yapamamak - Turco Inglés Diccionario

yapamamak

Significados de "yapamamak" en diccionario inglés turco : 6 resultado(s)

Turco Inglés
General
yapamamak cannot v.
I cannot log in to my FIBARO ID account.
FIBARO ID hesabıma giriş yapamıyorum.

More Sentences
yapamamak be unable v.
We are unable to do this; that is a task for the Member States.
Biz bunu yapamayız; bu Üye Devletlerin görevidir.

More Sentences
yapamamak unable v.
Those of us in the Danish People's Movement are unable to cooperate.
Danimarka Halk Hareketi'nde yer alan bizler iş birliği yapamıyoruz.

More Sentences
yapamamak be incapable of v.
yapamamak fail v.
Archaic
yapamamak miss v.

Significados de "yapamamak" con otros términos en diccionario inglés turco: 46 resultado(s)

Turco Inglés
General
yapamamak (bir işi) muff v.
uzun zamandan beri bir şeyi yapmadığı için onu iyi yapamamak be out of practice v.
idrar yapamamak be unable to void v.
Phrasals
(birisi veya bir şey) olmadan yapamamak cannot carry on without someone or something v.
bir düzenli ödemeyi/görevi vaktinde/zamanında yapamamak get behind on (something) v.
bir düzenli ödemeyi/görevi vaktinde/zamanında yapamamak fall behind on (something) v.
Phrases
(bir şey) dışında hiçbir şey (yapamamak) can but expr.
Colloquial
hiç yapamamak can't do something for nuts v.
hayatta/ölse yapamamak can't do something to save your life v.
gidip de (bir şeyi) yapamamak couldn’t very well (do something) v.
gidip de (bir şeyi) yapamamak can't very well (do something) v.
Idioms
kolay görünen işi yapamamak hit the broad side of a barn v.
kolay görünen işi yapamamak hit the side of a barn v.
doğru zamanda görevini yapamamak asleep at the wheel v.
işi yapamamak not hack it v.
işi yapamamak can't hack it v.
on işi aynı anda yapamamak (one's) only got one pair of hands v.
iyi yapamamak make a poor fist of (something) v.
mümkün değil yapamamak can't for the life of me v.
ölse bile yapamamak can't for the life of me v.
kendini ne kadar zorlasa da yapamamak can't for the life of me v.
ne kadar uğraşırsa uğraşsın yapamamak can't for the life of me v.
dünyada yapamamak stand no earthly chance v.
hayatta yapamamak not have an earthly chance v.
dünyada yapamamak not have an earthly chance v.
hayatta yapamamak not stand an earthly chance v.
dünyada yapamamak not stand an earthly chance v.
hayatta yapamamak stand no earthly chance v.
nokta atışı yapamamak not put your finger on something v.
on işi aynı anda yapamamak (one) only has one pair of hands v.
hayatta yapamamak not stand an earthly [uk] v.
dünyada yapamamak not stand an earthly [uk] v.
dünyada yapamamak not have an earthly [uk] v.
hayatta yapamamak not have an earthly [uk] v.
doğru zamanda görevini yapamamak be asleep at the wheel v.
seçim yapamamak be sitting on the fence v.
payına düşeni layığıyla yapamamak give a bad account of yourself v.
bir şeyi hayatta yapamamak not be able to do something for toffee v.
Aeronautic
uçak gemisine iniş yapamamak bolter v.
Medical
çocuk yapamamak (erkek için) be unable to impregnate v.
çocuk yapamamak (kadın için) be unable to conceive v.
Slang
en basit işi bile yapamamak can't tell one's arse from one's v.
en basit işi bile yapamamak not know one's arse from one's elbow v.
… bile yapamamak couldn't (do something) to save (one's) life v.
eskisi gibi yapamamak lose it v.
yorum bile yapamamak can't even expr.