ladder - Turco Inglés Diccionario

ladder

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

ladder — Definition

Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈlædər/ – BrE /ˈlædə/)
Categoría gramatical:
İsim: ladder (ladders)
Sinónimo:
steps, runged frame
Antónimos:
descent, drop

Significados de "ladder" en diccionario turco inglés : 43 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
ladder n. merdiven
He brought a ladder to change the fuses in the fuse box.
Sigorta kutusundaki sigortaları değiştirmek için bir merdiven getirdi.

More Sentences
General
ladder n. kaçık
Jane's coat was a mess, and there was a ladder in her tights.
Jane'in ceketi berbat durumdaydı ve külotlu çorabında bir kaçık vardı.

More Sentences
ladder n. (hedefe giden) basamaklar
The internship was her first step on the career ladder.
Stajyerlik onun kariyer basamaklarındaki ilk adımıydı.

More Sentences
ladder v. (çorap) kaçmak
She laddered her tights because of a nail under the table.
Masanın altındaki bir çivi yüzünden külotlu çorabı kaçtı.

More Sentences
ladder n. basamak
ladder n. el merdiveni
ladder n. portatif merdiven
ladder n. bir yere çıkmaya veya bir yerden inmeye yarayan basamaklar dizisi
ladder n. (taşınır) merdiven
ladder n. çorap kaçığı
ladder n. itfaiye merdiveni
ladder n. hedefe ulaşma veya yükselme aracı olarak kullanılan yol ya da yöntem
ladder v. eskitmek
ladder v. çorabı kaçmak
ladder v. (çorap) kaçırmak
ladder v. merdiven kurmak
ladder v. çizgi çizgi yapmak
ladder v. (basamakları) tırmanmak
ladder v. yükselmek
ladder N. basamaklı yapı
ladder N. yükselme aracı
Technical
ladder n. kovalı konveyör
ladder n. çorap kaçığı
ladder n. el merdiveni
ladder n. süllüm
Textile
ladder n. örgü kaçığı
Architecture
ladder n. panjur sırtlarına çıtaları desteklemek için bağlanan bir dizi çapraz kayış
Railway
ladder n. diğer rayların üzerinde dallandığı ana demiryolu hattı
Aeronautic
ladder n. havayolları biletleri üzerinde bulunan tarife konstrükson kutucuğunun biçimine verilen isim
Marine
ladder n. gemi merdiveni
Agriculture
ladder n. hindistan'da kullanılan tırmık benzeri tarım aleti
ladder v. (hindistan'da) merdiven benzeri tarım aletiyle toprağı işlemek
Fishery
ladder n. balık merdiveni
ladder n. balık savağı
ladder n. balık geçidi
ladder n. balıkların baraj, bent gibi yapay oluşumların arasından geçebilmesi için yapılan geçitler
ladder n. balık geçidi
ladder v. balık merdiveni kurmak
ladder v. balıklar için geçit oluşturmak
Military
ladder n. hedefi denk getirmeye uygun menzili belirlemek üzere eşit aralıklarla açılan ateş
Sport
ladder n. aşamalı olarak uzayan çalışma aralıklarının ardından aşamalı olarak kısalan aralıkların geldiği spor antrenmanı
ladder n. piramit turnuvası
ladder n. liste halinde art arda sıralanmış yarışmacılardan her birinin bir üsttekini yenerek onun yerini almaya çalıştığı turnuva modeli

Significados de "ladder" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
General
ship's ladder n. iskele
ladder stitch n. iğneardı teyel
rope ladder n. ip merdiven
step ladder n. seyyar merdiven
folding ladder n. portatif merdiven
corded ladder n. ip merdiven
ladder dredger n. kovalı tarak
ladder truck n. merdiven kamyonu
ladder network n. basamaklı şebeke
extension ladder n. portatif merdiven
kitchen ladder n. mutfak merdiveni
step of a ladder n. merdiven basamağı
fire ladder n. itfaiye merdiveni
extension ladder n. uzar sürme merdiven
ladder step n. merdiven basamağı
step ladder n. ayaklı merdiven
step ladder n. portatif merdiven
step ladder n. destekli seyyar merdiven
celebrity ladder n. şöhret basamakları
ladder truck n. merdiven aracı
aerial ladder platform n. merdiven aracı
tiller ladder n. merdiven kamyonu
aerial ladder truck n. merdiven kamyonu
hook-and-ladder truck n. merdiven kamyonu
career ladder n. kariyer basamağı
aerial ladder truck n. merdiven aracı
ladder [obsolete] n. darağacına giden basamaklar
hook-and-ladder truck n. merdivenli itfaiye aracı
hook ladder n. itfaiye merdiveni
peg ladder n. içerisine çapraz parça yerleştirilen tek tip merdiven türü
evolutionary ladder n. evrimsel basamak
descend a ladder v. merdivenden inmek
climb a ladder v. merdiven çıkmak
descend a ladder v. merdiven inmek
climb a ladder v. merdivenden çıkmak
ascend a ladder v. merdiven çıkmak
come down a ladder v. merdiven inmek
go down a ladder v. merdivenden inmek
ascend a ladder v. merdivenden çıkmak
go down a ladder v. merdiven inmek
come down a ladder v. merdivenden inmek
put up ladder v. merdiveni kurmak
move up the career ladder v. kariyer merdivenlerine tırmanmak
move up a ladder v. merdivenden çıkmak
put up ladder v. merdiven kurmak
move up a ladder v. merdiven çıkmak
climb the social ladder v. sınıf atlamak
move up the social ladder v. sınıf atlamak
climb up the celebrity ladder v. şöhret basamaklarını hızla tırmanmak
climb the corporate ladder v. meslekte ilerlemek
place/put a ladder under something v. bir şeyin altına merdiven koymak
Proverb
he who would climb the ladder must begin at the bottom bir işte çok iyi bir yere gelmek (yükselmek) istiyorsan en alttan başlayıp adım adım yükselmelisin
he who would climb the ladder must begin at the bottom merdiven ayak ayak çıkılır
he who would climb the ladder must begin at the bottom yükselmek için mutlaka öncelikle en alttan başlamak gerekir
Colloquial
let go of the ladder v. merdivenlerden düşmek
walking under a ladder brings bad luck expr. merdivenin altından geçmek uğursuzluk getirir
Idioms
the top of the ladder n. bir şeyin (kariyer vb) zirvesi
the top of the ladder n. bir şeyin en üst noktası
the first/top rung on the ladder n. en üst pozisyon
the first/top rung on the ladder n. birinci
the first/top rung on the ladder n. en tepedeki pozisyon
low man on the ladder n. zurnanın son deliği
low man on the ladder n. en tecrübesiz kişi
low man on the ladder n. en alttaki görevli
low man on the ladder n. en alt basamaktaki kişi
low man on the ladder n. çaylak
low man on the ladder n. en düşük rütbedeki kişi
low man on the ladder n. hiyerarşinin en altındaki kişi
low man on the ladder n. en az otoriteye/etkiye sahip kişi
the lowest rung of the ladder n. en alt/düşük konum
the lowest rung of the ladder n. zurnanın son deliği
the lowest rung on the ladder n. en alt basamaktaki kişi
the lowest rung on the ladder n. zurnanın son deliği
the lowest rung on the ladder n. en az otoriteye/etkiye sahip kişi
the lowest rung on the ladder n. çaylak
the lowest rung of the ladder n. en alt basamaktaki pozisyon
the lowest rung of the ladder n. en az otoriteye/etkiye sahip pozisyon
the lowest rung on the ladder n. en tecrübesiz kişi
the lowest rung on the ladder n. en düşük rütbedeki kişi
the lowest rung on the ladder n. hiyerarşinin en altındaki kişi
the lowest rung of the ladder n. en düşük rütbe
the lowest rung of the ladder n. hiyerarşinin en altındaki konum
the lowest rung on the ladder n. en alttaki görevli
the lowest rung of the ladder n. en temel basamak
bottom of the ladder n. en alt statü
bottom of the ladder n. en alt seviye
bottom of the ladder n. en dip
bottom of the ladder n. kariyerinin ilk basamakları
bottom of the ladder n. yolun başı
corporate ladder n. mevki basamakları
corporate ladder n. şirket basamakları
corporate ladder n. kariyer basamakları
the social ladder n. toplumun/sosyal bir çevrenin/kültürün hiyerarşik yapısı
start at the bottom of the ladder v. sıfırdan başlamak
be at the bottom of the ladder v. daha yolun başında olmak
be on the bottom rung of the ladder v. daha yolun başında olmak
be at the bottom of the ladder v. kariyerinin ilk basamaklarında olmak
be on the bottom rung of the ladder v. kariyerinin ilk basamaklarında olmak
be at the top of the ladder v. en yüksek pozisyonda olmak
be the highest rung on the ladder v. bir şeyin (kariyer/toplum vb) en yüksek basamağı olmak
kick away the ladder v. (sunulan yardımı) elinin tersiyle itmek
kick someone down the ladder v. birine nankörlük etmek
kick (someone or something) down the ladder v. statüsünü düşürmek
kick someone down the ladder v. yükselirken yardım aldığı kişileri inkar etmek
kick (someone or something) down the ladder v. ayağını kaydırmak
climb (up) the ladder v. güçlenmek
climb the ladder v. başarı basamaklarını tırmanmak
climb up the ladder v. başarı basamaklarını tırmanmak
climb up the ladder v. gelişmek
climb the ladder v. daha başarılı olmak
climb (up) the ladder v. yükselmek
climb the ladder v. gelişmek
climb (up) the ladder v. ilerlemek
climb up the ladder v. ilerlemek
climb up the ladder v. yükselmek
climb (up) the ladder v. gelişmek
climb the ladder v. yükselmek
climb the ladder v. güçlenmek
climb the ladder v. önem kazanmak
climb the ladder v. ilerlemek
climb (up) the ladder v. başarı basamaklarını tırmanmak
climb up the ladder v. güçlenmek
climb up the ladder v. daha başarılı olmak
climb up the ladder v. önem kazanmak
can't see a hole in a ladder expr. aptal
can't see a hole in a ladder expr. önünü göremeyecek kadar sarhoş
can't see a hole in a ladder expr. sarhoş
at the bottom of the ladder expr. kariyerinin başında
on the bottom rung (of the ladder) expr. kariyerinin başından
on the bottom rung (of the ladder) expr. kariyerinin başında
at the bottom of the ladder expr. en alt statüden
at the bottom of the ladder expr. en alt seviyede/seviyeden
at the bottom of the ladder expr. ilk basamaklarda/basamaklardan
at the bottom of the ladder expr. kariyerinin başından
on the bottom rung (of the ladder) expr. yolun başında/başından
on the bottom rung (of the ladder) expr. en dipten
at the bottom of the ladder expr. sıfırdan
on the bottom rung (of the ladder) expr. kariyerinin ilk basamaklarında
at the bottom of the ladder expr. kariyerinin ilk basamaklarından
on the bottom rung (of the ladder) expr. en alt statüden
at the bottom of the ladder expr. en alt basamakta/basamaktan
at the bottom of the ladder expr. kariyerinin ilk basamaklarında
on the bottom rung (of the ladder) expr. en alt basamakta/basamaktan
at the bottom of the ladder expr. en dipten
on the bottom rung (of the ladder) expr. sıfırdan
at the bottom of the ladder expr. en alt statüde
on the bottom rung (of the ladder) expr. kariyerinin ilk basamaklarından
on the bottom rung (of the ladder) expr. ilk basamaklarda/basamaklardan
at the bottom of the ladder expr. yolun başında/başından
on the bottom rung (of the ladder) expr. en alt statüde