yapan - Turco Inglés Diccionario

yapan

Significados de "yapan" en diccionario inglés turco : 13 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
yapan maker n.
General
yapan acting adj.
The car is acting up again.
Araba yine arıza yaptı.

More Sentences
Trade/Economic
yapan acting adj.
The car is acting up again.
Araba yine arıza yaptı.

More Sentences
General
yapan executer n.
yapan performer n.
yapan doer n.
yapan monger n.
yapan performing adj.
yapan -monger suf.
Trade/Economic
yapan maker n.
Computer
yapan by expr.
Linguistics
yapan actor n.
yapan doer n.

Significados de "yapan" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
zina yapan erkek adulterer n.
zina yapan kadın adulteress n.
vuruş yapan oyuncu batter n.
sirkte gösteri yapan iri yarı adam strongman n.
bağış yapan kimse donator n.
bağış yapan kimse donor n.
alışkanlık yapan addictive adj.
General
kan zehirlenmesi yapan madde septic n.
görüşmeyi yapan kimse interviewer n.
çeviri yapan kimse translator n.
ödeme yapan kimse payer n.
savunma yapan kişi apologist n.
demir eşya yapan kimse smith n.
kanun yapan kadın legislatress n.
kanun yapan kadın legislatrix n.
monolog yapan kimse diseur n.
atış yapan oyuncu striker n.
acele posta servisi yapan postacı expressman n.
pratik yapan kimse practitioner n.
başkasının görevini yapan kimse substitute n.
geceleri baskın yapan çeteye mensup kişi nightrider n.
tanecikler yapan kişi granulator n.
plan yapan kimse planner n.
bir su kütlesine uzantı yapan kara parçası spit n.
plan yapan kimse plotter n.
sürekli iş gezisi yapan kimse plier n.
cinsiyet ayrımı yapan sexist n.
ülkelerarası kayak yapan langlauffer n.
haber naklederken yorum yapan editorialiser n.
gölge yapan şey (ağaç) umbrage n.
ev ev dolaşarak satış yapan satıcı door salesman n.
gösteri yapan kişi demonstrationist n.
kürtaj yapan kimse abortionist n.
garson (arabaya servis yapan lokantada) carhop n.
kutsal nesnelere veya kişilere saygısızlık yapan kimse sacrilegist n.
stajını yapan tıp öğrencisi intern n.
tüfek ve tabanca yapan veya tamir eden kimse gunsmith n.
dövme yapan kişi tattooer n.
hesap yapan kimse calculator n.
çizimleri yapan kimse illustrator n.
iskoçça'da denize çıkıntı yapan kara burnu anlamında sözcük mull n.
madalya yapan kimse medalist n.
köle yapan enslaver n.
manyetik alan içine konulduğunda 90 derece açıyla dönme yapan madde diamagnet n.
bir işte aracılık yapan kimseye bırakılan yüzdelik (simsariye) commission n.
zina yapan kimse adulterer n.
ayak işlerini yapan kimse runner n.
enerji aktarımı yapan sistem transducer n.
ağır iş yapan kimse drudger n.
üfleyerek cam ve şişe yapan kimse glassblower n.
alışveriş yapan kimse shopper n.
kabotaj yapan gemi coaster n.
iplik yapan thread maker n.
eş yapan coactor n.
yapan kimse agent n.
bağış yapan kimse grantor n.
ayakkabı yapan kimse shoemaker n.
plan yapan kişi planner n.
plajda cankurtaranlık yapan lifeguard n.
açık büfe yemek servisi yapan restoran smorgasbord n.
kumarda hile yapan rook n.
cila yapan kişi waxer n.
mukavele yapan sub contractor n.
yazılı çeviri yapan kimse translator n.
para için yapan kimse professional n.
teçhizat yapan veya satan kimse outfitter n.
çalıntı yapan kişi plagiarist n.
sınav yapan kimse examinant n.
fren görevi yapan şey check n.
çıkış yapan film sleeper n.
tüccarlar adına kredi muameleleri yapan kuruluş acquirer n.
yankı yapan echoer n.
veda konuşması yapan valedictory speaker n.
allerji yapan madde allergen n.
işbirliği yapan kimse collaborator n.
birbirine denk yapan equilibrator n.
tarihsel olarak çeşitli noktalar arasında tarifeye göre yolculuk yapan büyükçe at arabası stagecoach n.
kanun yapan kimse legislator n.
üzüm yetiştirip şarap yapan kimse winegrower n.
bahçe düzenlemesi yapan bahçıvan landscaper n.
konserve yapan kimse preserver n.
televizyon yayını yapan kimse telecaster n.
tatil yapan holidaymaker n.
kur yapan adam philanderer n.
küçük çaplı soygun yapan hırsız petty thief n.
örtmece yapan euphemist n.
gösteriş yapan kimse showoff n.
azizler üzerinde araştırmalar yapan bilim dalı hagiography n.
ince iş yapan marangoz cabinetmaker n.
genelleme yapan kimse generalizer n.
reklamını yapan kimse promulgator n.
uzun yürüyüş yapan kimse hiker n.
lobicilik yapan kimse lobbyist n.
geceleri baskın yapan çeteye mensup kişi night rider n.
aşırılık yapan kimse extremist n.
ev işlerini yapan kadın housekeeper n.
seyircilerin arasında oturup rol yapan oyuncu plant n.
zina yapan kimse adulteress n.
kendi çıkarları için ustaca manipülasyon yapan kimse gamesman n.
yayın yapan (radyo, televizyon) broadcaster n.
yapan kimse doer n.
diyagram yapan kişi diagrammer n.
yenilik yapan kimse innovator n.
bir devletin bir başka devletin topraklarının içine doğru girinti yapan toprak şeridi panhandle n.
stajını yapan tıp öğrencisi interne n.
dini görüşlerin güçlenmesi amacıyla toplantı yapan veya bu tür toplantılara katılan kimse revivalist n.
bağış yapan kimse subscriber n.
dövme yapan kişi tattooist n.
kablolama yapan işçi wirer n.
kazı yapan kimse excavator n.
demir eşya onarımı yapan kimse smith n.
bir metin üzerinde değişiklik yapan emendator n.
ikram servisi yapan kişi veya kuruluş caterer n.
aracılık yapan kimse contact n.
üzerinde deney yapan experimentist n.
çentik yapan kimse veya şey jagger n.
aşırı makyaj yapan kız ladyprimer n.
korsan yayın yapan kimse pirate n.
tarım ticareti yapan kişi agribusinessman n.
veda konuşması yapan valedictorian n.
saklanarak kaçak yolculuk yapan kimse stowaway n.
karalama yapan kişi doodler n.
yasa yapan kimse lawgiver n.
rüzgar sörfü yapan windsurfer n.
yağlama işi yapan kimse lubricator n.
kamuoyu yoklaması yapan kimse surveyor n.
haber naklederken yorum yapan editorializer n.
tatlı yapan madde (yiyeceği/içeceği) sweetener n.
ödemeyi yapan kişi disburser n.
kur yapan kimse wooer n.
araştırma yapan inquisitor n.
düello yapan kimse dueller n.
pervasızca harcama yapan freespender n.
lobi faaliyeti yapan lobbyist n.
savaş çığırtkanlığı yapan kimse warmonger n.
hasta rolü yapan kimse malingerer n.
sıkı pazarlık yapan kimse higgler n.
zengin olmak için elinden geleni yapan kimse mammonite n.
işbirliği yapan gözlemci cooperative observer n.
iğne işi yapan needleworker n.
küçük samimi ortamlı ve yiyecek servisi yapan kuruluş café n.
arama yapan kimse searcher n.
duyuru yapan kimse crier n.
dalış yapan kimse diver n.
muzipçe şakalar yapan kişi larker n.
nükleer silah yapan kişi weaponeer n.
iki yer arasında sürekli sefer yapan yolcu aracı shuttle n.
sınavı yapan kimse examiner n.
uzun yürüyüş yapan hiker n.
beklenmedik bir çıkış yapan kimse sleeper n.