üzeri - Turco Inglés Diccionario

üzeri

Significados de "üzeri" en diccionario inglés turco : 7 resultado(s)

Turco Inglés
General
üzeri up adv.
The public transport is free to the people at 60 and up.
Toplu taşıma 60 yaş ve üzeri kişiler için ücretsizdir.

More Sentences
üzeri over prep.
She placed the blanket over her baby.
Battaniyeyi bebeğinin üzerine örttü.

More Sentences
üzeri outer surface n.
üzeri upper surface n.
üzeri change n.
üzeri clothing n.
Math
üzeri to the power of expr.

Significados de "üzeri" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Turco Inglés
General
para üzeri remainder of money n.
kağıt üzeri planı paper plan syndrome n.
akşam üzeri eventide n.
10 üzeri 30 sayısı nonillion n.
üzeri kapalı otobüs durağı bus shelter n.
üzeri düz traşlanmış elmas table diamond n.
üzeri mısır unu ekmeği ile kaplanmış bir tür meksika et yemeği tamale pie n.
on üzeri beşe eşit miktar lakh n.
akşam üzeri to-fall [scottish] n.
üzeri taze meyve kaplı bir pasta a cake topped off with fresh fruit n.
üzeri örtülmüş koru undergrove n.
üzeri örtülmüş kavaklık undergrove n.
üzeri ince çatlaklarla süslü sırlı porselen crackle china n.
üzeri ince çatlaklarla süslü sırlı porselen crackleware n.
yüz karat veya üzeri kusursuz pırlanta paragon n.
kanal üzeri köprü culvert n.
üzeri adresli damgalanmış zarf sase (self-addressed stamped envelope) n.
şövalyenin miğferini çevreleyip üzeri armalı çelenk orle n.
(armada) üzeri yazılı kurdele scroll n.
(abd posta hizmetlerinde) bir libre veya üzeri posta grubu fourth-class n.
(abd posta hizmetlerinde) bir libre veya üzeri posta grubu fourth class n.
55 yaş ve üzeri kişilerin yaşadığı daire senior apartment n.
üzeri adresli damgalanmış zarf stamped addressed envelope n.
üzeri adresli damgalanmış mektup stamped addressed envelope n.
üzeri kanla kaplanmış olmak be caked in blood v.
üzeri kanla kaplanmak be caked in blood v.
üzeri kanla kaplanmak be caked with blood v.
üzeri kanla kaplanmış olmak be caked with blood v.
eksik para üzeri vermek short-change v.
üzeri örtülmek be covered up v.
üzeri örtülmek be hushed up v.
(ağ varmışçasına) üzeri örtülmek overnet v.
ray üzeri railbound adj.
üzeri kaplı mantled adj.
üzeri ince tabakayla kaplı filmy adj.
araç üzeri on-vehicle adj.
üzeri örtülmüş blanketed adj.
üzeri yağ/petrol olmuş oil-coated adj.
üzeri karla kaplı white adj.
üzeri örtülmüş overdight [obsolete] adj.
üzeri açık shroudless adj.
kaş üzeri bölge ile ilgili supraciliary adj.
cadde üzeri kilisesi olan storefront adj.
omuz üzeri over the shoulder adv.
50 yaş üzeri over 50 years of age adv.
50 yaş üzeri over the age of 50 adv.
bir libre üzeri posta olarak fourth-class adv.
bir libre üzeri posta olarak fourth class adv.
10 üzeri -18'inci kuvvet anlamı veren ön ek atto- pref.
standart üzeri anlamına gelen bir ön ek super- pref.
üzeri adresli damgalanmış zarf ssae (stamped self-addressed envelope) abrev.
üzeri adresli damgalanmış mektup ssae (stamped self-addressed envelope) abrev.
Phrases
7 yaş ve üzeri (...age) 7 years and older expr.
yedi yaş ve üzeri (...age) 7 years and older expr.
sabah saatlerinde/akşam üzeri saatlerde/akşam saatlerinde of a morning/afternoon/evening expr.
Colloquial
üzeri dolu olmak pack heat v.
(üzeri) ile doldurulmuş topped off with adj.
Idioms
elli yıl veya üzeri ceza big bitch n.
yol üzeri olmamak be out of the way v.
Speaking
45 yaş üzeri above 45 years of age expr.
50 yaş üzeri above 50 years of age expr.
50 yaş üzeri above the age of 50 expr.
Trade/Economic
süre üzeri yükleme boşaltma ücreti demurrage n.
libor üzeri faiz margin n.
rekabet üzeri fiyatlandırma supracompetitive pricing n.
araç üzeri reklam on-car advertising n.
araç üzeri reklam on-vehicle advertising n.
değeri 1 milyar usd üzeri genç teknoloji şirketi unicorn n.
Law
eşcinsel ilişkiye girmesi yasal olan on altı yaş üzeri erkek consenting adult [uk] n.
Politics
üzeri örtülmek cover up v.
üzeri örtülmek hush up v.
Advertising
araç üzeri on-vehicle adj.
Technical
üzeri kaplı filaman coated filament n.
üzeri kaplı katot coated cathode n.
kalıp üzeri yolu gangway n.
planet üzeri sensör yüzeyi surface of the sensor on the planet n.
mahya üzeri iş iskelesi saddle scaffold n.
üzeri poliamid-İmid örtülü poliester veya poliesterimid emay kaplı dikdörtgen kesitli bakır sargı teli polyester or polyesterimide overcoated with polyamide-imide enamelled rectangular copper winding wire n.
modül üzeri disk disk on module n.
üzeri poliamid örtülü poliüretan emay kaplı yuvarlak kesitli lehimlenebilir bakır sargı teli solderable polyurethane-enamelled round copper wire overcoated with polyamide n.
üzeri dekorlu cam sintered glass n.
üzeri örgülü esnek lifli ateşleme fitili flexible fibrous-overbraided detonating cord n.
üzeri örgülü esnek lifli infilaklı fitil flexible fibrous-overbraided detonating cord n.
taşıt üzeri veri iletimi onboard data transmission n.
disk üzeri aşındırma test cihazı pin-on-disc test apparatus n.
sütun desteği görevi gören beton üzeri demir levha billet n.
üzeri beyaz bir tente ile kapalı at arabası whitetop n.
içinde lağım pisliğinin taşındığı üzeri kapalı araç digester [uk] n.
içinde lağım pisliğinin taşındığı üzeri kapalı araç digestor [us] n.
üzeri lastik kaplı rubber-covered adj.
sıra üzeri intrarow adj.
(daktilo) masa üzeri standard adj.
Computer
barkod üzeri above bar code n.
bilgisayarda ikili tabanda 1024 gibibayt veya 2 üzeri 40 bayt'a eşit bilgi birimi tebibyte n.
bilgisayarda ikili tabanda 1024 gibibit veya 2 üzeri 40 bit'e eşit bilgi birimi tebibit n.
bilgisayarda ikili tabanda 1024 gibibit veya 2 üzeri 40 bit'e eşit bilgi birimi tibit n.
bilgisayarda ikili tabanda 1024 pebibit veya 2 üzeri 60 bit'e eşit bilgi birimi eibit n.
bilgisayarda ikili tabanda 1024 kibibayt'a veya 2 üzeri 20 bayt'a eşdeğer bilgi birimi mebibyte n.
bilgisayarda ikili tabanda 1024 kibibit'e veya 2 üzeri 20 bit'e eşdeğer bilgi birimi mebibit n.
ikili tabanda 1024 kibibit veya 2 üzeri 40 bit'e eşit bilgi birimi mibit n.
Informatics
10e (18) ölçekli birim veya 10 üzeri 18 kuvvetindeki birim exascale n.
saniyede 10 üzeri 18 kuvvetinde işlem/hesap yapma özelliği exascale computing n.
Electric
üzeri kaplı katot coated cathode n.
üzeri kaplı filaman coated filament n.
Architecture
binanın yanında bulunan, üzeri açık ve zemin seviyesinin altındaki geçit areaway n.
binanın yanında bulunan, üzeri açık ve zemin seviyesinin altındaki geçit area n.
Construction
çatı üzeri güneş enerjisi toplayıcısı rooftop solar collector n.
üzeri özel yapışkan bir maddeyle kaplanmış, boya öncesi yüzeydeki tozları almak için kullanılan bir tür bez tack rag n.
Furniture
üzeri kapatılabilen bir tür yazı masası roll-top desk n.
üzeri örtülen masanın kapağı roll-top n.
üzeri örtülen amerikan tipi yazı masası roll-top n.
Automotive
sekonder hava sistemi ( motor üzeri) secondary air system (on engine) n.
baş üzeri göstergesi heads up display n.
baş üzeri göstergesi hud-heads up display n.
yolcu koltuklarının üzeri körüklü ve sürücü koltuğunun üstü açık olan eski tip bir araba landaulet [us] n.
Railway
tren köprüleri (nehir vb üzeri) gantries n.
Aeronautic
10 bin metrenin üzeri yükseklik high altitude n.
gemi üzeri heliport shipboard heliport n.
gemi üzeri uçak kontrol kulesi helicopter control station n.
eğim üzeri on-slope adj.
Marine
tek nokta üzeri demirli şamandıra single point mooring buoy n.
sepet işinden yapılıp üzeri su geçirmez malzemeyle kaplanan küçük tekne coracle n.
su üzeri taşıma waterage n.
su üzeri taşıma ücreti waterage n.
üzeri yanıcı yüklü sal fire raft n.
Medical
kemik üzeri ligaman supraspinous ligament n.
18 yaş ve üzeri erişkinler adults aged 18 and older n.
üzeri pulsu ve köşeli papüllerle karakterize lezyonlar lesions characterized by scaly and angled papules n.
Dermatology
kızıl ve kızamık hastalığında görülen, ciltteki üzeri bitişik mukozit şişliklerle kaplı düz ve kırmızı bir alandan oluşan maculopapular adj.
Printing
üzeri basılı görsel surprint n.
Gastronomy
otoyol üzeri dinlenme tesisi restoranı road side restaurant n.
üzeri krema ile kaplanmış kestane püresi mont-blanc n.
üzeri kalın hamurlu taze meyve katmanından meydana gelen bir fırın tatlısı clafouti n.
üzeri tart hamuru karışımı ile kapatılan bir meyve tatlısı crumble n.
ocak üzeri elektrikli ısıtıcı hotplate n.
kanada'da tüketilen üzeri pembe kremalı bir çörek çeşidi persian n.
tereyağlı ekmek kırıntıları veya rendelenmiş peynirler kaplayıp üzeri çıtır çıtır olana kadar pişirmek gratinate v.
Math
10 üzeri 100 googol n.
10 üzeri 600 sayısı centillion n.
ingiltere, fransa ve almanya’da 10 üzeri 54 sayısına verilen ad nonillion n.
(amerika'da) 10 üzeri 60 sayısına verilen ad novemdecillion n.
(ingiltere'de) 10 üzeri 114 sayısına verilen ad novemdecillion n.
10 üzeri 78'e eşit asıl sayı tredecillion [brit] n.
10 üzeri 42'ye eşit asıl sayı tredecillion n.
10 üzeri 108 sayısı octodecillion [uk] n.
10 üzeri 27 sayısı octillion n.
10 üzeri 48 sayısındaki eşit parçadan her biri octillionth n.
10 üzeri 27 sayısındaki eşit parçadan her biri octillionth n.
bir dizide 10 üzeri 27 sayısına denk gelen sıra sayısı octillionth n.
bir dizide 10 üzeri 48 sayısına denk gelen sıra sayısı octillionth n.