sentences
Medical
tolerance n. tolerans
Setting tolerance thresholds for impurities for GM seeds in this particular case is the only way to address the problem.
Bu özel durumda GDO'lu tohumlar için yabancı maddeler için tolerans eşikleri belirlemek sorunu ele almanın tek yoludur.

More Sentences
Statistics
tolerance n. hoşgörü
There wasn't much tolerance for differences in her family.
Ailesinde farklılıklara fazla hoşgörü gösterilmezdi.

More Sentences
General
tolerance n. oynama payı
tolerance n. özür payı
tolerance n. tahammül
tolerance n. müsaadekar
tolerance n. hoşgörülülük
tolerance n. müsaade
tolerance n. ihtiyat payı
tolerance v. tolerans tanımak
tolerance v. tolerans göstermek
Trade/Economic
tolerance n. cevaz sınırı
Technical
tolerance n. müsaade edilen hata veya fark derecesi
tolerance n. müsaade edilen hata derecesi
Telecom
tolerance n. özür payı
Mechanic
tolerance n. pay
Construction
tolerance n. hata sınırı
tolerance n. tecvizi hata
Biochemistry
tolerance n. dayanım
Agriculture
tolerance n. bir besinde olmasına müsaade edilen maksimum böcek ilacı kalıntısı

Significados de "toleranced" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
exercise tolerance n. egzersiz tahammülü
tolerance of anxiety n. endişe toleransı
acceptable tolerance limits n. kabul edilebilir sapma sınırları
fault tolerance n. kusur hoşgörüsü
tolerance limits n. tolerans limitleri
tolerance limits n. hoşgörü sınırları
social tolerance n. toplumsal hoşgörü
tolerance limits n. tolerans sınırları
tolerance limit n. hoşgörü sınırı
garden of tolerance n. hoşgörü bahçesi
zero tolerance principle n. sıfır tolerans ilkesi
mutual tolerance n. karşılıklı hoşgörü
show tolerance v. esneklik göstermek
show tolerance v. tölerans göstermek
show tolerance towards v. tolerans göstermek
show tolerance v. tolerans göstermek
show tolerance v. tolerans tanımak
show tolerance v. hoşgörü göstermek
reach the threshold of tolerance v. sabrın sonuna gelmek
Idioms
the threshold of tolerance n. dayanma sınırı
the threshold of tolerance n. dayanma eşiği
the threshold of tolerance n. tolerans eşiği
zero tolerance n. sıfır tolerans
Trade/Economic
customer tolerance n. müşteri toleransı
lot tolerance percent defective n. bir parti malda bulunmasına izin verilen hatalı mal oranı
statistical tolerance n. istatistiksel tolerans
risk tolerance n. risk toleransı
natural tolerance n. tabii tolerans
total tolerance n. toplam tolerans
total tolerance n. tolerans toplamı
tolerance level n. tolerans sınırı
tolerance of the mint n. yasal ağırlık ve incelikten izin verilen ölçüde sapma
Law
tolerance zone n. fahişelerin tutuklanmadan çalışabilecekleri belirlenmiş alan
Politics
zero tolerance policy n. sıfır hoşgörü politikası
tolerance status n. hoşgörü statüsü
Technical
cone tolerance n. koniklik toleransı
fault tolerance n. hata dayanıklılığı
fault tolerance n. aksaklık hoşgörüsü
permissible tolerance n. müsaade edilen tolerans
dimensional tolerance n. ölçü toleransı
tolerance limits n. hoşgörü sınırları
perpendicularity tolerance n. diklik toleransı
dimensional tolerance n. boyutsal tolerans
frequency tolerance n. frekans toleransı
axial run-out tolerance n. eksenel sapma toleransı
tolerance limit n. tolerans sınırı
minus tolerance n. eksi tolerans
tolerance values n. tolerans değerleri
deviations tolerance n. sapma toleransı
commonly used tolerance classes n. en çok kullanılan tolerans sınıfları
tables of standard tolerance grades and limit deviations for holes and shafts n. delikler ve miller için esas tolerans nitelikleri ve sınır sapmalarına ait çizelgeler
close tolerance shank bolt n. sıkı tolerans gövdeli civata
medium tolerance chain n. orta toleranslı zincir
process tolerance n. işleme payı
unilateral tolerance n. tek yanlı pay
close tolerance n. sıkı pay
process tolerance n. süreç payı
close tolerance n. sıkı tolerans
joint tolerance n. bağlantı payı
lot tolerance percent defective n. parti yüzde kusurlu toleransı
tolerance limits n. pay kısıtları
close tolerance forging n. dar paylı dövme
tolerance value n. pay değeri
gage tolerance n. mastar payı
temperature tolerance n. sıcaklık toleransı
resistance tolerance n. direnç toleransı
projected tolerance zone n. iz düşürülmüş tolerans bölgesi
fine-tolerance hoist chain n. hassas toleranslı kaldırma zinciri
reflectance tolerance n. yansıma toleransı
bit-rate tolerance measurement n. bit hızı tolerans ölçümü
position tolerance n. izin verilebilir pozisyon sapması
clearance tolerance n. klerans toleransı
parallelism tolerance n. senkronizasyon toleransı
parallelism tolerance n. paralele girme değerleri toleransı
color calibration tolerance n. renk kalibrasyon toleransı
out of tolerance adj. tolerans dışı
coarse tolerance adj. kaba toleranslı
Computer
fault tolerance n. arızaya dayanıklılık
fault tolerance n. kusur hoşgörüsü
Informatics
fault tolerance n. bozulmaya dayanıklılık
Telecom
frequency tolerance n. frekans toleransı
fault tolerance n. hata toleransı
pilot time tolerance n. pilot zaman toleransı
Mechanic
tolerance  n. dayanıklılık 
Construction
construction tolerance n. yapım toleransı
building tolerance n. bina toleransı
dimensional tolerance n. boyut toleransı
welded structures in four tolerance classes n. dört tolerans sınıfında kaynaklı yapılar
humidity tolerance n. nem toleransı
tolerance stack-up n. kot zinciri
Automotive
tolerance of rebounding n. geri sıçrama toleransı
tolerance ring n. tolerans halkası
abs slip tolerance n. abs kayma toleransı
tolerance of bounding n. sıçrama toleransı
fault tolerance n. hata toleransı
acceleration tolerance n. ivme toleransı
Aeronautic
damage tolerance n. hasar toleransı
altitude tolerance n. irtifa toleransı
g tolerance n. g-toleransı
Marine
oxygen tolerance unit n. oksijen tolerans birimi
median tolerance limit n. ortalama tolerans limiti
Petrol
water tolerance n. su toleransı
Medical
local tolerance n. lokal tolerans
cross tolerance n. çapraz tolerans
immune tolerance n. immün tolerans
disordered regulation in immune tolerance n. immun toleransın bozulması
lactose tolerance test n. laktoz tolerans testi
immune tolerance n. bağışıklık toleransı
impaired glucose tolerance n. bozuk glikoz toleransı
immunological tolerance n. immunotolerans
impaired glucose tolerance n. bozulmuş glukoz toleransı
tolerance dose n. tolerans dozu
tolerance dose n. dayanılacak doz
exercise tolerance n. egzersiz toleransı
impaired glucose tolerance n. bozulmuş glikoz toleransı
normal glucose tolerance n. normal glukoz toleransı
peroperative tolerance n. peroperatif tolerans
decreased exercise tolerance n. egzersiz toleransında azalma
oral glucose tolerance test n. oral glukoz yükleme testi
impaired oral glucose tolerance test n. bozuk oral glukoz tolerans testi
oral glucose tolerance test n. oral glukoz tolerans testi
desiccation tolerance n. desikasyon toleransı
oral glucose tolerance test n. şeker yükleme testi
glucose tolerance test n. glukoz tolerans testi
immunological tolerance n. antijen varlığında antikor üretiminin meydana gelmemesi
Psychology
pain tolerance n. ağrı toleransı
tolerance of anxiety n. kaygı toleransı
frustration tolerance n. engellenme toleransı
tolerance level n. tolerans düzeyi
drug tolerance n. ilaç toleransı
cross-tolerance n. çapraz tolerans
Physiology
self-tolerance n. immün tolerans
self-tolerance n. bağışıklık sisteminin vücut bileşenlerine zarar vermediği süreç
Pharmaceutics
drug tolerance n. ilaç toleransı
Food Engineering
impaired glucose tolerance n. eksilmiş/bozulmuş glukoz toleransı
Math
geometric tolerance n. geometrik pay
Statistics
lot tolerance percent defective n. hoşgörü yüzdesi
lot tolerance percent defective n. hoşgörü oranı
lot tolerance percent defective n. hoşgörülen yüzde
tolerance number of defect n. kusurlu hoşgörü sayısı
tolerance factor n. hoşgörü etkeni
tolerance number of defects n. kusurluların hoşgörü sayısı
log convex tolerance limmits n. logaritmik dışbükey hoşgörü sınırları
lot tolerance per cent defective n. kusur yüzdesine göre parti toleransı
statistical tolerance region n. istatistiksel hoşgörü bölgesi
tolerance limits n. hoşgörü sınırları
statistical tolerance limit n. istatistiksel hoşgörü sınırı
sequential tolerance region n. ardışık hoşgörü bölgesi
tolerance distribution n. hoşgörü dağılımı
simultaneous tolerance intervals n. eş-zamanlı hoşgörü aralıkları