|
Categoría |
Turco |
Inglés |
|
| General |
|
| 1 |
General |
güney italya'ya özgü hareketli bir müzik veya dans |
tarantella n. |
|
| 2 |
General |
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadı |
empyreuma n. |
|
| 3 |
General |
son derece cazip ya da dikkat çekici kişi veya şey |
showstopper n. |
|
| 4 |
General |
güney amerika'ya özgü mayalanmış likör veya bira |
chica n. |
|
|
|
| 5 |
General |
antik roma' da taş veya pişmiş toprak ya da tunçtan yapılan vazoya benzer kapaklı veya kapaksız kap |
urn n. |
|
| 6 |
General |
(belge, istatistiksel bilgi, resim, gazete haberi gibi) bir tartışmada tarafların kullandığı inandırıcı veya ikna edici ya da destekleyici noktalar, konular |
talking point n. |
|
| 7 |
General |
(bir paket veya kutu içindeki) adet ya da tane |
Count n. |
|
| 8 |
General |
politik veya başka bir nedenle kamusal alanlarda cephe ya da duvar üzerine tanıtım amacıyla yapılan poster asma eylemi |
flyposting n. |
|
| 9 |
General |
güney italya'ya özgü hareketli bir müzik veya dans |
tarantelle n. |
|
|
|
| 10 |
General |
kanada'ya özgü davranış veya konuşma |
canadianism n. |
|
| 11 |
General |
bir kutlama ya da yıldönümü için içinde not olan bir kutu dolusu şeker veya çikolata |
candygram n. |
|
| 12 |
General |
bilim veya sanat dallarından birinde yeteneği ya da uzmanlığı olan kimse |
technician n. |
|
| 13 |
General |
hedefe ulaşma veya yükselme aracı olarak kullanılan yol ya da yöntem |
ladder n. |
|
| 14 |
General |
yanan lamba veya mumun alevini ya da bıraktığı karbon lekelerini inceleyerek kehanette bulunma |
lampadomancy n. |
|
| 15 |
General |
bir şeyin üzerine kabartılmış ya da oyulmuş harf, karakter veya sembol |
charact [obsolete] n. |
|
| 16 |
General |
orta veya güney amerika'ya özgü bir tür çadır |
toldo n. |
|
| 17 |
General |
japonya'ya veya japonlara özgü şeyler |
japanism n. |
|
| 18 |
General |
italya'ya özgü dört tekerlekli aracı kiralayan veya kullanan kimse |
vetturino n. |
|
| 19 |
General |
ispanya'ya veya ispanyolca konuşan ülkelere veya kişilere hayranlık duyan kimse |
hispanophile n. |
|
|
|
| 20 |
General |
ispanyolca konuşan kişilerden veya ispanyolca konuşulan ülkelerden korkan ya da hoşlanmayan kimse |
hispanophobe n. |
|
| 21 |
General |
kenet demiri veya çimentoyla duvara yapıştırılmış mermer ya da mozaik kaplama |
incrustation n. |
|
| 22 |
General |
herkese açık bir oturum ya da yayında tanıtım maksatlı olarak (bir ünlünün veya ürünün) isminden bahsetmek |
name-check v. |
|
| 23 |
General |
roma'ya özgü nitelik veya özellikler edindirmek |
romanize v. |
|
| 24 |
General |
roma'ya özgü nitelik veya özellikler edindirmek |
romanise v. |
|
| 25 |
General |
(kazmak, çukur açmak veya parçalamak için) pençe ya da pati kullanmak |
scratch v. |
|
| 26 |
General |
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadında olan |
empyreumatical adj. |
|
| 27 |
General |
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadında olan |
empyreumatic adj. |
|
| 28 |
General |
ingiltere'nin lancashire veya lancaster bölgesine ait ya da ilgili |
lancastrian adj. |
|
| 29 |
General |
kuzey afrika’ya veya orada yaşayanlarla ilgili |
north african adj. |
|
| 30 |
General |
sanat, edebiyat, müzik veya mimaride klasik eski yunan üslubunu yeniden canlandıran ya da uyarlayan |
neoclassic adj. |
|
| 31 |
General |
sanat, edebiyat, müzik veya mimaride klasik eski yunan üslubunu yeniden canlandıran ya da uyarlayan |
neoclassical adj. |
|
| 32 |
General |
japonya'ya ait veya ilgili |
japan adj. |
|
| 33 |
General |
kuzeydoğu polonya'da yer alan bir bölge olan masuria'ya veya bu bölgenin sakinlerine ait |
masurian adj. |
|
| 34 |
General |
manitoba'ya veya burada yaşayanlara özgü |
manitoban adj. |
|
| 35 |
General |
manitoba'ya veya burada yaşayanlara ait |
manitoban adj. |
|
| 36 |
General |
marsilya'ya veya marsilya'da yaşayanlara ait |
marseillais adj. |
|
| 37 |
General |
orta doğu'ya veya bu bölgede yaşayanlara ait veya ilişkin |
middle eastern adj. |
|
| 38 |
General |
indiana'ya veya indianalılara ait |
hoosier adj. |
|
| 39 |
General |
galatyalılara veya galatya'ya ait |
galatian adj. |
|
|
|
| 40 |
General |
kuzey veya güney dakota'ya ait |
dakota adj. |
|
| 41 |
General |
almanya'ya, almanlara veya almancaya özgü |
german adj. |
|
| 42 |
General |
almanya'ya, almanlara veya almancaya ait |
german adj. |
|
| 43 |
General |
(ev veya ofis) iç duvarı veya bölmesi olmayan ya da çok az olan |
open-concept [canada] adj. |
|
| 44 |
General |
anlaşılması veya içine girmesi zor ya da imkansız |
inaccessible adj. |
|
| 45 |
General |
ortak olasılığın veya ortak olasılık yoğunluk fonksiyonunun ayrı durum olasılıklarına ya da olasılık yoğunluk fonksiyonlarına eşit olma özelliği taşıyan |
independent adj. |
|
| 46 |
General |
çekoslovakya'ya ait veya ilgili |
czechoslovak adj. |
|
| 47 |
General |
antik italya'ya ait veya ilgili |
italic adj. |
|
| 48 |
General |
istirya'ya ait veya ilgili |
istrian adj. |
|
| 49 |
General |
saksonya'ya ait veya ilgili |
saxon adj. |
|
| 50 |
General |
florida'ya ait veya ilgili |
floridian adj. |
|
| 51 |
General |
doğu asya'ya ait veya ilgili |
oriental adj. |
|
| 52 |
General |
asya'ya ait veya ilgili |
oriental adj. |
|
| 53 |
General |
mensural notasyonda belirli uzunluklardaki müzik notalarının bir sonraki nota değerinin iki yerine üçe eşit olduğu tempus veya prolasyona ait ya da ilgili |
perfect adj. |
|
| 54 |
General |
iskitya'ya ait veya ilişkili |
scythian adj. |
|
| 55 |
General |
slavonya'ya ait veya ilişkin |
slavonian adj. |
|
| Phrasals |
|
| 56 |
Phrasals |
birine ya da bir şeye bıçakla veya benzeri bir aletle saldırmak |
cut at (someone or an animal) v. |
|
| 57 |
Phrasals |
birine ya da bir şeye bıçakla veya benzeri bir aletle saldırmak |
cut at (someone or something) v. |
|
| Phrases |
|
| 58 |
Phrases |
doğru veya gerçek olarak görülen ya da kabul edilen bir şey |
given expr. |
|
| 59 |
Phrases |
(bir durumun veya kuralın) birine ya da bir şeye uyması |
apply to somebody or something expr. |
|
| Colloquial |
|
| 60 |
Colloquial |
belli bir çevrede ya da yerde çok tanınan/nüfuzlu ya da başarılı kişi veya şey |
big in (something or somewhere) n. |
|
| 61 |
Colloquial |
(bahis veya kumarda) ya iki katı ya hiç |
double or nothing [us] expr. |
|
| 62 |
Colloquial |
(bahis veya kumarda) ya çift ya hiç |
double or nothing [us] expr. |
|
| 63 |
Colloquial |
(kaza veya kaza tehlikesi durumunda bir araç sürücüsü tarafından bir bisikletliye ya da motor sürücüsüne bahane olarak söylenen) pardon görmedim/seni fark etmedim |
smidsy (sorry, mate, I didn't see you) [uk] expr. |
|
| Idioms |
|
| 64 |
Idioms |
yoldan geçenlerin bakışlarını çekecek kadar güzel veya ilginç olan kişi ya da nesne |
head turner n. |
|
| 65 |
Idioms |
kadınların geri planda bırakıldığı siyasi ya da akademik alanlar veya müesseseler için kullanılan tabir |
chilly climate n. |
|
| 66 |
Idioms |
iki veya daha fazla afro american arasındaki suç ya da şiddet olaylarına ilişkin olarak kullanılan deyim |
black on black adj. |
|
| 67 |
Idioms |
genelde avustralya'nın kırsal kesimlerinde bir işi veya sabit bir adresi olmadan, eğlence amaçlı ya da ekonomik koşullar nedeniyle seyahat etmek |
on the wallaby (track) expr. |
|
| Trade/Economic |
|
| 68 |
Trade/Economic |
başkalarına veya onların mallarına karşı yapılan haksız fiil ya da zarar |
tort n. |
|
| 69 |
Trade/Economic |
aldığı ya da sattığı miktarı değiştirerek bir mal veya hizmetin fiyatını etkileyebilen kişi ya da firma |
price maker n. |
|
| 70 |
Trade/Economic |
ideoloji veya felsefenin tanıtılması ya da geliştirilmesi |
institutional advertising n. |
|
| 71 |
Trade/Economic |
gemiye ya da eşyaya kasten yapılan zarar veya kaza |
barratry n. |
|
| 72 |
Trade/Economic |
anaparası veya faizi ya da ikisi birden bir başka şirket tarafından garanti edilen tahvil |
assumed bond n. |
|
| 73 |
Trade/Economic |
iş yerinde çalışanlar veya işverenler tarafından psikolojik veya sosyal nedenlerle devamlı olarak ya da sistematik şekilde uygulanan psikolojik taciz veya şiddet |
mobbing n. |
|
| 74 |
Trade/Economic |
daha önce geçersiz olan blokları veya işlemleri geçerli kılan (ya da tam tersi) protokolde gerçekleşen değişikliğe verilen isim |
hard fork n. |
|
| 75 |
Trade/Economic |
genellikle yatırım için satın alınan kanada'ya ait, altın veya gümüş şeklinde basılan bir sikke |
maple leaf n. |
|
| 76 |
Trade/Economic |
genellikle yatırım için satın alınan kanada'ya ait, altın veya gümüş şeklinde basılan bir sikke |
maple-leaf n. |
|
| 77 |
Trade/Economic |
bir adayın tüketici raporuna veya geçmiş bilgilerine dayanarak işe alım sürecini durdurma ya da teklifi geri çekme |
adverse action n. |
|
| Law |
|
| 78 |
Law |
borç veya tazminat karşılığı olarak para ya da mal teklif etme |
tendering n. |
|
| 79 |
Law |
(antik roma'da) efendinin kölesine ya da aile bireylerinden herhangi birisine kullanması için verdiği para veya ekonomik değeri olan varlık |
peculium n. |
|
|
|
| 80 |
Law |
(eski roma'da) kişiye mülkiyetindeki veya sorumluluğundaki köle ya da hayvan tarafından verilen zararla ilgili |
noxal adj. |
|
| Politics |
|
| 81 |
Politics |
yeni bir fikri veya politikayı denemekte kullanılan kişi ya da grup |
sounding board n. |
|
| 82 |
Politics |
işkencenin ve gayri insani ya da küçültücü ceza veya muamelenin önlenmesine dair avrupa sözleşmesi |
european convention for the prevention of torture and inhuman or degrading treatment or punishment n. |
|
| 83 |
Politics |
işkencenin ve gayri insani ya da küçültücü ceza veya muamelenin önlenmesine dair avrupa sözleşmesine ek 1 protokol |
protocol no. 1 to the european convention for the prevention of torture and inhuman or degrading treatment or punishment n. |
|
| 84 |
Politics |
yasal, idari veya ekonomik donukluğun giderilmesi ya da tersine döndürülmesi |
thaw n. |
|
| Insurance |
|
| 85 |
Insurance |
hasar gören ya da çalınan kişisel eşyaların yerine yenisinin alınmasını veya tamir edilmesini kapsayan sigorta |
personal possessions insurance n. |
|
| 86 |
Insurance |
üçüncü kişilerin kazara yaralanması veya ölümü ya da mallarının zarar görmesinden kaynaklanan sorumluluklara karşı koruma sağlayan (sigorta) |
third party adj. |
|
| Technical |
|
| 87 |
Technical |
büyük hacimli veya iri olma durumu ya da niteliği |
voluminosity n. |
|
| 88 |
Technical |
hububat tanesi veya kireç kurutmak, yakmak ya da pişirmekte kullanılan fırın veya ocak |
kiln n. |
|
| 89 |
Technical |
sabit ya da beyaz metal ile yatak yapma veya dikme |
babbitting n. |
|
| 90 |
Technical |
metallerin ya da minerallerin yakılmasından artakalan oksitler veya küller |
calces n. |
|
| 91 |
Technical |
metallerin ya da minerallerin yakılmasından artakalan oksit veya kül |
calx n. |
|
| 92 |
Technical |
kanal veya boru içinde burgaç akımlarını iletmeye yarayan bir plaka ya da ızgara |
baffler n. |
|
| 93 |
Technical |
ışığın geçişini önlemeye veya ışık yoğunluğunu düzenlemeye yarayan bir cihaz ya da yapı |
baffler n. |
|
| 94 |
Technical |
büyük metal klişe gövdesi veya stereotip/elektrikli klişe tabanında boşluk ya da oyuk bölüm |
core n. |
|
| 95 |
Technical |
çanak-çömlek veya porselen yapımında kullanılan macun ya da plastik malzeme |
pate n. |
|
| 96 |
Technical |
tartarla doyurmak veya işba haline getirmek ya da tartarla birleştirmek |
tartarize v. |
|
| 97 |
Technical |
tartarla doyurmak veya işba haline getirmek ya da tartarla birleştirmek |
tartarise v. |
|
| 98 |
Technical |
yanık hayvan veya sebze kokusu ya da tadı ile ilgili |
empyreumatic [obsolete] adj. |
|
| Mechanic |
|
| 99 |
Mechanic |
güç arttırımı ya da kullanım kolaylığı sağlayan elektrikli, hidrolik veya mekanik araç |
assist n. |
|
| Textile |
|
| 100 |
Textile |
ayakkabı ya da botun ön kısmını kuvvetlendirmek veya süslemek için kullanılan deri ya da metalden yapılmış parça |
toecap n. |
|
| 101 |
Textile |
kumaş, deri veya kağıt üzerine makine ya da el ile yapılan kabartma dekoratif işleme |
brode n. |
|
| Architecture |
|
| 102 |
Architecture |
koyu gri veya mavimsi zemini bulunan, italya'ya özgü damarlı bir mermer |
bardiglio n. |
|
| Woodworking |
|
| 103 |
Woodworking |
abanoz ya da diğer dekoratif ağaçları oyan veya satan kimse |
ebonist n. |
|
| 104 |
Woodworking |
özsuyundan kauçuk üretilen brezilya'ya özgü bir orman ağacının kırmızı veya kırmızımsı kahverengi, sert ve dayanıklı ahşabı |
massaranduba n. |
|
| 105 |
Woodworking |
özsuyundan kauçuk üretilen brezilya'ya özgü bir orman ağacının kırmızı veya kırmızımsı kahverengi, sert ve dayanıklı ahşabı |
macaranduba n. |
|
| Furniture |
|
| 106 |
Furniture |
güney afrika'ya özgü mobilya veya mimari tarzı |
cape dutch n. |
|
| Automotive |
|
| 107 |
Automotive |
bir araçta aynı kasa ya da yürüyen aksam gibi kısımları paylaşarak iki veya daha fazla marka ismi ve amblemi altında pazarlama yöntemi |
rebadging n. |
|
| 108 |
Automotive |
bir araçta aynı kasa ya da yürüyen aksam gibi kısımları paylaşarak iki veya daha fazla marka ismi ve amblemi altında pazarlama yöntemi |
badge engineering n. |
|
| 109 |
Automotive |
özellikle dört değerli platin içeren veya ona benzeyen ya da bu tür platine ait |
platinic adj. |
|
| Marine |
|
| 110 |
Marine |
iskoçya'ya özgü geleneksel balıkçı teknesine ait veya ilgili |
scaffie adj. |
|
| Mining |
|
| 111 |
Mining |
çinko karbonat içeren beyaz, grimsi veya sarımsı kitleler ya da tabakalar halinde bulunan bir mineral |
zinc bloom n. |
|
| 112 |
Mining |
çinko karbonat içeren beyaz, grimsi veya sarımsı kitleler ya da tabakalar halinde bulunan bir mineral |
hydrozincite n. |
|
| Medical |
|
| 113 |
Medical |
güneş ışığının ya da yapay ultraviyole, görünür veya kızılötesi radyasyon kaynağının tedavi amaçlı kullanılması |
heliotherapy n. |
|
| Parasitology |
|
| 114 |
Parasitology |
laboratuvar çalışmalarında kullanılmak üzere, tavuk ve kertenkele gibi hayvanları beslemek için veya olta yemi olarak yetiştirilen açık kahverengi ya da sarımsı olabilen yaygın bir ekin kurdu |
meal worm n. |
|
| Gastronomy |
|
| 115 |
Gastronomy |
soğuk et ya da tavuk kaplamada kullanılan tuzlu veya tatlı jöleli sos |
chaudfroid n. |
|
| 116 |
Gastronomy |
orta doğu ve güney asya'ya özgü, et ve soğanın baharatla harmanlanıp top veya silindir halinde pişirildiği bir yemek türü |
kofte n. |
|
| 117 |
Gastronomy |
kuzey afrika'ya özgü, kuzu veya dana etinden yapılan baharatlı bir sosis |
merguez n. |
|
| 118 |
Gastronomy |
güney afrika'ya özgü, reçel veya tatlandırıcı olarak kullanılan yoğun yapılı bir üzüm şurubu |
moskonfyt n. |
|
| 119 |
Gastronomy |
jelatin veya krem şantiden biri ya da her ikisi ile hafifletilmiş et veya balık püresi |
mousse n. |
|
| 120 |
Gastronomy |
meksika veya güney amerika'ya özgü avokadolu salata |
guacamole n. |
|
| Math |
|
| 121 |
Math |
çizgi ya da yüzeyin sabit eksen etrafında döndürülmesiyle ortaya çıkan alanı veya hacmi ölçme işlemi |
centrobaric method n. |
|
| 122 |
Math |
düzlemde çizgi veya ışınların kesişmemesi ya da birbirine temas etmemesi |
nonconcurrence n. |
|
| Chemistry |
|
| 123 |
Chemistry |
bir veya daha fazla nitrit ya da nitrat grubu içeren organik bileşik |
nitro compound n. |
|
| 124 |
Chemistry |
kimyasal değişiklik veya buharlaşma sonucu toz ya da kristalle kaplanmak |
effloresce v. |
|
| Biology |
|
| 125 |
Biology |
kılsı çıkıntılar veya kıllarla kaplı yapı ya da yüzey |
capillament n. |
|
| 126 |
Biology |
izole olarak kalabilen ya da çoğalarak zoite dönüşebilen hücre veya plastid kolonisi |
meride n. |
|
| Biochemistry |
|
| 127 |
Biochemistry |
enzim aktivitesini azaltarak veya artırarak hücredeki biyokimyasal süreçleri değiştiren küçük molekül ya da protein |
effector n. |
|
| Marine Biology |
|
| 128 |
Marine Biology |
avustralya'ya özgü siyah veya koyu kahve renkli bir nehir ağzı ve kaya balığı |
luderick n. |
|
| 129 |
Marine Biology |
avustralya'ya özgü siyah veya koyu kahve renkli bir nehir ağzı ve kaya balığı |
black bream n. |
|
| 130 |
Marine Biology |
avustralya'ya özgü siyah veya koyu kahve renkli bir nehir ağzı ve kaya balığı |
girella tricuspidata n. |
|
| 131 |
Marine Biology |
kaliforniya'ya özgü uzunlevrek veya bununla akraba bir balık |
white perch n. |
|
| 132 |
Marine Biology |
hindistan ve sri lanka'ya özgü turuncu veya sarı renkli bir ciklet balığı |
orange chromide (etroplus maculatus) n. |
|
| 133 |
Marine Biology |
natica ya da naticidæ familyasına ait veya bunlarla ilgili |
naticoid adj. |
|
| 134 |
Marine Biology |
(deniz kestanesi takımı) spatangina'ya ait veya ilgili |
spatangid adj. |
|
| 135 |
Marine Biology |
(deniz kestanesi takımı) spatangina'ya ait veya ilgili |
spatangoidean adj. |
|
| 136 |
Marine Biology |
(deniz kestanesi takımı) spatangina'ya ait veya ilgili |
spatangoid adj. |
|
| Astronomy |
|
| 137 |
Astronomy |
dünya'ya yakın cisim veya asteroit |
near-earth asteroid n. |
|
| 138 |
Astronomy |
güneş'ten bakıldığında bir dış gezegenin veya ay'ın dünya ile aynı hizada olup dünya'ya neredeyse en yakın konumunda bulunması |
opposition n. |
|
| 139 |
Astronomy |
boyut veya yapı gereği dünya'ya benzeyen |
terrestrial adj. |
|
| Zoology |
|
| 140 |
Zoology |
karınca veya termitlerde açlıktan ölüme mahkûm edilen ilk ya da daha sonraki kuluçkardaki cüce işciler |
nanitic workers n. |
|
| 141 |
Zoology |
karınca veya termitlerde açlıktan ölüme mahkûm edilen ilk ya da daha sonraki kuluçkardaki cüce işciler |
nanitic n. |
|
| 142 |
Zoology |
bir ya da daha fazla tıranğı veya pençesi olan |
unguiculate n. |
|
| 143 |
Zoology |
kuzey amerika'ya özgü kahverengi veya siyah derisi olan yaygın bir semender |
tiger salamander (ambystoma tigrinum) n. |
|
| 144 |
Zoology |
güney amerika'ya özgü, koyu benekleri olan yeşil veya kahverengimsi bir kurbağa |
tiger frog (rana sphenocephala) n. |
|
| 145 |
Zoology |
kuzey amerika'ya özgü, koyu benekleri olan yeşil veya kahverengimsi bir kurbağa |
tiger frog (rana pipiens) n. |
|
| 146 |
Zoology |
kamboçya'ya özgü gri veya siyahımsı postu olan büyük bir yaban öküzü |
kouprey (bos sauveli) n. |
|
| 147 |
Zoology |
abd ve kanada'ya özgü, gölet veya nehir kıyılarındaki deliklerde veya saz ile balçıktan yapılmış kubbe biçimli yuvalarda yaşayan, misk kokusu yayan, koyu kahverengi sucul bir kemirgen |
ondatra zibethica n. |
|
| 148 |
Zoology |
abd ve kanada'ya özgü, gölet veya nehir kıyılarındaki deliklerde veya saz ile balçıktan yapılmış kubbe biçimli yuvalarda yaşayan, misk kokusu yayan, koyu kahverengi sucul bir kemirgen |
marsh hare n. |
|
| 149 |
Zoology |
abd ve kanada'ya özgü, gölet veya nehir kıyılarındaki deliklerde veya saz ile balçıktan yapılmış kubbe biçimli yuvalarda yaşayan, misk kokusu yayan, koyu kahverengi sucul bir kemirgen |
fiber zibethica n. |
|
| 150 |
Zoology |
abd ve kanada'ya özgü, gölet veya nehir kıyılarındaki deliklerde veya saz ile balçıktan yapılmış kubbe biçimli yuvalarda yaşayan, misk kokusu yayan, koyu kahverengi sucul bir kemirgen |
muskrat beaver n. |
|