eşya - Turco Inglés Diccionario

eşya

Significados de "eşya" en diccionario inglés turco : 45 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
eşya ware n.
They are usually used under a sink or for storage of massive ware.
Genellikle bir lavabonun altında veya büyük eşyaların depolanması için kullanılırlar.

More Sentences
eşya article n.
The Commission's proposed directive covers all uses of pentaBDE, and articles containing pentaBDE.
Komisyonun önerdiği direktif pentaBDE'nin tüm kullanımlarını ve pentaBDE içeren eşyaları kapsamaktadır.

More Sentences
General
eşya objects n.
The fact that the rooms are big will help you to place your objects more comfortably.
Odaların büyük olması eşyalarınızı daha rahat yerleştirmenize yardımcı olacaktır.

More Sentences
eşya belongings n.
Otherwise, gather your belongings together and go!
Aksi takdirde eşyalarınızı toplayın ve gidin!

More Sentences
eşya article n.
The Commission's proposed directive covers all uses of pentaBDE, and articles containing pentaBDE.
Komisyonun önerdiği direktif pentaBDE'nin tüm kullanımlarını ve pentaBDE içeren eşyaları kapsamaktadır.

More Sentences
eşya furniture n.
So the heavens and the earth were finished, and all the furniture of them.
Böylece gökler, yeryüzü ve onların bütün eşyaları tamamlandı.

More Sentences
eşya things n.
They’ll be able to place their things where they belong.
Eşyalarını ait oldukları yere yerleştirebilecekler.

More Sentences
eşya stuff n.
I left some stuff at my mother's house.
Annemin evinde bazı eşyalarımı unuttum.

More Sentences
eşya goods n.
Tools and materials for the manufacture of a soldering iron can be purchased at any electrical goods store.
Havya üretimi için alet ve malzemeler herhangi bir elektrikli eşya mağazasından satın alınabilir.

More Sentences
eşya possession n.
All my possessions are in a storage locker.
Tüm eşyalarım bir depoda duruyor.

More Sentences
Trade/Economic
eşya item n.
The item description was written by Optimus357 for the Hat Describing Contest.
Eşya açıklaması Optimus357 tarafından Şapka Açıklama Yarışması için yazılmıştır.

More Sentences
eşya luggage n.
Tom didn't take much luggage with him.
Tom yanına fazla eşya almadı.

More Sentences
eşya ware n.
They are usually used under a sink or for storage of massive ware.
Genellikle bir lavabonun altında veya büyük eşyaların depolanması için kullanılırlar.

More Sentences
Technical
eşya goods n.
Tools and materials for the manufacture of a soldering iron can be purchased at any electrical goods store.
Havya üretimi için alet ve malzemeler herhangi bir elektrikli eşya mağazasından satın alınabilir.

More Sentences
General
eşya freightage n.
eşya effects n.
eşya traps n.
eşya appointments n.
eşya belonging n.
eşya bulk n.
eşya impedimenta n.
eşya furnish n.
eşya freight n.
eşya property n.
eşya gear n.
eşya thing n.
eşya commodity n.
eşya furnishing n.
eşya effect n.
eşya having n.
eşya mobble n.
eşya moble n.
eşya gudes [scotland] n.
eşya guids [scotland] n.
eşya geer [obsolete] n.
eşya stick n.
Trade/Economic
eşya commodity n.
eşya furnishing n.
Law
eşya property n.
eşya res n.
eşya thing n.
Latin
eşya bona n.
Archaic
eşya traffic n.
eşya impediments n.
eşya pelf n.

Significados de "eşya" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
hediyelik eşya dükkanı souvenir shop n.
menkul eşya movables n.
banyoya ait sabit eşya bathroom fixtures n.
şahsi eşya personal effects n.
özel eşya peculiar n.
porselen eşya ware n.
eşya vagonu luggage van n.
antika eşya antique n.
hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı jumble n.
kişisel eşya belongings n.
boynuzdan yapılmış eşya horn n.
menkul eşya chattel n.
islami cam eşya islamic glassware n.
kristal eşya crystal n.
çini eşya chinaware n.
seramikten yapılmış eşya ceramic ware n.
porselen eşya chinaware n.
yüzen sahipsiz eşya flotsam n.
değersiz eşya truck n.
hayırsever bir kurum yararına satılmak üzere biriktirilen kullanılmış eşya jumble n.
gümüş eşya silver n.
yüzen sahipsiz eşya flotage n.
çatal bıçak gibi eşya tableware n.
demir eşya onarımı yapan kimse smith n.
eşya hukuku law of things n.
örme eşya knit goods n.
eşya deposu işçisi warehouser n.
yapılmış eşya/yiyecek manufacture n.
kullanılmayan eşya lumber n.
triko eşya knit goods n.
kayıp eşya lost property n.
eşya piyangosu raffle n.
deri eşya leather good n.
beyaz eşya white goods n.
beyaz eşya white appliances n.
eşya taşıma işleri yapan kurum veya ortaklık hold n.
kaza vb bir olayın ardından gemiden kurtarılan eşya ve yükler salvage n.
eşya sandığı packing box n.
dükkandan eşya çalma shoplifting n.
gereksiz eşya white elephant n.
örgü eşya knitwear n.
eşya vagonu freight car n.
teleferikle eşya nakletme sistemi telpherage n.
gümüş eşya silverware n.
özel eşya personalty n.
yeşil eşya green goods n.
seramikten yapılmış eşya ceramicware n.
eşya deposu sahibi warehouseman n.
gereksiz eşya lumber n.
çelik eşya steel n.
hediyelik eşya dükkanı curiosity shop n.
özel eşya personal effects n.
portatif eşya portable n.
kurtarılan eşya salvage n.
demir eşya yapan kimse smith n.
sahipsiz (eşya) waif n.
korunmak için birine veya bir yere bırakılan eşya safety deposit n.
kayıp eşya waif n.
eşya hukuku things n.
evin bahçesinde yapılan istenmeyen eşya satışı yard sale n.
bir azizin bedeninden artakalan parça veya özel eşya relic n.
beyaz eşya devir hızı spin n.
değersiz eşya crap n.
pirinçten yapılmış eşya veya kaide brass n.
eşya hukuku real law n.
eşya (sahne dekorunda kullanılan) property n.
kutsal eşya sandığına koyma enshrining n.
kayıp eşya bürosu lose office n.
seramik eşya ceramic n.
taşınabilir eşya chattel n.
belirli bir veya birkaç kategoride insan veya eşya taşımayı üstlenen taşıyıcı common carrier n.
sabit eşya fixture n.
yardım dernekleri yararına yapılan kullanılmış eşya satışı rummage sale n.
eşya sandığı packing case n.
eşya karışıklık raporu property irregularity report n.
seramik eşya ceramics n.
hatıra eşya remembrance n.
standart yapılan eşya ile ilgili utility n.
sabit eşya (bir yapıya/odaya ait) fixture n.
eşya (belirli bir iş için) gear n.
örme eşya knitwear n.
yeni alınan eşya veya kitap vb (koleksiyona) accession n.
toptan eşya fiyat indeksi wholesale price index n.
lüzumsuz eşya lumber n.
değerli eşya valuable article n.
hediyelik eşya souvenir n.
kiralık eşya rental n.
beyaz eşya satışı white sale n.
ticari eşya merchandise n.
eşya hukuku things law n.
düzensizce yayılmış eşya clutter n.
eşya tekerleği castor n.
kutsal eşya sandığına koyma enshrinement n.
çalıntı eşya steal n.
cam eşya satan kimse glassman n.
cam eşya glassware n.
fantezi eşya fancy goods n.
eski eşya dükkanı junk shop n.
emanet eşya bürosu check room n.
hatıra (eşya) souvenir n.
kayıp eşya bürosu lost property office n.
parça eşya parcel goods n.
sahibi çıkmamış eşya unclaimed merchandise n.
sahibi belirsiz eşya waif n.
tahta antika eşya treen n.
keçi kılından yapılan eşya challis n.
satılık eşya goods for sale n.
değerli eşya çekmecesi till n.
eşya sundurması goods shed n.
sabit eşya fixtures n.
kullanılmış elbise vey eşya hand-me-down n.
mağazalardan eşya çalan kişi shop-lifter n.
tutkal vb'nden oluşan ve kalıplara dökülerek çeşitli eşya yapılan madde papier-maché n.
içinde her türlü eşya satılan büyük alışveriş merkezi hypermarket n.
demirbaş eşya çizelgesi inventory n.
çalınmış eşya booty n.
nadir ve değerli eşya curio n.
denize atılan eşya jetsam n.
eski eşya odası lumber-room n.
menkul eşya movable n.
hırsız tarafından atılan eşya waif n.
eşya arabası luggage van n.
eşya ya da yük vagonu van n.
döşemelik eşya upholstery n.
unutulmuş eşya mislaid goods n.
eşya taşıma işi head end business n.
cam eşya glasswork n.
madeni eşya hardware n.
kişisel eşya personal belonging n.
kişisel eşya chattel n.
üst ve eşya araması body and belongings search n.
kişisel eşya baggage n.
ucuz cicili bicili hediyelik eşya tchotchke n.
elektrikli eşya electric appliance n.
kişisel eşya personal effects n.
kişisel eşya paraphernalia n.
elektronik eşya electronic item n.
elektronik eşya electronic appliance n.
kullanılmış eşya satışı jumble sale n.
hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı rummage sale n.
ikinci el eşya satışı jumble sale n.
ikinci el eşya satışı rummage sale n.
hayırsever bir kurum yararına yapılan kullanılmış eşya satışı jumble sale n.
kullanılmış eşya satışı rummage sale n.
fil dişi eşya ivory n.
deri eşya leather goods n.
dikkat kırılacak eşya fragile! n.
değerli eşya article of value n.
bir hayır kurumu vb yararına ikinci el eşya satışı rummage sale n.
bir hayır kurumu vb yararına ikinci el eşya satışı jumble sale n.