zehir - Turco Inglés Diccionario

zehir

Significados de "zehir" en diccionario inglés turco : 14 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
zehir poison n.
When asked to name a poison, I may well think of cyanide, arsenic, or strychnine
Zehirlere örnek vermem istenirse aklıma siyanür, arsenik veya striknini gelebilir.

More Sentences
zehir venom n.
Medical
zehir poison n.
When asked to name a poison, I may well think of cyanide, arsenic, or strychnine
Zehirlere örnek vermem istenirse aklıma siyanür, arsenik veya striknini gelebilir.

More Sentences
General
zehir hemlock n.
zehir bane n.
zehir atter [scottish] n.
zehir contagion n.
zehir intoxicant n.
Technical
zehir toxic n.
Medical
zehir venom n.
Pharmaceutics
zehir pharmacon n.
Chemistry
zehir toxin n.
Archaic
zehir bane n.
Slang
zehir crap n.

Significados de "zehir" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
zehir tacirliği drug dealing n.
böcek öldürücülerde kullanılan bir zehir aldrin n.
zehir katma envenomisation n.
zehir taciri drug dealer n.
zehir dişi sting n.
zehir hapı poison pill n.
bozulan yiyecekte bulunan zehir ptomaine n.
zehir (yılan/akrep/arı vb) venom n.
zehir katma envenoming n.
zehir taciri drug smuggler n.
beyaz zehir white poison n.
zehir (yılan/akrep) venom n.
zehir dişi poison-fang n.
(yılan/akrep) zehir venom n.
zehir taciri drug cartel n.
zehir taciri drug lord n.
zehir taciri drug baron n.
zehir hafiye crackerjack detective n.
zehir zemberek açıklama vitriolic statement n.
zehir zemberek (bir yazı/söylev vs.) vitriolic n.
yaprakları döken zehir defoliant n.
zehir verme envenomization n.
zehir taciri druglord n.
pembe zehir pink venom n.
içinde zehir olduğu için kırılan kap poison cup n.
zehir kabı poison cup n.
zehir kasesi poison cup n.
ağızdan verilen zehir spit-venom n.
zehir zemberek konuşma fulmination n.
zehir zemberek eleştiri fustigation n.
zehir zemberek konuşma fusillade n.
zehir etmek empoison v.
zehir olmak sour v.
zehir katmak envenom v.
zehir etmek sour v.
zehir katmak poison v.
hayatı zehir olmak sour v.
zehir etmek put a damper on something v.
(tarlaya vb) zehir serpmek put down poison v.
içkisine zehir katmak lace one's drink with poison v.
dünyayı zehir etmek make life unbearable for v.
hayatı zehir etmek make one's life miserable v.
zehir saçmak poison around v.
zehir saçmak poison v.
(yılan) dişlerinden zehir çıkarmak emit poison from its fangs v.
zehir katmak envenime [obsolete] v.
zehir ile enfekte etmek venom v.
(yılandan) saldırmasını teşvik ederek zehir çıkarmak milk v.
zehir zemberek hakaretler etmek fulminate v.
zehir zemberek azarlamak sail (into) v.
zehir zemberek azarlamak sail (with) v.
içine zehir katılmış empoisoned adj.
zehir zıkkım very hurtful adj.
zehir içirilmiş empoisoned adj.
zehir katılmış envenomed adj.
zehir saçan venomous adj.
zekası zehir gibi sharp adj.
zehir gibi very bitter adj.
zehir gibi sharp adj.
zehir zemberek deep and rueful (sigh) adj.
zehir gibi (acı) very hot (spicy) adj.
zehir zemberek very hurtful (words) adj.
zehir gibi very clever adj.
zehir gibi biting adj.
zekası zehir gibi sharp-witted adj.
zehir içeren venomed adj.
zehir üreten deadly adj.
ufalanıp havaya karıştığı için sağlık açısından risk oluşturan (zehir) friable adj.
zehir saçan poison adj.
zehir gibi superhot adj.
zehir zemberek (bir yazı/söylev vs.) vitriolic adj.
zehir gibi steel-trap adj.
zehir zemberek konuşan fulminous adj.
zehir zemberek konuşan fulmineous adj.
zehir dişi fang N.
Phrasals
bir zehir katmak/sürmek poison with (something) v.
Colloquial
beyaz zehir heroin n.
zehir zemberek açıklama mean statement n.
zehir zemberek açıklama harsh statement n.
öldürücü zehir witches' brew n.
zehir saçan kişi/yer/şey toxic waste dump n.
hayatı zehir eden kimse ball-buster n.
hayatı zehir eden kimse ball-breaker n.
zehir kusmak spit venom v.
(kimyasal, zehir gibi bir madde) ilave etmek spike v.
zehir gibi whip-smart adj.
devam et günümü zehir et go ahead make my day expr.
devam et günümü zehir et gammd (go ahead, make my day) expr.
sen benim günümü zehir etmeye devam et gammd (go ahead, make my day) expr.
Idioms
zehir-zemberek mektup a poison-pen letter n.
zehir zemberek yazı a poison-pen letter n.
zehir gibi ikili the old one-two (punch) n.
zehir zemberek mektup a poison pen letter n.
imzasız şekilde zehir zemberek mektup yazan kimse poison pen n.
kaleminden zehir damlamak dip the pen in gall v.
zehir gibi bilmek know something off pat v.
içine zehir gibi işlemek cut to the quick v.
kaleminden zehir damlamak dip one's pen in gall v.
zehir etmek put a dampener on something v.
zehir gibi akıllı olmak have a mind as sharp as a steel trap v.
ağzı zehir gibi olmak feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v.
(birine) dünyayı zehir etmek bring (something) crashing down (around) (one) v.
(birine) dünyayı zehir etmek bring something crashing down (around one) v.
ağzı zehir gibi olmak feel as if a cat has kittened in (one's) mouth v.
(bir şeyi) zehir gibi öğrenmek get (something) off pat v.
bir şeyi zehir gibi bilmek have/know/get something off pat v.
bir şeyi zehir gibi bilmek have something down pat v.
(bir şeyi) zehir gibi öğrenmek have (something) down pat v.
(bir şeyi) zehir gibi öğrenmek get (something) down pat v.
(bir şeyi) zehir gibi öğrenmek have (something) off pat v.
bir şeyi zehir gibi bilmek have something off pat v.
birinin hayatını zehir etmek make somebody’s life a misery v.
kaleminden zehir damlamak dip your pen in gall v.
(bir şeyi) zehir gibi bilmek have (something) down pat v.
(bir şeyi) zehir gibi bilmek get (something) down pat v.
zehir gibi bilmek know forwards and backwards v.
(bir şeyi) zehir gibi bilmek know (something) inside and out v.
(bir şeyi) zehir gibi bilmek know (something) backward [us] v.
(bir şeyi) zehir gibi bilmek know (something) backward and forward [us] v.
(bir şeyi) zehir gibi bilmek know (something) forward and backward [us] v.
zehir gibi bilmek know backwards and forwards v.
(birine) hayatı zehir etmek make (one's) life a misery v.
(bir şeyi) zehir etmek put the dampener on (something) v.
(bir şeyi) zehir etmek put the damper on (something) v.
zehir gibi off pat adj.
zehir zemberek as sharp as a needle expr.
zehir gibi as sharp as a needle expr.
birinin çok beğendiği şey başka biri için zehir olabilir one man's meat is another man's poison expr.
Speaking
zehir zıkkım olsun may he/she/you choke to death on it! expr.
Trade/Economic
zehir hapı poison pills n.
Technical
patlar zehir cyclonite n.
zehir giderme detoxication n.
zehir giderici antitoxine n.
Construction
sinir üzerinde zehir etkisi yapan neurotoxic adj.
Medical
sürüngenlerin veya haşerelerin salgıladığı zehir venom n.
zehir kontrol merkezleri poison control centers n.
zehir bilimi toxicology n.
zehir tedavisi bölümü detox n.
iç zehir endotoxin n.
iç zehir autotoxin n.
zehir enjekte edilmeyen ısırık dry bite n.
zehir bilimci toxicologist n.
canlı zehir bilimi toxinology n.
ilaç ve zehir danışma merkezi drug and poison information center n.
geleneksel zehir traditional poison n.
ulusal zehir merkezi national poison center n.
bir tür zehir acrid poison n.
kümülatif zehir cumulative poison n.
uskumru ve ton balığı gibi balıkların ürettiği bir zehir scombrotoxin n.
gittikçe artan dozlarda zehir vererek zehre dirençli hale getirmek mithridatize v.