yandan - Turco Inglés Diccionario

yandan

Significados de "yandan" en diccionario inglés turco : 15 resultado(s)

Turco Inglés
General
yandan lateral adj.
This tree can tilt over any time; it needs lateral support.
Bu ağaç her an devrilebilir; yandan destek lazım.

More Sentences
yandan flanking adj.
yandan sidelong adv.
yandan sidewise adv.
yandan laterally adv.
yandan sidewards adv.
yandan sideways adv.
yandan edgewise adv.
yandan sideward adv.
yandan from one side adv.
yandan obliquely adv.
yandan in profile adv.
yandan broadside adv.
yandan slant adv.
Archaic
yandan slope adv.

Significados de "yandan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
sallanmak (bir yandan öbür yana) sway v.
General
yandan geçiş lateral pass n.
yandan aşınma lateral erosion n.
yüzün yandan görünüşü profile n.
yandan bulanıklık ölçümü nephelometry n.
yandan çarklı gemi paddle steamer n.
yandan boşaltma lateral discharge n.
yandan çarklı vapur paddle steamer n.
yandan çarpma sideswipe n.
yandan çarklı side-wheeler n.
yandan çarklı vapur paddle-wheeler n.
yandan ayrılmış (taranmış) saç hair with a side parting n.
yandan gelen darbe sideswipe n.
tepedeki kelin yandan uzatılan saçlarla örtülmesi comb-over n.
dört bir yandan sıkıştıran şey besetter n.
dört bir yandan kuşatan kimse besetter n.
üstünden geçen kayışının yandan bağlandığı alçak topuklu, geniş ve yuvarlak burunlu bir tür kadın ayakkabısı maryjane n.
üstünden geçen kayışının yandan bağlandığı alçak topuklu, geniş ve yuvarlak burunlu bir tür kadın ayakkabısı mary jane n.
(saç) yandan at kuyruğu bunch [uk] n.
uzun kollu ve yandan yırtmaçlı, bol ve kemersiz bir ortaçağ kıyafeti dalmatica n.
yandan çarklı vapurda yan çarkı ve gövdeyi koruyan ahşap yapı guards n.
(ayakta uyuyan ineği) yandan ittirerek devirme cow tipping n.
saçı iki yandan ayıran stil curtains n.
çevresindekilerden ayrı duran ve her yandan erişim sağlanabilen platform island n.
tenis kortunu üç yandan çevreleyen eğimli çatılı bir koridor penthouse n.
yandan bakış side-look n.
yandan bakış skelly n.
yandan bakış skellie n.
bir yandan öbür yana şiddetle sallamak toss n.
bir yandan bir yana hafifçe sallanarak gitmek/ilerlemek (motorlu araç) careen v.
bir yandan öbür yana şiddetle sallamak toss v.
yandan kuşatmak flank v.
motorlu araç bir yandan bir yana hafifçe sallanarak ilerlemek careen down the road v.
sallanmak (hayvanın kuyruğu bir yandan öbür yana) switch v.
bir yandan öbür yana geçmek traverse v.
bir yandan öbür yana geçirmek traverse v.
bir yandan öbür yana dönmek (uzanmışken/uykudayken) toss v.
bir yandan öbür yana uzanmak traverse v.
bir yandan öbür yana sallamak (hayvanın kuyruğu) switch v.
dört bir yandan saldırmak beset v.
yandan çarpmak sideswipe v.
yandan desteklemek flank v.
bir yandan öteki yana geçmek make v.
bir yandan öbür yana sallandırmak wintle v.
bir yandan öbür yana gitmek run v.
bir yandan diğerine geçmek course v.
bir yandan diğerine gitmek pace v.
yandan yürümek shail v.
yandan bakmak side-glance v.
yandan silüet gibi görünmek silhouette v.
yandan bakış atmak skellie v.
yandan bakış atmak skelly v.
yandan vurmak slant v.
bir yandan öbür yana sallamak toss v.
yandan olan sidelong adj.
yandan gelen lateral adj.
iki yandan yırtmaçlı two side slit adj.
bir yandan öbür yana uzanamaz untraversable adj.
bir yandan öbür yana hareket eden rolling adj.
bir yandan öbür yana sallanan rolling adj.
bir yandan öbür yana savrulan rolling adj.
(göz) yandan bakan squint adj.
bir yandan öbür yana to and fro adv.
bir yandan on the one hand adv.
öbür yandan on the other part adv.
dört bir yandan from all quarters adv.
öte yandan on the other hand adv.
bir yandan on the one part adv.
her yandan on all hands adv.
her iki yandan on both sides adv.
diğer yandan on the other side adv.
diğer yandan on the other hand adv.
bir yandan on one hand adv.
diğer bir yandan also adv.
diğer bir yandan on the other hand adv.
dört yandan all around adv.
bir yandan ... diğer yandan on the one hand ... on the other hand adv.
bir yandan da in the meantime adv.
bir yandan da on the other hand adv.
fakat öte yandan but then adv.
bir yandan diğer yana from one side to the other other side adv.
bir yandan diğer yana widthwise adv.
bir yandan ... diğer yandan on one hand ... on the other hand adv.
diğer yandan again adv.
öte yandan again adv.
bir yandan öbür yana through adv.
öte yandan on the contrary adv.
bir yandan along adv.
bir yandan bir yana across prep.
bir yandan öte yana across prep.
öte yandan other [obsolete] conj.
diğer yandan other [obsolete] conj.
yandan saldırı broadside N.
Phrasals
yandan yaklaşmak sheer up v.
her yandan hücum etmek close in v.
(birini veya bir şeyi) bir yandan öbür yana yuvarlamak roll about v.
bir yandan bir yana zıplamak dash across v.
bir yerde bir yandan bir yana zıplamak dash across something v.
Phrases
öte yandan in other respects expr.
her yandan from all sides expr.
her yandan from/on all sides expr.
her yandan from/on every side expr.
bir yandan ... diğer yandan… on one hand...on the other… expr.
Colloquial
öte yandan on the other side expr.
dört bir yandan from near and far expr.
dört bir yandan from far and near expr.
öte yandan on the flipside expr.
öte yandan on the flipside expr.
bir yandan evet bir yandan hayır yes and no expr.
Idioms
bir yandan iyi bir yandan kötü a boon and a bane n.
öte yandan the flip side (of something) n.
dört bir yandan gelmek come from far and wide v.
dört bir yandan korunmuş armed at all points adj.
dört bir yandan near and far adv.
bir yandan on the other hand expr.
diğer yandan on the other hand expr.
öte yandan on the other hand expr.
her yandan on all hands expr.
diğer yandan on the flip side expr.
bir yandan ot1h (on the one hand) expr.
Chat Usage
ancak öte yandan botoh (but on the other hand) abrev.
Trade/Economic
yandan görünüş profile n.
Technical
yandan gelen ışık sidelight n.
yandan aydınlatmalı ekran sidelit screen n.
yandan aydınlatılmış ekran sidelit screen n.
yandan boşaltmalı kepçe side tipping bucket n.
yandan yanmalı kazan side fired boiler n.
yandan yüklemeli/boşaltmalı kamyon dropside n.
yandan görünüş side view n.
yandan büzülmeli savak hansen weir n.
yandan bağlantılı köprü tipi vinç side connected crane n.
yandan yanmalı kazan side firing boiler n.
yandan boşaltma lateral discharge n.
yandan aydınlatmalı ekran edgelit screen n.
yandan tenteli kamyon curtain-side n.
yandan çarklı vapur side-wheeler n.
yandan dökme kepçe bucket with side dump n.
yandan tutulmuş basınç deneyi oedometer test n.
iki yandan kıymetlendirme bilateral spotting n.
yandan üflemeli dönüştürgeç side-blown converter n.
yandan boşaltımlı yükleyici side tip loader n.
yandan girişli tutucu side-entry holder n.
yandan geçiş by-pass n.
yandan üflemeli konvertör side-blown converter n.
yandan üflemeli dönüştürgeç side blown converter n.
yandan üflemeli konvertör side blown converter n.
yandan taşlama side grinding n.
yandan boşaltan araba tip cart n.
yandan girişli kamera side-entry camera n.
yandan yakımlı fırın cross-fired furnace n.