altına - Turco Inglés Diccionario
Historia

altına



Significados de "altına" en diccionario inglés turco : 10 resultado(s)

Turco Inglés
General
altına down below adv.
altına down adv.
altına under adv.
altına beneath adv.
altına below adv.
altına sub prep.
altına underneath prep.
Technical
altına beneath
altına under
altına underneath

Significados de "altına" con otros términos en diccionario inglés turco: 500 resultado(s)

Turco Inglés
Common Usage
manda altına almak mandate v.
kontrol altına almak bring under control v.
etki altına almak influence v.
General
inzibat altına almak police v.
boyunduruğu altına almak yoke v.
bıçak altına yatmak have an operation v.
inhisar altına almak monopolize v.
kanadı altına almak take under one's protection v.
nezaret altına almak take under surveillance v.
altına imza atmak put one's signature under something v.
tekeli altına almak monopolize v.
altına koymak tuck under v.
güvence altına almak secure v.
altına işemek wet oneself v.
ayağının altına almak give a beating v.
ameliyat altına almak perform a surgical operation v.
borç altına girmek incur a debt v.
gemiyi kullanımdan çıkarıp tekrar kullanılıncaya kadar muhafaza altına almak mothball v.
müşahede altına alınmak be kept under observation v.
zor kullanarak kontrol altına almak (bir yeri/halkı) subdue v.
silah altına almak call to arms v.
muhafaza altına almak guard v.
altına yazmak subscribe v.
garanti altına almak guarantee v.
altına kaçırmak pee one's pants v.
müşahede altına almak put under psychiatric observation v.
emniyet altına almak make safe v.
ayaklar altına almak trample on v.
emniyet altına almak secure v.
bakım altına almak put under maintenance v.
bir yeri kuşatma altına almak lay siege to v.
su altına dalmak dive v.
altına çizgi çizmek underscore v.
altına sıçanyolu kazarak ilerlemek sap v.
boyunduruğu altına girmek be dominated v.
altına yazmak underwrite v.
disiplin altına almak discipline v.
buyruğu altına girmek be put under the command of v.
gülmekten altına işemek piss oneself laughing v.
ayaklar altına almak disregard v.
manda altına koymak mandate v.
silah altına almak recruit v.
muhafaza altına almak bulwark v.
altına almak throw down v.
altına kaçırmak piss oneself v.
altına işemek pee one's pants v.
muhafaza altına almak protect v.
kontrol altına almak contain v.
abluka altına almak blockade v.
altına destek koymak underpin v.
kontrolü altına almak (bir yeri) subjugate v.
kordon altına almak cordon off v.
tekel altına almak monopolize v.
altına kaçırmak mess one's clothes v.
altına yastık koymak cushion v.
kontrol altına almak smother v.
silah altına almak mobilize v.
altına yerleştirmek underlay v.
altına işemek wet one's underclothes v.
altına etmek shit under one's pants v.
ahırda hayvanın altına yataklık ot sermek litter v.
buyruğu altına almak subject to v.
teminat altına almak guarantee v.
kordon altına almak cordon v.
altına koymak underlay v.
emri altına koymak subordinate to v.
güvence altına almak guarantee v.
ayağının altına karpuz kabuğu koymak undermine somebody's position v.
buyruğu altına girmek be put under the command v.
ameliyat altına almak operate v.
yükümlülük altına sokmak put under obligation v.
ayağının altına almak trash v.
güvence altına almak assure v.
kordon altına almak cordon something off v.
altına etmek shit oneself v.
altına yapmak wet or soil one's clothes v.
güven altına almak secure v.
etkisi altına almak take hold of v.
baskı altına almak suppress v.
kontrol altına almak check v.
hükmü altına almak subjugate v.
buyruğu altına almak (bir halkı) subjugate v.
denetimi altına almak master v.
silah altına almak call up v.
kayıt altına almak chain v.
hakimiyeti altına almak domineer v.
kontrol altına almak curb v.
nüfuzu altına girmek come under somebody's influence v.
nüfuz altına almak get hold of somebody/something v.
nüfuzu altına girmek come under the influence of v.
nüfuz altına almak put somebody under the influence v.
yönetimi altına girmek come under the rule of v.
yükümlülük altına girmek enter into obligation v.
kontrol altına alınmak be brought under control v.
yangını kontrol altına almak keep the fire under control v.
yönetimi altına girmek enter under one's rule v.
hakimiyeti altına girmek fall under the hegemony of v.
hakimiyeti altına girmek enter under one's rule v.
yönetimi altına girmek fall under someone's rule v.
yönetimi altına girmek fall under the hegemony of v.
hakimiyeti altına girmek fall under someone's rule v.
düzen altına almak organize v.
düzen altına almak put (something) in order v.
düzen altına almak straighten up v.
altına düşmek go down below v.
altına düşmek drop below v.
belli bir seviyenin altına düşmek drop down below a certain level v.
altına inmek drop below v.
zan altına girmek fall under suspicion v.
yangını kontrol altına almak bring a fire under control v.
karantina altına almak keep (someone/something) in quarantine v.
karantina altına almak put (someone/something) in quarantine v.
disiplin altına almak regiment v.
hakimiyeti altına girmek come under one's domination v.
hakimiyeti altına girmek fall under domination v.
koruma altına almak take something under protection v.
koruma altına almak take something under preservation v.
elini taşın altına koymak assume responsibility v.
elini taşın altına koymak shoulder responsibility v.
elini taşın altına sokmak take on responsibility v.
elini taşın altına koymak take on responsibility v.
elini taşın altına sokmak assume responsibility v.
elini taşın altına sokmak shoulder responsibility v.
hüküm altına almak ensure v.
koruması altına almak have a charge of v.
kuşatma altına almak besiege v.
kuşatma altına almak blockade v.
kuşatma altına almak lay siege to v.
kuşatma altına almak beleaguer v.
baskı altına almak domineer v.
deri altına uyuşturucu enjekte etmek skin-pop v.
kontrol altına almak hold in v.
kontrol altına almak get under control v.
kontrol altına almak keep down v.
denetim altına almak put down v.
boyunduruk altına almak subdue v.
zan altına sokmak accuse of v.
denetim altına almak take something in hand v.
durumu kontrol altına almak get a grip on the situation v.
mercek altına almak scrutinize v.
abluka altına almak circumvent v.
mercek altına almak examine v.
mercek altına almak put under the scope v.
imza altına alınmak be signed v.
müşahede altına almak place someone under observation v.
imza altına almak sign v.
kritik seviyenin altına düşmek fall below the critical level v.
polis nezareti altına almak place under police supervision v.
bilinç altına yerleşmek be imbedded in his subconscious v.
bilinç altına yerleşmek be engraved in one's subconscious v.
rehinle kendini teminat altına almak secure oneself with a pledge v.
mercek altına almak examine closer v.
mercek altına almak look closer v.
imza altına almak sign (an agreement etc) v.
teminat altına almak securitise v.
teminat altına almak securitize v.
koruma altına alınmak be put under protection v.
birinin emri altına koymak subordinate v.
denetimi altına girmek come under the domination of v.
hakimiyeti altına girmek come under the rule of v.
denetimi altına girmek come under the rule of v.
kontrol altına almak bring someone under control v.
kontrolü/etkisi altına almak exercise influence over v.
kontrolü/etkisi altına almak exercise control over v.
kontrolü/etkisi altına almak exercise power over v.
koruma altına almak put under protection v.
güvence altına alınmak be guaranteed v.
kontrol altına almak restrain v.
birinin hayatını kontrol altına almaya çalışmak try to control one’s life v.
etkisi altına girmek fall/come under the influence of v.
yastığın altına koymak put it under the pillow v.
kontrol/denetim altına almak harness v.
taahhüt altına girmek make a commitment v.
komutası/emri altına girmek come under the command of v.
kendini metronun altına atmak throw oneself under a subway v.
kendini trenin altına atmak throw oneself under a train v.
bir ağacın altına/altında uzanmak lay down under a tree v.
her şeyi kontrol altına almak have everything under control v.
bir şeyin altına merdiven koymak place/put a ladder under something v.
sıfırın altına düşmek drop to below zero v.
sıfırın altına düşmek plunge to below zero v.
yüzeyin altına çekmek pull something under the surface v.
borcun altına girmek run up a debt v.
kayıt altına almak record v.
çenenin altına sıkıştırmak chin v.
anayasayla güvence altına alınmak be guaranteed in the constitution v.
anayasada güvence altına alınmak be guaranteed in the constitution v.
hakimiyeti altına girmek come under the domination of v.
hakimiyeti altına girmek enter into the domination of v.
egemenliği altına girmek enter into the domination of v.
egemenliği altına girmek come under the domination of v.
su altına dalmak dove v.
tekel altına almak monopolise v.
silah altına almak mobilise v.
tekeli altına almak monopolise v.
düzen altına almak organise v.
inhisar altına almak monopolise v.
mercek altına almak scrutinise v.
göz altına alınmak be taken into custody v.
bir kişi ya da grubu yakın takip altına almak surveil v.
altına yapmak wet oneself v.
yükümlülük altına olmak be under obligation v.
bir hayvanı boyunduruk altına almak adjugate v.
kontrolü altına almak reduce v.
kontrol altına almak accoy v.
yük altına sokmak tax v.
boyunduruk altına almak adaunt [obsolete] v.
kontrolü altına alma subjection n.
altına koyulan şey underlay n.
orta doğu'da sıcak kahve bardağının altına konulan metal altlık zarf n.
koruma altına alınmış arazi park n.
göz altına alma holding n.
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alma earwigging n.
üstü kapalı söz ya da imalarla etki altına alınmış earwigged n.
hayvanların altına serilen talaş litter n.
boyunduruk altına alma yoking n.
kontrol altına alma pacification n.
buyruğu altına alma subjection n.
altına hücum gold rush n.
bir sözcüğün altına çizilmiş çizgi underscore n.
göz kamaşmasını önlemek için göz altına sürülen siyah boya eyeblack n.
elbise altına giyilen slip petticoats n.
genellikle devletin koruması altına alınan tarihi bir bina ancient monument n.
eyerin altına yerleştirilen minder numnah n.
garanti altına alma guaranty n.
garanti altına alma underwriting n.
garanti altına alma guarantee n.
halı altına konulan ek parça underlayment n.
toprak altına nüfuz etme subsoil penetration n.
kontrol altına alınamayan büyük yangın conflagration n.
toprak altına yerleştirme laying underground n.
son derece hızlı biçimde yayılan ve kontrol altına alınamayan orman yangını crown fire n.
güvence altına alma securing n.
geleceğini güvence altına alma securing the future of n.
imza altına alma inking n.
kadınlarda öndeki saçların altına ilave bir kısımla kabartıldığı saç şekli pompadour n.
toprak altına gömülü mayın buried mine n.
altına işeme bed wetting n.
1950 ve 60'larda popüler olmuş genelde küt saç olarak kullanılan kulak altına kadar uzanan, perçemli bir saç modeli pageboy haircut n.
koruma altına alınmış bölge conservation area n.
kontrol altına alınmamış uncontrolled adj.
vesayet altına alınmış warded adj.
güven altına alınmış secured adj.
taahhüt altına girmemiş uncommitted adj.
altına yapan enuretic adj.
boyunduruğu altına girmiş dominated adj.
gözetim altına tutulan sentineled adj.
disiplin altına alınmamış nonregimented adj.
garanti altına alınmamış unguaranteed adj.
garanti altına alma secure adj.
kordon altına alınmış cordoned adj.
tekel altına alınmış monopolized adj.
mali yönden garanti altına alınmış underwritten adj.
ayaklar altına alınmış trodden adj.
ayaklar altına alınmış trampled adj.
kontrat altına alınmış under contract adj.
kontrol altına alınmış controlled adj.
tekel altına alınmış monopolised adj.
gözetim altına tutulan sentinelled adj.
rüzgar altına leeward adv.
rüzgar altına alee adv.
kontrol altına alınmış under control adv.
Phrasals
bir şeyin altına gizlenmek come under
altına geçmek come under
bir şeyin altına girmek come under
altına koymak lay under
altına yerleştirmek lay under
(bir şeyin) altına inmek fall below
(bir şeyin) altına inmek drop below
(bir şeyin) altına düşmek drop below
(bir şeyin) altına düşmek fall below
bir şeyin altına düşmek/inmek fall beneath something
bir şeyin altına/altında uzanmak/yatmak lie down under something
bir şeyin altına/altında uzanmak/yatmak lie down beneath something
bir şeyin altına hızla/şöyle bir bakmak peek under something
bir şeyin altına bakmak peep under something
bir şeyin altına bakmak look under something
bir şeyin altına bakmak look underneath something
bir şeyin altına bakmak peer under something
bir şeyi birinin altına doğru çekmek pull something down over someone
ağır bir yükün altında olmak/altına girmek reel under something
birini geminin altına/alttaki güvertelerden birine göndermek send someone below
altına batmak sink below something
altına sermek spread under
altına daldırmak/ batırmak submerge under
altına/altında tünel kazmak tunnel under
altına katlamak turn something under (something)
(bir şeyin)altına gizlenmek/tünemek duck under
at eyerinin altına halı gibi kalın bir madde koymak rug up
sürünerek altına girmek crawl under
abluka altına almak blockade around
Phrases
yapacağınız görüşme hizmet kalitesi amacı ile kayıt altına alınmaktadır this call is being recorded for quality-assurance purposes
yapacağınız görüşme hizmet kalitesi amacı ile kayıt altına alınmaktadır this call may be recorded for quality assurance purposes
anayasada teminat altına alınmıştır enshrined in the constitution
anayasada güvence altına alınmıştır enshrined in the constitution
Colloquial
korkudan altına etmek be scared shitless
denetimi altına almak bring to heel
kontrol altına almak bring under control
boyunduruk altına almak bring to heel
korkudan altına kaçırtmak frighten the pants off
korkudan altına kaçırtmak scare the pants off
yatağın altına gir get under the bed
altına işemek pee oneself
Idioms
ayağının altına karpuz kabuğu koymak cut the ground from under someone's feet
okkanın altına gitmek get it in the neck
birini kontrolü altına almak get someone over a barrel
ayağının altına karpuz kabuğu koymak pull the rug from under someone's feet
bıçak altına yatmak go under the knife
okka altına gitmek get the dirty end of the stick
kanadı altına almak take someone under one's wing
gururunu ayaklar altına almak pocket one's pride
gururunu ayaklar altına almak swallow one's pride
okkanın altına gitmek catch it in the neck
altına sığınmak get under
altına girmek get under
(bir şeyi) güvence altına almak make certain of
bayrak altına under the flag
kendini okkanın altına atmak put one's head on the block
kendini okkanın altına atmak lay one's head on the block
okkanın altına girmek put one's head on the block
okkanın altına girmek lay one's head on the block
her taşın altına bakmak leave no avenue unexplored
birini yükümlülük altına sokmak lay someone under an obligation
birini yükümlülük altına sokmak put someone under an obligation
birini yükümlülük altına sokmak lay someone under the necessity
işlerini kontrol altına almak put one's house in order
işlerini kontrol altına almak set one's house in order
bıçak altına yatmış under the knife
büyük etkisi altına almak take by storm
yanlış taşın altına bakmak bark up the wrong tree
halının altına süpürmek smooth over the cracks
halının altına süpürmek paper over the cracks
korkudan altına edecek olmak be shitting bricks
mercek altına almak hold under the microscope
mercek altına almak hold under a microscope
mercek altına alınmak be held under the microscope
mercek altına alınmak be held under a microscope
kontrol altına almak clip (someone's) wings
birisini kanatları altına almak take (someone) under one's wings
bel altına vurmak hit someone below the belt
birisini tamamen kontrolü altına almak get someone by the balls
birisini tamamen kontrolü altına almak have somebody by the balls
birisini tamamen kontrolü altına almak have by the balls
birisini tamamen kontrolü altına almak get by the balls
birisini kontrolü altına almak get someone over a barrel
birisini kontrolü altına almak have someone over a barrel
birisini kontrolü altına almak put someone over a barrel
baskı altına almak hold somebody's feet to the fire
baskı altına almak put somebody's feet to the fire
her taşın altına bakmak look under every rock
pantolonun altına don giymemek go commando
birini sıkı kontrol altına almak take a firm grip on someone
birini etkisi altına almak have someone under one's spell
birini etkisi altına almak have someone in one's spell
kaputun altına bakmak look under the hood
kanatları altına almak take someone under one's wings
birini birilerinin himayesi/gözetimi altına bırakmak leave someone in the trust of someone
birini birilerinin himayesi/gözetimi altına bırakmak place someone in the trust of someone
birini sıkı markaj altına almak keep a tight rein on someone
birini sıkı markaj altına almak keep a close rein on someone
kontrolü altına almak get one's claws into somebody
mercek altına almak put something under the microscope
mercek altına alınmak be put under the microscope
yapabileceğinden daha çok işin altına girmek take too much on
sıkı kontrol altına almak tighten the reins
bir şeyi dizginlemek/denetim altına almak put a tighter leash on something
birisini birisinin nezareti altına aldırmaya hükmetmek remand someone into the custody of someone
birisini birisinin nezareti altına aldırmaya hükmetmek remand someone over to someone
birisini birisinin nezareti altına aldırmaya hükmetmek remand someone to the custody of someone
bir yükün/sorumluluğun altına girmiş/sokulmuş saddled with something
bir yükün/sorumluluğun altına girmiş/sokulmuş burdened with something
elini taşın altına sokmak take one for the team
elini taşın altına koymak take the hit
her taşın altına bakmak leave no stone unturned
altına kaka yapmak soil one's pants
altına pislemek soil one's pants
bir şeyi tamamen kontrol altına almak have a lock on something
elini taşın altına koymak grab the bull by the horns
elini taşın altına koymak take the bull by the horns
Speaking
yastığın altına koy put it under the pillow n.
altına bakılmadık taş kalmadı no stone has been left unturned
artık kontrol altına alınamamak no longer be controlled
Slang
altına sıçmak shit oneself
göt altına gitmek get screwed up for nothing
altına sıçmak shit under one's pants
korkudan altına etmek get scared out of one's mind
altına kaçırmak pee one's pants
altına işemek piss one's pants
altına kaçırmak piss one's pants
altına işemek pee one's pants
birisinin altına yatmak polish one’s knob
yiyemeyeceğin yarağın altına yatma don't let your mouth write a check that your ass can't cash
birinin altına yatmak get under someone
altına sıçıp işemek shit and piss yourself
altına yapmak piss oneself
altına sıçmak soil one's pants
Trade/Economic
alacağı teminat altına alınmış olan alacaklı secured creditor
birden çok şirketin garantisi altına alınmış tahvil joint bond
alacağının bir kısmı teminat altına alınmış olan alacaklı partially secured creditor
etki altına alma dominance
değişikliğe başlama ve geleceğini denetim altına alma proactive
yükümlülük altına giren obligor
yükümlülük altına girilmemiş uncommitted
iç savaş sırasında abd'de çıkartılan ve altına dönüştürülemeyen itibari para greenbacks
baskı altına alınmış talep depressed demand
ihtiyati haciz altına alma hakkı lien
kontrol altına alma curbing
kişi başına gelirin ancak temel ihtiyaç maddelerinin karşılanmasına yetecek bir düzeyin bile altına düşmesi durumu absolute poverty
denetim altına almak regulate
şirketi denetimleri altına almalarından korkularak yabancıların ellerindeki hisse senetlerinin yüksek para ödenerek satın alınması greenmail
altına dayalı bonolar gold backed bonds
döviz alım satımıyla uğraşan kurumların aynı yabancı para üzerinden aldıkları ve sattıkları miktarları denkleştirmeden dolayısıyla bir kur riski altına girmeleri open position
abluka altına alma blockade
güvence altına alınmış assets cover
borcu teminat altına almak collateralize
ana para ve faiz ödemeleri başka bir şirket tarafından güvence altına alınan tahvil guaranteed bond
baskı altına alınmış suppressed
büyük defter kayıtlarının altına toplam almak rule off
borçlu adına borcun ödenmesi yükümlülüğü altına giren kimse guarantor
maddi değer taşıyan varlıkları koruma altına almak impound
alacağının tümü teminat altına alınmış alacaklı fully secured creditor
bir ulusal paranın diğer paralara veya altına dönüştürülebilir olmaması irredeemable money
bir borcu teminat altına almak collateralize
ücreti belirli bir sınırın altına düşürmenin olanaksızlığını açıklayan teori brazen law of wages
altına hücum gold rush
altına bağlı aktifler assets denominated into gold
baskı altına alınmış enflasyon suppress inflation
teminat altına almak collateralize
teminat altına almak put something under a guarantee
teminat altına almak ensure
teminat altına almak guarantee something
teminat altına almak secure something by an instrument of guarantee (registering charge etc)
emtia belgeleriyle teminat altına alınmış senet commodity paper
diğer tahvillerle teminat altına alınmış tahvil collateral trust bond
diğer tahvillerle teminat altına alınmış tahviller collateral trust bonds
teminat altına alınmış tahvilat collateral bonds
altına çizgi çekmek underscore
borç yükü altına sokmak burden with debt
tekel altına almak monopolize
tekel altına almak monopolise
tekel altına alma monopolisation
tekel altına alma monopolization
borç altına sokmak obligate
bir şeyin değerinin 1 doların altına düşmesi breaking the buck
kontrol altına alma kerbing
borcu teminat altına almak collateralise
bir borcu teminat altına almak collateralise
teminat altına almak collateralise
Law
yükümlülük altına girilmeksizin ve yazılı olarak in writing without liability
hükmü altına almak subjugate
hükmü altına alınmış subjugated
gözetim altına almak take under supervision
borç ve taahhüt altına sokmaya commit and involve
gözetim altına alma detainer
vesayet altına almak place under guardianship
teminat altına alma binding over
emniyet altına alınan eşyalar goods taken into custody
teminat altına almak secure
hacir altına almak lo interdict
hacir altına almak interdict
hacir altına alma interdiction
hacir altına alınmış interdicted
hüküm altına alınmış bir borcun alacaklısı judgment creditor
hüküm altına alınmış bir borcun sahibi judgment debtor
hüküm altına alınmış borç judgment debt
haciz altına almak levy
taahhüt altına girmiş liable
teminat altına almak collateralize
borç altına sokmak bind
kayıt altına alınması gerekli olan sözleşme contract of record
adli muhafaza altına alınmak be taken into the custody of the law
başkasıyla taahhüt altına giren şahıs co-stipulator
zapt altına almak control
nizam altına alma control
taahhüt altına giren kimse promiser
taahhüt altına giren borçlu obliging
taahhüt altına girmiş borçlu obliger
cezai müeyyide altına almak penalize
taahhüt altına girmeksizin without engagement
cezai yaptırım altına almak/cezalandırmak penalize
iki tarafı da bağlayıcı hükümlerle taahhüt altına sokan sözleşme synallagmatic contract
cezai müeyyide altına almak penalise
cezai yaptırım altına almak/cezalandırmak penalise
teminat altına almak collateralise
gözetim altına alma kararı custodial sentence
ipotek altına alma hakkı right of lien
Politics
etkisi altına almak penetrate
manda altına alınmış mandated
manda altına almak mandate
diğer ülkeleri ekonomik, siyasi ve kültürel yöntemlerle etki altına alma neocolonialism
diğer ülkeleri ekonomik, siyasi ve kültürel yöntemlerle etki altına alma ile ilgili neocolonial
diğer ülkeleri ekonomik, siyasi ve kültürel yöntemlerle etki altına alma taraftarı neocolonialist
ihtiyati haciz altına alma hakkı lien
yaptırım altına almak impose sanctions
yaptırım altına almak placed sanctions on
yaptırım altına almak place sanctions
kuvvetli bir devletin güçsüz bir devleti silah kullanmadan nüfuzu altına alması peaceful penetration
belediyenin kontrolü altına alma municipalisation
belediyenin kontrolü altına almak municipalise
belediyenin kontrolü altına almak municipalize