traping - Turco Inglés Diccionario

traping

traping — Definition

Significado:
tuzak, kapana kıstırmak
Pronunciación (IPA):
(AmE /træp/ – BrE /træp/)
Categoría gramatical:
İsim: trap (traps); Fiil: trap (traps – trapped – trapping)
Sinónimo:
snare, ambush
Antónimos:
escape, release

Significados de "traping" en diccionario turco inglés : 104 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
trap n. kapan
They set a trap to catch rabbits.
Tavşanları yakalamak için kapan kurdular.

More Sentences
trap n. tuzak
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
General
trap n. tuzak
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
trap n. kıskaç
Most families in that area are caught in the poverty trap.
O bölgedeki ailelerin çoğu yoksulluğun kıskacında.

More Sentences
trap n. (golfte) çukur
The boy fetched the golf ball from the trap.
Çocuk golf topunu çukurdan aldı.

More Sentences
trap n. (tazı yarışlarında) çıkış
I'm betting on the greyhound in trap number two.
İki numaralı çıkıştaki tazıya oynuyorum.

More Sentences
trap n. at arabası
A white horse was pulling the two-wheeled trap.
İki tekerlekli at arabasını beyaz bir at çekiyordu.

More Sentences
trap v. oyuna getirmek
He was trapped into giving away confidential information.
Gizli bilgileri vermesi için oyuna getirilmişti.

More Sentences
trap v. kapana kıstırmak
The firefighters were trapped between the flames.
İtfaiyeciler alevler arasında kapana kısıldılar.

More Sentences
trap v. tuzağa düşürmek
They wanna trap him in his words.
Onu sözleriyle tuzağa düşürmek istiyorlar.

More Sentences
trap v. tuzakla yakalamak
He survived in the forest by trapping and eating small animals.
Ormanda ufak tefek hayvanları tuzakla yakalayıp yiyerek hayatta kalmıştır.

More Sentences
trap v. kaptırmak
Be careful not to trap your fingers in the machine.
Parmaklarınızı makineye kaptırmamaya dikkat edin.

More Sentences
trap v. mahsur bırakmak
The climbers were trapped in a cave in the mountains.
Tırmanışçılar dağdaki bir mağarada mahsur kalmışlardı.

More Sentences
trap v. hapsetmek
Air provides considerable thermal insulation when trapped in a chamber.
Hava, bir odaya hapsedildiğinde önemli ölçüde ısı yalıtımı sağlar.

More Sentences
trap v. köşeye sıkıştırmak
I trapped Tom.
Tom'u köşeye sıkıştırdım.

More Sentences
Technical
trap n. kapan
They set a trap to catch rabbits.
Tavşanları yakalamak için kapan kurdular.

More Sentences
trap n. tuzak
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
trap v. yakalamak
Eventually it traps and destroys healthy red blood cells as well.
Sonunda sağlıklı kırmızı kan hücrelerini de yakalar ve yok eder.

More Sentences
Construction
trap v. kıstırmak
The police officer trapped the thief in an alley.
Polis memuru hırsızı bir ara sokakta kıstırdı.

More Sentences
trap v. tutmak
This filter traps all kinds of dust that might be in the air.
Bu filtre, havada bulunabilecek her türlü tozu tutar.

More Sentences
Food Engineering
trap n. kapan
They set a trap to catch rabbits.
Tavşanları yakalamak için kapan kurdular.

More Sentences
trap n. tuzak
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
Geology
trap n. kapan
They set a trap to catch rabbits.
Tavşanları yakalamak için kapan kurdular.

More Sentences
Military
trap n. tuzak
The FBI set a trap for the mob.
FBI mafyaya tuzak kurdu.

More Sentences
General
trap n. desise
trap n. hile
trap n. fırlatıcı
trap n. gaga
trap n. ayırıcı
trap n. hafif araba
trap n. volkanik siyah taş
trap n. kapanca
trap n. dolap
trap n. mandepsi
trap n. fak
trap n. kondenstop
trap n. sifon
trap n. iki tekerlekli at arabası
trap n. tutucu
trap n. iki kişilik hafif bir at arabası
trap n. kapak biçiminde kapı
trap n. kurtuluşu imkansız durum
trap n. darağacı
trap n. darağacında mahkumun üzerinde durduğu menteşeli platform
trap v. kapan ile yakalamak
trap v. avlamak
trap v. kapak takmak
trap v. ağına düşürmek
trap v. bezemek
trap v. süslemek
trap v. set çekmek
trap v. tongaya bastırmak
trap v. pusuya düşürmek
trap v. tuzak tutmak
trap v. ata süslü koşum takımı geçirmek
trap v. tuzak kurmak
trap v. ata süslü çul örtmek
trap v. kapanla yakalamak
trap v. kandırmak
trap v. aldatmak
trap v. faka bastırmak
trap v. başını derde sokmak
trap v. tuzakla hayvan yakalayarak geçim sağlamak
trap v. hile ile almak
Technical
trap n. alaşımlama plakalarından çıkan cıva veya cıvalı alaşımı tutan cihaz
trap n. kristal yapısında kusurlu alan
trap n. borularda kokuyu/gazı hapseden u şeklinde kıvrım
trap n. kondenstop
trap n. tıkaç
trap v. (kanalın/borunun) içine filtre kurmak
trap v. engel olmak
trap v. kapanla donatmak
Textile
trap n. çözgü veya dolgu ipliklerinin kırılmasından kaynaklanan kumaş hatası
Construction
trap n. döşeme kapağı
trap n. merdiven kapağı
Automotive
trap n. bitirme hızı
trap n. filtre
Agriculture
trap n. zararlı böcek veya haşereleri üzerine çekmesi için ekilen mahsul
Breeding
trap v. (evcil tavukların) verimliliğini yumurta yakalayıcı tuzakla kontrol etmek
Fishery
trap n. dalyan
trap n. ıstakoz avlama sepeti
trap n. buzda balık avında kullanılan, balık ısırığını tespit etme işlevi olan bir aygıt
Hunting
trap n. atış poligonunda havaya hedef atmaya yarayan cihaz
Sport
trap n. basketbol, hokey ve amerikan futbolunda uygulanan bir tür defans taktiği
trap n. trapball gibi bazı oyunlarda topun yerleştirildiği ahşap alet
trap n. golfte topu engelleyen yapay tümsek
trap n. rakibi yenilgiye sürükleyen taktik
trap n. beyzbol eldiveninin başparmak ve işaret parmağı arasında topu almak için cep oluşturan deri parçası
trap v. (golf sahasına) yapay tümsekler döşemek
trap v. (topu) sıçrarken yakalamak
Basketball
trap n. iki savunmacının bir hücum oyuncusunu sıkıştırması
trap v. (iki defans oyuncusu) bir hücum oyuncusunu sıkıştırmak
Football
trap n. topu yakalama
trap v. el-kol dokundurmaksızın topu kontrol etmek
Card
trap v. stratejik hamleyle rakibi tuzağa düşürmek
trap v. taktik amaçlı tuzak hamleler yapmak
Music
trap n. vurmalı bir çalgı
Printery
trap n. baskı mürekkebinin nüfuz etme derecesi
trap v. üst üste yazdırma işleminde (yüzey) farklı bir renkteki mürekkebi kabul etmek
Engineering
trap n. istenmeyen sinyali filtrelemeye yarayan devre
Slang
trap n. ağız
British Slang
trap n. tuvalet
trap n. tuvalet kabini
trap n. tuvalet bölmesi

Significados de "traping" en diccionario inglés turco : 2 resultado(s)

Turco Inglés
General
trap clay pigeon n.
Sport
trap trapshooting n.

Significados de "traping" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
fishing trap n. kuzuluk
light trap n. ışık kapanı
small trap n. kapanca
potato trap n. ağız
mouse trap n. fare kapanı
lavatory trap n. lavabo sifonu
sediment trap n. rüsup tutma tertibatı
speed trap n. hız kapanı
sand trap n. kum kapanı
trap window n. çatı penceresi
trap block n. tuzak makarası
aerial trap n. hava tuzağı
wire trap n. sepet
booby trap n. bubi tuzağı
trap line n. trap hattı
bull trap n. keriz silkeleme
bath trap n. banyo yer süzgeci
bell trap n. canlı yer süzgeci
bottle trap n. şişe sifon
cleaning trap n. blöf kapağı
deep-seal trap n. yüksek koku önleyicili sifon
money trap n. para tuzağı
man-trap n. tuzak
beaver trap n. kunduz tuzağı
grease trap n. bulaşık süzgeci
love trap n. aşk kapanı
mouse glue trap n. (fare/sıçan) tutkallı tuzak
mouse glue trap n. zamklı fare kapanı
rat glue trap n. tutkallı fare/sıçan tuzağı
rat glue trap n. zamklı fare kapanı
rat glue trap n. (fare/sıçan) tutkallı tuzak
mouse glue trap n. tutkallı fare/sıçan tuzağı
prostitution trap n. fuhuş batağı
trap of prostitution n. fuhuş tuzağı
trap of prostitution n. fuhuş batağı
prostitution trap n. fuhuş tuzağı
bear trap n. ayı kapanı
wolf trap n. kurt kapanı
bird trap n. kuş kapanı
death-trap n. ölüm tehlikesi olan yer
death-trap n. ölüm tuzağı
social trap n. sosyal tuzak
trap door n. tuzak kapısı
insect trap n. böcek tuzağı
rat-trap n. fare kapanı
trap [obsolete] n. süslü koşum takımı
trap [brit] n. dedektif
trap [brit] n. polis memuru
trap door n. zeminde bulunan küçük kapı
man-trap n. potansiyel tehlike kaynağı
man-trap n. dikkatsizlik sonucu yaralanmaya veya ölüme yol açabilecek şey
man-trap n. potansiyel sorun kaynağı
booby trap n. şaşırtıcı zorluk
booby trap n. öngörülemeyen zorluk
live trap n. hayvanları canlı yakalamak için kullanılan tuzak
iron trap n. kurtuluşun olmadığı bir tuzak
fire trap n. yangın esnasında kaçışın mümkün olmadığı bina
fire trap n. yanıcı atık
fire trap n. yangın sırasında dışına çıkılamayan yer
solar trap n. güneş alan bahçe
solar trap n. güneş gören teras
steel trap n. keskin zeka
steel trap n. çelik tuzak
pig trap n. domuz kapanı
fall into a trap v. çürük tahtaya basmak
be caught in a trap v. kapana kısılmak
lay a trap v. tuzak kurmak
fall into a trap v. tuzağa düşmek
lay a trap for v. tuzak kurmak
set a trap v. kapan kurmak
set a trap for v. tuzak kurmak
bull trap v. keriz silkelemek
get caught up in a debt trap v. borç batağına saplanmak
catch in a trap v. kapana kısılmak
catch in a trap v. kapana kıstırmak
fall into a debt trap v. borç batağına sürüklenmek
set a trap for v. -e tuzak kurmak
fall into trap v. tuzağa düşmek
lure someone into one's trap v. tuzağına düşürmek
fall in the trap of prostitution v. fuhuş batağına saplanmak/düşmek
fall into the trap of prostitution v. fuhuş batağına saplanmak/düşmek
fall into the trap of prostitution v. fuhuş tuzağına düşmek
fall into the prostitution trap v. fuhuş batağına saplanmak/düşmek
fall in the trap of prostitution v. fuhuş tuzağına düşmek
fall into the prostitution trap v. fuhuş tuzağına düşmek
set a trap v. tuzak kurmak
booby-trap v. bubi tuzağı kurmak
booby trap v. bubi tuzağı kurmak
steel-trap adj. zehir gibi
steel-trap adj. çok zeki
steel-trap adj. keskin zekalı
steel-trap adj. kıvrak zekalı
Phrasals
trap someone or something in something v. tuzağa düşürmek
trap someone into something v. tuzağa düşürmek
trap someone into something v. tuzağa çekmek
trap (someone or something) into (something) v. (birine/bir şeye) tuzak kurarak (bir şey) yaptırmak
trap in v. tuzağa düşürmek
trap into v. tuzağa düşürmek
trap (something) into (something) v. (bir hayvanı kapana) kıstırmak
trap (something) into (something) v. (bir hayvanı bir şeyin içine) tuzağa düşürmek
trap (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine kıstırmak/sıkıştırmak
trap (something) into (something) v. (bir hayvanı bir şeyin) içine kıstırmak
trap (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şey) tuzağına düşürmek
trap (something) into (something) v. (bir hayvanı kapanla) yakalamak
trap (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şeyin) içine itmek
trap (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir duruma) düşürmek
trap (someone or something) into (something) v. (birini/bir şeyi bir şey yapması için) tuzağa düşürmek
Colloquial
a death trap n. ölüm tuzağı
bear trap n. (polis) pusuya yatma/pusuda bekleme
bear trap n. polis kapanı
bear trap n. hız kapanı
thirst trap n. sosyal medyada çekici bulunan kişi
thirst trap n. sosyal medyada beğeni toplamak için yapılan seksi/baştan çıkarıcı paylaşım
shut your trap! expr. kes sesini!
shut your trap! expr. kapa çeneni!
Idioms
clap-trap n. yalancı iltifat
clap-trap n. yağcılık
clap-trap n. palavra
bear trap n. trafik radarı
bear trap n. hız radarı
fall into a trap v. tuzağa düşmek
keep one's trap shut v. ağzını tutmak
keep one's trap shut v. çenesini tutmak
keep one's mouth trap shut v. dilini tutmak
keep one's mouth trap shut v. çenesini tutmak
fall into the trap v. tuzağa düşmek
keep one's mouth trap shut v. ağzını kapalı tutmak
fall into a trap v. tuzağa yakalanmak
fall into someone's trap v. birisinin tuzağına düşmek
have a mind as sharp as a steel trap v. çok zeki olmak
have a mind as sharp as a steel trap v. keskin bir zekaya sahip olmak
fall into the trap of v. tuzağına düşmek
fall into someone's trap v. ağına düşmek
have a mind like a steel trap v. keskin/kıvrak bir zekaya sahip olmak
have a mind as sharp as a steel trap v. zehir gibi akıllı olmak
spring a trap v. katakulliye getirmek
spring a trap v. oyuna getirmek
spring a trap v. tuzak kurmak
fall into the trap of doing something v. (bir şey yapma) tuzağına düşmek
avoid the trap of doing something v. bir şey yapma aptallığından uzak durmak
avoid the trap of doing something v. bir şey yapma tuzağına düşmemek
avoid the trap of doing something v. bir şey yapma hatasından kaçınmak
fall into the trap of doing something v. (bir şey yapma) hatasından kaçınamamak
fall into the trap of doing something v. (bir şey yapma) aptallığından uzak duramamak
avoid the trap of doing something v. bir şey yapma tuzağına düşmek/düşmekten kaçınmak
fall into the trap of doing something v. bir şey yapma hatasına düşmek/düşmekten kaçınmak
fall into the trap of doing something v. bir şey yapma tuzağına düşmek/düşmekten kaçınmak
avoid the trap of doing something v. bir şeyi yapmaktan kaçınmak
set a trap (for someone or something) v. (birine) tuzak kurmak
set a trap (for someone or something) v. (birini/bir şeyi) yakalamak için bir tuzak/kapan kurmak