yandaş - Turco Inglés Diccionario

yandaş

Significados de "yandaş" en diccionario inglés turco : 31 resultado(s)

Turco Inglés
General
yandaş partisan n.
Most TV channels are politically partisan.
Çoğu TV kanalı siyasi açıdan yandaş.

More Sentences
yandaş follower n.
The dictator was backstabbed by his followers.
Yandaşları diktatörü sırtından bıçakladı.

More Sentences
yandaş adherent n.
The Mormons have outlawed polygamy, but some adherents still practice it.
Mormonlar çok eşliliği yasakladılar ama bazı yandaşları bunu hala uyguluyorlar.

More Sentences
yandaş henchman n.
Dan had one of his henchmen murder Linda.
Dan, yandaşlarından birine Linda'yı öldürttü.

More Sentences
yandaş crony n.
The politician was surrounded by his cronies, raising suspicions of corruption.
Politikacının etrafının yandaşları tarafından sarılması yolsuzluk şüphelerini artırdı.

More Sentences
Politics
yandaş follower n.
The dictator was backstabbed by his followers.
Yandaşları diktatörü sırtından bıçakladı.

More Sentences
Military
yandaş partisan n.
Most TV channels are politically partisan.
Çoğu TV kanalı siyasi açıdan yandaş.

More Sentences
General
yandaş advocate n.
yandaş proponent n.
yandaş cohort n.
yandaş supporter n.
yandaş pro n.
yandaş exponent n.
yandaş partizan n.
yandaş advocator n.
yandaş believer n.
yandaş herald n.
yandaş hit man n.
yandaş favorite [obsolete] n.
yandaş favourite [obsolete] n.
yandaş partialist n.
yandaş syn adj.
Colloquial
yandaş logroller n.
Idioms
yandaş a fellow traveler n.
yandaş a fellow traveller n.
Politics
yandaş proponent n.
yandaş hitman n.
Technical
yandaş cis n.
Math
yandaş associate n.
Military
yandaş partizan n.
Archaic
yandaş fautor n.

Significados de "yandaş" con otros términos en diccionario inglés turco: 39 resultado(s)

Turco Inglés
General
yandaş medya partisan press n.
çıkarcı yandaş henchman n.
önemli yandaş pillar n.
yandaş grubu following n.
görevi hükümet hakkında olumlu yazılar yazmak olan yandaş gazeteci spin-doctor n.
aşırı yandaş lunatic fringe n.
yandaş gazetecilik advocacy journalism n.
çıkarcı yandaş henxman [obsolete] n.
sadık ve güvenilir bir yandaş olan kadın henchwoman n.
sadık yandaş loyalist n.
yandaş çekmek attract supporter v.
yandaş çekmek rally supporter v.
yandaş toplamak rally supporter v.
ateşli yandaş stalwart adj.
yandaş anlamına gelen bir ön ek sym- pref.
yandaş anlamına gelen bir ön ek syn- pref.
Idioms
katı yandaş true believer n.
sıkı yandaş true believer n.
yandaş toplamak muster up support v.
Politics
siyasi yandaş henchman n.
kamusal kaynakları yandaş bölgelere aktarma pork-barrel politics n.
partiden ödenek alan yandaş spoilsman n.
yandaş kayırmacılığı ile ilgili prebendal adj.
Media
yandaş medya partisan media n.
yandaş basın advocacy journalism n.
yandaş habercilik advocacy journalism n.
yandaş medya pro-government media n.
yandaş basın pro-government media n.
Technical
yandaş eşiz cis-isomer n.
yandaş yapı cis-structure n.
yandaş izomer cis-isomer n.
yandaş isopren cis-isoprene n.
Medical
yandaş hastalık associated disease n.
preoperatif yandaş hastalık preoperative accompanying disease n.
postoperatif yandaş organ hasarı accompanying organ damage n.
yandaş hastalık co-morbid disease n.
yandaş özofagus karsinomu coexisting esophagus cancer n.
Environment
yandaş fenomen accompanying phenomena n.
Star Wars
yandaş-sınıfı mekik herald-class shuttle n.