over - Turco Inglés Diccionario

over

Play ENTRENus
Play ENTRENuk
Play ENTRENau

over — Definition

Significado:
üzerinde, fazla
Pronunciación (IPA):
(AmE /ˈoʊvər/ – BrE /ˈəʊvə/)
Categoría gramatical:
Edat/Zarf/Sıfat

Significados de "over" en diccionario turco inglés : 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
over prep. üzerine
Winston Churchill once spoke of an iron curtain coming down over Europe.
Winston Churchill bir keresinde Avrupa'nın üzerine inen bir demir perdeden söz etmişti.

More Sentences
over prep. üzerinden
We jumped over the stream instead of wading through it.
Dereden geçmek yerine üzerinden atladık.

More Sentences
over prep. üstüne
A passing car hit a puddle and splashed water all over me.
Geçen bir araç bir su birikintisine çarptı ve üstüme su sıçrattı.

More Sentences
over prep. fazla
In the case of laying hens, over 25% of their feed is produced on the farm.
Yumurta tavukları söz konusu olduğunda, yemlerinin %25'inden fazlası çiftlikte üretilmektedir.

More Sentences
over adj. bitmiş
But we must not forget that, though it represents a huge step forward, in some sectors the work is not over.
Ancak unutmamalıyız ki, bu ileriye doğru atılmış büyük bir adım olsa da, bazı sektörlerde iş henüz bitmemiştir.

More Sentences
over prep. aşkın
The Commission promised the introduction of horizontal legislation over ten years ago.
Komisyon on yılı aşkın bir süre önce yatay mevzuatın yürürlüğe gireceği sözünü vermişti.

More Sentences
General
over adj. çok
Tom makes over $300,000 a year.
Tom yılda 300.000 dolardan çok kazanır.

More Sentences
over adj. sona ermiş
The fact is, of course, that the debate about rejection of this Common Position is far from over.
Gerçek şu ki bu Ortak Tutumun reddedilmesine ilişkin tartışmalar henüz sona ermiş değil.

More Sentences
over adj. bitmiş
But we must not forget that, though it represents a huge step forward, in some sectors the work is not over.
Ancak unutmamalıyız ki, bu ileriye doğru atılmış büyük bir adım olsa da, bazı sektörlerde iş henüz bitmemiştir.

More Sentences
over adj. üst
Citizens over the age of 24, too, face restrictions if they marry someone who is not a citizen of a Nordic country.
İskandinav ülkesi vatandaşı olmayan biriyle evlenen 24 yaş üstü vatandaşlar da kısıtlamalarla karşılaşıyor.

More Sentences
over adj. daha yüksek
These figures are over three times as high as the official figures.
Bu rakamlar resmi rakamların üç katından daha yüksektir.

More Sentences
over adj. kalan
There was a little food left over from the party.
Partiden kalan biraz yiyecek vardı.

More Sentences
over adv. kalan
There was a little food left over from the party.
Partiden kalan biraz yiyecek vardı.

More Sentences
over adv. iyice
Give me some time to think it over.
İyice düşünmem için bana biraz zaman ver.

More Sentences
over adv. tekrar
Please do it over.
Lütfen tekrar yap.

More Sentences
over adv. yeniden
What matters most is not to rake over these old controversies.
Önemli olan bu eski tartışmaları yeniden gündeme getirmek değildir.

More Sentences
over adv. baştan sona
I need to think it over carefully before making my decision.
Kararımı vermeden önce baştan sona iyice düşünmem gerek.

More Sentences
over adv. aşağıya
The runners poured water over their heads.
Koşucular başlarından aşağı su döktüler.

More Sentences
over prep. süresince
The design, testing and manufacturing of the system was completed over a three-year period.
Sistemin tasarımı, testi ve üretimi üç yıllık bir sürede tamamlandı.

More Sentences
over prep. her yerinden
People all over the world participate in the process of science.
Dünyanın her yerinden insanlar bilim sürecine katılıyor.

More Sentences
over prep. tepesinde
She hovers over that child like a hen with one chick.
O çocuğun tepesinde tek civcivli tavuk gibi dolanır durur.

More Sentences
over prep. üstünde
At present there are about 31 million Americans over the age of sixty-five.
Şu anda altmış beş yaşının üstünde 31 milyon civarında Amerikalı var.

More Sentences
over prep. hakkında
There have been deep misunderstandings over the role of vaccination and the Commission's own position on this issue.
Aşılamanın rolü ve Komisyon'un bu konudaki kendi tutumu hakkında derin yanlış anlaşılmalar olmuştur.

More Sentences
over prep. ile ilgili
There is a similar case going on in Belgium over Charleroi.
Belçika'da Charleroi ile ilgili benzer bir dava devam ediyor.

More Sentences
over prep. boyunca
Let us all work with the Danish Government to continue the progress over the next six months.
Önümüzdeki altı ay boyunca ilerlemeyi sürdürmek için hepimiz Danimarka Hükümeti ile birlikte çalışalım.

More Sentences
over prep. üzerinde
He flew the kite high over the treetops.
Uçurtmayı ağaçların üzerinde uçurdu.

More Sentences
over prep. için
How has the Earth changed over time?
Dünya zaman içinde nasıl değişti?

More Sentences
over prep. uğruna
Difference is the essence of humanity, and it should therefore be totally respected and never fought over.
Farklılık insanlığın özüdür ve bu nedenle tamamen saygı duyulmalı ve asla uğruna savaşılmamalıdır.

More Sentences
over prep. yüzünden
I'm having problems over the prejudices of my family about my girlfriend.
Ailemin kız arkadaşım hakkındaki önyargıları yüzünden sorunlar yaşıyorum.

More Sentences
over prep. karşısında
The neo-liberal ideology will then triumph over safety.
Bu durumda neo-liberal ideoloji güvenlik karşısında zafer kazanacaktır.

More Sentences
over prep. tepesinde
She hovers over that child like a hen with one chick.
O çocuğun tepesinde tek civcivli tavuk gibi dolanır durur.

More Sentences
over prep. üzerine
Winston Churchill once spoke of an iron curtain coming down over Europe.
Winston Churchill bir keresinde Avrupa'nın üzerine inen bir demir perdeden söz etmişti.

More Sentences
over prep. altına
We can make a fresh start by bringing control over ourselves.
Kendimizi kontrol altına alarak yeni bir başlangıç yapabiliriz.

More Sentences
over conj. sırasında
Will I see you over the Christmas break?
Noel tatili sırasında görüşür müyüz?

More Sentences
over conj. (iş vb) başında
You see the words that I typed on the screen, but you don't see the tears that I shed over the keyboard.
Ekranda yazdığım kelimeleri görüyorsunuz ama klavye başında döktüğüm gözyaşlarını görmüyorsunuz.

More Sentences
Technical
over adv. fazla
I think I was over confident at the beginning of the presentation.
Sanırım sunumun başında kendime fazla güveniyordum.

More Sentences
Computer
over prep. üzerinde
He flew the kite high over the treetops.
Uçurtmayı ağaçların üzerinde uçurdu.

More Sentences
Math
over expr. bölü
We have 11x plus 12 over 2.
Elimizde 11x artı 12 bölü 2 var.

More Sentences
General
over n. kerestecilerin giydiği kalın botlar
over n. öğütme işleminde elekten geçmeyen malzeme
over n. hedefin ötesini vuran atış
over n. fazlalık
over n. ek
over n. ilave
over v. devirmek
over v. üzerinden atlamak
over v. yüksekten atlamak
over v. engeli aşmak
over v. üstünden atlamak
over v. üzerinden atlamak
over adj. çok fazla
over adj. fazladan
over adj. bitti
over adj. aşırı
over adj. tükenmiş
over adj. sonlanmış
over adj. ileri
over adj. üstün
over adj. kaplayan
over adj. dış
over adj. artık olan
over adj. fazlalık olan
over adj. her iki tarafı da kızartılmış
over adv. artık
over adv. gereğinden fazla
over adv. bir daha
over adv. altını üstüne
over adv. öteye
over adv. aracılığıyla
over adv. dikkatli bir şekilde
over adv. ötede
over adv. öte
over adv. yine
over adv. aracılığı ile
over adv. tersine
over adv. adamakıllı
over adv. -e
over adv. -den
over adv. başından sonuna
over adv. yukarıya
over adv. yere
over adv. vasıtasıyla
over adv. artan
over adv. üst üste
over adv. art arda
over adv. üstteki
over adv. aralıksız
over adv. öbür taraftaki
over adv. yukarıdaki
over adv. sürekli
over adv. devamlı
over adv. ara vermeden
over adv. aşırı olarak
over adv. ziyadesiyle
over adv. aşırı
over adv. haddinden fazla
over adv. daha sonraya kadar
over adv. tüm yüzeye
over adv. sonunda
over adv. kendi evine
over adv. kendi iş yerine
over adv. tüm alan boyunca
over adv. farklı bir görüşe göre
over prep. üstün
over prep. karşıya
over prep. in üstünde
over prep. öbür tarafa
over prep. üstünden
over prep. sonuna kadar (bir sürenin)
over prep. yukarıda
over prep. yüksek
over prep. -e doğru
over prep. -de
over prep. -in öte tarafında
over prep. -in (her) yerinde
over prep. -in (her) yerine
over prep. -den fazla
over prep. -in (her) tarafında
over prep. -in (her) tarafına
over prep. -den çok
over prep. -in üzerine
over prep. sebebiyle
over prep. bitimine kadar
over prep. karşı tarafında
over prep. tepesinden
over prep. yukarısından
over prep. tepesine
over prep. yukarısına
over prep. yukarısında
over prep. -in yüzeyine
over prep. daha yükseğe
over prep. yönetir konumda
over prep. (bir şeyin) etkilerinden kurtulmuş
over prep. örterek
over prep. kapatarak
over prep. -e özen göstererek
over prep. '-e ilgi göstererek
over conj. iken (belirli bir şeyi yapar)
over conj. esnasında
over interj. tamam
Phrases
over adv. kıyaslandığında
Technical
over expr. anlaşıldı
Radio
over exclam. söz sizde
Sport
over n. (krikette) birbiri arkasına yuvarlanan altı top
over n. atıcının sahanın aynı tarafından attığı altılı top dizisi
Card
over prep. sıradaki (oyuncu)
Archaic
over prep. ayrıca
over prep. yanı sıra
over prep. ilaveten
over prep. dışında

Significados de "over" en diccionario inglés turco : 3 resultado(s)

Turco Inglés
Medical
over ovarium n.
over ovary adj.
Abbreviation
over o'er interj.

Significados de "over" con otros términos en diccionario inglés turco: 150 resultado(s)

Inglés Turco
Common Usage
passing over n. aşma
mist over v. buğulanmak
pass over v. aşırmak
stop over v. konaklamak
stop over v. mola vermek
take over v. devralmak
climb over v. aşmak
pass over v. aşmak
get over v. atlatmak
cast a spell over v. büyü yapmak
General
dominion over the earth n. dünya egemenliği
stew over n. yahni
the world over n. her yerde
over the counter drug n. reçetesiz ilaç
stew over n. güveç
the world over n. bütün dünyada
bubbling over n. taşma
a roof over one's head n. başını sokacak bir yer
paper over the cracks n. uyuşmazlığı gidermek
handing over n. teslim
handing over n. teslim etme
hand over hand n. tutuna tutuna tırmanma
passing over n. aşırma
stew over n. buğulama
change over n. değişiklik
run over n. çiğneme
scattered all over n. deli kızın çeyisi gibi
over work n. fazla çalışma
quarrel over not giving pass n. yol vermedin kavgası
over exploitation n. aşırı sömürü
over employment n. aşırı istihdam
over excavation n. fazla kazı
well over n. taşma
turning over n. devir
quarrel over giving or not giving pass n. yol verdin yol vermedin kavgası
spreading over n. istila
over exuberance n. aşırı taşkınlık
taking over n. devralma
opportunity to start over n. yeni bir başlangıç
opportunity to start over n. temiz bir sayfa
territory over which authority is exercised n. yetki alanı
territory over which authority is exercised n. yetki sınırları
mind over matter n. sorunların üstesinden gelmek için iradesini kullanma
mind over matter n. irade gücünü kullanarak güçlükleri kontrol edebilme
a roof over one's head n. başını sokacak bir dam
going-over n. azarlama
change-over switch n. komütatör
going-over n. azar
change-over n. değiştirme
change-over n. değişiklik
going-over n. paylama
change-over n. değişme
over-weight n. aşırı kilo
take-over n. devir
over-population n. aşırı nüfus
over-capacity n. fazla kapasite
over-the-counter markets n. tezgah üstü hisse senedi piyasaları
over-cooling n. aşırı soğuma
over-fatigue n. bitkinlik
over-reliance n. aşırı bağımlılık
take-over n. devralma
extra over price n. fiyat farkı
range over a wide field n. geniş alana yayılma
build-up over years n. yılların birikimi
over-lavishness n. aşırı müsriflik
over-lavishness n. aşırı savurganlık
over-lavishness n. abartılı müsriflik
a brawl over a woman n. kadın için edilen kavga
tussling over n. cebelleşme
tussling over n. boğuşma
advantages over one thing to another n. bir şeyin diğerine karşı avantajları
over-monitoring n. aşırı izleme
over-monitoring n. aşırı denetim
over-monitoring n. aşırı kontrol
damage over time n. zamanla oluşan hasar
over-arousal n. aşırı uyarılma
up-and-over-door n. (garaj/depo için) yukarı açılır-kapanır kapı
leaning over n. abanma
spill-over n. taşmış şey
spill-over n. dağılma
experiences gained/acquired over time n. zaman içinde elde edilen tecrübeler
over-punctuation n. aşırı noktalama
over-density n. aşırı yoğunluk
comb-over n. tepedeki kelin yandan uzatılan saçlarla örtülmesi
efficiency over style n. stil yerine verimlilik
take-over zone n. bayrak yarışında batonun el değiştirildiği alan
carry-over n. bir durumdan öğrenilen becerinin ona benzer başka bir durumda kullanılması
over-prudence n. aşırı ihtiyatlılık
look-over n. üstünkörü teftiş
look-over n. hızlıca yapılan inceleme
going-over n. bakım
going-over n. dayak
going-over n. dikkatli inceleme
going-over n. dikkatli denetim
once-over n. kısa süreli fakat kapsamlı çalışma
once-over n. şiddetli dayak
over-crowding n. aşırı yoğunluk
over-crowding n. aşırı kalabalık
over-crowding n. aşırı kalabalıklaşma
over-garment n. üst giysi
over-garment n. üst giyecek
over-use n. sömürü
over-under n. bahis dağılımı
over-use n. aşırı kullanım
over-under n. bahis tahmini
over-use n. tüketme
come-over n. (man adası'na) britanya'dan gelmiş yerleşimci
come-over n. (man adası'na) yerleşmek üzere britanya'dan gelmiş kimse
do-over n. genel bakım
do-over n. tepeden tırnağa bakım
poring over n. ezber okuması
poring over n. dikkatli okuma
over [uk] n. kağıt topunda baskı hatalarına karşı fazladan sayfalar
over the border n. sınır çizgisinin ötesi
over the border n. sınırın ötesi
quantity over quality n. nitelikten ziyade nicelik
smooth over v. yumuşatmak
pass over v. göz yummak
chew over v. bahsetmek
slaver over v. büyük bir zevkle dinlemek
trifle over v. ile oynamak
turn over a new leaf v. hayatını daha iyi bir yola koymak
give over v. vazgeçmek
pass over (a matter) lightly v. şakaya vurmak
buy over v. birini rüşvetle satın almak
tide over v. üstesinden gelmek
hover over v. kalmak
take over v. egemen olmak
spill over into v. kadar yayılmak (bir yere)
toil over v. ıkına sıkına çalışmak
throw over v. terketmek
boil over v. galeyana gelmek
do over v. tekrar yapmak
swap over v. yerini değiştirmek
stop over v. bir müddet kalmak
take over v. kendine mâl etmek
come over v. uğramak
go over v. tekrar anlatmak
turn over v. devrilmek
run an eye over v. göz atmak
go over something v. incelemek
get over the difficulties v. güçlüklerin üstesinden gelmek
change over from v. bir uygulamadan başka bir uygulamaya geçmek
taken over v. devralmak
smooth over v. tatlıya bağlamak
make merry over v. dalga geçmek
trace over v. kopya etmek
be over one's head v. boyunu geçmek (su)
lord over v. birini küçük görmek
get over v. taşmak