trafficked - Turco Inglés Diccionario

trafficked

trafficked — Definition

Significado:
trafik, yoğun akış
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈtræfɪk/ – BrE /ˈtræfɪk/)
Categoría gramatical:
İsim: traffic (uncountable); Fiil: traffic (traffics – trafficked – trafficking)
Antónimos:
emptiness

Significados de "trafficked" en diccionario turco inglés : 48 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
traffic n. gidiş geliş
The traffic of people in the county is made by trains.
Şehirde insanların gidiş gelişlerini trenler yapıyor.

More Sentences
traffic n. trafik
We couldn't pass the street due to the traffic.
Trafik yüzünden caddeden geçemedik.

More Sentences
General
traffic n. kaçakçılık
The new government started a fight against drug traffic.
Yeni hükümet uyuşturucu kaçakçılığıyla mücadele başlattı.

More Sentences
traffic n. ticaret
That would surely be the best way to go about eradicating abuses such as traffic in human beings.
İnsan ticareti gibi suistimalleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu kesinlikle bu olacaktır.

More Sentences
traffic v. ticareti yapmak
Pangolins are said to be the world's most trafficked mammal.
Pangolinlerin dünyanın en çok ticareti yapılan memelisi olduğu söyleniyor.

More Sentences
Trade/Economic
traffic n. trafik
We couldn't pass the street due to the traffic.
Trafik yüzünden caddeden geçemedik.

More Sentences
traffic n. ticaret
That would surely be the best way to go about eradicating abuses such as traffic in human beings.
İnsan ticareti gibi suistimalleri ortadan kaldırmanın en iyi yolu kesinlikle bu olacaktır.

More Sentences
Technical
traffic n. trafik
We couldn't pass the street due to the traffic.
Trafik yüzünden caddeden geçemedik.

More Sentences
Automotive
traffic n. trafik
We couldn't pass the street due to the traffic.
Trafik yüzünden caddeden geçemedik.

More Sentences
General
traffic n. işlem
traffic n. ulaşım yollarının yayalar ve her türlü taşıt araçları tarafından kullanılması
traffic n. seyrüsefer
traffic n.
traffic n. gidişgeliş
traffic n. iletişim
traffic v. karanlık işler yapmak
traffic v. değiş tokuş etmek
traffic v. iş yapmak
traffic v. yolculuk etmek
traffic v. (yasadışı) ticaret yapmak
traffic v. ihtisas yapmak
traffic v. uzmanlaşmak
traffic v. gidip gelmek
traffic v. dolanmak
traffic v. ticaret yapmak
traffic v. alışveriş yapmak
traffic v. kaçakçılığı yapmak
traffic N. yoğun akış
Trade/Economic
traffic n. işletmeyi ziyaret eden müşteri hacmi
traffic n. alışveriş
traffic n. değiş tokuş
traffic n. halk ve araçların gidip gelmesi
traffic n.
traffic n. işlem
traffic n. seyrüsefer
traffic n. trampa
traffic n. yük trafiği
Politics
traffic n. yasa dışı mal ticareti
Institutes
traffic n. operasyon denetleme departmanı
Computer
traffic n. akış
Telecom
traffic n. mesaj trafiği
traffic n. telefon hattından geçen görüşme sayısı
Transportation
traffic n. ulaştırma sisteminin taşınan yük/yolcu miktarı
Basketball
traffic n. hücum esnasında rakip oyuncuların oluşturduğu kalabalık bölge
Archaic
traffic n. mal
traffic n. eşya
traffic n. mülk
traffic v. ticaret yapmak

Significados de "trafficked" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
traffic signs n. trafik işaretleri
traffic accident investigation n. trafik kazası soruşturması
traffic signal n. trafik sinyali
express traffic n. hızlı trafik
traffic accident n. trafik kazası
traffic calming n. hız kesiciler
vehicular traffic n. araç trafiği
traffic jam n. trafik tıkanıklığı
bus traffic n. otobüs trafiği
narcotics traffic n. uyuşturucu ticareti
traffic jam n. trafik sıkışıklığı
traffic flow n. trafik akışı
traffic congestion n. trafik tıkanması
traffic calming n. ulaşım yolu trafiğinin yavaşlatılması amacıyla yapılan tümsek gibi engeller
traffic cop n. trafik polisi
traffic island n. emniyet adası
traffic conflicts n. trafik uyuşmazlıkları
traffic control n. trafik kontrol
traffic island n. refüj
traffic courts n. trafik mahkemeleri
air traffic control n. hava trafik kontrol
traffic conference area n. trafik konferans bölgesi
traffic rights n. trafik hakları
through traffic n. transit trafik
traffic control point n. trafik kontrol noktası
traffic lane n. trafik şeridi
intercity traffic n. şehirlerarası trafik
liability for traffic accident n. trafik kazalarında sorumluluk
traffic surveys n. trafik araştırmaları
traffic circle n. göbekli kavşak
traffic violations n. trafik suçları
traffic conference area n. dünyanın ana havayolu rotalarını üç bölgeye ayıran iata'nın resmi sınıflaması
railway traffic n. demiryolu trafiği
peak traffic hours n. trafiğin en sıkışık olduğu saatler
traffic policemen n. trafik memuru
traffic evaporation n. trafik buharlaşması
motor traffic management n. otomobil trafiği müdürlüğü
liability for traffic accidents n. trafik kazalarında sorumluluk
traffic lane n. şerit
traffic holdup n. trafik tıkanıklığı
heavy traffic n. ağır trafik
pedestrian traffic n. yaya trafiği
traffic engineer n. trafik mühendisi
vehicle traffic n. araç trafiği
traffic accidents n. trafik kazaları
traffic obstacles n. trafik engelleri
traffic density n. trafik yoğunluğu
traffic regulations n. trafik düzenlemeleri
traffic lights n. trafik ışıkları
traffic circle n. trafik kuşatması
traffic signal n. trafik lambası
traffic document n. trafik dokümanı
traffic snarl n. trafik tıkanıklığı
traffic management n. trafik yönetimi
illicit traffic n. yasa dışı uyuşturucu kaçakçılığı
motor traffic management n. otomobil işletmesi müdürlüğü
traffic safety n. trafik güvenliği
truck traffic n. kamyon trafiği
traffic policeman n. trafik polisi
traffic light n. trafik lambası
inbound traffic n. gelen trafik
railway traffic n. tren trafiği
freight traffic n. yük trafiği
traffic insurance n. trafik sigortası
traffic act n. trafik nizamnamesi
traffic fee n. trafik harcı
traffic registration fees n. trafik tescil harcı
passenger traffic n. yolcu trafiği
local traffic n. yerel trafik
traffic police n. trafik polisi
local traffic n. şehir içi trafik
international sea traffic n. milletlerarası deniz trafiği
city traffic n. şehir trafiği
communication and traffic n. iletişim ve trafik
traffic engineering n. trafik mühendisliği
traffic laws n. trafik yasaları
traffic signs and signals n. trafik işaretleri ve sinyalleri
traffic noise n. trafik gürültüsü
compulsory traffic insurance n. zorunlu trafik sigortası
traffic congestion n. trafik sıkışıklığı
intense traffic n. yoğun trafik
heavy traffic n. yoğun trafik
traffic flight permit n. trafik uçuş izni
street traffic control lights n. trafik lambaları
vehicle traffic n. taşıt trafiği
street traffic signs n. yol trafik işaretleri
traffic school n. trafik okulu
foot traffic n. yaya trafiği
online traffic n. online trafik
traffic signs n. trafik levhaları
overland traffic n. karayolu trafiği
road traffic n. karayolu trafiği
highway traffic n. karayolu trafiği
allowed traffic load n. müsaade edilen trafik yükü
cargo traffic n. yük trafiği
road traffic n. yol trafiği
message traffic n. mesaj trafiği
conventional message traffic n. olağan mesaj trafiği
high traffic n. yüksek trafik
traffic problem n. trafik sorunu
general traffic plan n. genel trafik planı
inter-floor traffic n. katlararası trafik
inter-floor traffic n. katlar arası trafik
one-way traffic n. tek yönlü trafik
traffic chaos n. trafik kargaşası
motor car traffic n. otomobil trafiği
local traffic n. bölgesel trafik
white slave traffic n. beyaz kadın ticareti
local traffic n. mahalli trafik
traffic problem n. trafik problemi
traffic rules n. trafik kuralları
railway traffic n. demiryolu taşımacılığı
heavy telephone traffic n. yoğun telefon trafiği
telephone traffic n. telefon trafiği
traffic monster n. trafik canavarı
a traffic tragedy n. trafik faciası
causes of traffic accidents n. trafik kazalarının nedenleri
traffic sign n. trafik levhası
basic traffic rules n. temel trafik kuralları
traffic warden n. (ingiltere'de) trafik polisi
traffic sign boards n. trafik işaret levhaları
traffic light pole n. trafik lambası direği
traffic signs and meanings n. trafik levhaları ve anlamları
a terrible traffic accident n. korkunç bir trafik kazası
evening traffic n. akşam trafiği
morning traffic n. sabah trafiği
afternoon traffic n. öğleden sonra trafiği
love traffic n. aşk trafiği
traffic division n. trafik şube müdürlüğü
traffic volume n. trafik yoğunluğu
traffic summon n. trafik cezası
air-traffic control n. hava trafik kontrol
traffic in v. ticaretini yapmak (yasalara aykırı bir şekilde bir şeyin)
open to traffic v. trafiğe açmak
traffic in something v. ticareti yapmak
be stuck in traffic v. trafiğe takılmak
divert the traffic v. trafiği yönlendirmek
divert the traffic v. trafiğe yön vermek
have a traffic accident v. trafik kazası yapmak
open to traffic v. ulaşıma açmak
the traffic jam to break up v. trafik açılmak
be stranded in traffic v. trafiğe takılmak
get/be stranded in traffic v. trafiğe takılmak
write a traffic ticket v. trafik cezası kesmek
issue a traffic ticket v. trafik cezası kesmek
give somebody a traffic ticket v. trafik cezası kesmek
drive traffic to one's website v. siteye ziyaretçi çekmek
weave in and out of traffic v. trafikte araçların arasından geçerek ilerlemek
regulate the traffic v. trafiği düzenlemek
be weaving through traffic v. trafikte makas yaparak gitmek